“Sizi tasfiye mi etmeye çalışıyorlar?” Kılıçdaroğlu; “Öyle anlaşılıyor”

    0
    Ahmet Takan
    Yeniçağ

    Türkiye’nin gündemi çok yüklü ve çok sıcak. Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na MİT TIR’ları Davası ile ilgili iktidar kanadından yöneltilen suçlamalar çok ağır. Siyasi kulislerin en fazla tartıştığı konulardan biri “Kılıçdaroğlu da tutuklanabilir mi?”… Önceki gün akşam CHP lideri ile Ankara’da bazı medya temsilcilerinin davet edildiği akşam yemeğinde buluştuk. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar çok şey sorduk, Kılıçdaroğlu yanıtladı. “MİT TIR’ları ile ilgili flash belleği Can Dündar’a verilmesi için Enis Berberoğlu’na kendisi mi teslim etti?”, “Kendisi için kapıyı kapattığı Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda fikir mi değiştirdi?”, “Yeni Parti ve Meral Akşener için neler düşünüyor?”, “Erdoğan muhaliflerini neler bekliyor?” ve dış politika başlıkları…

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun iktidara yönelttiği ağır suçlamalar ile birlikte yaptığı bomba açıklamalarının özeti şöyle;

    Cumhurbaşkanı, sanki size soruşturmanın uzayabileceği yönünde bir demeci oldu. Bir endişe taşıyor musunuz? Tutuklanma olayı olursa tavrınız ne olur?..

    “Önce şunu söyleyeyim. Erdoğan yaptığı açıklamayla aslında büyük bir itirafta bulunmuştur. Ben savcılara talimat veriyorum, hakimlere talimat veriyorum, benden aldıkları talimat üzerine onlar gereğini yapıyorlar. Bir ek öneri gerekiyorsa tekrar bana danışıyorlar, söylediklerimi yargıçlara ve savcılara dikte ettiriyorum. Enis Bey üzerinden, Erdoğan’ın yaptığı bu suçlama öteden beri bizim dile getirdiğimiz Türkiye’de yargı bağımsız değildir. Siyasi otorite yargıyı toplumu ya da kurumları biçimlendirmek için siyasi sopa olarak kullanıyor. Bunun itirafıdır. Yargı, kurumları, insanları, muhalifleri sindirmek için bir araç olarak kullanılıyor. Bunu Erdoğan gayet açık ve net bir şekilde dile getirdi. Evrensel hukukta soruşturmaların gizli olacağı esası var. Burada gizlilik falan söz konusu değil. Talimatı savcıya veren doğrudan Erdoğan. Herhangi bir ek talep olup olmadığını savcının sorduğu kişi de Erdoğan. Aldığı bilgilere göre, muhalefeti dizayn etmeye çalışıyor veya suçlamaları getiriyor. Bu, birinci tespit üzerinde durduğumuz. İkincisi, şimdi Enis Bey, casuslukla suçlanıyor. Türk adalarına Yunan bayrağını Enis Bey çekmedi, Kozmik Oda’ya FETÖ’nün adamlarını Enis Bey sokmadı. Devletin milyonlarca gizli belgesini FETÖ’ye Enis Bey teslim etmedi. Eğer, casus olarak birilerini nitelendirmek gerekiyorsa devletin bütün sırlarını, kozmik odayı FETÖ’ye açan ve o bilgileri FETÖ’ye elleriyle teslim edenler gerçek casuslardır. Şunu açık ve net ortaya koymak lazım. Enis Bey’in hiçbir suçu yoktur. Mahkeme dosyasında da Enis Bey’i suçlayacak tek bir belge dahi yoktur. Ağrıma giden şu. Enis Bey’in eşinin ve kızının yani ailesinin Enis Bey üzerinden saldırı altında tutulmasıdır, Enis Bey’in ailesine saldırılmasıdır.

    Bu, aslında Balyoz ve Ergenekon davalarına benzeyen bir kumpas davasıdır. Balyoz ve Ergenekon’da ne vardı? Sahte deliller veya kendilerinin ürettiği deliller üzerinden ordu tasfiye edildi, bir anlamda perişan edildi. İnsanları aldılar, mahkûm ettiler, tutukladılar, gözaltına aldılar, bir kısmı yaşamını yitirdi, pek çok şey oldu. Dönüp dediler ki, ‘burada bir kumpas var.’ Aynı benzer bir kumpası oradaki deneyimden yola çıkarak CHP üzerinden yapmak istiyorlar. CHP’yi susturmak istiyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar -ordu sustu, sesini çıkaramadı, hak aradı, hukuk aradı, nasıl olsa bir gün adalet tecelli eder diye bekledi.- biz susmayacağız. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytansa şeytanlara teslim olmayacağız. Bunların kumpas kurma alışkanlıkları var. Kimi beğenmiyorlarsa önce bir açıklama, sonra savcının harekete geçmesi, sonra iddianame, arkasından mahkeme kararı, sonra tutuklama. Gözdağı vermek istiyorlar. Hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz. Hiçbir hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğiz. Adaleti, hakkı ve hukuku sonuna kadar savunacağız. Zalimin karşısında diz çökmek gibi alışkanlığımız, örfümüz, adetimiz, inancımız da yoktur. Zalimin zulmüyle mücadele edeceğiz. Burada, özellikle Erdoğan’ın son dönemde beni hedef alıp ‘Ey Kılıçdaroğlu’ diye başlaması, tipik bir Kılıçdaroğlu hastalığının nüksetmesi, referandumda olmuştu yeniden nüksetti. İşin özü Ayhan Oğan dediğimiz kişinin söylediklerini unutturmak. CHP üzerinden bir operasyon başlatarak kendi tabanını tahkim etmek istiyor, buna izin vermeyeceğiz.”

    Size dönük bir soruşturmaya muhatap olma gibi bir şeyle karşı karşıya kalacağınızı düşünüyor musunuz?

    Yazının devamı için