1 Mart arifesindeki gibi…

    0
    Selcan Taşçı Hamşioğlu
    Yeniçağ

    Benzeri bir durum, Irak işgali/1 Mart 2003 tezkeresi arifesinde yaşanmıştı. AKP’nin başı, tezkereyi geçirebilmek için adeta cansiperane bir mücadele verirken, AKP yanlısı gazetelerin köşelerinden yükselen ses tam tersi istikametteydi.

    O günlerde, AKP liderinin çıkarttırmaya çalıştığı tezkerenin “Amerikan yapımı diplomatik fuhuşun stratejik ortağı olmak” olduğunu savunan da vardı, “Amerikan saldırganlığının meşruiyet kaynağı olmak”, “küresel Naziler’in değil yanında yer almak”, “taammüden cinayete ortaklık” “Şaron lisanını kabul” sayan da…

    “Dünyayı ateşe vermeye çalışan ‘IQ fukarası’ bir delinin savaşının hemen ertesinde, Amerikan tecavüzünün yakıp yıktığı bu kanlı ve acılı coğrafyada tek başımıza kaldığımızda, yanımızda kimsenin olmayacağı” uyarılarında bulunuluyordu yandaş medyada.

    ***

    Ve dün…

    ” ‘IQ fukarası’ bir başka delinin dünyayı ateşe vermeye giriştiği” günün ertesinde…

    AKP’nin başı bu delinin de kanlı oyununu alkışa boğmuşken hem de…

    Yine aynı itiraz yükseldi iktidar mahallesinde.

    ***

     Yusuf Kaplan  “Kimyasal silah bahanedir; vurulan Astana sürecidir… Görünüşte, Suriye rejimi ve Rusya cezalandırılıyor ama gerçekte Türkiye kuşatılıyor” yazdı mesela Yeni Şafak‘taki köşesinde.

    ***

    Aynı gazeteden Hasan Öztürk daha da sertti:

    “1’inci Körfez Savaşı’nda hedefe koyduğunuz Saddam’ı devirmek yerine 36’ncı Paralel’in kuzeyine uçuş yasağı ilan ettiniz. Böylece Irak’ı bölmenin ilk adımını attınız.

    2’nci Körfez Savaşı’nda “Saddam’ın kimyasal silahları var” yalanıyla yine bölgemize geldiniz. Saddam’ı bir bayram sabahı Şiilere astırttırdınız. Sünnileri hapislere tıktınız; iki mezhebin arasındaki husumeti büyüttünüz. (…)1 milyon Iraklının kanına girdiniz. Bağdat gibi, Musul gibi, Kerkük gibi kadim şehirlerimizi yıktınız.

    Suriye savaşında da DAEŞ’i bahane edip Şam’ı, Rakka’yı, Halep’i, Humus’u, Hama’yı yerle bir ettiniz. Suriyelilerin arasına belki 100 yılda çözemeyeceğimiz nifak tohumları attınız. Elinize kağıt kalem alıp suni haritalar çizdiniz. Suriye’yi de parçalamanın hesabını yaptınız.

    Biz bu illüzyonu gördük. Bu kez bizi ne ikna edebilirsiniz ne inandırabilirsiniz!”

    *** 

    Star’dan Ersoy Dede ise Suriye’ye saldırıyı bakın neyle ilişkilendirdi:

    “O çok güzel ve yeni akıllı bombaları, New York 5. Cadde’de bir mağazanın vitrininde sergileyecek değil ya Trump.. Bir ‘Show Room’ lazımdı. Orası da elbette insan canının kıymetinin olmadığı Suriye olacaktı.. Yeni silahlar görücüye çıktı, silah tüccarları sipariş listesini güncelledi, herkes hayatına devam etti…”

    ***

    Hatta Mehmet Barlas BİLE sordu:

    “Irak’ta Saddam’ın idam edilmesine ve Libya’da Kaddafi’nin linç edilmesine dayanan Batılı ülkelerin müdahaleleri sonunda, bu ülkeler öldürülen diktatörleri arar hale gelmemişler midir?.. Anladık… Esad’ı istemiyoruz. Peki, Trump gibilerin akılları estiğinde Suriye’yi bombalamalarını mı istiyoruz?”

    ***

    Haçlı ittifakının, Miraç Gecesi, Orta Doğu’yu bölüp, parçalayıp, yönetmeyi öngören BOP çerçevesinde bir Müslüman ülkeyi vurmasını “doğru bulan” AKP iktidarı, bakalım bu defa hangisini deneyecek;

    Kendi mahallesinin sakinleri de dahil olmak üzere toplumun çok büyük bölümünde oluşan endişeleri ciddiye alıp, ülkesini emperyalizmin dümen suyundan çıkarmayı mı?

    Yoksa,1 Mart tezkeresinden sonra olduğu gibi emperyalistlerin kurguladıkları algıyı bertaraf edebilecek sesleri kısmaya dönük yeni bir cadı avını mı?

    ***

    GÜNÜN SÖZÜ

    Kahrolsun Amerikan emperyalizmi!

    O iddia gerçek mi oluyor?

    Yazının devamı için