Şu yaz saati tartışmasını bir türlü bitiremedik

    0
    Alaattin Aktaş
    Dünya

    Türkiye yıllardır yaz saati uygulamasına geçer, ekim ayında da yeniden normal saate (kış saatine değil) dönülürdü. Hükümet geçen yıl ekim ayında normal saate dönmeme kararı aldı ve yaz saati kalıcı hale getirildi.

    Bu karar bir dizi tartışmaya yol açtı. Enerji Bakanlığı, yaz saatinin tüm yıl boyunca uygulanmasıyla elektrik enerjisinden daha çok tasarruf edildiğini savundu.

    Bu görüşe karşı çıkanlar ve daha fazla tasarruf edilemediği gibi tüketimin arttığını dile getirenler de oldu.

    Tüketim ya da tasarruf bir yana, bu kararı siyasi bulanlar da çıktı. Bu kararla Türkiye’nin Batı’dan uzaklaştırılıp Ortadoğu eksenine çekilmek istendiği ileri sürüldü.

    Tartışma hukuki boyuta taşındı. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, yaz saati uygulamasının Bakanlar Kurulu kararıyla kalıcı hale getirilemeyeceğine hükmetti. Bunun üstüne hükümet, düzenlemeyi yasal hale getirerek sürdürmek üzere harekete geçti. Mevzuat engelinin bu şekilde aşılmasının sağlanması söz konusu olacak.

    Peki ya ileri saat uygulaması gerçekten tasarruf sağlıyor mu? Ya da sağlanan tasarruf, çekilen sıkıntılara değiyor mu? Yoksa bir kesimin ileri sürdüğü gibi tasarruf değil daha fazla tüketim mi var?

    İki kere iki nasıl dört etmiyor!

    İleri saat uygulamasının ne kadar tasarruf sağladığını bire bir ölçmek mümkün olmayabilir. Türkiye doğudan batıya uzunlamasına bir ülke olduğu için bu hesaplamada zorluk çekilebilir. Ama, ileri saat uygulamasının tüm yıla yayılması durumunda tasarruf mu edildiği, yoksa zarara mı uğranıldığı konusunda bir ikilem yaşanıyorsa orada durup düşünmek gerekir. Demek ki bu hesaplamada iki kere iki dört etmemektedir.

    Ya ileri saat uygulamasına taraf olanlar ya da karşı cephede yer alıp bu uygulamayı yanlış bulanlar, kasıtlı demeyelim de, doğru hesap yapmamaktadırlar.

    Böylesine teknik bir hesaplamada en azından elde edilen sonuç aynı yönde olur. Birisi şu kadar tasarruf edildi der, diğer kesim şu kadar. Ama bir taraf tasarruf derken, diğer taraf zarar edildiğini söylüyorsa, bu taraflardan biri yanlış yapıyor demektir.

    İTÜ: “Tasarruf var”

    Yazının devamı için