Kürdün kaderi Katır Reşo olmak mıdır?

    0
    Erdal Şimşek
    Milat

    Kürt faşistler hemen zıplamayın. Bu satırların yazarı da bir Kürt’tür. Ve Kürt olduğu için çocuk yaştan beri bedel ödedi.

    Gettolarda köksüz ama haplı sarma cıgaralı yetişen gösteri ve mitinglerin molotoflu Apo’nun kulları, siz hiç Kürtçe konuştuğunuz için en hafifinden ayıplandınız mı? Daha ilkokul birinci sınıfta iken merhum babamın görevli olduğu şehirde, okulda abimle Türtçe konuştuğum için, CHP ilçe başkanının oğlunun şikâyeti üzerine “müdür odası” denen o kabusa gitmiştim.

    Bizim ve bu milletin ödediği bedeller sayesinde ülkemiz bu güne geldi. Ha, unutmadan, o gün Kürt olmak yasaktı ama inanmayacaksınız, Türk olmak da yasaktı. Türküm diyenler de işkencehanelere alınıyor, doğduklarına pişman ediliyordu.

    O gün, milli ve yerli olan herkes o günkü düzenin işkence tezgahlarından geçiyordu.

    Bölgemiz, I. Körfez Harbi ile birlikte yeni bir ateş oyununun içine çekildi. Bir yandan Irak yerle bir edilirken, diğer yandan da bölgedeki etnik unsurlar birbirini boğazlamaya başladı. Hatırlayın o günleri, Baba Bush, Irak’a saldırdığında, Biz Kürtleri de yardıma çağırdı.

    Binlerce ton silah ve mühimmat havadan atıldı Kürtlere. Yüz binlerce Kürt genci silahlandı ve kendilerine boyun eğmeyen Kürtleri, Arapları, Süryanileri, Türkmenleri öldürmeye başladılar. Amerikan saldırılarından bir süre sonra Baba Bush, “savaş bitti”dedi. Ve Irak’ta sahipsiz bırakıldık.

    Bu sefer BAAS on binlerce Kürt gencini katletti. KDP ve KYB’nin pragmatizminin kurbanı oldular. Keşke o gün, on binlerce gencimizin ölümü ile kurtulsaydık o da iyiydi. Akabinde BAAS rejimi, Batının gözleri önündü ENFAL’e; yani soykırıma başladı. 200 bin civarında Kürdü hava saldırıları ile katletti.

    BAAS’ın enfaline, İran rejimi de Halepçe’de kimyasal katliam yaparak destek verdi.

    Evet, Halepçe’de katliamı yapan İran’dır. Ne var ki Güney Kürdistan’daki (Kuzey Irak) siyaset kompradorları, aptal hırsları ve pragmatizmlerine kurban ettikleri yüz binlerce Kürdün hesabını vermemek için Halepçe’yi Saddam yaptı diye pişirip pişirip önümüze sunuyorlar. Propagandayı Hollywood’dan daha iyi bilen İran rejimi, Halepçe Katliamı’nı Saddam’ın yaptığına bütün dünyayı inandırdı.

    Ve Enfal’in hesabını Güney Kürt siyaset ağaları ve kompradorlarına soran yok.

    Tıpkı, 1947’de cennetmekan Kadı Muhammed’in yaptığı hata gibi. Rusların ve İngilizlerin eş zamanlı dolmuşlarına geldi. Doğu Kürdistan’da Kürt Cumhuriyeti ilan etti. 11 Ay sonra İngilizler de Ruslar da bizi yine sattı. Ve Allah’tan korkmayan Acem, Kürdün malını, mülkünü talan etti. Öncü kadroları süreç içerisinde tamamen imha etti. Kadı Muhammed ve iki arkadaşını Çarçıra (Dört Kandil) Meydanı‘nda idam etti. Kadı Muhammed, isteseydi kaçardı. Ama o tevessül etmedi buna. Kendi canını milletine feda etti. Allah mekanını cennet etsin.

    Ama o gün kaçanların ardılları, yine kendilerini satan Rusların koynuna attılar kendilerini. Sonra Amerika’nın…

    1947’deki hatanın aynısını Kürt siyaset burjuvazisi ve ağaları bugün tekrar ediyor. ABD, Suriye’nin Kuzeyinde Kürtlerden kopuk hem solcu hem emperyalizm işbirlikçisi PYD/YPG çetelerini silahlarla donattı. YPG’yi DAEŞ üzerine sürerek bölgede kalıcı düşmanlığı tesis etti.

    Yazının devamı için