Altın Dosyası

    0

    Altın

    Altın, parlak, ağır ve kolay tepkimeye girmeyen bir metaldir. O nedenle dış etkenlerden fazlaca etkilenmez. Örneğin paslanmaz ve kararmaz. Saf haliyle son derecede yumuşak olduğu için kolay şekil verilebilir. Aslında iletkenliği bakırdan daha yüksektir ama az bulunduğu için iletken olarak kullanılamayacak kadar pahalıdır.

    Tarih boyunca çıkarılan altının toplamı 165 bin metrik ton dolayında tahmin edilmektedir. Bu miktar ancak üç buçuk adet olimpik havuzu doldurabilir.

    Altının saflık derecesi ayar ya da karat denilen ölçüyle ölçülür. Ayarın formülü şöyledir: X = 24 (Mg/Mm) Bu formülde; X altının ayarını, Mg alaşımdaki altın miktarını, Mm alaşımın toplam ağırlığını gösteriyor. Bu formülü kullanarak örneğin 91,6 gram altınla 8,4 gram gümüşün karışımından oluşan bir alaşımın ayarını bulalım: X = 24 (91,6 / 100) = 21,99 = 22 ayar.

    24 ayar altın yüzde 100, 22 ayar altın yüzde 91,6, 18 ayar altın yüzde 75,14, 14 ayar altın ise yüzde 58,5 oranında saf altın içerir. Geri kalanı gümüş, nikel, bakır, paladyum ile tamamlanır. Altın gümüş karışımı altına yeşil, altın nikel karşımı beyaz renk verir.

     

    Altın Üretimi ve Tüketimi (Arz ve Talep)

    Altın arz ve talebi yıldan yıla değişiklikler gösterse de son yıllarda 4.000 – 4.500 ton/yıl arasında bir arz ve talep miktarının söz konusu olduğu görülüyor. Arz ve talep arasında yıllar itibariyle bazen arzın bazen talebin yüksekliği bir arz ya da talep açığına yol açıyor. Arz açığı varsa bu açık stoklardan karşılanıyor. Arz fazlası ise stoklara ekleniyor.

    Aşağıdaki tablo yıllar itibariyle altın arz ve talebindeki değişimi sergiliyor (kaynak:  http://www.gold.org/supply-and-demand)

    2012 ile 2016 yılları arasında üretilen ve arz edilen altının yaklaşık yüzde 70’i altın madenlerinden çıkarılmış, yüzde 30’u da hurda altından dönüştürülerek elde edilmiş. Aynı dönemde talep edilen altının yaklaşık yüzde 53’ü mücevher, yüzde 21’i fiziksel altın çubuk, yüzde 5’i altın para, yüzde 6’sı elektronik sektörü için, yüzde 0,5’i dişçilik için, yüzde 12’si merkez bankaları tarafından kalanı da diğer nedenlerle talep edilmiş.

    Aşağıdaki tablo dünya altın üretiminde en fazla payı olan 10 ülkeyi gösteriyor (kaynak: http://www.worldatlas.com/articles/top-14-gold-producers-in-the-world.html)

    m

    Tabloya göre altın üretiminde Çin açık ara birinci sırada yer alıyor. Onu Avustralya ve Rusya izliyor. Bu on ülke dünya toplam altın üretiminin yüzde 42’sini üretiyorlar.

    Aşağıdaki tablo altın tüketiminde en fazla payı olan on ülkeyi gösteriyor (kaynak:

    https://www.statista.com/statistics/299638/gold-consumer-demand-by-top-consuming-country/)

    Çin, üretimde olduğu gibi tüketimde de birinci sırada yer alıyor. ABD, tüketimde de en üstlerde bulunuyor. Buna karşılık üretimde pek yeri olmayan Hindistan, Almanya, Tayland, Suudi Arabistan gibi ülkeler tüketimde üst sıralarda görünüyor. Tablodaki on ülke dünya altın tüketiminin kabaca yüzde 60’ını yapıyorlar.

    Merkez Bankalarının Altın Rezervi

    Para sistemi yaklaşık yüzyıl kadar, para biriminin belirli ağırlıkta altın karşılığında basıldığı, altın standardı esasına dayalı olarak yürütüldü. Bu sistem ilk kez 1821 yılında İngiltere’de uygulamaya kondu. 1937 yılından sonra sistemi uygulayan tek ülke olarak ABD kaldı. ABD de 1971 yılında bu sistemi terk edince dünyada parasının karşılığı altın olan ülke kalmadı.

    En yüksek altın rezervine sahip 10 Merkez Bankası (2017 yılı ilk çeyrek sonu itibariyle)  aşağıdaki tabloda yer alıyor (kaynak: http://www.gold.org/statistics#reserves-statistics)

    Dikkat edilecek olursa en yüksek altın rezervleri gelişmiş ülkelerin Merkez Bankalarındadır. Bunun nedeni, geçmişte uygulanmış olan altın para standardı sistemidir. Bu ülkeler bastıkları paranın karşılığında altın rezervi bulundurmuşlar ve karşılık uygulaması kalktıktan sonra da bu rezervleri tutmaya devam etmişlerdir. Buna karşılık gelişme yolundaki ekonomilerde parasallaşma daha geç gerçekleştiği için onlarda altın rezervi düşük kalmış. Gelişme yolundaki ekonomilerde altın rezervlerinden çok döviz rezervleri yüksektir. Bunun temel nedeni bu ekonomilerin paralarının rezerv para olmaması ve dışticaret ilişkileri için döviz bulundurma zorunluluğudur. Altın rezervinin Çin’de yüksek olmasının nedeni Çin’in son yıllarda rezervlerini çeşitlendirme çabasından kaynaklanmaktadır.

    Gelişmiş ekonomilerde halkın altın tutma alışkanlığı düşük, gelişme yolundaki ülkelerin önemli bölümünde halkın altın alma ve saklama eğilimi yüksektir.

    Altın Fiyatları

    Altın, dünyanın çeşitli yerlerinde farklı ağırlık birimleri kullanılarak ölçülüyor olsa da en fazla kullanılan ağırlık biriminin ons ve gram olduğunu söyleyebiliriz. Altının dünya borsalarındaki geleneksel ağırlık birimi troy onsdur.  1 Troy ons (çoğunlukla yalnızca ons olarak belirtiliyor), 31,1 gram (tam olarak 31,10348079 gram) saf altına karşılık geliyor.

    Aşağıda 1973 yılından 9 Haziran 2017’ye kadar altın fiyatlarındaki değişimi gösteren grafiği sunuyorum (kaynak http://therealasset.co.uk/charts-and-graph/gold-price-charts/) Dikey eksen altının USD/Ons cinsinden fiyatını gösteriyor.

    Yaklaşık 45 yıllık bu dönem boyunca altının günlük kapanış fiyatı 63,90 ile 1889,70 USD/Ons arasında değişmiş ve 9 Haziran 2017 kapanışı da 1.268,50 USD/Ons olarak gerçekleşmiş bulunuyor. Grafikten görülebileceği gibi 1980 yılında yaşanan hızlı sıçramadan sonra altın fiyatları uzun süreli bir durgunluk içine girmiş, 2005 yılından sonra hızlı ve sürekli bir yükseliş trendi çizdikten sonra 2013 yılında inişe geçmiş, 2014 yılından itibaren de 1.200 – 1.300 USD/Ons aralığında dengeye gelmiş görünüyor.

    Türkiye’de Altın Üretimi

    Türkiye’deki altın yataklarının Ege, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’da yoğunlaştığı biliniyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na göre üretime hazır altın yataklarında 1 tonda 1,2 gram ile 12,65 gram arasında değişen miktarlarda altın bulunuyor ve Dünya Altın Konseyi’ne göre işletilebilir altın rezervimiz 840 ton dolayında görünüyor.

    Altın üretimi Türkiye’de ilk kez 2002 yılında gerçekleştirildi. Bugün itibariyle en yüksek altın üretimi yapılan altın işletmeleri şunlardır: İzmir Bergama/Ovacık, Balıkesir/Havran, Gümüşhane/Mastra, Manisa/Salihli-Sart ve Uşak/Eşme-Kışladağ.

    Aşağıdaki tabloda Türkiye’de 2001 yılından 2016 yılına kadar yapılan altın üretimi ve ithalatı yer alıyor (kaynak: http://altinmadencileri.org.tr/)

    Tablo bize söz konusu 16 yılda Türkiye’de 252,2 ton altın üretilmesine karşılık 2.424 ton altın ithal edildiğini gösteriyor.

    Türkiye’nin Altın Ticaretinin Parasal Boyutu

    2008 yılına gelinceye kadar Türkiye yılda ortalama 200 ton altın ithal ederken altın fiyatlarında ortaya çıkan artışlar nedeniyle ithalatta hızlı bir düşüş görülmüştür. Buna karşılık 2008 yılından başlayarak altın ihracatında artışlar ortaya çıkmıştır. Özellikle 2012 yılında altın ihracatı rekoru kırılmıştır.

    Türkiye’nin 2001’den bu yana altın ithalatı ve ihracatı dolar cinsinden aşağıda gösterilmektedir (kaynak: TÜİK, http://www.tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=1046)

    Tabloya göre Türkiye bir miktar altın üretimi olsa da asıl olarak altın ithal eden bir ülke konumundadır. İthalat iki yıl dışında ihracatın üzerinde seyretmiştir. 2009 yılında Türkiye 2 milyar dolara yakın, 2012 yılında ise 5,7 milyar doların üzerinde net altın ihracatçısı görünümü sergilemiştir. Son iki yılda Türkiye toplam olarak 5,7 milyar dolar net altın ihracatçısı konumunda olmuştur.

    Türkiye’de Parasal Altın ve Altın Birikimi

    Cumhuriyet altını, Darphane ve Damga Matbaası tarafından basılan, değişik boyutlarda olan 22 ayar altın paradır. İki türü vardır: Ata altını ve ziynet altını. Bu iki altın para, çeşitleri ve ağırlıkları itibariyle karşılaştırmalı olarak aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:

    Bunların yanı sıra çeşitli kurumlar çeşitli ağırlıklarda sertifikalı gram altın üretmektedir.

    Türkiye’de kişi ve kurumların altın mevcudu şu şekildedir (Kaynak: TCMB, World Gold Council.

    Dünya Altın Konseyi’nin Türkiye’de yastık altında 3.500 ton altın olduğu tahminini ele alırsak bugünkü fiyatlarla bu miktarın değerinin kabaca 145 milyar dolar ettiğini hesaplayabiliriz. Bu da Türkiye GSYH’sının yaklaşık olarak yüzde 18’ine denk geliyor.

    Türk Altın Birikimcisinin Durumu

    Yazının devamı için