Beş çocuk annesi Frauke

    0
    Oral çalışlar
    Posta

    Alman seçimlerinin en ilginç simalarından birisi, AfD eşbaşkanı Frauke Petry. “Sığınmacıları vurun”, “Başörtüsünü, müezzinleri ve minareleri yasaklayacağız” diyen aşırı sağcı partinin kadın lideri Petry, Başbakan Merkel gibi, Doğu Alman kökenli.

    Partinin kurucu önderi Bernd Lucke’yi tasfiye ederek öne geçen Frauke, partisinin seçim zaferinin ardından seçildiği gün partisinin Meclis grubunda yer almayacağını açıklayarak, bir sürpriz daha yaptı.

    Geçmişteki aşırı sağcı ve ırkçı söylemleriyle de tanınan Frauke’nin, partisinden ayrı yerde oturma gerekçelerinden biri, şu: Başkan yardımcısı Gauland’ın, Merkel’e yönelik saldırgan ifadelerini doğru bulmamış. Frauke’nin, bundan sonra, partinin daha ılımlı ve gerçekçi kanadını oluşturması mümkün. Ama partiden kopması da mümkün.

    AfD’nin yükselişi karşısında, Alman entellektüellerinde, Alman demokrasisi ile övünen siyasetçilerde, bir korku var. Yakın tarihteki Nazi travmasıyla hâlâ içiçe yaşayan Alman siyaseti için, dünkü dağılım, bir anlamda karagün sayılacak bir sonuç yarattı.

    İki kadın muhalif

    Alman siyasetinin sağa kayışı, Almanya ile Fransa’nın birlikte inşa etmeye çalıştığı “güçlü Avrupa” projesini de tehdit ediyor.

    AB karşıtı milliyetçi/ırkçı lider Marine Le Pen, Fransa Cumhurbaşkanlığı seçiminde, ikinci turda, yüzde 30’un üzerinde oy almıştı. Şimdi benzer bir rüzgar(farklı bir tonda olsa da) Almanya’dan esiyor.

    İşin başka bir boyutu, esas aşırılık rüzgarının, Doğu Almanya’dan esmesi. AfD, Doğu Almanya’da, yüzde 21.5’le ikinci parti.

    Bu bölgedeki üçüncü parti ise, eski Doğu Alman Komünist Partisi’nin devamı sayılabilecek Sol Parti(Linke).

    Yazının devamı için