Cemil Çiçek: Yanlış alanda magazin ağırlıklı tartışılıyor

    0
    Osman Arolat
    Dünya

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üstü kapalı şekilde olsa da Abdullah Gül’ü suçlamasının ardından, “yanlış hedef” seçtiği Ali Babacan gibi bir ismin öne çıkmasının daha yüksek ihtimal taşıdığı yorumları yapılınca, Cemil Çiçek’le sohbet ettim. Çiçek’in özet olarak söylediği, “Yanlış alanda mağazin ağırlıklı tartışılıyor. Bu tartışmalar erken başladı. Dışarıda olup biten çok şey var” dedi.

    Çiçek, ”Türkiye’nin iki tip sorunu var. Biri devletin sorunları. O sorunlar ortada bekliyor. Muhataplar karıştırmaktan vazgeçmeyecekler. ABD ile olan sıkıntılarımız var. İktidar değişse de o sorunlar gündemde olacak. İktidarda kim olursa olsun değişmeyen, başımızı ağrıtan gelişmeler sürecek. Oysa , yanlış alanlarda, içeride siyasetin magazin kısmı ağırlıklı tartışılıyor. Adamlar dostuz, müttefikiz diyorlar. YPG’ye silah vererek bildiklerini okuyorlar. Bize engeller getiriyorlar. ABD başkanları kongreyi mazeret olarak kullanırlardı. Şimdi ona da gerek duymadan birçok ayak oyunuyla bildikleri gibi davranıyorlar” diyerek tartışmaların gündeminin sağlıklı olmadığını ifade etti.

    Macron’un demokrasi, hukuk, insan hakları konusunda gerekçelerle görüşmeleri askıya alma konsundaki açıklamalarını soruyorum.

    Çiçek, “54-55 sene sürede işin suyu çıktı. Bu söylenen şeyler AB olmasada yapacağımız şeyler. AB’ye gireriz girmeyiz standartlarımızı yükseltmeliyiz. Yaparsak elimiz güçlenir, mazeretleri kalmaz. Bunlar AB olsa da olmasa da ihtiyacımız olan şeyler. Biz daha önce uyum çalışmaları yaparken, halkımız için dedik. Bugünde yapmamız gereken düzenlemeler var. Hukuk devletini işler hale getirmeliyiz. Demokrasimizin kalitesini arttırmak için yapmamız gereken çok şey var. Hükümetler olarak süreli ulusal programlar yayınlarız. Orada eksikle varsa onları tamamlamalıyız. Bunları yaparsak AB’nin bize atacağı taş kalmaz” değerlendirmesini yaptı.

    Cemil Çiçek’in söyleminde tartışmaların odağının içe dönük olması kadar dışa bakılması gerektiği de ortaya çıkıyor. İçeride magazinel tartışmalarla bunu ihmal etmememiz gerektiğini belirtirken, dışta bize karşı ABD ve AB’nin sıkıntılara neden olan tavırlarının iktidardaki partiye bağlı olmadığını, iktidarda kim olursa olsun muhatap olacağı sorunlar olacağının altını çiziyor. Demokrasi, hukuk, insan hakları gibi konulardaki eksikliklerimizi, dışarının talebi olarak değil, halkımızın ihtiyacı için geliştirmemiz gerektiğini belirtiyor.

    Yazının devamı için