0
    Hasan Bülent Kahraman
    Sabah

    Bilmem nedendir son günlerde yeni bir haber ortalığa yavaş yavaş saçılmaya başladı. Abdülkadir Selvi’nin yazısında sezdirdiğine göre Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığı adaylığına şimdi daha yakın duruyormuş.
    Aday olabilirmiş.
    Bunun için çeşitli formüller üstünde çalışılıyormuş.
    Spekülasyonlarla hiç işim olmaz.
    Onlarla işim olmadığı gibi Akparti’den Kılıçdaroğlu’na yönelen ‘aday ol’ çağrıları da merakımı celp etmiyor. Yani, ‘ince politika’, ‘taktikler’ de ilgimin dışında.
    Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun adaylığıyla yakından ilgiliyim. Çünkü bu adaylık hem Türkiye’deki Cumhur-Başkanlığı sistemiyle ilişkili hem de CHP’nin, ana muhalefet partisinin, siyasal pozisyonu hakkında ciddi bir gösterge. Açayım.

    ***
    Kılıçdaroğlu’nda şimdi adaylık yönünde bir düşünce oluşmuşsa (ki, açıklayacağımnedenlerden ötürü tam da böyle, bu doğrultuda düşünmelidir) bu, aradan geçen zamanda yeni sistemi biraz daha iyi anladığını gösterir.
    Gerçekten de mevcut sistem parti genel başkanlarının CB adayı olmasına dönüktür. Neticede parti genel başkanı aday olacak, seçilirse partinin parlamento grubu kendisini destekleyecek, o da parlamento dışı kişilerden bir kabine oluşturacak.

    Yazının devamı için