Oyları kim çaldı, ekonomiyi kim berbat etti?

    0
    Abdülkadir Özkan
    Milli Gazete

    Belli ki bu seçim kampanyasının ana malzemesi olarak iktidar kanadı, “Oylar çalındı” cümlesini kullanacak. Çünkü yaklaşık 5 gündür Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan ile AK Parti İstanbul adayı Binali Yıldırım oylar çalındığı için İstanbul büyükşehir seçimlerinin iptal edildiğine vurgu yapıyorlar. İçişleri Bakanı Soylu da bu konuda görüşlerini, “Çok net bir şey oldu, bu seçimlerde hile oldu. Bir hilenin böyle ustalıkla gerçekleştirildiğini başka bir seçim görmedik” şeklinde dile getiriyor. Ancak iktidar kanadından yapılan açıklamalarda oyların çalındığı çok net bir şekilde ifade edilirken, bu oyların nasıl ve kimler tarafından çalındığına dair bir şey söylenmiyor. Hatta İstanbul büyükşehir seçimlerinin iptalinin gerekçesinde bu husus yer almıyor. Yani, böyle bir oy çalmayı YSK ya tespit edememiş ya da elde bir delil yok. Her ne olursa olsun oyların çalındığına dair bir iddia ortaya atıldığında karşı soruların cevaplarının da iddianın sahipleri tarafından verilmesi gerekiyor. Aksi halde 31 Mart seçim kampanyasında toplumun yarısını hain ilan ederken bununla ilgili hiçbir yargı kararı olmadığı gibi, kendi ittifaklarını vatansever ilan ederken, diğer ittifakı ise ihanetle suçlarken de söyledikleri sadece laftan ve kendi değerlendirmelerinden ibaretti. Özellikle 31 Mart seçimlerinin malzemesi HDP olmuştu. Bu partinin terör örgütünün uzantısı olduğu için bu parti ile bırakın ittifak yapmayı birlikte görünmek bile ihanet cephesi oluşturmak olarak nitelendiriliyordu. MHP ve AK Parti olayı böyle takdim ediyorlardı. Ne var ki, İstanbul seçimlerinin iptal edilmesinin hemen ardından yıllar sonra Öcalan’ın avukatları ile görüşmesine izin verildi. Ama bu olay ihanet olarak nitelendirilmedi.

     

     

    Derdim yeniden 31 Mart seçim kampanyasındaki yalan ve iftiraları tekrarlamak değil. Çünkü bu hususta kampanya boyunca çeşitli kereler düşüncemizi dile getirdik. Bunları hatırlatmaktan maksadım, bu seçim kampanyasında olsun benzer bir hava oluşturulmasın, adaylar İstanbul için neler yapabileceklerini ortaya koysunlar, seçmen de ona göre oyunu kullansın. Kaldı ki bu defa sadece İstanbul’da seçim söz konusudur. Bu arada seçimlerin niçin iptal edildiğini Yüksek Seçim Kurulu açıkladı. Bu açıklamada yukarıda hatırlattığım gibi, sebepler arasında oy çalma yokken, ısrarlı bir şekilde, “Çaldıkları için seçimler iptal edildi” ya da, “Hırsızlığı tespit ettik adamlar sağlam çalmış” demek bunları söyleyenlerin oy kaybetmesine sebep olmaz mı? Çünkü 31 Mart seçimlerinde yürütülen benzer kampanya aleyhlerine sonuç verdi. Yanlış kapmaya sonucu özellikle İstanbul’u kaybedenler bir başka yanlış ile bu defa İstanbul’u kazanabilirler mi? Elbette bu sorulara şimdiden cevap vermek falcılık olur, doğruda değildir. Bu noktada MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin aynı çizgiyi daha da sert bir üslupla yürütüyor olması belli ki toplumu kucaklamaktan çok ayrıştırmayı tercih ettiklerinin göstergesi olarak ortaya çıkıyor.

    Yazının devamı için