Veysi Dündar liderlerin ve liderliğin DNA’sını konunun uzmanı İsmail Acarkan ile görüştü

1
Seçimlere pek az kala adaylardan hareketle kişilerin önem taşıdığı bir ortama girildi. Adaylar, parti sözcüleri siyasi hayatımızın ayrılmaz parçaları ve bizler de onlara bakarak aralarındaki farkları görmeye başladık.
Tayyip Erdoğan ile Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu farklı farklı kişilikler.
Peki farkları neler?
Veysi Dündar bu sorusuna cevap aramak için ‘enneagram’ alanında kitaplaşan çalışmaları bulunan İsmail Acarkan ile görüştü.
İsmail Acarkan kimdir?
İsmail Acarkan 1967 Mardin doğumlu olup 1972’den beri İstanbulda yaşamaktadır. 1989’da İstanbul üniversitesi Veterinerlik fakültesini bitirdikten sonra sırasıyla Boğaziçi Üniversitesi felsefe, Mimar Sinan Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı ve İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümlerinde bir süre okudu.
Yaklaşık 30 yıldır, kadim bilgelik, psikoloji, felsefe, din ve mitoloji konularında araştırma ve çalışmalar yapmaktadır. 25 yıldır üzerinde çalıştığı Enneagram mizaç ve kişilik modeli konusunda üç kitabı bulunmaktadır.
Kitapları:
Çocuklar Neden Farklı?
Kişiliğin DNA’sı
İlişkilerin 9 Rengi
Enneagram nedir?
Veysi Dündar (VD): İsmail Bey, kitabınızda birçok ünlü kişinin ve liderin kişilik analizini yapmışsınız. Öncelikle Enneagram nedir, nasıl bir kişilik modelidir, kaynağı nedir?
İsmail Acarkan (İA): Enneagramın kelime anlamı “dokuz nokta” .
İnsanların 9 farklı mizaç çekirdeği ile dünyaya geldiklerini ve bu çekirdeğin kişinin tüm yaşamının temel zemini olduğunu ortaya koyan bir kişilik analiz modeli. Hem doğuştan getirdiğimiz psikolojik anlamdaki temel işletim sistemimizi hem de yaşam boyu bu işletim sistemimizin zemininde şekillenen kişilik yapımızı anlatıyor.
Mizacı bir çekirdek olarak düşünürsek, kişilik o çekirdeğin ağaç olmuş hali olarak tanımlanabilir. Çekirdek doğuştan gelir ve temelde değişmez. Ama ağacın sağlıklı veya sağlıksız olması, süreç içinde bakım ve çevresel şartlara göre gelişme veya çürümesinin mümkün olması gibi; kişilik dinamiktir ve mizaç çekirdeğinin sınırları içinde dinamik ve değişkendir.
Size verilen bir elma çekirdeğinde bir elma ağacının proğramı vardır. Siz bu elma çekirdeğinden portakal ağacı elde edemezsiniz. Ama bu elma çekirdeğini güzel bir toprağa ekip iyi bir bakımla yetiştirdiğinizde sağlıklı bir elma ağacı ve elma meyvesi elde edebilirsiniz. Buna karşın bakımsız bıraktığınızda ve zararlı etkilerden korumadığınızda sağlıksız bir elma ağacı ve çürük elmalarla baş başa kalırsınız.
Kısacası her birimiz doğuştan bir çekirdek ile dünyaya geliyoruz. Bu çekirdekten sağlıklı bir kişilik elde etmek veya sağlıksız bir kişilik oluşturmak bizim elimizdedir.
Bu modelin kaynağına gelecek olursak; bu model anonim ve kadim bir bilgidir. Yüzyıllarca ağızdan ağıza sözlü olarak aktarılmış ve 1960’lardan itibaren yazılı hale getirilmiştir.
VD: Bu model hangi alanlarda kullanılıyor?
İA: Bu model; liderlik ve koçluk alanında, çocuk eğitiminde, evlilik terapilerinde, meslek ve kariyer planlamasında, insan kaynaklarında ve iletişim alanında etkili biçimde kullanılmaktadır.
Özellikle Amerika ve Kuzey Avrupa’da bilinmekte olan bu model üzerine üniversitelerde tez çalışmaları yapılmaktadır.
Örneğin; Georgetown Üniversitesi Tıp Okulu’nda, Harvard’ın J. F. Kennedy bölümünde hem öğretim görevlileri hem de öğrenciler için farkındalık oluşturulmasında, Loyola Üniversitesi’nde kişisel gelişim alanında kullanılmaktadır. Ayrıca UCLA’de (California Üniversitesi) İletişim Becerileri, Liderlik ve Tıp alanlarında, Stanford Üniversitesi’nde kişilik, öz farkındalık ve liderlik becerileri ile bağlantılı olarak eğitimi verilen bir modeldir.
VD: Bu mizaç yapılarını ve farklılıklarını anlamak bize ne sağlar?
İA: Bunları anlamak hem kendimizi hem muhatabımızı anlayıp geliştirmemizi sağlayan gerçekçi bir zemin ve imkân oluşturacaktır.
Buna karşılık kendi mizaç ve kişiliğinin bütün avantaj ve dezavantajlarını tanımayan insan, farkına varmadan kendi hapishanesini inşa eden ve kendini o hapishaneye kapatan mahkûm gibi olacaktır.
Enneagram/Dokuz mizaç modeli; iş hayatında daha iyi bir verimlilik ve uyum sağlamakta, bütüncül liderlik yeteneklerini kazanmakta, tüm ilişkilerde ve özellikle de evliliklerde birbirimizi anlamakta, ebeveyn ve çocuk arasında daha olumlu bir süreç geliştirmekte kullanılabilir.
Enneagram modeli; herkesi kendimiz gibi zannetme, muhatabımızı anlayamama, verimsiz iletişim tarzları ve yanlış anlamaları önleme açısından çok önemli bir bilgidir.
Kısaca;
Kendi psikolojik zeminimizi tanıma ve keşfetme,
Risk ve limitlerimizin farkında olma,
Farklı mizaç tiplerindeki kişileri anlama ve empati kurma,
İnsan ilişkilerinin dinamiğini kavrama,
İlişki ve iletişim becerilerimizi geliştirme,
Motivasyon ve performansımızı arttırma,
Potansiyel risklerimizi en aza indirme ve yönetme imkanı sağlayan bir kişilik modelidir.
 
VD: Bu modelde kaç temel tip bulunuyor?
İA: Bu modelde dokuz mizaç tipi bulunmakta olup bu dokuz mizaç tipinin her birinin kendine özgü olumlu özellikleri ve potansiyel riskleri bulunmaktadır. Ancak şunu hemen belirtelim ki; hiç bir mizaç tipi, biri diğerinden üstün değildir, ama birbirinden farklıdır. Bu birbirinden farklı dokuz mizaç tipinin her biri bir rakamla sembolize edilmektedir.  Her mizaç tipi temel bir arayış etrafında şekillenir. Her insan bu dokuz mizaç tipinden birinin baskınlığı ile doğar.
VD: Bu tipleri kısaca tanımlayacak olursak?
 
İA: Tip 1; Doğru ve hatasız olma arayışında olan mükemmeliyetçi ve idealist tip
Tip 2; Destek, sevgi, ve ilgi görme arayışında olan duygusal ve yardımsever tip
Tip 3; Başarıda üstünlük ve popüler imaj arayışında olan hırslı, başarı ve imaj odaklı tip
Tip 4; Özgün bireysel kimlik ve anlaşılma arayışında olan anlam, derinlik ve özgünlük odaklı tip
Tip 5; Bilgi ve kendine yeterlilik arayışında olan derinlemesine araştıran gözlemci tip
Tip 6; Zihinsel netlik ve hayata karşı destek arayışında olan tedbirli ve güven odaklı tip
Tip 7; Merakını tatmin, keyif ve haz arayışında olan yeniliğe ve keşfetmeye meraklı vizyoner tip
Tip 8; Güç, etkin olma ve hâkimiyet arayışında olan baskın ve otoriter tip
Tip 9; Huzur, dengeleri koruma ve uyum arayışında olan barış ve uyum odaklı tip
Her bir insanın hayata bakışı, temel arayışı, düşünce ve davranış tarzı, liderlik ve ebeveynlik tavrının temelinde bu mizaç çekirdeği yatmaktadır.
 
Erdoğan Tip 8’in Tipik Örneği
VD: Bir örnek verecek olursak…
İA: Sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı ele alalım. Sayın Erdoğan Tip 8 dediğimiz grupta yer almaktadır.
VD: Nedir tip 8’in özellikleri?
İA: Bu tipe giren kişiler en doğal hallerinde; cesur, güçlü, kendine güvenen, ilişkilerinde hâkimiyeti elinde tutan, güçlü olmayı seven, sert, cömert, çevresindekileri yönetmek isteyen ancak yönetilmekten hoşlanmayan, çatışmaktan çekinmeyen, kendinden emin, zorluklar karşısında dayanıklı bir yapıdadırlar. Her durumda öne çıkıp müdahale etmek isteyen, sınırlanmaya ve baskılanmaya karşı gelerek tepki gösteren, kendini ve çevresindekileri korumak için çatışmadan asla çekinmeyen, zayıflıktan ve güçsüzlükten hiç hoşlanmayan ve öfkelendiğinde bunu açıkça gösteren kişilerdir.
Potansiyel riskleri ise; öfke ve şiddet, aşırı hükmedici, bildiğini okuyan, kavgacılık ve şiddet gösterme, aceleciliktir.
VD: Bu mizaç tipindeki ünlülerden örnek verebilir misiniz?
İA: Atatürk, Alparslan Türkeş, Fidel Castro, Fatih Terim, Recep Tayyip Erdoğan, Meral Akşener, Pablo Escobar, Güler Sabancı, Leyla Alaton,  Müzeyyen Senar, Kadir İnanır, Kaddafi, Saddam Hüseyin, Stalin…
VD: Aynı mizaç yapısına sahip olan insanlar tıpatıp aynı mıdır?
İA: Hayır, tıpatıp aynı değildir. Aynı mizaç yapısına sahip olsa da her bir bireyin etkileşim içinde olduğu (kültür, çevre, eğitim, yaşadığı olaylar v.s.) faktörler birbirinden farklıdır. Dolayısıyla aynı mizaç yapısına sahip olsalar da sergileyecekleri “kişilik tutum ve görünümü” farklılıklar taşıyacaktır.
Bu farklı sağlık düzeyleri üç seviyede tanımlanmaktadır. Örneğin yukarıda genel ve ortalama seviyedeki tutumunu anlattığımız tip 8’in bu üç seviyedeki tavırlarını şu şekilde açabiliriz.
VD: Sağlıklı düzeydeki sekizler…
İA: Güçsüz ve zayıfı koruyan ve himaye eden ve de bundan kendine pay çıkarmayan, yönlendirici olan ancak zorlamayan, cesur ancak esnek olan, merhametli ve anlayışlı, şefkatli ve alçakgönüllü bir halde insanlarla etkileşim içinde olan, öne çıkma ihtiyacı duymadan şartların gerektiği ölçüde öne çıkan, ancak gerektiğinde şartlar ve toplumun yararı adına zorlanmadan liderlikten vazgeçebilen, hayat içindeki engel ve sınırları aşmaya çalışan ancak buna imkan olmadığında durumu gönülden kabullenen, eksiklik ve yetersizliklerini fark edip kabullenen, hata ve yanlışlarını görebilen ve gördüğünde düzeltmeye çalışan, gerektiğinde sabırlı olmayı ve durmayı becerebilen, eleştiri ve farklı görüşlere karşı duyarlı ve hoşgörülü kişiler olurlar.
VD: Ortalama düzeydeki sekizler…
İA: Güçsüz ve zayıfı koruyup bundan kendine pay çıkaran, büyüklenerek ve kendini üstün göstererek insanlarla etkileşime giren, baskın ve kontrolcü, kendini öne çıkarma ve güçlü gösterme ihtiyacı duyan, üstün ve etkin olmaktan vazgeçemeyen, cesur ve katı, cesaretle öne çıkıp çevresindekilere liderlik edebilen ancak liderliği bırakmakta zorlanan, çevresindekileri himaye edip yönlendiren ancak zaman zaman zorlayıcı olan, hayat içinde aşılamayan sınır ve engelleri kabul etmekte zorlanan ve zorlayıcı-öfkeli tepkiler veren, eleştirileri dinlemeyen veya çok az dinleyen, olumsuz süreçlerde sabırlı ve kontrollü olmakta zorlanan, farklı görüşlere tahammülü çok az olan bir tutum sergilerler.
VD: Sağlıksız düzeydeki sekizler…
İA: Baskıcı, otoriter, aşırı ve ölçüsüz derecede öfkeli, megaloman ve despot bir şekilde yöneten, geride olmaya hiç tahammül edemeyen, eleştiri ve farklı düşüncelere karşı derhal meydan okuyan ve şiddete başvuran, sınır ve engel tanımayan ve yıkıcı bir şekilde tepki koyan, güçsüzlük ve yetersizliklerine tahammül edemeyen, her durumda baskın ve etkin olmaya çalışan, uzlaşı ve hoşgörüye tamamen yabancı, sürekli itaat bekleyen ve itaat ettirmek için her şeyi yapan, acımasız ve saldırgan bir tutum içinde olurlar.
Liderler arasındaki farklar
VD: İnce, Kılıçdaroğlu, Karamollaoğlu, Akşener, Demirtaş, Bahçeli, Perinçek, Pervin Buldan, Sezai Temelli…
İA: Hepsini ayrıntılı incelemiş değilim. Ama tahmin ettiklerim;
Kemal Kılıçdaroğlu
Mizaç tipi 6.
Dengeleri gözeten, tedbirli, kulis yapan, tehlike ve zarara karşı duyarlı, destek arayan, olumsuz durumlarda çabuk kaygılanan ve motivasyonu düşen, savunmacı, risk almaktan kaçınan, tek başına insiyatif almakta zorlanan biri.
Muharrem ince
7 ama 8’den etkileniyor. Yani sosyal, konuşkan, çabuk iletişim kurabilen, neşeli, espirili, hazır cevap, herkese açık, iyimser, pratik ve çözüm odaklı, aynı zamanda yılmayan, çabuk tepki veren ve  geçici de olsa çabuk sinirlenen biri.
Selahattin Demirtaş
2 ama 1’den etkileniyor. Sevecen, samimi, duygusal, merhametli, ilke ve prensipleri olan, kendine güvenen, akılcı ve objektif eleştiri yapan, inanmadığı şeyi söylemeyen, özeleştiri yapan biri.
VD: Sayın Abdullah Gül hangi gruba giriyor?
İA: Çatışma ve gerilimden kaçınan, sabırlı, sakin, dengeleyici ve uyumlu olmaya çalışan, alçak gönüllü ve kuşatıcı bir tavır sergileyen, konsensüs arayan, acele etmemeye çalışan, barışcıl, esnek, uzlaşmadan yana olan ve öfkeden kaçınan tip 9 grubuna giriyor.
VD: Abdullah Gül’ün son zamanlarda sergilediği bu tutum mizaç tipinden mi kaynaklanıyor?
İA: Evet; çatışma ve gerilimden kaçınıyor, sürekli konsensüs arıyor, kimseyle arasını bozmamaya çalışıyor, risk almaktan kaçınıyor, meydan okuma ve yüzleşme gerektiren durumlarda geri çekiliyor ve süreci yayıyor. Öfkesini bastırıyor. Ancak inatçı bir damarı da var.
VD: Ünlü Dokuzlar kim?
İA: Orhan Gencebay, Toktamış Ateş, Mustafa Koç, Barack Obama, Alfred Adler, Ümit Besen, Ronald Reegan, Ömer Bolat, Abdullah Gül, Özhan Canaydın, Numan Kurtulmuş.
Dokuzlar dengeleyici ve hizmetkar liderlik eğilimine sahipler.
Turgut Özal Tip 7’dir
VD: Rahmetli Turgut Özal’ı nerede görüyorsunuz?
İA: Sayın Turgut Özal tip 7’nin iyi bir örneği…
VD: Nedir tip 7’lerin özellikleri?
İA: Yeniliği seven, keyifli, meraklı ve hareketli, konuşkan, dışa dönük, neşeli, iyimser, muzip, şakacı, heyecan ve deneyimden hoşlanan, hayal dünyaları çok geniş, sorunlar karşısında hızlıca pratik çözümler üretebilen kişilerdir.
Zor ve sıkıntılı durumlarda pratik çözümler bulmaya çalışırlar. Çözemezlerse önlerine bakar ve soruna takılmazlar. Zor ve sıkıcı bir şeye uzun süre odaklanmakta zorlanan, aynı şeyleri yapmaktan çabuk sıkılan, yenilik ve değişiklik arayan, yeni şeyler denemeyi seven, rahatına düşkün bir yapıya sahiptirler. Sınırlanmaktan ve seçeneklerinin azlığından çok rahatsız olur, her durumda özgür olmak isterler.
Dikkat ederseniz; Özal dediğimizde aklımıza neşeli, vizyoner, yeniliğe açık, kavga etmeden espri ve tatlılıkla sorunlara  ve farklılıklara yaklaşan, denemekten kaçınmayan, (anayasayı bir kere delmekle ne olur bir bakalım, ucunda ölüm yok ya), özgürlükçü, sınırları kaldıran tutumları gelir.
VD: Askerleri şortla denetlemesi?
İA: Evet, çoğu insan o davranışını askere ayar verme olarak algılamıştır. Halbuki o tutum rahatlığından gelen bir hareket. O sırada tatil yapıyor, üzerinde şort var. Giyinmeye ne gerek var, şortla çıksam ne olur ki tarzındaki düşünüşünün bir sonucu aslında.
Ama bu tutumu asla Devlet Bahçeli veya Ahmet Necdet Sezer’in yapmasını düşünemeyiz. Onlar bile bunu düşünemez. Çünkü Tip 1 grubuna giriyorlar.
 
VD: Yani?
İA: Tip 1’ler; ilke ve prensip odaklı, standartlara uyan, ciddi, kontrollü ve kuralcıdırlar. Duygulardan çok mantık odaklı olup iyice düşünerek hareket ederler. Genelde ciddi, ne yaptığına dikkat eden, kontrollü, titiz ve düzenli olmaya eğilimlidirler.
Doğruyu ve yapılması gerekeni öğrenmeye, bilmeye ve tam olarak yapmaya çalışırlar. Bir şeyi eksik ve yanlış yaptıklarında oldukça rahatsız olur, otokritik yapar ve kendilerini eleştirip düzeltme gereği duyarlar. Çevrelerinde gördükleri yanlışlara müdahale edip düzeltme gereği duyarlar. Kendilerini ideal ve mükemmel hale getirme konusunda güçlü bir motivasyona sahiptirler.
Bu nedenle her ikisinde de katı, ciddi, kuralcı, kızgın bir hava seziliyor.
Bu tipin potansiyel riskleri içinde; esnek olmakta zorlanma, aşırı eleştirel ve kızgın olma, kurallarında katı olma, yanlışa tahammülsüzlük, hata ve eksik karşısında kızgınlık bulunuyor.
VD: Bu sohbet epey uzayacak gibi görünüyor ama dilerseniz böyle tadında bırakalım ve okuyucularımıza kitapları tavsiye edelim.
İA: Evet, bu model çok kapsamlı ve ayrıntılı bir model. Biz sadece genel hatlarına değinmiş olduk.

1 YORUM

  1. Cok inanmadigim bir konu ama yinede bilgilendirici olmus. Birsuru yabanci isim yazmis bunlarin bizim toplumumuzda karsiligi yok daha cok yerli isimlerden secilebilirdi. birde bu saydigi ozelliklerin kaynagi nedir, ayrica Abdullah Gul kismi hicde uymamis korkak icten fikirli cikarci bir kisiligi var bana gore.

CEVAP VER