Ramazan ayının son on günü

0
Mehmet Gündoğdu
Emekli müftü.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

Allah’a hamd, Resulüne salat, selam olsun.

Ramazan ayının son on günü

25 Mayıs 2019 Cumartesi, yani bugün, Ramazan Ayının son on gününe girilmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de, Fecr suresinin ikinci ayetinde (yemin olsun on geceye) ayetinde geçen on gece tabiri, Zilhicce’nin ilk on gecesi olduğuna dair rivayetlerden başka,  Ramazan ayının son on gecesi olduğuna dair rivayetler de vardır. (Diyanet Kur’an Yolu, Fecr sûresinin tefsiri)

Hayatımızda çok önemli zaman dilimi olan, Ramazan ayının son on gününün  değerinin ve  kıymetinin farkında olalım diye kısa bir çalışma yaptık. Buyurun okuyalım.

1-Ramazan Ayının son on günü cehennemden kurtuluş vaktidir

Peygamber efendimiz, Ramazan ayını üçe bölerek;

Evveli rahmet,

ortası mağfiret,

üçüncü kısmı “cehennem azabından kurtuluş” olarak tarif eder.

Yâni bazı kulların cehennemlik olacak suçları olduğu halde Ramazan bereketiyle affolup, cehenneme düşmekten kurtulup, Allah tarafından bağışlanıp, cehennemden azad olacakları zamandır.

2-Ramazan ayının son on günü itikaf vaktidir

Sözlükte itikaf; “ibadet veya başka bir gaye için bir yerde kendini tutmak, kalmak; insanlardan tenha bir yerde kalmak, bir şeye bağlanmak” gibi anlamlara gelir.

Dinî  kavram olarak, ibadet niyetiyle ve kurallarına uyarak inzivaya çekilmek demektir.

Özellikle Ramazan ayında itikafa girmek sünnettir. Hz. Peygamber, Medine’ye hicret ettikten sonra her yıl Ramazan ayının son on gününde itikafa girmişlerdir (Buhârî, “İ’tikâf”, 3).

Bundan hareketle Hanefîler, Ramazan’ın son on gününde itikafı, kifâî (Cemaatten biri itikafa girince bu görev diğerlerinden düşer) nitelikli müekket sünnet kabul etmişlerdir.

İtikâf, insanı dünyevî meşgalelerden uzaklaştırıp daha fazla ibadete vesile olması yanında, genel anlamda hayatın anlamı üzerinde tefekkür etme imkânı da sağlar.

İnsanların zaman zaman böyle derin tefekküre ihtiyacı vardır. İtikâf bu tefekkürü gerçekleş- tirmek için bir güzel bir fırsattır.

“İslâm büyüklerinden Atâ şöyle der: “İtikâfa giren kimse ihtiyacından dolayı büyük bir zâtın kapısında oturup ‘Hâcetimi yerine getirmedikçe buradan ayrılıp gitmem‘ diye yalvaran bir kimseye benzer.

İtikafa giren de Allah’ın bir mâbedine sığınmış, ‘Beni bağışlayıp mağfiret etmedikçe buradan ayrılıp gitmem‘ demektedir. Kısacası, itikâf sayesinde insanın maneviyatı yükselir, ruhu naifleşir, kalbi nurlanır, simasında kulluk nişaneleri parlar, feyizlere mazhar olur.”

3-Kadir Gecesi, Ramazan Ayının son on gününde saklıdır

Kur’an-ı Kerim’de ‘bin aydan daha faziletli’ (Kadir Suresi, 3) diye bildirilen Kadir Gecesi’nin kıymetini çok iyi bilen Peygamber Efendimiz, Ramazan’ın son on gününde çokça ibadet ederdi. (Müslim)

Hz. Aişe’den (r.a.) yapılan rivayete göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Bana Kadir Gecesi gösterildi, sonra unutturuldu; artık onu Ramazanın son on gününde arayın.” (Buharî, İtikâf, 9)

Buharî’nin rivayetinde “Son on günün tek sayılarında arayın…” buyrulmuştur.

Yine Ebu Hüreyre’den (r.a.) yapılan rivayete göre, Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Kim inanarak, sevabını ancak Allah’tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir.” (Buhari, Siyam: 71)

Abdullah b. Üneys Resul-i Ekrem’e (s.a.v.) Kadir gecesinin hangi gün olduğunu sordu. (Bu soruyu sorduğunda Ramazan ayından yirmi iki gece bitmişti). Peygamberimiz (s.a.v.) de:

“Kadir gecesini bu aydan geride kalan bu yedi günden birinde arayın!” [Mecmauz-Zevaid,3/175.] buyurdu.

Âişe (r.a.), Peygamber Efendimiz’e: “Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim?” diye sormuş,

Fahr-i Kâinat Efendimiz de:

اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي

“‘Allah’ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla!’ diye dua et!” buyurmuştur. (Tirmizî, Deavât, 84)

4-Ramazan ayının son on günü, ibadetlere yoğunlaşma zamanıdır.

Âişe (r.a.) validemiz şöyle dedi:

“Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem geceleri ihyâ eder, ev halkını uyandırır, (kendisi de aile halkı ile birlikte) ibadete yoğunlaşırdı. (Buhârî, Bedü’l-vahy 5, 6, Savm 7, Menâkıb 23, Bed’ul-halk 6, Fezâilü’l-Kur’ân 7, Edeb 39; Müslim, Fezâil 48, 50)

Hz Âişe validemizden başka, sahabe efendilerimizden İbn Abbas, Hz. Peygamber’in Ramazan ayının bütün gün ve gecelerinde olduğu gibi son on gününde de bol bol Kur’an okuduğunu, hayır ve hasenat yaptığını, geceleri teravih namazından başka teheccüd namazı kıldığını rivayet ediyor. Nitekim bu sünnet halen Kabe’de ve Mescidi-i Nebevi’de uygulanmaktadır.

Yine İbni Abbâs (r.a) şöyle dedi:

“Resûllullah sallallahu aleyhi ve sellem insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazan’da Cebrâil’in kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil aleyhisselâm, Ramazan’ın her gecesinde Hz. Peygamber ile buluşur, (karşılıklı) Kur’an okurlardı.

Bundan dolayı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Cebrâil ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgârdan daha cömert davranırdı.” (Buhârî, Leyletül-kadr 5; Müslim, İ’tikaf 7. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Ramazan 1; Nesâî, Kıyâmu’l-leyl 17; İbni Mâce, Sıyâm 57)

Sonuç itibariye özetlersek; Ramazan ayının son on gününü ihya etmek, Kadir/Kıymet  gecesini ihya etmektir.

İtikafa girmek, Allah ile baş başa  kalarak, ona iltica ederek, cehennemden kurtuluşa ermektir.

Peygamber efendimizin, Kur’an kıraati, ibadet, hayr-u hasenat ve infak ile;

Dil ile,

Beden ile,

Mal ile yapılan ibadetlere yoğunlaştığı, çok değerli zaman dilimidir.

Vesselam.

CEVAP VER