İman edenler! İman edin

    0
    Nihat Hatipoğlu
    Sabah

    Ayet ‘Ey iman edenler!’ diye başlıyor. Sonra da Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba, önceki kitaba iman edin’ (Nisa, 136) diye devam ediyor.
    Medine’de inen bu sure iman edenleri, Allah’ın bildirdiklerine tam bir imanla imana davet ediyor.
    İnsanlar bir an iman ediyor sonra ‘kalpleriniz katılaştı. Artık kalpleriniz taş gibi yahut dahada katıdır‘ (Bakara, 74) ayetinde denildiği gibi katılaşıyor. Sağırlaşıyor. Hz. Nuh kavmininiçinde 950 (dokuz yüz elli) yıl tebliğ etti. İman edenleri bir gemiye sığacak kadar azdı. Kendi öz oğlunu dahi kurtaramadı. Oğlu inkâr edenlerle tufanda boğuldu!
    İman edenlerin kendilerini silkeleme dönemine girdik. Bizim iflahımızı kesen veya kesecek maddi – manevi saplantılarımız, akidemizin önüne geçti. Allah’ın istediği gibi değil, bizim O’ndan anlamak istediğimiz gibi iman ettik. Amelin azını, kazancın çoğunu sever olduk. Zenginleştikçe, alttakini görmez olduk. Her uzanan eli, sahtekâr zanneder olduk. Muhtacın iniltisine başka kapıyı gösterdik. Bu hal bizim yararımıza değil, zararımıza.
    Derme çatma evinde naylon perdeyle mutfak kuran teyzeyi, 75 yaşında hâlâ sırtında yük indiren hamal amcayı göremiyorsak ey himmet ehli, himmet de, nimet de kursağımızda kalır. Mezaristan uzaktan gül ve çiçeklerle bir gülistana benzese de altında pişmanlık duyan, amelinin ağırlığıyla nedamet gözyaşı döken milyonları barındırıyor.

    Kalpleriniz ürpersin, emeli azaltın
    ‘İman edenlerin Allah’ı anma ve O’ndan inen Kur’an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi?’ (Hadid, 16) Ayet böyle başlıyor ve eski ümmetlerle karşılaştırılıyor ‘Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı.’ (Hadid, 16)
    Biz yer yer eski ümmetlerin hastalıklarına yakalandık. Tulu’l emel hastalığına. Tükenmez arzular, doyurulmaz iştahlar, sonsuz beklentiler.

    İnsanlara yakınlaşın

    Yazının devamı için