AK Parti bugün kimi temsil ediyor!

    0
    Elif Çakır
    Karar

    İktidar partisi olan Adalet ve Kalkınma Partisi, daha düne kadar “teşkilat sorunlarıyla” değil, Türkiye’nin meselelerini çözmeye yönelik olarak ürettiği politikalarla, yani “demokrasiyi korkulara, barışı çatışmalara, adaleti adaletsizliklere kurban etmeyelim” diyerek açıkladığı reform paketleriyle gündemde olurdu…

    İktidar partisi olan Adalet ve Kalkınma Partisi, daha düne “partinin nasıl dizayn edileceği” ile ilgili olarak değil, “AK Parti kadroları olarak bizler, hitabını hak ve özgürlüklerin fiilen uygulanması ve toplumsal olarak içselleştirilmesi amacıyla çaba harcayacağız, hep birlikte insan haklarına dayalı bir devlet anlayışının yerleşmesini sağlayacağız” diyerek devletin sivilleşmesine yönelik olarak açıkladıkları yol haritalarıyla gündemde olurlardı.

    Adalet ve Kalkınma Partisi, “yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını zedeleyen unsurlar mevzuatlardan ayıklayacağız” diyerek açıkladıkları yargı reformu paketleriyle, mevzuatlardaki antidemokratik maddelerin yerine önerdikleri demokratik mevzuat paketleriyle gündemde olurdu.

    Adalet ve Kalkınma Partisi, daha düne kadar, “bizim iktidarımızda, sizlerden (halk) aldığımız güçle, destekle, düşünce, ifade, inanç özgürlüğünü sınırlayan hükümler, yasalar, evrensel hukuk ve özgürlük anlayışını dikkate alınarak yeniden düzenleyeceğiz” açıklamalarıyla gündeme otururdu.

    ***

    Bugüne kadar bir kez bile “parti içi meseleleriyle, tartışmalarıyla” gündemde olmadılar. 15 yıllık parti geçmiş tarihlerinde, bir iki ufak haber haricinde hiçbir parti kongrelerinde ne patırtı sesi yükseldi, ne medyaya yaşanan gerilim kulisleri yansıdı.

    Zira, AK Parti yıllarca tam da bu sebeple, yani “kongrelerinde yaşanan gerginlikler, kavgalar ve tartışmalar” nedeniyle CHP’yi “parti içi sorunlarını halledememiş bir CHP’nin ülkeye ne tür bir faydasının” olacağı ve “penceresinden kavga sesi yükselenin, dışarıya nasıl bir fayda sağlayacağı” argümanlarıyla küçümsedi.

    Bugün AK Parti, ülkenin sorunlarına yönelik çözüm öneriyle değil, yıllardır rutin olarak gerçekleştirdiği oldukça sıradan bir teşkilat değişimi olmasına rağmen, ilk kez anormal bir şekilde “teşkilatlarının değişimiyle” gündemde!

    Ve iki gündür kongrelerini yapan teşkilatlardan peş peşe tartışma ve karşılıklı birbirini suçlama sesleri yükseldiği haberleri yansıyor haberlere. 15 yıllık AK Parti için hiçte alışkın olunan bir durum değil.

    Belli ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti Genel Başkanı olduğu günden bu yana partisine, teşkilatlarına yönelik yaptığı sert eleştiriler teşkilatlarda da bir gerginliğe sebebiyet vermiş. Kaldı ki Erdoğan’ın ‘teşkilatlara yönelik’ yaptığı sert sözlerin teşkilatlarda gerilime sebebiyet vermemesi mümkün değil.

    Zira, AK Parti teşkilatlarında bayrağı “halefine” teslim edecek olan “selef” bayrağı “hasbi değil hesabi”, dinamik değil “metal yorgunu”, “dava adamı olmadığı”, “üzerinde yolsuzluk şaibesi”, “kutlu yürüyüşe engel”, “millete hizmette laubali” ya da “kripto FETÖ’cü” olduğu için teslim etmiş olacak. Bütün bu zanlarla görevi teslim ediyor olmak elbette ki, bugüne kadar AK Parti’nin bütün yükünü gece gündüz, kış kıyamet omuzlarında sırtlandığına inanan teşkilatlar açısından kolay değil.

    Zira, Adalet ve Kalkınma Partisinin heybesinde Türkiye’nin meselelerine yönelik çözüm önerileri, ülkenin kalkınmasına yönelik politikalar vardı. AK Parti demek, Türkiye’nin meselelerinin çözümü için siyaset üretilen ‘mutfak’ demekti. AK Parti demek, Türkiye’yi kalkındıracak parti demekti. AK Parti demek, ülke sorunlarının Ankara’nın dehlizlerinde boğulmaması demekti. AK Parti, liyakat, ehliyet sahibi kadrolar demekti.

    AK Parti demek halk demekti.

    Yazının devamı için