Dijital lanetle nasıl baş ederiz?

    0
    Şeref Oğuz
    Sabah

    Eğer bir kez telefonunuzu veya adres bilgilerinizi birilerine kaptırmışsanız, dijital lanetin pençesine düşmüşsünüz demektir. Kredi kartını iptal edemeyenler, cep telefonu, reklam panosuna dönenler, müşteriye sadakat adı altında her an mesaj ve çağrı ile taciz edilenler, elektronik postası, dijital teröristlerce kirletilenler, yeni dünyanın yeni mağdurlarını oluşturuyor.
    Bir banka işlemi neticesinde ele geçirdikleri telefon numaranız veya e-posta adresiniz, lanet sürecini tetiklemiş oluyor. Bir mağazadasınız.
    Kasadaki bayan gayet yumuşak bir ses tonu ile sizden “faturaya yazacağım telefon?” bilgisi rica ediyor. İşte siz de artık lanetliler ordusuna dâhil edildiniz.
    İşin en dramatik örneği, “alış veriş kartı” veya “marka sadakati” programları çerçevesinde doldurduğunuz formlarla oluşanlardır. Adres bilgileriniz, yalnızca cep veya e-posta değil aynızamanda oturduğunuz ev, çalıştığınız işyeri ile de Dijital Lanet’in kapsama alanına girdiniz demektir.
    Hele ki kredi kartınız var ise bu lanetin size sürgit ekonomik kayıpları da sistematize etmesi, kaçınılmaz hale gelmektedir. Bir kez terörize edilmeye görün; cebinizi kapasanız, kredi kartınızı kesip atsanız ve e-postanızı iptal etseniz dahi eviniz ve işyerinizde, broşür, mektup veya benzeri şeylerle taciz edilmeniz kaçınılmaz hale gelmektedir.
    Peki, ne yapacağız? Öncelikle tıpkı “koruyucu hekimlikte” olduğu gibi, alışverişlerde veya orada burada bizden telefon isteyenlere ASLA telefon numaramızı vermeyeceğiz.
    Yetmedi, e-posta talepleriyle işlemleri sonuçlandıran internet sitelerine karşı, her an çöpe atabileceğimiz e-postaları vermekle yetineceğiz.
    Bazıları “eğer bir daha posta almak istemiyorsanız, tıklayın” diyen üçkâğıtçı sitelere itibar etmeyeceğiz.
    Daha da önemlisi, “şikâyetlerinizi buraya yazın” diyen firmalara tepkilerimizi yansıtacak ve size cevaben geri dönmeyenleri teşhir edeceğiz.

    Yazının devamı için