Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı

    0
    Elif Çakır
    Karar

    Tutuklu eski HDP milletvekili Aysel Tuğluk’un vefat eden annesi Hatun Tuğluk’un cenazesinin defnedilmesi esnasında yaşananlara münferit bir olay olarak bakabilir miyiz?

    Bakamayız.

    “Buraya teröristler, Ermeniler, Aleviler gömülemez. Gömerseniz de çıkartır parçalarız” diye bağıranların öfkeli bir grup olduğunu söyleyip geçebilir miyiz?

    Geçemeyiz.

    Kanımızı donduran, hepimizi ürperten bu vahşet karşısında şimdi soruyoruz: “Biz bu hale nasıl geldik?” diye.

    Çünkü, utanç verilecek o kadar şey yaşanmasına rağmen bir cenazeyi mezarından çıkarttıracak bir utanç bu topraklarda yaşanmamıştı. Bu topraklarda, bu toprakların geleneğinde cenazeye saygı vardır. Ölüm karşısında sükunet vardır. Çünkü bütün hesapların bittiği andır ölüm.

    Bu utanç taşınacak gibi değil. Bu artık çürüyen insanlığımızın, gittikçe kaybettiğimiz merhametimizin, yitirdiğimiz akıl sağlığının bir göstergesidir.

    Ve maalesef biz bu sürece adım adım geldik.

    ***

    Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesini defnettirmeyen o kalabalıkta, o başımızı önümüze eğdiren utançta hiçbirimiz kusura bakmasın, hepimizin payı var. An, başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmenin, muhasebe etmenin anıdır.

    Farkında değiliz ama bu yaşanan insanlıkdışı saldırıda, maalesef kutuplaşmayı yaratan, nefreti körükleyen söylemlerin etkisi büyük. Zira bir yandan söylemlerimizle, özellikle toplumda örnek teşkil eden, toplumu yönlendiren, siyasetçilerimiz sorumluluklarının bilincinde olmalıdır. En çok siyasetçilerimiz şapkalarını alıp düşünmelidir ve şu soruyu cevaplamadır: Bu toplum nereye gidiyor? Nasıl bir toplum haline geliyoruz?

    17-09/15/tugluk-cenaze-sayfa-10-acilll.jpg

    Tuğluk’a, annesinin cenazesine katılabilmesi için cezaevinden 48 saatliğine izin verildi.

    PKK’nın “Çözüm” sürecini sona erdiren kanlı eylemlerine ses çıkarmayan hatta destek veren HDP’nin bu günahını hiç kimse hoş göremez ancak toplumun birliğini ve barışını tehlikeye atacak gelişmeler ayrımcılığı besler. Yani PKK’nın ekmeğine yağ sürer. Demek ki devletin ve milli birlikten yana olan toplum çoğunluğunun hassasiyetini gerektiren bir tablo var karşımızda.

    Bu hassasiyeti gösteremezsek toplumsal uzlaşmadan, kardeşlikten, birlikte yaşamaktan bahsetmenin bir anlamı kalmaz.

    Yazının devamı için