Kötülüğün cüreti İyiliğin pasifliği

    0
    Kemal ÖZtürk
    Yeni Şafak

    anırım sizler de benim gibi bu sıralar aynı soruları soruyorsunuz kendi kendinize:

    Neden kötüler daha cüretkar?

    Neden kötüler daha organize?

    Neden kötülük daha hızlı yayılıyor?

    Neden iyilik daha edilgen?

    Neden kötü insanlar daha baskın?

    Neden iyiler tek tek köşelerine çekiliyor?

    Dünyanın haline bakın. Hepimizi ateşe sürüklüyor kötüler. İki dünya savaşı çıkardıkları yetmiyormuş gibi, şimdi de üçüncüsünü çıkarmak için uğraşıyor kötüler.

    Ülkelerin haline bakın. Myanmar’a bakın, Suriye’ye bakın, Irak’a bakın, Yemen’e bakın, Filistin’e bakın, Afrika’ya bakın…

    Binlerce insan kötüler tarafından öldürülüyor, sürülüyor, işkence görüyor. İnsanın ölümü hiç bu kadar sıradanlaşmamıştı. Toplu bir cinnet nöbetine tutulmuş gibi, kötüler dünyayı yakmak için odun taşıyor her yere.

    Kötülük cahildir.

    Cehalet, kötülüğün mayalandığı yuvasıdır.

    Cehalet ve kötülük, birini tamamlayan iki element gibidir. İkisi bir araya geldiğinde, yanıcı madde olurlar. Cehaletin ve kötülüğün birleşmesinden dolayı insanlığın canı çok yanmıştır.

    Bilgi, kötülük için bir prangadır. O yüzden bilmek istemezler. Bilmeyince korkmazlar. Korkmayınca cüretkar olurlar.

    Kötülük neden korkacak ki?

    Kaybedecek bir şeyi yoktur kötülüğün. Sonunda kaybedince kötü olacaktır. O zaten baştan kötü olmayı tercih ettiği için kaybedecek bir şeyi yoktur.

    Kötülük yapmak, tesadüfi bir şey değildir. İhtiyaridir, taammüden yapılır, isteyerek yapılır.

    İnsan, kazayla kötü olmaz, isteyerek kötü olur.

    Kötülüğün tek ilkesi, menfaatidir. Onun haricinde hiçbir ahlaki değeri yoktur. Bugün doğru dediğine, yarın yanlış der. Bugün iyi dediğine, yarın kötü der. Bugün dost olduğuyla, yarın düşman olabilir.

    Kötülüğün kıblesi, kendi menfaatidir, kendi egosudur.

    Kötülerin dostu, kötülerdir. Kötü bir insan, kötü birini yol arkadaşı seçer. İyi insanlardan vebadan kaçar gibi kaçarlar. Kötüler, iyi insanların yüzünde kendi yansımalarını görürler.  Kötüler, iyi insanları şeytana benzetir.

    Şeytanlar diyarında melekler taşlanır (S. Şimşek).

    Etrafta gördüğümüz kötülükler çirkin çalılara, ayrık otuna, zehirli sarmaşıklara benzer. Onlara müdahale edilmezse, her yana yayılırlar.

    O yüzden bir kötülük gördüğünüzde elinizle, dilinizle ya kalbinizle müdahale edin derler. Kötülük bulaşıcıdır, yaygınlaşmaması için iyilerin müdahale etmesi gerekir.

    Kötülerin şaşırtıcı bir organize olma yeteneği varıdır. Bunun sebebi ihtiraslarıdır. Menfaatlerine kavuşmak için yüksek motivasyona sahiptirler.

    O yüzdendir ki, kötülük ele geçirdiği topraktan, makamdan, koltuktan asla gitmek istemez, orada kalmak için her şeyi mubah sayar.

    Kötüler, güce tapar, zayıfı ezer.

    Zengini sever, fakiri horlar.

    Güçlüyü yüceltir, garibanı dışlar.

    Kötüler amaçlarına ulaşmak için tüm kutsalları ve doğruları yok sayar. Daha da ileri gider, tüm kutsalların ve doğruların anlamını değiştirir, içini boşaltır, değersizleştirir.

    Kötüler haklı olduklarını ispatlamak için yalanın en büyüğünü söyler, sesin en gürültülü olanını çıkarır, şiddetin en büyüğünü uygular.

    Kötülük hiçbir zaman haklı olamayacağını bilir.

    Yazının devamı için