Ürdün yolunda

    0
    Hatice Karahan
    Yeni Şafak

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti için çıktığımız Ürdün yolundan selamlar… Günübirlik planlanan seyahat kapsamında, Erdoğan’ın Ürdün Kralı ile birebir görüşmesinin yanı sıra, heyetler arası görüşmeler de yer alacak. İki ülke, bilindiği gibi öteden beri çok ayaklı işbirliklerini ajandasına alıyor. Bu ayaklardan biri de, hiç şüphesiz ekonomi… Nitekim ekonomik bağların süregelenden daha güçlü bir yapıya kavuşturulması gayesi son dönemde daha da çok güdülüyor.

    Öyleyse bu seyahat vesilesiyle, mevcut duruma ve potansiyele şöyle bir göz atalım.

    HIZLANMA İSTEĞİ

    Öncelikle Ürdün ekonomisindeki vaziyeti hatırlayacak olursak, son yıllarda %2-3 bandında seyreden bir gelişim hızından bahsediyoruz. Ülkedeki ekonomik performansın eskiye nazaran yavaş gitmesinin ardında, madencilik sektöründeki gelişmelerin yanı sıra, özellikle Suriye ve Irak krizlerinden etkilenen dış pazar boyutları var.

    Hal böyle olunca da, ülkede mülteci akınının da katkısıyla işgücü piyasasındaki sıkıntılar devam ediyor. 2017 ve 2018 yıllarında da ılımlı büyümesini sürdürmesi beklenen Ürdün ekonomisinin, kişi başı gelirini yükseltmesi ve özellikle işsizliğe derman bulması için, sektörel çeşitlenmeye gitmesi ve yatırım çekmesi gerekiyor. Bu nedenle de hükümet, ülkedeki iş ortamını iyileştirmenin gereği ve öneminin farkında… Ve ikili ilişkileri geliştirmenin de…

    FIRSATLAR

    Buradan konumuza varacak olursak, aralarında serbest ticaret anlaşması olan Türkiye ve Ürdün’ün karşılıklı ticaret hacminin 2016’da 813 milyon dolar olduğunu söylemekle başlayayım. Bu tutarın 711 milyon dolarlık kısmını, ihracatımız oluşturuyor. Söz konusu ticari ilişkiyi kuvvetlendirme isteği samimiyet taşırken, takdir edileceği üzere karşımızda nispeten kısıtlı bir pazarın olduğunu da kabul ediyoruz. Bu doğrultuda ikili potansiyelin ne tür fırsatlarla gerçekleştirilebileceğine dair görüşmelerin son yıllarda sıklaştığını söylemek de mümkün.

    Söz konusu çabalar kapsamında, Türk firmaların Ürdün’de yakalayabileceği avantajlar gündeme gelirken, ülkede yatırım için belli başlı bölgeler var. Bunlar arasında son dönemde Akabe’deki sanayi bölgesi öne çıkarken, diğer özel ekonomik bölgeler de Ürdün’ün geleceğine dair umutlar arasında yer alıyor.  Bu çerçevede son dönemde ülkeye dış dünya tarafından gösterilen ilginin bir sebebinin de, Ürdün’ün ABD ve AB kanatlarındaki ticaret anlaşmaları olduğu söylenebilir. Dolayısıyla yabancı ilgisi, yatırımlarla dış ticareti kaynaştıran bir yapıyı da içeriyor.

    İşte bu bağlamda Türk firmalarının da Ürdün ekonomisine duyduğu ilgi devam ediyor. Nitekim altyapıdan imalat sanayiine uzanan çeşitli projelerde iş dünyamızın rol almaya niyetli olduğuna ve ihale süreçlerine katıldığına şahit oluyoruz.

    Yazının devamı için