Beynimizin oyunu mu, toplumsal gerçeklik mi?

0
Sinan Eskicioğlu
1974 yılında İzmir'de doğdu. İzmir İlahiyat'ta lisans eğitimini tamamladı. 2003 yılından beri Almanya'da yaşıyor. Çeşitli kuruluşlarda Din Eğitim ve Öğretimcisi olarak faaliyette bulunuyor. Yayınlanmak üzere kaleme alınmış çeşitli roman ve kitapları bulunmaktadır.

Beynimiz bize çoğu zaman güzel oyunlar oynar. Zemin-cisim bütünlüğünü farklı olarak algılar ve bazı gerçeklikleri ya yokmuş gibi, ya da olduğundan çok farklı olarak algılar. Biz de buna inanırız.

Düz olmasına rağmen yatay duruşları farklı olduğu için, farklıymış gibi algıladığımız resimler, sabit olmasına rağmen çizimden dolayı hareket ediyormuş gibi resimler, ortada bulunan yuvarlakla aynı boyutta olmasına rağmen çevrelerindeki diğer dairelerin boyutları yüzünden farklı algıladığımız resimler, beynimizin bize oynadığı oyunlardandır.

Yukarıdaki resim de bunlardan birisi.

Resmin orjinal halini, konsantre olup baktığımızda görebiliyoruz. Sütunlara konsantre olduğumuzda, onların fiziksel özelliklerini algılıyoruz. Yani sütunlara zeminden ayrı olarak bakmak zorundayız.

Dünyayı algılamamız da bu şekilde farklılıklar gösterebiliyor. Doğaya ve insana dair bilgilerimiz, inançlarımızdan, sosyal birikimimizden, kültürümüzden etkilenerek bizlere çok farklı algılama şekilleri sergilemekte.

Acaba dünya ve hayat aslında nasıl?

Bizim doğru bildiklerimiz acaba gerçekten doğru mu?

Yukarıdaki resme baktığımzıda gördüğümüz beş kişi aslında orada değiller. Onlar sütunların aralarındaki karanlık ve boşluklar.

Bu resme bakarak şu yorumu yaptığımızda kimilerimiz rahatsız olabilir: ‘İnsanmış gibi görünen birçok boşluk vardır. İnsanmış gibi görünürler ama aslında onlar içi boş varlıklar’.

Bu yorumu muhafazakar/dindar kesimden biri yaptığında, bu boş insanları ‘dinden uzak kişiler’ olarak tanımlar.

Diğer bir kişi de ‘düşüncesiz oldukları için boş insanlar olduğunu’ belirtebilir.

Bir diğeri de, ‘dünyada ne kadar boş ve gereksiz insan var’ diyebilir.

Bir diğeri de, ‘her canlı değerlidir ve boş değildir’ diyebilir.

Bu değerlendirmeleri daha da çoğaltabiliriz.

Ne kadar da fazla yorum ve değerlendirme ortaya çıkar, siz de tahmin edebilirsiniz. Herkes kendi bakış açısından haklıdır ve tezini savunmaya devam eder.

Aslında kimi zaman durup, diğerlerinin baktığı noktalardan bakmaya çalışsak, karşımızdakini çok daha kolay anlayabildiğimizi görürüz.

 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

CEVAP VER