Terörizmin tanımı

    0
    Saadet Oruç
    Star

    Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere önceki gün konuşmuş. “Türkiye’nin terörizm tanımına katılmıyoruz,” demiş. Bir cümlenin içine nasıl bir inkar, yok sayma ve azımsama sığdırılabilir diye kendi kendinize soracak olursanız, lütfen bu cümleyi örnek alın.

    40 yıldan fazladır, terörle mücadele eden, onbinlerce şehit vermiş Türkiye için terör, tanım gerektirmeyecek bir olgudur. Terörün farklı araçlarla mesajını iletme ısrarını da en iyi tecrübe etmiş ülke belki de Türkiye’dir. PKK terörüne, farklı silahlı terör örgütlerinin eylemleri eklemlenmiş, son olarak da DEAŞ’ın ve FETÖ’nün katılımıyla adeta bir terör örgütleri konsorsiyumu oluşmuştur. Bu konsorsiyumun başlıca hedefi de Türkiye’dir. Neredeyse haftalık periyotlarda gerçekleşen bombalı saldırılar, 15 Temmuz darbe girişimine hazırlık amaçlıydı sanki. PKK bırakıyor, DEAŞ devreye giriyor, o bırakıyor bir başkası sahne alıyor ve son olarak alçak bir darbe girişimi yaşanıyor. Ekim 2015 ile Nisan 2016 tarihleri arasında üç büyük bombalı terör saldırısı gerçekleşiyor. Sonra da 15 Temmuz darbe/ işgal girişimi.

    Bütün bu terör mekanizmasının birbirinden bağımsız olduğunu kim söyleyebilir? İnce analizlere, derin teorik birikime filan ihtiyaç yok. Göz ucuyla gündemi takip eden birisi bile bu şer odaklarının arasındaki organik bağı fark edecektir.

    Ve elbette bu silahlı terör olaylarına giden yolu döşeyen “fikir ve düşünce hürriyeti” postuna bürünmüş terör şakşakçılarının oynadığı rol de artık inkar edilemez bir noktada.

    Peki Alman bakan bunları görmüyor mu?

    Türkiye’nin terör tanımına katılmadığını söyleyen Alman bakan, bir işaret fişeği mi fırlatıyor?

    Yazının devamı için