Racon kesenler aranıyor

    0
    Kemal Öztürk
    Yeni Şafak

    Ben hafta sonu Kaçkar dağlarının zirvesine (3932 m) tırmanırken oldu her şey. Cumhurbaşkanımız kendi adına racon kesenlere vermiş ayarı. Ortalık toz duman olmuş. Lakin ben o esnada çok zor şartlarda, hayatta kalmaya çalışıyordum. Şok şükür zirveye çıkıp, Türk bayrağını öpüp, deftere adımı yazıp selametle indim aşağı. Daha sonra yazacağım bu konuyu. Şimdi başka işimiz var.

    RACON KESENLERİ ARIYORUZ

    Baktım racon meselesi kayıtsız kalınacak gibi değil. Zira Cumhurbaşkanı eğer bizim de tahmin ettiğimiz kişileri, yani ekrandan parmak sallayıp herkesi tehdit eden, köşesinden insanları hedef gösteren, sosyal medyada insanların hayatlarını karartmak için uğraşan lejyoner, tetikçi ve menfaatçi takımı kast ediyorsa, buna sessiz kalamayız. Zira o lehyoner ekibin hedefine koyduğu, iftira ve tehdit ettiği kişilerden biri benim.

    Bu durumda topa girmemiz gerekti.

    Birinci sorunumuz, önce Reis’in, sonra da AK Parti sözcüsü Mahir Ünal’ın ‘ayar verdiği’ bu kişiler kimdir? Bunu bulamıyoruz. İsim vermiyorlar çünkü. Böyle olunca racon kesen haytalar da üzerine alınmıyor. Dün İsmail Kılıçarslan kardeşim, “benim o racon kesen ülenn” diye yazıp fedakarlık yapmış. Eyvallah. Lakin herkes biliyor ki, o da benim gibi paralı lejyoner askerlerin hedefinde olan kader kurbanı biriydi.

    Şimdi dikkat ettiyseniz üslubum biraz değişti. Daha Kasımpaşa, Kadırga, Tophane ve Selamsız alemlerinin diline de kayabilirim. Bu alemin raconunu biliriz yani! Ama gerek yok şimdi. Neticede bir köşe yazarıyız icabında.

    RACON KESMEYE DEVAM EDECEKLER Mİ?

    Üç gündür ‘kim bu racon kesenler?’ sorusunu sormaya devam ediyor insanlar. O da ne? AK Partili bir vekil çıkıp, ‘baş şüpheli tetikçiyi kast etmedi, kıymayın ona’ diye ortaya atıyor naçiz bedenini.

    Peki kimi kast etti Reis?

    Gören de Tapınak Şovalyeleri gibi gizli bir örgütten bahsediyoruz da adamlar bulunamıyor sanacak. Değil.

    Başbakan Binali Yıldırım’dan tutun, genel başkan yardımcılarına, bakanlardan tutun, milletvekillerine, oradan tutun Diyanet İşleri eski Başkanı’na, sonra da bizim gibi gazetecilere kadar, AK Parti’ye gönül vermiş, devlete, millete hizmet etmiş insanlara saldıranlar kabak gibi ortada aslında.

    Hadi bu racon kesenler araziye uydu, başını kuma soktu, görünmez olduğunu zannediyor, üstüne alınmıyor.

    Tamam da bu insanlara televizyonlarında program yaptıran, gazetelerinde yazdıran, gizli haber siteleri açtırıp orada istihdam eden, para veren, besleyenler neden Reis’in sözünü dinlemiyor peki?

    ‘Benim adıma racon kesemezsin, konuşamazsın, AK Parti adına söz söyleyemezsin’ denen insanlar nasıl oluyor da hala mevzilerini koruyorlar?

    Bu konuda iki görüş var.

    Yazının devamı için