Hani baraj düşürülecekti?

    0
    Sedat Ergin
    Hürriyet

    GERÇEK bir demokrasi herkesin kendisini ifade edebildiği bir sistemdir. Demokrasi, yalnızca aynı görüş, ortak pozisyon ya da kimlik üzerinden bir araya gelen grupların değil, ilke olarak tek bir vatandaşın da sesini duyurabilmesine imkân sağladığı için değerlidir. Gelişmiş demokrasilerin erdemlerinden birini burada görüyoruz.

    Vatandaşların karar alma süreçlerini etkileyebilmek açısından örgütlenerek seslerini duyurabilecekleri, sistem içinde ağırlıklarını koyabilecekleri en etkili meşru zemin parlamentodur. Orada temsil edildikleri oranda, vatandaşlar, kendilerini demokratik rejimin kabul ve saygı gören, dışlanmayan eşit bireyleri olarak hissedeceklerdir.

    Bu gereklilik aynı zamanda ‘temsilde adalet’ ilkesinin de özüdür. Ancak ülke yönetiminde istikrarsızlığa yol açılmaması açısından parlamento seçimlerinde kabul edilebilir ölçülerde barajlar getirilebileceği, kabul gören bir uygulamadır. Aranan, ‘temsilde adalet’ ile ‘yönetimde istikrar’ ilkeleri arasında makul bir dengenin kurulmasıdır.

    *

    12 Eylül askeri darbesinin Türk demokrasisinde neden olduğu sakatlıklardan biri, yüzde 10 gibi yüksek bir seçim barajı getirmesi olmuştur. Türkiye’nin hem merkez sağ hem de merkez soldaki ana akım siyaset sınıfı, askeri rejimin tuğrasını taşıyan bu yüzde 10 sınırlamasını içine sindirebilmiştir. 2002 sonrasında işbaşına gelen AK Parti de bu antidemokratik geleneğin istisnası olmamıştır

    Yazının devamı için