Bir ‘Barzani’nin adamları’ eksikti

    0
    Akif Beki
    Karar

    Hani “G-20 protestolarını İngilizler organize etti, Hamburg’u Kraliçe’nin adamları yaktı” diye Almanları dostça uyaran zehir hafiye bir yayın yönetmeni vardı… İşte o komplo üstadı, büyük oyunu yine gördü.

    Oyun, bu sefer Barzani’nin referandum oyunu…

    Sinsi tezgahı herkesten önce fark eden uyanık biraderimiz, Türkiye’nin başına örülmek istenen son çorabı önceki yazısında bir bir çözüp deşifre etti.

    Demesine bakılırsa, içimiz şimdi de Barzani’nin ajanlarıyla kaynıyor, Ankara’da toz kaldırmadan at koşturup cirit atıyorlar.

    Barzani’nin bizi işgale güç yetirecek bir peşgerme ordusu ve devletimzin kozmik dehlizlerine sızacak yaman bir istihbarat ağı olduğuna inanıyor pirimiz.

    Emrindeki ajanlar, yaklaşan tehlikeyi görmemizi engelliyor, “Barzani’yi küstürmeyelim” argümanıyla göz boyayıp Türkiye’yi tuzağa itiyormuş.

    Vay vay vay…

    Yani kim ki “Irak’taki en sağlam müttefikimiz Barzani, aman onu da kaybetmeyelim, Barzani zayıflarsa meydan tamamen PKK ve İran’a kalır” diyorsa bilin ki Barzani’nin has beslemesidir, göbekten ona bağlıdır, Türkiye’ye ihanet yemini etmiştir, karşımızdaki şer koalisyonunun adamı, sadık görevlisidir.

    KRALİÇE’NİN YERİNİ BARZANİ ALDI

    Yeni düşman artık Barzani. Hangi taşı kaldırsan altından o çıkıyor.

    Düne kadar Kraliçe’nin oturtulduğu ‘nöbetçi şeytan’ tahtında, artık dünkü en yakın dostumuz Barzani zorunlu ikamete tabi. Başımıza gelen her fenalık ondan bilinecek, ilk o taşlanacak.

    İçimizi karıştıran karanlık düşman sürekli yer değiştiriyor, iki dakika sabit kalamıyor.

    Bu Barzani değil miydi yahu, daha birkaç ay önce Ankara’ya geldiğinde bayrağını göndere çektiğimiz?

    Birinci sınıf protokolle karşıladığımız Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetimi Başkanı olan Sayın Barzani değil mi bu?

    İran’la nüfuz çatışmalarında, Bağdat hükümetiyle çekişmelerde, PKK terörüyle mücadelede baş müttefikimiz, bizim adamımız olan Barzani…Hani IŞİD’e karşı peşmergelerini silahlandırdığımız, YPG’yi dengelemek için sınırımızdan konvoy halinde kuvvetlerini Kobani’ye soktuğumuz Barzani’den başkası değil, değil mi bu?

    Ne ara silah arkadaşlığından baş düşmanlığa geçti yahu?

    O zaman da çocukluk hayaliydi bağımsız Kürdistan, bugün de. Sır değildi, hiç saklamadı.

    Bu bizim için bir beka sorunuydu madem, neden Barzani’yi dost edinip biti kanlanıncaya, otonomisi palazlanıncaya kadar bekledik?

    Bugün Barzani’ye karşı birleştiğimiz Bağdat’taki Başbakan, düne dek Başika’dan askerlerimizi çekmemizi isteyen İbadi’nin ta kendisi değil mi ayrıca?

    Aynı zat, kampı derhal boşaltın diye bugün bile ültimatom yağdırmaya devam etmiyor mu?

    Bağdat’taki İran kuklası hükümet, topraklarımızı terk edin diye ihtar verip bizi işgalci ve tehdit unsuru diye dünyaya gammazlarken yanımızda duran tek meşrulaştırıcı aktör değil miydi bu Barzani?

    KİMLER, KİMLERLE BERABER

    Yazının devamı için