Siz ne yapardınız?

    0
    Verda Özer
    Milliyet

    Dünya lider- lerinin evvelsi günkü ve bir yıl önceki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptıkları konuşmalara bakınca apaçık ortaya çıkıyor: Sadece 1 yıl içinde bölgede dengelerin baş döndürücü bir hızla değiştiği.
    ***

    Bu süper hızlı değişimin başlıca iki sebebinden biri, Irak ve Suriye’de DEAŞ’la mücadelenin sonuna gelinmiş olması. Yani bu iki ülkedeki güç dağılımının artık belirginleşmesi. 2. sebep ise, ABD’nin yeni Başkanı Trump’ın selefi Obama’nın dünya sistemine kazandırdığı İran’ı tekrar sistem dışına itme çabası.

    Ki zaten bu da Irak ve Suriye savaşlarının bitişinden bağımsız değil. Zira İran bu savaşlar sayesinde hem Irak, hem Suriye’de nüfuzunu hızla artırdı. Bu da yeni ABD Başkanı’nın dikkatini İran’a çevirmesine yol açtı.

    Kısacası, Irak ve Suriye savaşlarının bitişi, bölge güçleri ve bölgede at koşturan dünya güçleri arasında kartları sil baştan dağıttı.

    Irak-Suriye bölünürken

    Batılı liderler bundan daha bir yıl önce BM kürsüsünden Esad’a ateş püskürüyordu. Bugün Esad’dan bahseden neredeyse olmadığı gibi, Fransa lideri Macron’un evvelsi gün BM konuşması öncesi ortaya koyduğu “Valla bu konuda Suriye halkı karar verir” moduna geçen çok. Zaten ABD’nin Esad’a karşı savaşan muhalif gruplara verdiği desteğini kestiği de aylar önce basına yansımıştı.

    Rusya da bir yıldan bu yana Suriye’de uzun vadeli nüfuzunu iyice garantiledi. Dolayısıyla, Esad rejimi ve onun baş müttefiki İran’la ittifakını köklendirdi. Suriye’de bu ittifakın karşısında ise ABD ve onun buradaki baş ortağı PKK bağlantılı YPG yer alıyor. İşte bu iki eksen de şu anda Suriye topraklarının paylaşımında son rötuşları yapıyor.

    Ankara da bir numaralı beka meselesi olan PKK ve YPG’yi palazlayan ABD’ye güvenini kaybettiği için, Rusya ve İran’la işbirliği yaparak elini güçlendiriyor. Dolayısıyla, ABD ile yaşadığımız gerginliğin arkasında hem Rusya hem İran ile işbirliğimiz yatıyor.

    Dengeler sil baştan

    Yazının devamı için