Mike Flynn hikâyesi

    0

    ABD’de başkanlık seçimi günü yazdığı bir yazıyla Fetullah Gülen’i “karanlık bir İslami mollaya” benzeten, Amerikan Savunma Bakanlığı İstihbarat Teşkilatı DIA’nın eski direktörü emekli Korgeneral Mike Flynn’ı anlatacağım.

    Hafta içi Trump’ın geçiş dönemi ekibinde başkan yardımcılığına getirildi. Şimdi Trump’ın ulusal güvenlik ekibini oluşturuyor. Ve 20 Ocak’tan sonra da Ulusal Güvenlik Danışmanı ya da Ulusal İstihbarat (DNI) Direktörü olması bekleniyor. Önümüzdeki dönem Türk-Amerikan ilişkilerini de yönlendirecek Flynn’in öyküsü, aslında Trump’ın nasıl başkan seçildiğinin de bir özeti.

    Adını ilk kez, bazı gazete yazılarından sonra yazıyı yazan kişilere telefon ettiğini öğrendiğimde duydum. O sıra DIA Direktörü’ydü. Ama ona rağmen beğendiği bir yorum olduğunda açıyor, uzun uzun fikir alışverişi yapıyordu. Afganistan ve Irak’ta yürüttüğü istihbarat operasyonlarıyla Pentagon’da bir efsane gibiydi. Ama aynı zamanda aksiydi. Bildiğini söylemekten çekinmeyen sert bir asker. Bu yüzden de 2014’te işinin başından gönderildi. Gönderen de, Türklerin iyi tanıdığı, 15 Temmuz’dan sonraki daha ilk hafta, gazetecilere darbe girişiminde Fetullah Gülen’in parmağı olduğuna dair suçlamaların “koku testini” geçmediğini söyleyebilen, Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper’dı.

    *

     

    HEP merak ettim. Neydi Flynn’in içeride yarattığı tartışma, niye uzaklaştırdılar diye. Onun cevabını da 2015’te öğrendim. 2012 Bingazi saldırıları için açıklanan DIA belgelerini gördüğümde. Amerikalıların Libya’daki büyükelçileri dahil dört personelinin radikal gruplar tarafından öldürüldüğü olay. Çünkü DIA’yı Flynn’in yönettiği dönem üretilen belgeleri incelediğimde, Amerikan askeri istihbaratının Bingazi’de o gece neler yaşandığını dönemin Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın olayı örtbas etme çabalarına rağmen daha hemen başında doğru tespit ettiğini ve dahası, Suriye ve Irak’ta yaşanan çöküntüyü de ta 2012 sonbaharında öngördüğünü fark ettim. Kusursuz bir çalışmaydı. 100 sayfa tutan belgeleri detaylı bir biçimde inceleyip 24 Mayıs 2015’te “Libya belgeleri” başlığıyla bir yazı haline getirdim. İsim yazmadım. Ama Flynn’di.

    Yazının devamı için