Suriye’de atılacak yeni adım ne olacak?

    0
    Mehmet Acet
    Yeni Şafak

    umhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önceki gün Malatya’da katıldığı toplu açılış töreninde Suriye konusunu gündemine alıp, üzerinde durmayı fazlasıyla hak eden dikkat çekici mesajlar verdi.

    Şu cümlenin altını bir çizelim önce:

    Fırat Kalkanı harekâtı ile Suriye’deki terör oluşumu projesinin kalbine soktuğumuz hançeri, yeni hamlelerle genişletmektekararlıyız.

    Cumhurbaşkanı’nın hem sezgiye, hem bilgiye dayalı Suriye duyarlılığını Türkiye için büyük bir şans olarak görüyorum.

    Neden derseniz, Türkiye için yakın vadeli güvenlik tehditlerinin önümüzdeki dönemde de Kuzey Suriye kaynaklı gelişmelerle ortaya çıkabileceğini düşünenlerdenim.

    EN İYİ SAVUNMA HÜCUMDUR!

    ABD, Güney sınırımızı boylu boyunca bir PKK devleti ile kapattıktan sonra, zayıf anını bulduğu anda, bu “kuşak projesine” Türkiye topraklarının bir bölümünü de dahil etmek istiyor.

    Yakın vadeli güvenlik tehdidi dediğim, ne kadar yakıcı bir tehdit olduğunu yüksek takdirlerinize bıraktığım mesele bu.

    En büyük şansımız ise, ülkenin başında, bu tehdidi tam da tarif ettiğim gibi gören, hem söylem, hem eylem koyarak cesurca buna mukabele eden, bir cumhurbaşkanının bulunması.

    Ortaya atıldığında “Erdoğan Doktrini” diye tarifini yaptığımız, devamında kimi zaman Tendürek Dağlarının mağaralarında, kimi zaman el Bab ovalarında sonuçlarını gördüğümüz, savunmada kalmayı reddeden ‘hücum merkezli’ bu yeni güvenlik yaklaşımı, Türkiye’ye nefes aldırdı.

    Fırat Kalkanı’na hala, “Ne işimiz var Suriye’de!” konformizmiyle yaklaşanlara, “Siz Suriye’ye gitmediğiniz zaman, Suriye’nin size geldiğini” 2017 başına kadar yaşadığımız yüksek yoğunluklu terör hadiselerini örnek vererek hatırlatmak isterim.

    YENİ ADIM AFRİN OPERASYONU MU?

    Erdoğan, Suriye’de atılacak yeni adımdan söz ederken “terör oluşumu projesinin (PKK kuşağı) kalbine sokulan hançer” benzetmesini yaptığı Fırat Kalkanı’nın devamına atıfta bulunuyor.

    O halde “Yeni hamlelerden” kastın ne olduğunu kolayca tahmin edebiliyoruz.

    Kuzey Suriye topraklarında yeni bir harekat.

    Peki bu yeni operasyonun adresi neresi olabilir?

    Haziran ayının sonunda, Ramazan bayramı bitiminde gündeme gelen Afrin bölgesi olabilir mi?

    Muhtemeldir.

    Olabilir.

    Planı yapılan Afrin harekatını şu şekilde tarif edebiliriz:

    ÖSO ile Kilis’ten başlatılacak bir harekatla, Afrin’in doğusundan İdlib’e kadar inip bu kenti kuşatma altında tutmak, bu şekilde buradaki PYD varlığının Fırat Kalkanı ile elde edilen kazanımları tehdit etme potansiyelini sıfırlamak.

    TRUMP’IN TATİLDE OLMASI İYİ BİR FIRSAT OLABİLİR Mİ?

    Türkiye Fırat Kalkanı’nı iyi bir zamanlamaya denk getirmişti.

    ABD’de yapılan seçimler ve yönetimin ‘topal ördek’ olduğu Kasım/Ocak dönemine.

    Ruslarla sağlanan işbirliği böyle bir dönemde hayata geçirilebildi.

    Ki, bu sayede Erdoğan’ın tabiriyle “Terör kuşağına hançer darbesi”indirilebildi.

    Washington’da bu işlerin senaryosunu yazanlar, bu hançer darbesini engelleyebilmek için Ankara’ya “20 kilometreden aşağı inmeyin, el Bab’ı almayın” telkinini boşuna yapmamışlardı.

    Kuşak projesini o şekilde kurtarabilirlerdi.

    Ama el Bab’ın alınması işlerini zorlaştırdı.

    Türkiye, yeri geldiğinde ABD’nin şiddetli itirazlarına kulak tıkayıp 23 Nisan gecesi PKK ve PYD’yi Sincar ve Karaçok’ta 40 uçakla vurup yine Erdoğan’ın tabiriyle ‘Bir gece ansızın gelebileceğini’ göstermişti.

    Bunu yine yapabilir.

    Üstelik ABD’de iç tartışmalardan iyice bunalmış olan Başkan Trump’ın 17 günlük uzun tatili bunun için iyi bir fırsat da olabilir.

    MCGURK’IN YPG TELAŞI…

    Trump’ın Erdoğan’ı 30 Haziran’da telefonla aradığı günler tam da yukarıda sözünü ettiğimiz Afrin operasyonuna “Başladı, başlayacak”gözüyle bakıldığı günlerdi.

    Detaylarını bilmiyoruz ama Trump, Erdoğan’ı “Bu işi yapmayın”demek için aramış da olabilirdi.

    O telefon görüşmesi olduğu gün, ‘McGurk’ diye yazılan, ‘Lawrance’diye okunan malum şahıs da Ankara’daydı.

    Hatta belki de Trump’ın Erdoğan’ı aramasını kendisi sağlamıştı.

    Ama şimdi aynı şeyi yapabilir mi?

    Yani, şimdi yine Trump’a ulaşıp Erdoğan’ı aratabilir mi?

    Yazının devamı için