Bağımsızlığın iki temel şartı

    0
    Sami Kohen
    Milliyet

    Çağımızın öne çıkan siyasi hareketlerden biri, milliyetçilik ve ayrılıkçılıktır. Özellikle son yıllarda Avrupa dâhil, dünyanın birçok yerinde bu akım devletlerin mevcut siyasi yapısını zorlamış, bazı hallerde de coğrafyayı değiştirmiştir.

    Ayrılıkçılık veya devlet topraklarında bağımsızlık akımının dayandığı konsept halkların kendi kaderlerini belirleme, yani self-determinasyon hakkıdır. Ne var ki evrensel bir değer olarak kabul edilen bu prensip aynı şekilde uluslararası destek gören diğer bir prensiple yani devletlerin egemenlik hakkı ve toprak bütünlüğü ilkesiyle çelişiyor.
    Yakın geçmişte bunun neden olduğu uyuşmazlıkların, hatta çatışmaların çeşitli örnekleri vardır. Ayrılıkçı çıkışlar, bazı temel şartlara ters düşmesinden dolayı başarısızlığa uğramıştır.
    İç mutabakat
    Şu sırada herkesin sonucunu merakla beklediği iki yeni örnek var: Irak Kürdistan’ı ile İspanya’nın Katalonya bölgesindeki bağımsızlık çıkışı…
    Tesadüf eseri, birbirinden binlerce kilometre uzaktaki iki ülkede birkaç gün arayla (25 Eylül ve 1 Ekim) bağımsızlık referandumu yapılacak.
    Çoğu örnekte görüldüğü gibi, bu referandumlardan “evet” çıkması bağımsızlığın gerçekleşmesini garantilemez. Bunun olabilmesi için en az iki temel şartın yerine gelmesi gerek.
    Birincisi, “ayrılma”nın karşılıklı istek ve anlaşma ile olmasıdır. Bunun örneklerinden biri Çek ve Slovak halklarının 1993’te ayrılmasıdır. Bu anlaşmayla, Çekoslovakya yerine iki yeni bağımsız devlet kurulmuş oldu.

    Yazının devamı için