Akşener yüzde elliyi bulabilir mi?

    0
    İbrahim Kiras
    Karar

    MHP’den kopan Meral Akşener ve arkadaşlarının kuruluş hazırlığını sürdürdüğü yeni partiye katılan eski bakanlardan Koray Aydın “cumhurbaşkanı adayımız Akşener” açıklaması yaptı. Böylece 2019’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına çıkacak ilk aday resmen olmasa da ismen ilan edilmiş oldu.

    Diğer yandan, bir partinin adı bile belli olmamışken cumhurbaşkanı adayının kim olacağı belli olmuş oldu ki bu da yeni dönemin realitelerine uygun bir durum. Çünkü 16 Nisan referandumunda kabul edilen yeni sistem gereği artık siyasi başarı partilerin milletvekili sayılarıyla ölçülemeyecek. Kazanan her şeyi kazanacak, kaybeden her şeyi kaybedecek. Çünkü hükümet mecliste kurulmayacak. Seçilen cumhurbaşkanın kuracağı kabineye milletvekillerinin güvenoyu vermesi veya güvensizlik oyuyla düşürmesi söz konusu olmayacak. Dolayısıyla siyasetin tek bir hedefi olacak: Cumhurbaşkanlığını almak. Dahası, bundan sonra siyasi parti ayrımlarının anlamı ve önemi de eskisinden epeyce farklı olacak.

    Uzun lafın kısası, siyasette liderlik iddiası olan kim olursa olsun boyunun ölçüsünü Cumhurbaşkanlığı adaylığında almak zorunda. Demek istediğim, bu kadar erken açıklandığı için bizi biraz şaşırtan Akşener’in adaylığı aslında en normal durum. Zira Türkiye’de artık siyasi iddiası olup da cumhurbaşkanı adayı olmamak tuhaf bir vaziyet oluşturuyor. (Söz gelimi CHP liderinin 2019’daki yarışa katılmayacak olması ülkenin iç siyasi dengelerinin ve sosyolojik realitesinin zorunlu kıldığı bir tuhaflık hali. Ona ayrıca değineceğiz…)

    Peki, Akşener’in bu yarışta bir şansı olabilir mi? Yani seçmenin en az yarısının desteğini alması mümkün mü?

    ***

    Gerçi 2019’a daha çok var ama şu bir hakikat: Yüzde elliyi bulmak yalnızca siyasi bir konu değil, aynı zamanda sosyolojik bir mesele. Toplumun birbirinden farklı hassasiyetleri, talepleri ve beklentileri olan farklı kesimlerini aynı daire içinde bir araya getirebilmek işin zorluğu. AK Parti için de geçerli bu zorluk, muhalefet partileri için de. Ama muhalefet için biraz daha zor. Çünkü iktidar partisinin seçmen tabanını oluşturan kitleler nihayet belirli konularda aynı veya benzer bakış açılarına sahip, ortak bazı değerleri paylaşan topluluklar. Buna mukabil AK Parti’nin karşısında yüzde ellilik bir blok oluşturabilmek için muhalif kesimler arasındaki keskin bazı farklılıkların silinmesi veya hiç değilse yumuşatılması gerekiyor.

    Yazının devamı için