Seçim 2019: 3 Film Birden – Binali Yıldırım’ın AKP Seçmeni ile İmtihanı…

1

Dostoyevski Karamazov Kardeşler’de şöyle seslenir :
“Herşeyden evvel kendine yalan söyleme. Kendine yalan söyleyen ve onu dinleyen öyle bir noktaya gelir ki; içindeki ve çevresindeki gerçeği ayırt edemez. Kendine ve başkalarına olan saygısını yitirir. “

Binali Yıldırım, Dostoyevski okudu mu bilmiyorum ama söylediklerinin vardığı netice tam da burada tarif edilen gibi.
Ne diyor Sn. Yıldırım son olarak:
“Üç pusuladan ikisini veriyor, birini vermiyor. Bakıyor seçmene, AK Parti’nin adayına verecek gibi. Seçmene Büyükşehir pusulasını vermiyor. İki tane veriyor”
Buradan bir/kaç şeyi anlıyoruz. CHP’nin ciddiye alıp yanıtladığı yönü ile ilgilenmiyorum. (Bunu da CHP’nin hala demokrasiye olan inancına bağlıyorum ve kendilerini ayakta alkışlıyorum).

Benim ilgilendiğim bu iddianın AKP seçmenini düşürdüğü konum.
Belediye Başkanı için oy vermeye gidiyorsunuz, size Belediye Başkanı pusulası verilmiyor. Siz itiraz etmiyor, fark etmiyor, oy atıyor, çıkıp gidiyorsunuz.
51 gün sonra aklınız başınıza geliyor.

AKP seçmeninin zekasına, algısına, duyarlığına, bilgisine, görgüsüne bundan daha açık bir taarruz hayal edilemez. Bir vakitler “bidon kafalı” tartışması vardı. Özellikle okumamış seçmene ithaf edilen bu kavramın elitist içeriği yine AKP cenahı için malzeme olmuştu.

Binali Yıldırım’ın “gözünden anlaşılan” AKP seçmeninin kandırılmaya bu denli müsait olduğunu iddia etmesinin, 17 yılın genelinde kahir ekseriyete ulaşan partiye yapılabilecek ağır bir itham olduğunu düşünen sadece ben olmamalıyım.

Bu iddiayı bir CHP’li yapsa ve AKP’liler eksik pusula ile oy verecek kadar algı fakiridir dese olay çıkması gerekir.
“Sen bizim seçmenimize ne hakla hakaret edersin” denir.
Gelin görün ki AKP’nin 2 numarası kendi seçmenini bu denli bilinçsiz olmakla suçlamaktan kaçınmadı.

AKP’nin kurgu dünyasında oluşturduğu paralel bir evrende inandığı seçimin yenilenme gerekçelerini bugün/yarın duyacağız.
200 sayfalık olduğu anlaşılan gerekçenin, sayfanın ve puntoların büyüklüğüne göre tam cesametini anlarız.
Arial mi, Times, Sans-Serif mi, 8 punto mu, 14 punto mu?

Meşhur fıkradaki gibi :
Köy ne kadar sürer? Cevap Yok.
Adam yürür.
Arkadan bağırır seninki 2 saat.
Neden demin söylemedin?
Nasıl yürüdüğünü bilmeden nasıl bilebilirim ne kadar sürer.

200 sayfa gerekçeyi 11 fontta yazarsanız 40.000 karakter tutuyor. Yine de atasözünü kulakta küpe etmek şart. Çok para haramsız, çok laf yalansız olmaz diye.

Hani 2 cümle idi seçimin tekrar gerekçesi. Demek ki 2 cümlede anlatılmayacak kadar çapraşık işler bunlar. Çok güzel hareketler bunlar…

Biz basit bir açıklama beklerken 200 sayfalık roman geliyor. Neyse 23 Haziran’a kadar okur anlarız. Binali beyin seçimde pusuladan habersiz olan seçmeni okur mu bilemem? Pek ümidim yok. Binali beyin iddiası doğru ise bu kabil bir seçmenin 200 sayfalık gerekçeden haberi dahi olmayacak. Bu insanlara seçimin neden yenilendiğini anlatmak mümkün olmayacak. Binali beyin işi zor, eğer kime, neye oy attığının farkında değilse seçmeni. Korkarım bu seçmenin seçimin tekrarından dahi haberi olamayacak.

Inception filmini hepimiz hatırlarız. İnsanlara rüya gördürüp fikirlerini değiştirmek üzerine kurgulanmıştır. Rüyanın hakimiyetini elinize geçirdiğinizde işiniz kolaylaşır.

Türkiye 31 Mart gecesinden başlayarak önce 17 Nisan’a kadar “Bugün Aslında Dündü” dedi. Sayıldı, tekrar sayıldı, sonra yine sayıldı. Sonuç hiç değişmedi. (Sadece geçersiz oyların talimat verilmişçesine revize edilmesinden kaynaklı fark değişti ama sonuç değişmedi).
17 Nisan’da ilk defa ertesi güne uyandık.
Güneşi doğurduk.

Ama ondan sonra İnception günleri başlandı.
100 kere 1000 kere 1000000 kere tekrarlanan hikayeye herkes inanmadı ama tekrarlayanlar belli ki hikayenin içinde kayboldular. Kendi hikayesine o kadar inandı ki bunun içinde kurulan senaryolar gerçeküstülükleri sorgulanmadan servis edildi.

Aslında en basitini Ali İhsan Yavuz söylemişti : “Birşeyler oldu.”
200 sayfalık gerekçenin içinde birşeyler olmasına değil bin şeyler olmasına gerek var. (200 sayfayı büyük puntolu eklerden ibaret görmez isek gerçekten takdir edeceğim.)

Bir şeylerin içinde bir sıralama yapsam en fantastik ödülünü tereddütsüz bugün Binali beyin iddiasına veririm :
1.      AKP seçmeni gözünden anlaşılır.
2.      Sandık başkanı gözünden tanır.
3.      Ona eksik pusula verir.
4.      Seçmen anlamaz.
5.      Oyunu atar.
6.      51 gün sonra farkına varır.
7.      Binali Beye söyler.
8.      Binali bey bize söyler.

Ahmet Hakan kızacak maddeler halinde özetlememe ama durum aynen bu. İnsanın bunu iddia etmesi, bu maddelerin taraflarına dair zihnindeki senaryoyu dolaysız biçimde ifadesi ciddi bir cürettir aslında.

Yine de takdir ediyorum. Kaybedilmiş bir seçimi tekrar ettirmek çin gerekirse sadece tüm kuralları değil, tarihi bile yeniden yazmaya hazır bir akılla karşı karşıyayız.

Biz bu filmi görmüştük.
Aslında 3 film arka arkaya oynuyor. İlk ikisini zikrettim. Asıl film de Wag The Dog : Başkanın Bütün Adamları olsa gerek.
Küçük Amerika değil koca bir Hollywood olduk bile…

Not : Ahmet Hakan dün gece İmamoğlu ile Tarafsız Bölge yapacak deyince endişemi sabahtan beyan etmiş idim
Yazık ki endişelerim birebir tahakkuk etti. İçine Turgay Güler kaçmış bir Ahmet Hakan izledik. Ahmet Hakan’ın yaptıkları için 3 Kasım 2018’de bunları yazmıştım.
Dün yaptıklarını ayrıca yazmak şart oldu. Yine de haklı çıkmak istemezdim.

1 YORUM

  1. Yazınız gerçekten çok anlamlı ve güzel. Duygularımızı dile getirmişsiniz. Daha önceleri iktidar partisi ,seçim öncesi Ramazan ayına rast geldiği için çok sevinirlerdi, çünkü o manevi havadan yararlanıp(ben buna suiistimal diyorum)insanları Allah ile aldatırlar (tabii bu arada da malum olan diyer partilerin kamikazeleri de bu ay içerisinde insanların sinir uçlarına dokunacak fiil ve eylem yani açıkça oruç tutmadığını belli eden ve aşağılayan kısacası iktidar partisinin ekmeğine yağ süren tavır ve davranışlarıda cabası)ve ipi göğüslerlerdi. Fakat şimdi hiç de öyle olmuyor tam tersi içerisine düştükleri apsürt durum onları gülünç ve güvenilmez yapmakta ve insanları kendilerinden uzaklaştırmaktadır.

CEVAP VER