Referandumdan sonra

    0
    Özgür Mumcu
    Cumhuriyet

    Uluslararası hukukta ayrılık hakkı yoktur. Kendi kaderini tayin etme hakkı etnik ya da dini topluluklara içinde bulundukları devletten tek taraflı kopma hakkını vermez. Öte yandan uluslararası hukukta ayrılma yasağı da yoktur. Uluslararası Adalet Divanı bunu 2010 senesinde Kosova hakkında verdiği danışma görüşünde açıkça belirtmiştir. Tersi geçerli olsaydı Çekoslovakya’nın ya da Yugoslavya’nın bir bütün halinde kalması gerekirdi. Ancak uluslararası hukukun emredici kurallarını ihlal ederek, mesela soykırım suçu işleyerek, ırk ayrımcılığına dayanarak ya da kuvvet kullanma yasağını ihlal ederek ayrılma söz konusuysa devletlerin bunu tanımama yükümlülüğü vardır.
    Uluslararası hukuk, devletlerin iç düzenlemeleriyle bir yere kadar ilgilenir. Ancak, Yugoslavya’nın dağılması örneğinde Batinder Komisyonu’nun kararlarında görüldüğü üzere, dağılma ve ayrılıkta iç sınırlar rol oynamaktadır. Yani Irak’taki referanduma Kerkük’ün dahil edilmesi bir hayli tartışmalı bir konu.
    Uluslararası hukukta açıkça bir yasak bulunmadığına göre, geçen pazartesi yapılan referanduma dayanarak tek taraflı bir bağımsızlık ilanının sonuçları ne olur? Burada belirleyici olan siyaset. Şayet Barzani yönetimi birçok devlet tarafından tanınırsa, uluslararası meşruiyet kazanacaktır. Ancak devletlerin tanınması, diğer devletlerin siyasi takdir alanında. Büyük güçlerin ve İsrail hariç bölge devletlerinin öngörülebilir bir gelecekte bağımsızlık ilanını ve dolayısıyla Kürdistan’ı tanıma ihtimali gözükmüyor.
    Öte yandan, referandumdan çıkan yüksek orandaki evet oyu, Barzani’nin elini güçlendiriyor. Hayır oyu kullanacaklarını söyleyen muhalif kesimlerin de son dakikada ‘evet’e yönelmesi de bununla ilişkili.

    Yazının devamı için