Veysi Dündar Ermeni aydın Petrosyan Vardan ile görüştü: ‘‘Halklarımız arasındaki sorunları gidermeliyiz’’

0
Ermenistan hem komşumuz, hem de aramızda tarihe dayanan ciddi bir sorun bulunan bir ülke. Şu günlerde de ‘24 Nisan’ yıldönümü olması vesilesiyle adı gündemde, ancak o kadar; Ermenistan’da siyaseti sarsan gelişmeler oluyor ve bizler orada neler yaşandığını fazla merak etmiyoruz.
Yazarımız Veysi Dündar ise merak etti ve son olarak komşu ülkenin siyasilerinden Petrosyan Vardan ile görüştü.
Petrosyan Vardan kimdir?
Gümrü doğumludur. Dedeleri Muşlu ve Karslıdır. IT (enformasyon teknolojileri) uzmanı olup, Ermenistan Ulusal Politeknik Üniversitesinde akademisyendir. Ermenistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını yeniden kazanmasından sonra 1990-1995 yılları arasında Parlamento üyesi oldu. 2010-2013 yılları arasında Ermenistan Eski Parlamenterler Birliği Başkan Yardımcısı, ardından da Birlik Başkanı görevini üstlendi. 2016’da Ermeni Parlamenterleri Uluslararası Derneği kurulduğunda dernek başkanı seçildi.
Ermenistan’da halk demokrasi talebiyle sokaklarda
Veysi Dündar (VD): Ermenistan’da neler oluyor? Bu bir devrim mi? Halk neden ayaklandı?
Petrosyan Vardan (PV): Daha önce defalarca yaptığı gibi Ermeni halkı Ermenistan’da yöneticileri tarafından adaletsizlik, başıboşluk, yalan ve sahtekârlıklarla sürdürülen iktidara karşı ayaklandı. Bu olaylara nasıl bir isim verileceği fazla önemli değildir.
VD: Muhalefetin içinde bulunduğu durum nedir? Son gelişmeler hakkında bilgi verir misiniz?
PV: Nikol Paşinyan’ın bir milletvekili olarak iktidara karşı halkın şikayetini ortaya koymanın sorumluluğunu almasına sevindim, çünkü bir milletvekili halkın genel görüşünü temsil etmesi için seçilmiş olduğunu her zaman hatırlamalı.
VD: Sizin eleştiriye karşı bakış açınız nasıl? Sizi eleştirenlere karşı tutumunuz nasıldır?
PV: Beni eleştiren kişi benim dostumdur, çünkü benim yanlış yoldan gitmemi istemiyordur ve ben bu gibi insanlara minnettarım. Lâkin bu, eleştiriyi karşısındakini aşağılama amacıyla kullananlar için geçerli değil.
VD: Devlet mekanizmasını bilen ve vekillik yapmış birisi olarak size sormak isterim; demokrasi ve düşünce özgürlüğü hakkında neler düşünüyorsunuz? Ülkenizde düşünce ve ifade özgürlüğü ne durumda paylaşır mısınız?
PV: Demokratik özgürlükler, fikrini ifade etme özgürlüğü dahil, toplumun ve kişinin manevi hazırlık seviyesiyle alakalı olmalı; aksi takdirde bu özgürlük başıboşluğa dönüşür. Ermenistan’da fikrini özgürce ifade edebilirsin, fakat iktidarın içinde yer alan insanlar eleştiriyi düşmanca kabul ediyorlar veya en iyi ihtimal gözardı ediyorlar. Bugünkü halkın ayaklanması da işte bundan kaynaklı.
Patrik Ateşyan’ın yapması gereken
VD: Patrik seçimleri… Türkiye’de Ermeni Patriği seçimi de söz konusu. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
PV: Varlığıyla toplum içerisinde sorun yaratan herkes, gelinen noktada kendisinin suçlu olup olmadığına bakmaksızın, doğru zamanda durum değerlendirmesi yaparak görevinden ayrılabilmeli. Ateşyan’ın davranışı Türk-Ermeni diyoloğunu olumlu etkilemiyor ve kendisinin çıkarımlarda bulunması iyi olur; yoksa onun yerine başkaları çıkarımlarda bulunur. Bunun sonuçlarını da düşünmek gerek.
Türkiye, Ermenistan, 24 Nisan
VD: Türkiye’yle ilişkileriniz nasıl, bunu bizimle paylaşabilir misiniz?
PV: Ben Muşlu ve Karslı dedelerimin torunuyum. Dedelerim 1918’de kendi rızaları olmadan memleketlerini bırakmak zorunda kaldılar ve ben Gümrü’de doğmama rağmen dedelerimin mirasından vazgeçmiş değilim. 2018 yılındayız ve ben ilk defa Türkiye’yi ziyaret ediyorum. Ama ben burada turist değilim, misafir de değilim. Bu benim dedelerimin ve benim memleketimdir. Ben ev sahibiyim.
İlk defa 2010 yılında Ermenistan Parlamenterler Birliği Temsilcisi olarak Paris’teyken benim inisiyatifimle ilk görüşme ve özel konuşma Türkiye Parlamenterler Birliği Temsilcisi Ali Bozer ile gerçekleşti. Biz Ermenistan ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin olmadığı şartlarda iki ülkenin halkları arasında sivil toplum kuruluşları aracılığıyla diyoloğun gerçekleşmesi gerektiği konusunda hemfikirdik. Bizim durumumuzda söz konusu olan iki ülkenin parlamenterler birlikleriydi. Maalesef bizde bazı sorunlar ortaya çıktı fakat 2016’ta Ermeni Parlamenterleri Uluslararası Derneği kuruldu. Başkan seçildikten sonra ben Dernek Başkanı olarak durdurulan süreci devam ettirme imkanı elde ettim ve bu açıdan bu tanışma ziyaretini çok olumlu ve önemli buluyorum.
VD: 24 Nisan tarihi hakkında ne düşünüyorsunuz?
PV:  24 Nisan․․․ Soykırım… Soykırımın inkârı… Ve bütün bunlar aramızda yıllardır tekrarlanıyor. Artık yanlışlıklar yapan yönetimleri inşa eden güçleri açığa çıkartma ve dünyanın hiçbir köşesinde halkları birbirine düşman etmelerine müsaade etmeme zamanı geldi. Ve bunu hepimiz beraber yapmalıyız, çünkü bu mücadele çok zor olacaktır.
VD: Mezarlıklar… Geçenlerde Çanakkale’deydim. Orada Ermeni, Kürt ve Türk mezarları yan yanaydı. Osmanlı size Millet-i Sadıka derdi. Ne oldu da birbirimizi düşman görmeye başladık?
PV: Her ülkenin vatandaşı, milleti ne olursa olsun, ülkesine karşı vatandaşlık görevini yerine getirmeli. Ve Çanakkale’de yan yana yatan Ermeni, Kürt, Türk askerler hayatlarını vatanları uğruna feda etmişler ve bu saygıdeğer bir şey. Ancak onların mezarları önünde durduğumuzda kimlerin ne amaçla bu insanların arasına düşmanlık ektiğinin ve neden zamanın yöneticilerinin düşmanlığa son vermek yerine kendi vatandaşlarının ölümlerini planlayıp hayata geçirdiklerinin cevabını bulmamız lazım. Gerçi 1919’da Türk askeri mahkemesi işledikleri suçtan dolayı onların bir kısmını ölüm cezasına çarptırdı, ama bizlere ağır bir miras kaldı ve bizler bu yükü gelecek nesillerimize aktarmamak için hep beraber çözümler bulmak zorundayız.
VD: Türk hükümetinden bir beklentiniz var mı? Hukukumuz tekrar nasıl geliştirilebilir? Komşuluk ilişkilerini daha iyi bir boyuta nasıl taşırız?
PV: İsteriz ki Türkiye hükümeti sivil toplum kuruluşları aracılığıyla Ermeni-Türk diyoloğu için olumlu bir ortam yaratmaya daha fazla dikkat edip daha fazla çaba sarf etsin. Böylelikle resmi-diplomatik ilişkilerinin kurulması için de daha müsait bir ortam sağlanmış olur.
VD: Türkiye’deki yaklaşan seçimler Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkileri nasıl etkileyebilir?
PV: Herhangi bir ülkede eğer meclis veya seçimle oluşturulan diğer kurumlar toplumun bütün katmanlarının, ulusal azınlıklarının, dini cemaatlerinin gerçek tablosunu yansıtıyorsa, bu ülkenin yönetim sistemi halktan kopuk olmuyor. Bu da toplumda var olan sorunları zamanında yumuşak çözümlerle halletmeye imkân sağlar.
Benim arzum Türkiye’de seçimler ile kurulan iktidarın Ermenistan ile doğrudan ve aracısız, üçüncü ülkeler ile var olan ilişkileriyle şartlandırmadan, samimi diyoloğa başlamaya hazır olmasıdır. Ermeni Parlamenterleri Derneği iki halk arasındaki sorunları gidermeye yönelik girişimlere elinden geldiği kadar desteğini sunmaya hazırdır. Hepimize barış ve huzur diliyorum.

CEVAP VER