Türkiye Avrupa’nın ortasında…

    0
    Hasan Bülent Kahraman
    Sabah

    Almanya’yla aramızda halının altına süpürülemeyecek bir ihtilaf çıktı. Aslında bu ihtilafa menşe olan hadiseler hep karşımızdaydı. İki taraf da onları görmezden, bilmezden gelip yoluna devam ediyordu. Çünkü iki tarafın da birbirinden menfaati vardı.
    Huzursuzluğu kimse istemez. Bu hakikattir. İnsanlar gibi uluslar da birbiriyle anlayış ve kabul ilişkisi içinde yaşamak ister. Her ne kadar dış politika kuramının bir temel ölçüsü ‘dost-düşman’ devlet kavramı üstüne otursa da bütün bu uluslararası örgütlenmelerin maksadı dostluk bağlarını güçlendirmektir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası dış politika anlayışı bu mantığa yaslanır.

    ***
    Bu kurumlardan en önemlisi bana göre BM değildir. Önemlidir elbette. Ama dünya kadar da iç sorunu, çıkmazı, çelişkisi vardır. Önemli kurum AB’dir. İkinci savaş gibi bir büyük beladan geçip, ‘Kömür ve Çelik Birliği’nden bugünkü AB’ye gelmek az buz iş değildir.
    Ne var ki, AB şimdi BM’den daha ciddi sorunlara sahip. Daha ileri gidip söyleyeyim. Eğer gündelik ama ciddi yani işin teorik ve entelektüel yanına eğilen Batı basınına bakarsanız artık bir AB yoktur. İngiltere’nin Birliği terk etmesi, Akdeniz ülkelerinin (ah bu Akdeniz ülkeleri ah…) yaşadığı ekonomik bunalım ve iflaslar, Avro kullanmayan ülkeler derken AB derin bir bunalımdan geçiyor. Bu köşede o bunalımı özellikle Brexit döneminde çok irdeledik.
    Almanya bu şartlarda Avrupa’nın sahibi gibidir. İngiltere’nin Brexit’inde ‘Avrupa dışı bir Avrupalı devlet ve ‘ada devleti” (tanım Churchill’indir) olmak kadar Almanya’nın gücüne karşı bir pozisyon oluşturma çabası da mevcuttur. Tabii, Fransa büyük bir devlettir, ekonomisi fena değildir. Ama gırtlağına kadar ciddi sorunlara sahiptir. Geriye gerçekten de başlı başına bir güç odağı olan İngiltere ve Almanya kalıyor.
    Bu Almanya şimdi adım adım tırmanan bir kriz içinde Türkiye’nin Gümrük Birliği sürecine devam etmeyeceğini bildiriyor. ‘Türkiye ile Gümrük Birliği’nin genişletilmesini hayata geçirmeyeceğiz ve sadece paranın tam olarak nereye gittiğini bildiğimiz alanlarda katılım öncesi mali yardım yapacağız’ diyor Merkel. Ciddi bir adım bu.

    Yazının devamı için