Şerif Mardin’i uğurlarken

    0
    Oral Çalışlar
    Posta

    Şerif Hoca’yı kaybettik. Ona gençlik yıllarımdan bir özür borcum olduğunu söylemek isterim. Daha önce yazmıştım, ama yine paylaşmayı bir görev sayıyorum…

    Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde 1969 Haziran’ında Profesör Şerif Mardin’in Siyaset Bilimine Giriş dersinin sınavındaydık. Kendisinin bulunmadığı sınavda Mardin, iki soru sormuştu. Birisi “sene içinde anlattıklarımı özetleyiniz” türünden bir soruydu. Diğer ise “Schumpeter’e göre Marks’ın kehanetini eleştiriniz”di.

    Çoğunluk, ilk sorudan hoşlanmamışlardı. Benim derdim ise Marks’ın görüşlerine “kehanet” denmesiydi. Sorulara itiraz ettim. Okulun Sosyalist Fikir Kulübü Başkanı’ydım. Bir oylama yaptım ve “Bu soruları istemiyoruz” diyerek sınıfı terk etmeye karar verdik.

    Okulun Dekanı İlhan Unat beni çağırdı ve sınıfa yeniden girmemizi istedi. Sınavı ertelediğini açıkladı. Böylece kriz önlenmiş oldu.

    Ancak Şerif Hoca’nın kalbi kırılmıştı. Yanlış hatırlamıyorsam, bir daha Siyasal Bilgiler Fakültesine dönmedi…

    Onun araştırmalarından, yazdıklarından çok şeyler öğrendim. Bilim dünyamızın, siyasi hayatımızın, analaşılmasında etkin bir rol oynadı.

    Din-devlet ilişkisi

    Yazının devamı için