İstanbul’un metro hatlarına saçılan vergiler

    0
    Çiğdem Toker
    Cumhuriyet

    Adalet Bakanlığı’nın Konya’da yaptırmayı planladığı iki büyük cezaeviyle ilgili “davet” gelişmelerini iki yazıda duyurduk.
    Cengiz İnşaat’ın en düşük teklifi verdiği pazarlıkta, söz konusu tutar, bakanlığın ihale duyurusunu yaparken belirlediği yaklaşık maliyet 65.5 milyon TL üzerindeydi.
    675.9 milyon TL’lik Konya Yüksek Güvenlikli Kadın Ceza ve İnfaz Kurumu’nun yaklaşık maliyeti 675.5 milyon TL’yken Cengiz 741.5 milyon TL verince, Bakanlık ihaleleri iptal etti.
    Etti zira, normal koşullarda, kamu idarelerinden hangi yöntem, hangi maddeyi uygularlarsa uygulasın kamu çıkarlarını gözetmesi beklenir.
    Bu da teklif veren müteahhitten, “kırım” adı verilen indirim vermesiyle mümkün olur. Oysa Konya’daki iki cezaevi ihalesinde de müteahhitler indirim bir yana, belirlenen teklifin 50-60 milyon TL üzerinde teklif vermekte beis görmedi.
    Bu tablonun görünür nedeni ise ihale sisteminde kamu çıkarlarının unutulduğu yozlaşma sürecidir. İşler öyle çığırından çıkmış durumda ki, kamu aleyhine çok yüksek tutarlara imzalanan sözleşmeler değil, teklif yüksek bulunduğu için iptal edilen ihaleler dikkat çeker oldu.
    Bu yanıyla Adalet Bakanlığı’nın toplam ihale bedeli 1.1 milyar TL olan iki cezaevi pazarlığındaki iptal tercihi; şimdilik kamu lehine bir istisna olarak kayıtlara geçmiş görünüyor.

    ***

    Bu vesileyle müteahhitlerin, idarece belirlenmiş yaklaşık maliyetlerin çok üzerinde teklif verdiği projeleri hatırlama zamanı…
    Aşağıda listelediğim İstanbul Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistem Dairesi Başkanlığı ihalelerinin ortak özellikleri var. Aynı gün (3 Mart 2017) yapılmış olması. Aynı yöntem, yani kamu İhale Kanunu’nun “ön yeterliliği” esas alan yüksek teknolojili ihalelerdeki maddesinin uygulanması.
    Ancak idarenin ilan ettiği “yaklaşık keşif” ile sözleşmesi yapılan alıcı teklifi arasındaki farklar kamu aleyhine çok büyük tutarlara ulaşıyor.

    [Haber görseli]

    Yazının devamı için