Balonlar büyüyor mu?

    0
    Fatih Özatay
    Dünya

    Önümüzdeki dönemin en önemli riski gelişmiş büyük ülkelerin bol kepçe etrafa saçtıkları paranın ve çok düşük düzeylere indirdikleri hatta bazı durumlarda sıfırın da altına düşürdükleri kısa vadeli merkez bankası faiz oranlarının uzun bir süredir oluşturmakta olduğu balonlar. Bu balonların iyice büyüyüp patlamasından korkulması beraberinde bol kepçe dağıtılan paranın kademeli ve önceden açıklanan miktarlarda çekileceğine ilişkin açıklamaları getiriyor. ABD Merkez Bankası bu işe başladı zaten. Sırada Avrupa Merkez Bankası var.

    Bol kepçe etrafa saçılan paranın çay kaşığıyla geri alınacağı açıklamaları bir tarafa, geçenlerde Nobel ödülü sahibi ve finans alanındaki çalışmalarıyla tanınmış ABD’li iktisatçı Shiller ABD’de borsa endeksinin ulaştığı düzeyin yüksekliğine ve daha önce benzer düzeylerin arkasından hep keskin düşüşler geldiğine dikkat çekti. Yine tanınmış iktisatçı ve bir ara ABD Merkez Bankası’nda önemli bir görev de yürütmüş olan Frankel de aynı riske, üstelik Shiller’in sözünü ettiğim bulgularına atıfla dikkat çekiyor. Büyük şöhret eski ABD Merkez Bankası Başkanı Greenspan ise, bu politikaların sonucunda tahvil piyasalarında balon oluşmuş olabileceğine dikkat çekiyor.

    Büyük merkez bankalarının bol kepçe para saçma politikalarının yükselen piyasa ekonomilerinde de önemli balonlar oluşturulabileceğine dikkat çeken önemli iktisatçılar var. Mesela South Center’dan Yılmaz Akyüz, “Ateşle Oynamak” başlığını taşıyan yeni kitabında söz konusu politikaların yaratması muhtemel sorunlar arasında yukarıdaki iki soruna da (önemli bir ) yer veriyor. Bir diğer önemli nokta ise şu: Bir yandan bu riskler varken bir yandan da jeopolitik riskler artarken (Kuzey Kore, Trump, Suriye, Irak…) finansal piyasalar bir şey yokmuş havasında. Frankel bu vurdumduymazlığın en somut göstergesi olarak VIX indeksindeki düşük değerlere dikkat çekiyor. Hatırlarsanız bu endeksteki sıçramalar finansal yatırımcıların risk alma iştahlarında keskin bir düşüş anlamına geliyordu ve krizler sırasında hep böyle sıçramalar gözleniyordu.

    Balonların patlaması açık ki dünyayı yeni bir krize sokar. Öte yandan “bol kepçe verdiğini çay kaşığı ile geri alma” politikası bu risklerin gerçekleşmesini, farklı bir ifadeyle balonların patlamasını önleyebilirse -ki şüpheli, farklı bir tehlike yaratabilir. “Çay kaşığı” deyip küçümsememek gerekiyor; bu sefer de yükselen faizler ve azalan “dış kaynak” imkânları nedeniyle, özellikle bol ve ucuz paranın dayanılmaz cazibesi ile yurtdışından bol miktarda borçlanan ülkelerin ve bu borcun altına giren kesimlerin bilançolarında sevimsiz hareketler oluşabilir ileride. Bu kesimlerin başında ise hem Türkiye’de hem de bize benzer ülkelerde özel şirketler geliyor. Ağırlıklı olarak da finans kesimi dışında kalan özel şirketler.

    Yazının devamı için