ABD ve Rusya’nın PKK/PYD ortaklığı!

    0
    Arslan Bulut
    Yeniçağ

    Serdar Turgut, “Washington’daki ulusal güvenlik konularında uzman kaynaklara” dayandırdığı “Türkiye’ye yaklaşan hayati tehdit” başlıklı yazısında, çok önemli haberler verdi ve ABD ile Rusya’nın PYD’yi Suriye’nin geleceğinin konuşulduğu toplantılara resmen oturtulması ve bölgedeki Kürt oluşumuna otonomi verilmesi arzusunda olduğunu bildirdi.

    Öyle ki, ABD Başkan Yardımcısı Pence, Başbakan Binali Yıldırım‘a “DEAŞ gitmiş olsa dahi ABD’nin YPG’ye desteği ve birlikte çalışması bir süre daha sürecek” dedi.

    Turgut, “Amerikalıların bölgedeki üsleri ve tesisleriyle karşılaştırılmayacak düzeyde olsa da Ruslar Kamışlı’da bölgedeki en büyük istihbarat tesislerini çalıştırıyor ve burada geçtiğimiz günlerde Moskova’nın bölgeyi en iyi bilen ve Suriye’yi en iyi tanıyan adamı Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikhail Bogdanov, Suriye Güvenlik Şefi Ali Memlük ile Murat Karayılan’ın katıldığı gizli bir toplantı yapıldı.” diye bilgi verdi. Yani Rusya’nın doğrudan PKK ile masaya oturduğu iddia ediliyor.

    ***

    Tayyip Erdoğan ise Putin ile görüşmeye giderken Putin-Trump görüşmesi ile ilgili bir soruya, “Askeri çözüm mümkün değil deniliyor. Askeri çözüm söz konusu değilse, o zaman çeksinler askerlerini. Orada Türkiye’nin askeri yok ki. Onların var. Çeksinler askerlerini, siyasi yönteme başvurulsun. Dünyayı aldatma yöntemlerine gitmeyelim. Biz Irak’a ABD’nin girmesini istememiştik. Girdiler. ‘Irak’ta durmayacağız’ dediler, boşalttılar mı? Boşaltmadılar. Dünya ahmak değil. Amerika’nın Suriye’nin kuzeyinde 5 hava üssü var. Bir de Rakka’ya hazırlıyorlar. 8 tane de ayrıca üssü var. 13… Rusya’nın da 5 tane var. Bunlar ortada. Bu gerçekleri nereye koyacağız? Sadece Amerika’nın Suriye’ye 3500 TIR’la getirdiği silâhlar var. Bütün gerçekler ortadayken Vietnam’dan da böyle bir ses geliyor. Anlatıldığı gibi değil.” diye cevap verdi.

    ***

    Konu, sadece Irak ve Suriye sınırları içinde kalmıyor elbette. Rıza Sarraf davası da Türkiye ve Tayyip Erdoğan‘a karşı şantaj vasıtası olarak kullanılıyor. Son olarak Amerika’nın Sesi sitesinde yayınlanan bir haberde Lisel Hintz adlı bir “Türkiye uzmanı”nın görüşleri yayınlandı. Hintz, “İki ülke arasındaki en önemli konulardan biri Sarraf davası. Türkiye’yle Amerika arasındaki ilişkiler için ‘müttefik’ kelimesi artık pek uygun değil. Erdoğan ‘Amerika hep teröristleri destekliyor’ diyor. Aynı şeyi Avrupa’yla da yapıyor. Amerika’ya karşı çok sert kelimeler kullanarak Türkiye’de milliyetçi insanların oyunu alabilir.  Bence Erdoğan, Gülen’in dönmesini gerçekten istemiyor. Gülen Amerika’da kalırsa ‘bak Amerika bizim istediğimiz şeyi yapmıyor’ diye eleştirmeye devam edebilir.” diyor.

    ***

    Hintz‘e göre Sarraf davası, ilişkilerin kötüleşmesinin en önemli sebebi. “Çünkü bence Erdoğan korkuyor.” diyor ve ekliyor:

    Yazının devamı için