Belki de papazdır

    0
    Yıldıray Oğur
    Karar

    Manisa’da ticaretle uğraşan 25 yaşındaki M.A.E, Eren, 1 Nisan 2011 günü Manisa’da bir silah mağazasından birer kurusıkı ve hava gazlı tabanca, kırma tüfek ve fişek aldı ve İzmir’e gitti. Alsancak’taki Diriliş Kilisesi’nin çevresinde keşif yaptı. Milliyetçi olan E., misyonerlik faaliyetlerinden rahatsızlık duyuyordu.

    Kilisenin önünde daha önce Manisa’da gördüğü papazı görünce kuru sıkı tabancasını çıkardı 5 el ateş açtı.  Sama kurşunlar ne papaza ne de yanındaki kişiye isabet etmedi. Bunun üzerine çantasından tüfeğini çıkardı, papaza doğru yürüdü. Papaz adama sarılarak durdurmaya çalıştı, bu arada tüfekle havaya iki el daha ateş attı. Sonra papazın arkadaşı adamın elinden tüfeği aldı, çevredekilerin yetişmesiyle etkisiz hale getirilen saldırgan hala bağırıyordu:

    “Vatan hainleri, Manisa’daki kiliseyi kapatacaksınız. Manisa’daki kiliseyi bombalayacağız. Bunun hesabını El Kaide soracak, hepiniz göreceksiniz.”

    Savcıya “borcum var cezaevine, borç yüzünden içeri girmemeyim, bir eylem yapıp gireyim” diye düşündüğünü anlattığı arkadaşının “bari bir örgüt adı var” dediğini o yüzden El Kaide adını verdiği gibi tuhaf bir hikaye anlattı. Daha sonra adını verdiği arkadaşının El Kaide’yle ilişkisi olduğu tespit edildi.

    http://www.radikal.com.tr/turkiye/en-tuhaf-el-kaide-davasi-bugun-basliyor-1070145/

    2011 yılında gazetelere haber olmuş bu tuhaf olayda saldırıya uğrayan papazın adı; Andrew Craig Brunson.

    Belki adını duyunca tanıdık gelmemiş olabilir. O, meşhur papaz takasındaki İzmir’de tutuklu Amerikalı papaz.

    Brunson, Kuzey Karolinalı, Evanjelik Presberiteryan Kilisesi’ne bağlı 48 yaşındaki bir misyoner.

    Misyoner bir anne babanın oğlu olarak Meksika’da büyümüş. 80’ler ve 90’ların başına kadar babasının öğretmenlik yaptığı Kuzey Karolina’daki Montreat Koleji çevresinde yaşamış. Kolejde, yine misyoner bir ailenin kızı olan Norine’la tanışmış ve evlenmişler. Illinois’teki Trinity Evangelical Divinity adlı Hrisitiyan üniversitesinde öğretim görmüş.

    Sonra anne ve babalarının yolunu takip edip eşiyle birlikte misyonerlik çalışmaları için 1993 yılında Türkiye’ye gelmişler. 23 yıldır İzmir ve çevresinde merkezi Alsancak’taki Diriliş Kilisesi olan misyonerlik çalışmaları yürütmüşler.

    Alsancak’ta eski bir İngiliz konsolosluk binasından çevrilmiş kilisesinin 30-40 arasında değişen bir cemaati var. En büyüğü 18 yaşında olan üç çocukları da Türkiye’de doğmuş ve büyümüş.

    ***

    Çıkan haberlere göre, Türkiye’deki misyonerlik çalışmalarının finansmanını ABD’de papaz Brunson’un babasının da üyesi olduğu Christ Community adlı presberiteryan kilise çevresi tarafından karşılanıyordu.

    7 Ekim 2016 günü İzmir’de oturma izin biten Brunson ve eşi, tekrar oturma izni almak Göç İdaresi Müdürlüğü’ne başvurdu. Fakat Ankara’dan gelen cevap G-82 (Milli Güvenliğimiz Aleyhine Faaliyet tahdit) kodu ile misyoner karı-kocaya oturma belgesi verilmemesi yönündeydi. Brunson ve eşi  sınır dışı edilmek üzere Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’ne gönderildiler. 12 gün boyunca burada tutuldular. 19 Ekim günü eşi, Türkiye’den ayrılmamak  şartıyla serbest bırakıldı. Papaz Brunson ise 8 Kasım 2016 gününe kadar yani toplam bir ay burada tutulduktan sonra bir gece yarısı Terörle Mücadele’ye getirildi. 9 Kasım 2016 günü hakim karşısına çıkarılan papaz, FETÖ suçlamasıyla tutuklandı. 1 yıla yakındır hapiste. Haberlere göre İzmir’de 8 kişilik bir koğuşta 22 FETÖ tutuklusuyla birlikte kalıyor.

    Papazın neden tutuklandığıyla ilgili dava dosyasında gizlilik olduğu çıkan haberlerden ancak bir fikir sahibi olabiliriz.

    Tutuklandıktan sonraki ilk haberlerdeki kısıtlı bilgilere göre deliller bir gizli tanık ifadesi, FETÖ’cülerle irtibat ve isminin geçtiği bir şemaydı.

    Gizli tanık ifadesinin ne olduğu ve diğer iddialarla ilgili daha ayrıntılı haberlerse 9 ay sonra çıktı.

    http://www.sabah.com.tr/gundem/2017/07/19/fetocu-papazin-dosyasi-kabarik-cikti

    Sabah gazetesinin ulaştığı bilgilere göre Papaz Brunson,

    “bir din adamı olarak İzmir Diriliş Kilisesi Başkanı sıfatıyla FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu, Kürt kökenli vatandaşlara belirli bir amaç doğrultusunda ayrışmayı öneren ve telkin eden vaazlar verdiği ve bu kapsamda İzmir ilinde gerçekleştirilen Protestan Kiliseleri Önderler Toplantısı’nda FETÖ/PDY ile bağlantıya geçilmesi konusunda bir konuşma yaptığı” tespit edilmişti.

    Dosyasına giren ifadesinde gizli tanık ise “Papaz’ı 2003 yılından beri tanıdığını, Kaya Prestij Oteli’nde, kilise toplantısı görünümünde daha çok bir beyin yıkama faaliyeti gerçekleştirdiği, bu toplantıda 25 tane Türk üniversite öğrencisinin Amerikan Milli Marşı eşliğinde yemin ederken gördüğünü, papazın Dünya Kiliseler Birliği’ne ve Kanada yetkili makamlarına bir şikayet mektubu yazarak; Türkiye’de Hristiyan azınlığa ve Tuncelili Kürt kökenli ailelere baskı yapıldığı, evlerinin basıldığı ve dövüldüklerini belirterek Kanada’ya iltica etmeleri için alt yapı hazırlanmaya çalıştığını, PKK üyelerinin cezaevinden çıktıktan sonra kiliselere başvurup Hristiyan olduklarını” gibi iddialar ileri sürmüştü.

    FETÖ ilişkisi için ifadesinde “2004-2005 yıllarında Brunson’ın yer aldığı kilisenin Pazar ayini çıkışında kendisine yaklaşan birinin istihbarat kimliğini göstererek yardım istediğini ve Kestane Pazarı’nda faaliyet gösteren FETÖ/PDY yapılanması ile kilise topluluğu arasında ilişki olduğunu söylediğini, topluluğun Dinlerarası Diyalog adı altında karşılaştıkları her türlü problemi FETÖ/PDY ile çözdüklerini” söyleyen gizli tanığın kilisenin cemaatinden biri olduğu anlaşılıyor.

    Tanık ayrıca “FETÖ/PDY bağlantılı bir avukatın Brunson ve beraberindekilerle bir toplantı yaparak dernekleşme yoluyla bu yasağın aşılabileceği yönünde tavsiyede bulunduğunu” anlatmış Savcılık da bu tavsiyeyi veren kişinin Ege’nin bölge İmamı olduğunu tespit etmiş.

    Haberden bir başka bölümü okuyalım:

    Yazının devamı için