Demokratik değerler ‘Yahudi demokrasisi’nin ürünü olabilir mi?

    0
    Mehmet Ocaktan
    Karar

    Yazılarıma gelen kimi yorumlarda görüyorum ki, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, hatta özgürlüklerin genişlemesine karşı tuhaf bir savunma duvarı oluşturma gayreti var. Öyle ki bazı yorumcular, demokrasi, hukuk, özgürlük gibi kavramları görür görmez “Ne yani kendi değerlerimizi bırakıp Yahudi demokrasisini mi savunuyorsun?” gibi hiçbir ilkesel ve ahlaki temeli olmayan ve tamamen hamasi görüşler serdetmeyi neredeyse Müslümanlığın bir gereği olarak görebiliyorlar.

    ***

    Hiç kuşkusuz ne dünya gerçekleri, ne de İslami bakış açısıyla değerlendirildiğinde bu görüşlerin dikkate alınır bir tarafı olmadığı muhakkak. Esas tehlikeli olan, kendisini dindar olarak tanımlayan bazı insanların hak-hukuk, adalet ve hürriyetlerin teminat altına alınması gibi temel değerlere karşı duyarsız hale gelmesidir.

    Oysa Kur’an’ın ve Hz. Peygamberin tarif ettiği din sadece şekiller ve belli ibadetlerden ibaret değildir. Hayatımızın her alanını bir rahmet olarak kuşatan din illa da bir yönetim biçimi dayatmaz. Prof. Dr. Ali Bardakoğlu Hoca’nın ifadesiyle “Din açısından önemli olan adalettir, adaletin gerçekleşmesidir. Önemli olan haktır, hakikattir, doğrunun egemen olmasıdır, zulmün, haksızlığın olmamasıdır. Bunu kim sağlıyorsa İslam onu alkışlar, kim yapmıyorsa da onun karşısında olur.”

    Galiba esas problem, hangi yönetim biçimi olursa olsun ona mutlaka bir ‘ideolojik elbise’ giydirme gayretinden kaynaklanıyor olmasıdır. Oysa demokrasi özü itibariyle bir yönetim biçimidir, anlayışıdır. İnsanlık yüzyıllardır yaşadığı tecrübelerin sonucunda bugün için en ehven sistem olan demokrasiyi keşfetmiştir. Kim bilir belki yüz ya da ikiyüz yıl sonra daha modern bir sistem de keşfedebilir. Ama şu an için hak ve hürriyetlerin teminat altına alındığı, bazı aksamalara rağmen adaletin sağlanabildiği en modern sistem demokrasidir.

    Bugün itibariyle her ne kadar önemli bir temsil kabiliyetine sahip olmasalar da, bazı dindar kesimlerin demokratik değerlere karşı negatif tavır içinde olmaları endişe vericidir. Hiç lafı dolandırmadan söylemek gerekirse; mesela demokrasinin ‘hukukun üstünlüğü’nü temel kabul etmesi ve de hürriyetlerin teminat altına alınmasını şart koşmasının İslam açısından ne sakıncası olabilir ki…

    Yazının devamı için