ABD’de iç savaş zamanları

    0
    Selim Atalay
    Star

    ABD’nin ileri demokrasisi tıkandı. Sistem, Donald Trump’ın tweetlerine bile katlanamıyor. Öfke çok, silah çok, her yer barut fıçısı. Yoksa ABD’de kanlı bir iç savaş çıkar mı? Son iç savaş 150 yıl önceydi. Şimdi 2.0 sürümüyle daha karmaşık bir iç savaşın senaryoları konuşuluyor.

    ABD’de iç savaş yaşanır mı? Çünkü bir tane iç savaş 152 yıl önce yaşandı. Kuzey ve Güney diye ayrıldılar ve 4 yıl süren çok kanlı savaşı kuzey kazandı. Şimdi hem birincinin rövanşı, hem de yeni çıkan meselelerin silahla çözülmesi zamanı mı yaklaşıyor?

    Normalde akıl dışı bir soru olması gerekirken, bu ihtimal şaşılası şekilde ABD içinde tartışılıyor. ABD’nin ciddi medyası, İkinci iç savaş ihtimalini dillendiriyor.

    Peki neden?

    Birkaç yüz kişinin katıldığı bir yürüyüş ve karşı yürüyüş. Daha sonra tarafların çatışması ve bir otomobil çarpması sonucu işlenen cinayet, nasıl oldu da ABD’yi birden iç savaş frekansına götürdü?

    Çok genellemelerle, başka ülkelerin iç savaş yaşadığı durumlar beş maddede toplanmış, şimdi bu şartların ABD’de oluşmaya başladığı söyleniyor. Çok bilmişlere göre, halkın katı biçimde  kutuplaşması, medyanın bölünmesi, Kongre ve yargının zayıflaması, siyasi liderlerin kaypaklığı ve şiddetin, silahlanmanın çare görülmesi, iç savaşa giden yolu açıyor. Mesela ‘Kabilecilik’ azgelişmiş ülkelere mahsus bir durum sayılırken, ABD halen ‘kabileciliğin’ zirvesinde.

    ***

    Esasta ise teori değil, sahadaki durum belirleyicidir. ABD’de siyaset, karşı partiyi ‘düşman’ gibi görüyor. Irkçılık, yalnızca beyazlara mahsus bir durum değil, herkes herkese ırkçı. Bu gruplar birbirinden uzak hayatını yaşarken, nedense şimdi dar alanlarda karşı karşıya gelmeye başladılar. ABD, kişi başına onlarca tehlikeli silahın düştüğü bir ülke. Ve ABD akıl ile mantığın hızla erozyona uğradığı bir yer olmaya başladı.

    ABD bir haftadır iç savaşın güneyli komutanlarının anıtlarını devirmek, sembollerini yok etmek için çılgınca yarışa girdi. Geçen TV görüntülerinde, ırkçılıkla mücadele gerekçesiyle devrilen bir tunç heykeli gençler tekmeliyordu. Ortadoğu’da devrilen heykelleri kimsenin tekmelemediğini, terlik veya ayakkabının çıkartılıp, ele alınarak heykele vurulduğunu düşündük. Sonra New York metrosu koridor duvarında on yıllardır duran fayans dekorasyonun ‘Güney bayrağını andırdığı için’ değiştirileceğini duyduk.

    ABD şimdiye dek siyahı, beyazı, sarıyı, kızılı, ırkçıyı, faşisti, komünisti, dindarı, ateisti ve her görüşü Amerikalılık kavramı altında topladığı için ABD idi. Ya da topladığı varsayılıyordu. Bu varsayım ateş ve dünya gerçekleri karşısında sınanınca, dökülmeye başladı. ‘Trump yüzünden…’ diye bir bahane akla geliyorsa: İleri, köklü ve kurumsal bir demokrasiyi 8 aylık bir Başkanın bu kadar kolay rayından çıkartm aması beklenirdi. En vahimi, ABD’nin duvar fayansında gizli semboller arayıp-bulma noktasına gelmesi. Fayansın Kuzeyi-Güneyi oluyorsa bundan sonra her şey mümkün demektir.

    ABD Türkiye mi oldu?

    Yazının devamı için