Veysi Dündar İYİ Partili Burçak Elmas Deniz ile konuştu: “Bakırköy en güzel hizmetlere layık, artık bir kadın başkana ihtiyacı var”

1

Millet İttifakının ayrı adayla seçimlere gireceği bir ilçe de Bakırköy. Chp’nin adayı Bülent Kerimoğlu oldu. İYİ Parti’de ise iki adayın ismi öne çıkıyor. Biri geçmiş dönemde CHP’den belediye başkanlığı yapmış olan Ateş Ünal Erzen, diğeri de kadın aday Burçak Elmas Deniz. Hemen hemen bütün partiler kadın aday göstermediler desem, mübalağa etmiş olmam. En azından parti başkanının kadın olduğu Meral Akşener’in İYİ Partisi’nden bu konuda daha iyi bir performans beklerdim şahsen. Bu vesile ile kadın adaylık konusu, kadın adayların yaşadığı zorluklar ve başkan seçilirlerse neler yapabilecekleri üzerine bir söyleşiyi sevgili Burçak Elmas Deniz ile yapmaya karar verdim. İçten samimi ve eleştirel bir söyleşi oldu.

Burçak Elmas Deniz kimdir?

İstanbul’da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini, FMV Özel Işık Lisesi’nde tamamladı. Daha sonra, İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nü başarıyla bitirerek yüksek öğrenimini tamamladı. Üniversite eğitimine devam ederken, Spar Gıda A.Ş.’de çalışmaya başladı.

1999 yılında Sezginler Holding’de görev aldı. 2001 yılında patlak veren ekonomik krize rağmen yılmayarak kendi şirketini kurdu. Şu an halen yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Hasat Gıda San. Ve Tic. A.Ş., TND Gıda ve Temizlik Mal. Dağ A.Ş., SEP Gıda San. Ve Tic. A.Ş.’de iş hayatına devam etmektedir.

2015 senesinden beri yönetim kurulu yedek üyesi olduğu Çağdaş ve Bağımsız Yardımlaşma Derneği dezavantajlı çocuklar ve gençlere destek adına büyük projelere imza attı (ÇABAÇAM ve Gençlik Merkezi Projeleri). İş insanları ve çeşitli meslek mensuplarının oluşturduğu İstanbul Armoni Korosu’nda, Toplum Gönüllüleri Vakfı, Dünya Engelliler Vakfı, Down Sendromlular Derneği, Bir Dilek Tut Derneği Darülaceze, İyilik Melekleri Derneği yararına düzenlenen konserlerde gönüllü olarak görev almıştır. Pembe İzler Derneği’nin üyesidir. Diğer birçok derneğin çalışmalarına katılarak aktif bir şekilde destek vermektedir.

Toplumsal sorunlara karşı duyarlılığı nedeniyle 2018 Yılında, Meral Akşener önderliğindeki İyi Parti’de siyaset yapmaya başladı. 4 Mart 2018’de, İyi Parti İstanbul il yöneticisi oldu. 28 Mart 2018’de, dış ilişkilerden sorumlu il başkan yardımcılığına ve 28 Haziran 2018’de il muhasibi görevlerine getirildi.

Siyasi çalışmalarının yanı sıra, birçok sivil toplum kuruluşunda görev aldı. Özellikle engelli bireylerin sorunlarıyla ilgili birçok projede gönüllü olarak çalıştı.

Evli ve iki çocuk annesi olan Burçak Elmas Deniz, 2019 Mahalli İdareler seçimleri için İyi Parti İstanbul Bakırköy Belediye Başkanlığı’na aday adayı oldu.

Bakırköylü, İYİ Partili bir aday olmak

Veysi Dündar (VD): Bu konuşmaya adayı olduğunuz ilçenin sizin için ne anlam taşıdığını irdelemekle başlamak istiyorum: Bakırköy sizin için ve İstanbul için ne anlam ifade ediyor?

Burçak Elmas Deniz (BED): İstanbul güneşse Bakırköy de onun ayı değerindedir. Görülmese de, gidilmese de her İstanbullu orada bir Bakırköy olduğunu bilir. Zaman zaman çeşitli şekilde gündem olur Bakırköy. Bir kolyenin ana taşıdır Bakırköy. Ben ve ailem için geçmiştir, bu gündür, gelecektir. Amacım; hep parlak, ışıklı, hep dolunay gibi parlayan bir Bakırköy yaratabilmek… Her yol bir adımla başlar. Bakırköy en güzel hizmetlere layık, artık bir kadın başkana ihtiyacı var.

VD: Partiniz içinde Bakırköy için başka kadın aday adayı var mı? Karar verme süreciniz nasıl gelişti?

BED: İyi Parti Bakırköy Belediye Başkan aday adayı olan tek kadın benim. Tabii bu olmayacağı anlamına gelmiyor. Daha fazla kadın adaylar görmek isteriz.

Karar verme sürecim ise şöyle gelişti. İstanbul İl Başkan Yardımcısı olduğum dönemde o zamanki İlçe Başkanı Ertuğrul Şen ile ilçenin açılış davetiyesini dağıtmak için muhtarları gezerken rastladığımız birçok kişi Bakırköy’ün artık bir kadın aday istediğini söyledi. Hatta beni küçüklüğümden beri tanıyan birkaç tanesi de “Burada doğdun büyüdün. Gençsin, dinamiksin, başarılısın ve kadınsın. Sizin parti kadınlar hareketi değil mi? Sen niye aday olmuyorsun?” diye ısrar etti. O gün yaşadıklarımın benim karar sürecimde fazlasıyla etkili olduğunu düşünüyorum.

Benim ve partim için belediyecilik; büyük bir kararlılık, adanmışlık, çok çalışma, fedakârlık ve emek gerektiriyor. Bu özelliklerin hepsi kadınlarda doğuştan var olan özelliklerdir. Kadınlar herhalde annelik içgüdüleri ile başladıkları hiçbir işi yarım bırakmazlar. Son derece fedakâr olarak ellerindeki her işi her zaman tam ve mükemmel şekilde yapmaya gayret ederler. Hayatımda geldiğim bu noktada, edindiğim tecrübeler ve yaptığım çalışmalarla kendimi “ülkeme hizmete” adamaya hazır olduğumu hissediyor ve görüyordum. Parti içinde nasıl daha aktif ve faydalı olabilirim diye çalışırken bu fırsat doğdu ve hiç düşünmeden evet dedim.

VD: Bakırköy’de yaşayan birisiniz, onun sorunlarına, ihtiyaçlarına da vakıf olduğunuzu düşünüyorum. Bakırköy’ümüzün öncelikli sorunları nelerdir?

BED: Doğma büyüme bir Bakırköy’lü olarak Bakırköy’ümüzün çoğu sorununa vakıf olduğumu düşünüyorum. Öncelikle Bakırköy konum olarak çok stratejik bir yerdedir. Şehrin bir ucunu merkeze bağlarken, aynı zamanda üretim, kongre ve iş merkezlerinin de yeni merkezi haline geldi. Bu durumda otopark problemini doğurdu. Şu an Bakırköy’deki en büyük sorunlardan biri otopark problemi… Diğer büyük sorun ise yeşil alanlar… Hala sahilimizde doğru düzgün yeşil alanlar yok. Yıllardır burası büyükşehire ait ve bir çivi bile çakamazsınız diyorlar. Siyaset kavga etme kurumu değil bilakis sorunları barışçıl bir yöntemle çözüme götürme kurumudur. Başka problem ise sokaktaki can dostlarımız hayvanlarımız. Onlarla ilgili de güzel projelerimiz var. Bir diğer sorun ise, sokaklar temiz ve sağlıklı değil… Vatandaşımız temizlik konusunda fazlasıyla şikayetçi… Biz de başta bu problemler olmak üzere sorunları çözmeye geleceğiz.

Bakırköy’ün sorunları ve kadınlar…VD: Sorun olarak tespit ettiğiniz alanlarda şayet aday olup başkan seçilirseniz plan ve projeleriniz hazır olduğunu söyleyebilir miyiz?

BED: Biz halkımıza çok daha güzel bir hayat kalitesi ulaştırmayı hedefliyoruz. Peki bunu nasıl yapacağız? Öncelikle belediyeye ait tapulu arsalar üzerindeki alanlara demonte kat otoparkları yapacağız. ‘Bakırköy Sahil Projesi’ ile sahilimize bir rekreasyon alanı ve içinde oyun alanları, bisiklet yolu ve yaşam köyü kuracağız. ‘Her Eve Bir Can’ projemiz ile sokakta yaşayan can dostlarımıza hayvan park ve oteli kurup Bakırköylüler tarafından sahiplenilmesini sağlayacağız. Büyük projelerimizden biri ise, Bakırköy sınırları içerisinde yer alan ve Bakırköy’deki vakıflarla işbirliği ile Atatürk ilke ve inkılaplarına çağdaş eğitim ışığında Bakırköy Üniversitesini kuracağız. Daha taze ve ucuz sebze meyve, çocuklar için yaşam alanları, spor ve eğlence merkezleri, halk kütüphanesi, özellikle kadınlarımız için kendilerini geliştirecekleri, yeteneklerini keşfedebilecekleri, boş vakitlerinde para kazanabilecekleri sosyal kulüpler, atölyeler, el emeği pazarları oluşturacağız. İlçemizin günübirlik ziyaretçileri ve çalışanlar için sağlıklı yemek yerleri, yürüyüş alanları, daha erişebilir park yerleri, yeşillik alanlar kuracağız. Biz derde derman olmaya geliyoruz. Şu anki en büyük derdimiz de ekonomik kriz… Bakırköy’ü de ekonomik açıdan kalkındırabilecek tüm adımları atmak istiyoruz.

VD: Kadınlar hayatın her alanında olduğu gibi siyasette de sayıca az. Bunu neye bağlıyorsunuz?

BED: Maalesef toplumumuzda siyasetin erkek işi olduğuna dair bir algı var. Türkiye’de hala asla kadın bir adaya oy vermeyeceklerin oranı %25… Bunun yanı sıra nasıl çalışan bir kadın aynı zamanda ailenin, çocukların ve ev işlerin yükünü taşımaya devam ediyorsa siyaset gibi mesai saati olmayan bir ortamda bunu yürütmesi çok zor oluyor. Eşinin desteğini alması gerekiyor. Ne yazık ki Türk erkekleri bunu pek desteklemiyor. Dolayısıyla kadın daha siyasete soyunmadan önüne engeller çıkıyor. “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır” diyoruz ama o kadını öne çıkarmıyoruz. Erkeği başarılı kılsın ama kendi erkeğin önüne geçip başarılı olsun istemiyoruz. Bu anlayış düzelmedikçe ilerlememiz de mümkün olmayacak.

VD: Siyasete kadınlar ne katarlar? Ne kazandırırlar? Erkeklere göre belediyecilik anlayışında neyi daha kaliteli yapabileceğinizi düşünüyorsunuz?

BED: Kadınlar siyasete ivedilikle sevgi ve düzen katar. Bu düzeni zaten aile yapısının temel taşı olarak, annelik yetisiyle dünyaya gelen kadınlar daha özenle koruyabilir. Bunu eski Türk toplumları kadına ayrı bir konum ve yöneticilik sıfatı vererek zaten çok önceleri uygulamışlardır. Bu gün bilhassa gelişmiş ülkeler bilhassa belediyecilik alanında özenle tercih ediyorlar. Belediyecilik, halkın kalbine inmek, aileden olarak dilek ve ihtiyaçlara dokunmak demektir. Ancak bir kadın eli şevkat, kararlılık ve cesaretle bunu başarabilir.

VD: Kadınların ev, aile, sosyal, kültürel ve çalışma hayatlarının iyileştirilmesi için neler düşünüyorsunuz?

BED: Bu dünyanın kurtuluşu kadınlar tarafından ve kadınlar sayesinde olacaktır. Kadınlarımız ne kadar iyi koşullarda yaşar, iyi eğitim alır, kendilerini yetiştirir, hukuk çerçevesinde adaletli ve eşitlikçi bir ortamda yaşarlarsa, çocuklarına da aynı değerleri ve inanç sistemini aşılarlar. Tüm ülkeler annelerine verdiği değer oranında kalkınır ve katlanarak büyümeye devam ederler. Peygamber efendimizin de hadisinde söylediği gibi ‘Hiç unutulmayacak yüz, anne yüzüdür’ Dolayısı ile kadınlarımız ve annelerimiz her zaman baş tacımızdır, ve öyle de olmalıdır. Bu doğrultuda kadınlarımızı, kızlarımızı geliştirmek, yetiştirmek, onlara beceriler katmak, spor yapma alışkanlığını geliştirmek, sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmek, her yaşta eğitimlerini arttırmak için kadın yaşam merkezleri kuracağız.

Ayrıca Kadınlar Çarşısı projemiz var. Bu projenin önemini yaşadığım şu örnekle anlatmak isterim. Geçenlerde Bakırköy’de bir huzurevine ziyarete gittim ve orada Sayeban Teyze ile tanıştım. Geçimini sağlayabilmek için pazarda banyo lifi satıyormuş. O hafta hava soğuk olduğu için gidememişti. Ama bizim kuracağımız Kadınlar Çarşısı ile kadınlarımızı yeni ekonomiye hazırlayacağız. Günümüzde e-ticaret ile birlikte online alışveriş yapabilmek mümkün… Biz de kadınlarımıza e-ticaret siteleri kurup ürettikleri el emeği ürünleri dünyanın her yerine pazarlayabileceğiz.

Bakırköy ve gençlerimiz

VD: Gençliğimiz geleceğinden endişeli. Umutları kırılmış durumda. Gençlik için ne öngörüyorsunuz?

BED: Hayatta başınıza gelebilecek en kötü şey umudunuzu kaybetmektir. Umudunuzu kaybettiğinizde yaşama mücadelesini de bırakırsınız. Meral Hanım da umudunu kaybeden gençlikten sık sık üzüntü ile bahsediyor.
Biz umudunu kaybetmiş gençlerimizi yeniden yeşertmek istiyoruz. Peki bunun için neler mi yapacağız? Biz öncelikle gençlerimizin eğitimine önem veriyoruz. Gençlik eğitim merkezleri açacağız. Buralarda gençlerimize üniversite hazırlık eğitimleri vereceğiz. Ayrıca lise öğrencilerimizin katılabileceği robotik, yazılım ve kodlama eğitimleri vereceğiz. Sonrasında gençlerimiz işsiz… Kuracağımız ‘İstihdam Merkezi’ ile işverenleri ve gençleri buluşturup istihdam alanları oluşturacağız. Gençlerimizin sağlıkları bizim için çok önemli… Bunun için Gençlik Spor Merkezi açıp, her bir gencimizin sportif bir yaşama kavuşmasını sağlayacağız. Gençlere daha çok görev ve yetki vermeliyiz. Sosyal sorumluluk projelerinde çalışmalarını zorunlu hale getirmeliyiz. Hayata dokunan ve işe yaradığını hisseden kişi daha da iyisini yapmak için çabalar. Aldığı hazzı arttırmanın yolunu arar.

VD: Genelde aynı isimler konuşuluyor adaylar noktasında. Binali Yıldırım, Mansur Yavaş, Mehmet Özhaseki, Celal Doğan, Ahmet Türk vb yaşını almış adayların konuşulması bir handikap değil mi?
Gençleri enerjisini ve sinerjisini kaybetmiyor muyuz?
Tecrübe mi, gençlik mi aday gösterilirken önemlidir?

BED: Artık gençlerin önünü açmamız gerekiyor. Sürekli tecrübeden bahsediliyor. Bu gençler fırsat vermedikçe nasıl tecrübe kazanacaklar? Burada önemli olan gençlerin vizyonunu ve inovasyon kabiliyetini geçmişin tecrübeleriyle birleştirmek. Bence belirli bir yaştan sonra politikacıların kenara çekilerek pırıl pırıl gençlerimize danışmanlık yapması gerekiyor.
Ben aday adayı olduktan sonra eski belediye başkanlarından Naci Ekşi, Ahmet Bahadırlı, Yüksel Çengel ve Ali Talip Özdemir ile görüştüm. Kendilerinden tam destek sözü aldım. Gençliğin dinamikliği ile geçmişin tecrübesinin birleştirilmesinden doğacak güç ile çok iyi işler yapılabileceğine inanıyorum. Tüm bunun yanı sıra artık halk da siyasette yıpranmamış temiz ve dinamik yüzler görmek istiyor. Siyasette yenilik istiyor.

VD: Halkı sanatla buluşturma iddianız var. Sanat biraz da muhalif olmak değil mi? Muhalif olmanın bedel gerektirdiği bu günlerde bunu nasıl başaracaksınız?

BED: Sanat dokunduğu yere iyilik ve güzellik getirir. Sanatın muhalif olmak anlamını taşıdığına katılmıyorum. Hele hele sanatla özdeşleşmiş bir Bakırköy için asla! Bakırköy bir çok alanda çok önemli sanatkarlar yetiştirmiş bir ilçedir. Biz geçmişe gömülmüş medeniyetleri toprak altında kalan sanatlarından, ibadet merkezlerinden öğreniyoruz. Sanatsız toplum düşünülemez. Biz kalabalık bir ailede aile içi yeteneklerimizi keşfedip, her yaş seviyesinde bununla yaşamın başka bir köşesine tutunuyoruz. Bakırköy Sanat Festivali düzenleyerek hem Bakırköy’e bir marka değeri katacağız hem de geleneksel sanatlarımızı ulusal ve uluslararası platforma çıkaracağız.

VD: Bir ekibiniz var mı? Ekibiniz kadınlardan mı erkeklerden mi oluşuyor?

BED: Hem kampanyamı yöneten güvenilir ve güçlü bir ekibim var; hem de benimle beraber çalışan takım arkadaşlarım var. Takım arkadaşlarımız kimlerden mi oluşuyor? İl yöneticileri, ilçe yöneticileri, parti üyelerimiz, milletvekillerimiz, Bakırköy sevdalıları, ailem ve dostlarımızdan… Ayrıca ekonomi, mimarlık, mühendislik, iletişim alanlarında danışmanlarımız var. Kadın ve erkeklerden oluşan bir aileyiz. Tabii kadın olmamdan dolayı kadınlardan tam destek aldığımı özellikle vurgulamam gerekiyor. Sonunda bir kadın aday için çalışabilmenin şevki ile çabalıyorlar.

VD: Yöresel bir siyaset anlayışınız var mı ? (Giresunluların oyuna talip olmak gibi)
Yöresel derneklerin siyasetçilerin üzerindeki oy şantajını nasıl deĝerlendiriyorsunuz?

BED: Hemşehricilik Türkiye’nin bir gerçeği. Bir nevi mikro milliyetçilik. Aslında doğru değil, ama bu Türkiye’nin değiştiremeyeceğiniz bir gerçeği. Memleketinize hiç gitmediğiniz halde evde o kültürü alıyorsunuz. Müziğiyle, yemeğiyle vs. kanınızda var. Şahsen ben ne zaman bir Karadeniz Türküsü duysam veya horon görsem kanım kaynar.
Bizim insanımız aile olmayı, bir yere ait olmayı seviyor. Bu derneklerde de bu hissi yaşıyor aslında. Bu sebeple de ilçelerini yönetecek kadronun içinde de kendilerinden diye tabir ettikleri kişiyi de görmek istiyorlar. Ben bunu oy şantajı olarak görmüyorum.
Ekipler kurulurken ilçenin demografik yapısı göz önünde bulundurulmalıdır. Ama esas olan sevgi ve anlayıştır. Ülkemiz topraklarında doğan, yaşayan herkese eşit mesafede ve kucaklayıcı çözümlerle yek vücut olabilmek sağlanmalıdır. Onun için biz Türkiye topraklarında doğmuş her vatandaşımızın oyuna talibiz.

VD: Belediyenin bütçesini incelediniz mi?
Gelirleri ve giderleri konusunda bilgi sahibi misiniz?
Hangi giderleri azaltmayı düşünüyorsunuz?

BED: Yıllardır ticaretle uğraşıyorum. Gelir gider dengesi nedir? Bütçe nedir? Bunların hepsine fazlasıyla hakimim… Belediyecilik bizim böyle bir bütçemiz yoktu, yapamadık demek değildir. Belediyecilik ihtiyaca yönelik gerekli bütçeyi yaratabilmektir. Biz Bakırköy’e katma değer yaratabilecek yatırımlar yapıp belediyemizin bütçesini artıracağız.

1 YORUM

CEVAP VER