Eğitim zenginleşme için ne kadar şarttır?

    0
    Güven Sak
    Dünya

    En son TEOG (Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş Sınavı) tartışması ile yeniden eğitim meselesine döndük. Biz zaten hep böyle yaparız. Takip fikrimiz pek zayıftır. Arada bir bazı konuları hatırlarız, çok önemli bulup tartışırız, sonra hepten unuturuz. Memleketteki eğitim tartışması, tam da bu yüzden sanırım, Cem Yılmaz’ın yıllar öncesinden kalma, o veciz, “Eğitim şart” sloganının ötesine bir türlü geçemedi. Ekonomi ile ilgili değerlendirmeleri okurken, giderek daha sık bir biçimde duyuyorum, bu “eğitim şart” meselesini bugünlerde. Böyle bakınca hemen derin bir umutsuzluğa kapılmamak mümkün değil. Türk milli eğitim sistemi adı verilen yıkıntıdan nasıl bir zenginleşme gündemi çıkabilir ki? Gelin bugün tersinden bakalım. Eğitim zenginleşme gündemi için acaba ne kadar şarttır? Tanımlamaya hazırsanız, başlayalım.

    Eğitim elbette çok önemli ama işin sınırlarını doğru çizmekte fayda var. Sanki eğitim işini çözünce otomatikman bütün meselelerimiz hallolur demek asla mümkün değil. Eğitim bir memleketin zenginleşme gündeminde gerekli şart olarak tanımlanabilir ancak. Bu çerçevede, önemlidir de. Ancak eğitim, bir ülkenin zenginleşmesi için yeterli şart değildir. Olamaz da. Gelin bugün bu konu üzerinden biraz gidelim.

    Türkiye eğitimde Mısır’dan iyiydi, daha çok zenginleşti

    1990 yılında Türkiye’de ortalama eğitim süresi 4,5 yıldı. O vakitler, ilkokuldan terktik. Dikkatinizi çekerim. Sonra 2015 yılında ortalama eğitim süresi oldu 7,9 yıl. Nedir? Türkiye, ortalama olarak bakıldığında, ortaokuldan terk oldu. Ama bu arada ortalama eğitim süresi, 25 yılda yüzde 76 arttı yıl olarak bakarsanız. 1990 yılında ortalama öğretim süremiz 4,5 yıl iken, kişi başına milli gelirimiz 2794 dolardı. 2015 yılında ortalama eğitim süresi 7,9 yıl olunca kişi başına milli gelirimiz 10,980 dolar oldu. Zengin olduk. Dışa açıldık, zengin olduk.

    Tek başına bakarsanız, eğitim süresindeki artışla, milli gelirdeki artış birbirine koşut gibi duruyor. Ne olduğunu daha iyi anlayabilmek için gelin başka ülkelerle kıyaslayalım. 1990 yılında Mısır’da ortalama eğitim süresi 3,5 yıldı. 1990’da Mısır’ın kişi başına milli geliri ise 750 dolardı. Hatırlayın Türkiye’nin ki 2800 dolar civarında idi 4,5 yıllık ortalama eğitimle. Daha çok eğitim, daha zengin millet ediyordu işte.

    2015 yılında Mısır’da ortalama eğitim süresi 7,1 yıla kadar yükseldi. Bir nevi ikiye katlandı. Aslında eğitim süresi Türkiye’den daha hızlı arttı. Ama 2015 itibariyle Mısır’ın kişi başına milli geliri 3500 dolar oldu ancak. Nedir? Türkiye 7,9 yıl ortalama eğitim ile 10 bin doları aşkın bir kişi başına milli gelire ulaşırken, Mısır 7,1 yıllık ortalama eğitimle 3500 doları ancak yakalayabildi. Mısır bir yerde yanlış yaptı. Biz Mısır’dan daha iyi bir performans sergiledik zenginleşme sürecinde. Ama doğrusu ya, daha çok eğitim daha çok zenginlik getirdi Türkiye’ye Mısır’la karşılaştırınca.

    Performansımız, AB sayesinde, bu eğitim handikabına rağmen, Çin’den de daha iyi oldu.

    İsterseniz bir de Çin’e bakabilirsiniz. 1990 yılında ortalama eğitim süresi 4,8 yıldı. Aynı Türkiye gibi. Ama kişi başına gelir ise 317 dolardı ancak Çin’de. Hatırlayın Türkiye, 4,5 yıl ile kişi başına gelirde 2800 doları yakalamıştı. 2015 yılında ise Çin’de eğitim süresi 7,6 yıl oldu ortalama. Aynı Türkiye yine. Bizde de 7,9 yıl olmuştu ve bu eğitim süresi artışı Türkiye’yi 10 bin doların üzerine çıkarmıştı. Çin ise 8 bin dolarda kaldı. Yani Türkiye, benzer ortalama eğitime sahip bir iş gücünü kullanarak, fena bir performans sergilemedi doğrusu. Demek ki, bizim de doğru yaptığımız bir şeyler oldu. Ben Avrupa Birliği sürecinin bize çok iyi geldiği kanaatindeyim doğrusu bu rakamlara baktıkça.

    Suudi Arabistan, petrole rağmen Fransa’ya erişemedi

    Neyse konuyu dağıtmadan devam edeyim. Şimdi herhalde fark yaratan başka faktörleri de düşünmeye başlamışsınızdır ama ben örnek vermeye devam edeyim. Bugün işim bu olsun. Gelin bakın Suudi Arabistan (KSA)’a. 1990’da KSA’da ortalama eğitim 5,7 yıldı. O vakit, onların kişi başına milli geliri 7 bin doları aşmıştı. 2015 yılında KSA’nın ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu. Kişi başına milli gelir ise 20 bin doları aştı. Şimdi hemen “ama onların petrolü var” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Bu nedenle, KSA güzel bir örnek. Ülkelerin imkânlar seti birbirlerinden farklılaşıyor sonuçta. Petrol olup olmadığı da imkânlar setinin bir parçası yalnızca.

    Polonya eğitimde Fransa’yı yakaladı ama kişi başına gelirde yaya kaldı

    Gelin şuradan devam edelim. Türkiye’nin ortalama eğitim süresi 7,9 yıla çıktı 2015 yılında, bakınca “aman ne güzel oldu” diyoruz. Yeter mi? Hayır. Fransa’nın ortama eğitim süresi 1990 yılında 7,1 yıldı. 2015’te 11,6 yıl oldu. Türkiye’nin ortalama eğitim süresi 7,9 yıl iken kişi başına milli geliri 10,980 olmuştu. Fransa’nın 1990 yılı kişi başına milli geliri Türkiye’ninkinin iki katıydı, 21,795 dolar.

    2015 yılında Polonya’da ortalama eğitim süresi 11,9 yıl oldu. Fransa’dan Türkiye’den daha iyi. Kişi başına milli gelir ise 12,566 dolar oldu. Türkiye’den iyi ama Fransa’nınkinin üçte biri.

    Singapur’da kişi başına gelir, Fransa’nın 1,5, Polonya’nın ise 4 katı ama eğitim süresi aynı

    Yazının devamı için