Söz ve Deyim

    0
    Mehmet Nuri Yardım
    Milat

    Edebiyat Fakültesi’nde okurken rahmetli hocamız Prof. Dr. Sadettin Buluç biz talebelerine yaz tatili ödevi verir ve “Hepiniz memleketlerinize gittiğinizde yörenizdeki masalları, türküleri, atasözlerini, deyimleri derleyin. Bu, dilimize, kültürümüze ve memleketinize büyük bir hizmetiniz olur.” derdi.

    Yerlilik ve millilik esastır. Bu hassasiyetleri taşımayan katil robotların nasıl ihanet ettiklerini, ülkemizi nasıl satmaya çalıştıklarını, başaramayınca da uluslararası okyanuslarda boğulup gittiklerini gördük. Çocuklarımıza, gençlerimize önce kendi dilimizi, edebiyatımızı, tarihimizi, folklorumuzu, değerlerimizi, medeniyetimizi öğretmeliyiz. Ki, ilerde yurtdışına çıktıklarında vatan sevgisi göğüslerinden, millet hasreti yüreklerinden eksik olmasın.

    Gazeteci Ayhan Mergen, Siirt’in seçkin aydını, kıymetli münevveridir. Rahmetli babası Fahri Hoca da memleketin en mümtaz hâfızlarındandı. Ben onu Türkiye’nin dünya çapındaki sanatkârı Kâni Karaca’ya çok benzetirim. Sanki gür ses ve sedaları aynıydı. Fahri Hoca da çarşıdaki camide  Kur’an-ı Kerim’den bir aşir okumaya başlayınca âdeta bütün şehir o ilahî sâdâ ile yankılanır dururdu.

    Onbinlerce çocuğa ve gence Allah’ın kelâmını öğreterek herkesin gönlünde taht kuran Fahri Hoca’nın hayırlı evladı Ayhan Mergen de öğretmenlik, idarecilik yaptı ve eğitim alanında vatan çocuklarına hizmet etti. Şimdi de basın mesleğinde gazetelere yazı yazarak televizyon programları yaparak memleketine, kültürel alanda katkıda bulunmaya devam ediyor.

    Ayhan Mergen, Siirtli’nin Gönlünden Diline Yansıyan Atasözleri ve Deyimler isimli eserini yayımladı. Bu mahalli atasözleri ve deyimler, ilimizin Arapçası ve açıklamalarıyla kitapta yer alıyor. Meselâ “Duvarlar Ayıp örter” deyiminin Arapçası şöyle: “Divaro ayp settaro”. ‘Sunuş’ta şu satırları okuyoruz:

    “12.500 yıla ulaşan geçmişi ile dünyanın eski yerleşim birimlerinden biri olan Siirt, aynı zamanda dünyanın en önemli iki uygarlığı olan Anadolu ve Mezopotamya uygarlıklarının kesiştiği noktada kurulmuş olması nedeniyle çok zengin bir kültüre sahiptir. Siirt’in aynı zamanda kervan yollarının kesiştiği bir noktada olması, bu kültürün daha da zenginleşmesine büyük katkılarda bulunmuştur. Bu zengin kültüre temel oluşturan dillernden birisi de Arapçadır. 1971 yılında ilk öğretmen okulunda okurken, okul dergisinde yayınlanmak üzere başladığım atasözleri deyimleri derleme çalışmamı bu güne kadar sürdürdüm. Bu çalışmamızda Siirt il merkezinde Arapça olarak söylenmiş atasözü ve deyimleri Türkçe ve Arapça yazılışları ile birlikte yer vermeye çalıştık. Ayrıca daha iyi anlaşılabilmeleri için kısaca anlamlarına da yer verdik. Bu çalışmanın, bugün kaybolmaya yüz tutmuş bu çok zengin kültürün gelecek nesillere aktarılmasına bir katkıda bulunmasını diliyorum.”

    Yazının devamı için