Generaller kime oy verdi?

    0
    Yavuz Selim Demirağ
    Yeniçağ

    Bazılarımızın fark edemeyerek garipsediği olaylar hayatın içinde yaşananlardan oluşuyor. Polis ve Jandarma karakollarında, adliye koridorları ve duruşma salonlarında yaşanan gerçeklere çoğu zaman akıl-sır erdiremeyiz. Moda deyim ile hayatın olağan akışına uymayan bu vakaları topluma duyuran ise polis-adliye muhabirleridir. Gazetecilik mesleğinin “elif-ba”sı olarak nitelendirilen polis-adliye muhabirliği, internet teknolojisi ile beraber geçmiş yıllara nazaran önemini yitirdi. Bu olumsuzluğa rağmen televizyon ve gazetelerin manşet haberlerinin önemli bölümü buradan çıkar. Aynı vakayı aynı anda haberin özelliğini bozmadığı gibi farklı başlıklarla sunuluşu da mesleğimizin inceliklerindendir. Kimse darılıp, küsmesin son 15 Temmuz darbe girişimi haberleri de polis-adliye sahasındadır. Öyle “servis” edilen haberlerden ziyade, binlerce sayfalık iddianameler ve günlerce süren duruşmalarda ayrıntıyı yakalamak her babayiğidin harcı değildir. Bu konuda meslek aşkına gıpta ettiğim; günlerce aç-susuz izlediği duruşmalardan en iyi haberleri çıkaran Müyesser Yıldız’ın bir kere daha hakkını teslim etmeliyiz. Ve bu arada Yıldız’ın yazdığı haberleri takla attırıp kendi imzasını kullananları da kınayalım…

    ***

    Yıllarca yalnız başıma Silivri’den, Diyarbakır’a, İzmir Casusluk’tan, Hasdal, Hadımköy-Mamak cezaevlerine kadar kumpas davalarını takip edip, yazdım. Mahkemelere bir gün bile gelmeyenlerin sadece servis edilenlerle yazdıkları kitaplar da ortada… Sorgulanması gereken bu servis işini daha sonra yeniden irdelemek üzere, iki gündür yazdığım EDOK Davası’nda gözden kaçanlara gelmek istiyorum. 7 kişinin yargılandığı davanın 1 numaralı zanlısı Korgeneral Metin İyidil, 3 saat 15 dakika savunma yaptı. Duruşmayı izleyen ajans ve gazete muhabirlerinin haberlerini okudum. Yazı işleri kendi işlerine geldiği gibi yayınlamış olabilir. Ancak hiç birinde “Görevlendirme” ve “Hangi general kime oy vermiş” ibarelerine rastlamadım. Örneğin darbecilerin üssü olan Akıncı operasyonunu yöneten Korgeneral Yıldırım Güvenç‘in o gece neler yaptığını yazmamışlar. Aynı Güvenç, darbecilerin görev listesinde sözde TRT Genel Müdürlüğü’ne atandığı için şu anda tutuklu. Oysa TRT Genel Müdürlüğü’ne atanacak rütbeli, Korgeneral değil en fazla Tuğgeneral olmalıydı. Hatta Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nın eski Komutanı Kurmay Albay Muhammed Tanju Poshor olmalıydı. Zira, Poshor 12 Temmuz’da yurda dönüp, 15 Temmuz’da TRT’yi basıp orada vurulan ve şimdi hapiste olan darbenin kurmay ekibinden.

    Gelelim; “Hangi general kime oy verdi?” sorusuna. Metin İyidil, Kara Kuvvetleri ve Genelkurmay Personel Başkanlığı yapan isim. Savunmasında 2008’den itibaren personelde görev yapmadığının altını çizerken, generallerin terfi meselesini anlattı. “Terfi Anketi” olarak nitelendirilen hadise YAŞ’tan bir yıl önce başlıyormuş. 11 Orgeneral bir astı Korgenerallere, Korlar, Tümlere, Tümler, Tuğgenerallere, Tuğgeneraller ise Albaylara sicil notu veriyorlarmış. Bunların ışığında ankette 300 Albay da birbirlerine oy veriyor. Bunlar toplanıp, değerlendiriliyor ve YAŞ için dosyalar hazırlanıp Orgeneral ve Oramirallerin imzası ile Başbakan’a sunulup, imza için Cumhurbaşkanına çıkıyor. İyidil savunması esnasında “hangi generalin kime oy verdiği bellidir. Kayıtlarda vardır” dedi. Ardından avukatı Abdullah Kaya; müvekkilinin terfilerde zan altında bırakıldığını belirterek Genelkurmay ve Millî Savunma Bakanlığı’nın, hangi yıl kimin kimlere oy verdiğinin açıklanmasını istedi. Bingo! Son 15 yıllık YAŞ kararları mercek altına alınınca, çoğunluğu tuğgenerallerden oluşan darbeciler çetesini kimlerin kolladığı ortaya çıkacak! FETÖ, HSYK ve Yüksek Yargıyı ele geçirmek için adliyelerde hakim ve savcılar blok oylarla kimleri seçtirmişti? Devletin kılcal damarlarına sızmak bu işte! Üniversitelerin rektör seçimlerinde, Yüksek Yargının belirlenmesinde kimsenin tanımadığı sürpriz isimlerin aldıkları blok oy ile hangi makamlara geldiğini hatırlayan var mı? Demek ki milletin gözbebeği TSK’yı da aynı yöntemle ele geçirmeye çalışmışlar. Sadece 2015’te 23 tuğgeneralin 20’sinin darbeci çıkması tesadüf değilmiş demektir… 2014 de böyle… Yıllarca bu sütundan YAŞ kararlarındaki gariplikleri, haksızlıkları yazdık. Genelkurmay’dan, Millî Savunma Bakanı’na kadar mahkemeye vermeyen kalmadı!

    Yazının devamı için