10 Ekim’den Hatun Tuğluk’a

    0
    Gökçer Tahincioğlu
    Milliyet

    Ankara Garı’nın önünde her ayın 10’unda, tam 10.04’te kalpleri kalpten kırılmış insanlar toplanıyor.
    Önlerinden Seyranbağları-Ulus dolmuşları, Yenimahalle otobüsleri, taksiler, araçlar, toz, toprak, çamur, yağmur geçiyor.

    Kartondan bozma sembol, yanlarında güç bela getirdikleri pankartlarla sevdiklerini anıyorlar.

    Ankara Garı’nın hemen önünde, cumhuriyet tarihinin en büyük saldırısında, iki canlı bombanın hedefi olan sevdiklerini.

    ***

    Saraybosna’da atılan unutulmasın diye sokaklarda havan topunun düştüğü her nokta gül simgeleriyle dolu.

    Norveç’te, 77 öğrencinin katledildiği Ütoya Adası’nda taşlar kesilerek o masum öğrencilerin ismi işlendi.

    18 Avrupa ülkesinde, sokaklara, kaldırımlara yerleştirilen 50 bini aşkın tökezleme taşında, 2. Dünya Savaşı’nda yaşamını yitirenlerin isimleri ve ölüm nedenleri yazılı.

    Madrid’de Atocha İstasyonu önünde, 172 kişinin ölümüne neden olan terör saldırısının unutulmaması için dikilen anıt, hafızayı diri tutuyor.

    Ankara Garı önünde ise otobüsler, dolmuşlar arasında insanlar, acılarıyla pankart tutmaya çalışıyor.

    ***

    10 Ekim saldırısından sonra kurulan 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin dünyadaki anıtlar ve anma biçimlerinden, 10 Ekim katliamında yaşamını yitirenlerin yakınlarının ihtiyaçlarına kadar uzanan çarpıcı çalışmaları var.

    Derneğin faaliyetlerinden biri de sabırla ve inatla katliamı unutturmamaya çalışmak.

    Her ay, tam da patlama saatinde Ankara Garı’nın önünde bu nedenle toplanıyor insanlar.

    Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi, tam 2 yıl önce, 10 Ekim saldırısından hemen bir hafta sonra Ankara Garı önüne bir anıt dikilmesine karar verdi.

    Bu anıt bugüne kadar yapılmadı.

    Anıt için bir yarışma duyurusu da yapılmadı.

    Mimarlar Odası’nın “Yarışma açıp yapalım” çağrıları da yanıtsız kaldı.

    Elbette anıtı yapmak sadece belediyeyle ilgili bir görev değil.

    Hükümet de herhangi bir bakanlık da herhangi bir kurum da yapabilirdi.

    Hatta hiç soruşturulmayan, müfettişlerin “ihmal” tespitlerine rağmen haklarında yasal işlem yapılmayan görevlileri temsilen “ihmal” adlı bir anıt da olabilirdi.

    Yapılmadı.

    ***

    Eğip bükmeye gerek yok.

    Yazının devamı için