Katalonya meydan okuyor

    0
    Nilgün Cerrahoğlu
    Cumhuriyet

    Milim geri adım atmayacaksınız!” Madrid’de tutucu Mariano Rajoy hükümetinin güvenlik güçlerine verdiği emir bu.
    İspanya merkezi hükümeti, yarın yapılması söz konusu olan “ayrılıkçılıkreferandumunu” engellemek üzere Barselona’ya 10 bin polis gücü sevk etti.
    İspanyol güvenlik birimleri, normalde Madrid’den bağımsız hareket eden ve “Mossos” tabir edilen yerel güvenlik güçlerini denetlemekle yükümlü.
    Mossos” ile İspanyol polisinin bu fiiliyatta, el ele Katalonya’da sandıkların kurulmasını engellemesi demek oluyor.
    Katalanlar bunu, “özerkliklerinin askıya alınması” olarak görüyor.
    Madrid de “bölünmez bütünlük” öngören ulusal anayasaya karşı referanduma kalkışılmasını bir “başkaldırı” şeklinde değerlendiriyor.
    Özetle düzenin temelindeki “anayasal uzlaşma zemini” çökmüş durumda.
    Şimdi, “Katalonya’nın bağımsız cumhuriyet olmasını ister misiniz” sorusunun sorulacağı oylamada; Katalan güvenliklerin bir de Madrid güçlerinin emirlerine itaat etmemesi halinde neler olabileceği konuşuluyor.
    İspanyol güvenliği-yerel güvenlik arasında bir açık çatışmaya kadar gidebilecek bir karşıtlaşma, yarın yaşanabilecek en kötü kâbus senaryosu.

    Avrupa kaygılı
    Madrid-Barselona arasında ay başından itibaren tırmanan bilek güreşinin her aşaması ayrı bir kâbus oldu.
    Referanduma giden süreçte, İspanyol polisi Katalan hükümeti binalarını bastı, yerel liderlerin evlerine baskın düzenledi, kimini tutukladı; oy sandıklarına, pusulalara el koydu.
    Yarın, işte bu “zor” yöntemlerinin, 1 Ekim’i engellemekte ne denli etkin olduğunu göreceğiz. Avrupa’dan hiç ses çıkmıyor. Eski Kıta’da benzeri gelişmeleri tetikleyebilecek süreci Avrupa başkentleri büyük bir kaygı ve sessizlik içinde izliyor.
    İnternette, Rajoy’a meydan okuyan Katalanların yeni oy pusulalarını Avrupa dışındaki ülkelerde (özellikle İsrail’de!) bastırdıklarına dair haberlere rastlanıyor.
    Ayrılıkçılar yollarda bu süre içinde referandum yanlısı gösterilere devam ediyor; itfaiyeciler dahi yollara çıkıyor, meydanlara dökülen 16 bin öğrenci, halkın oy kullanabilmesi için okullarda nöbet tutacaklarını açıklıyorlar. Yerel hükümet başkanı Carles Puigdemont da, “Biz bu oylamayı ya yapacağız, ya yapacağız!” diye diretiyor.
    Gelişmiş Batı demokrasilerinde bu denli keskin bir karşıtlaşma hiç görülmüş bir şey değil. 1936-39 arasında Avrupa’nın en kanlı iç savaşına tanık olan ülkede, iç savaşın en dramatik evrelerinin ulusalcı Franco güçleriyle Katalan Cumhuriyetçileri arasında geçtiğini hatırlayanlar, yarın olabileceklerden çok büyük kaygı duyuyor.

    Yazının devamı için