Telekom şirketleri ayağını denk alsın: Facebook, Google ve Amazon servis sağlayıcı olma yarışında..

0
Kaan Yılmaz
1987 yılında Eskişehir’de doğdu. Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde lisans eğitimini tamamladıktan sonra, Avrupa’da teknoloji yönetimi ve ekonomisi yüksek lisansı yaptı. Eğitimi sonrasında son kullanıcıya ulaşan teknoloji ürünü girişimlerinde Türkiye’de ve Amerika’da çalışmaktadır.

Telekom şirketlerinin yüksek fiyatlarını, bekleneni veremeyen ürünlerini ve kötü servislerini sevmiyor musunuz? Dünyanın geri kalanındaki birçok insan da sizin gibi düşünüyor. Sizler için iyi olabilecek bir haberimiz var.

Ünlü teknoloji sitesi, Wired’da 30 Aralık’ta çıkan habere göre, Facebook, Google ve Amazon farklı projelerle, önümüzdeki dönemde internet servisi sağlamaya yönelecekler. Bu yazıda, bu haber ve haberin detaylı bir analizi olacak.

  1. Neden teknoloji devleri, telekom şirketleri ile böyle büyük bir yarış içine giriyorlar?
  2. Telekom şirketleri bundan sonra ne yapacaklar ve buna nasıl karşılık verecekler?

Facebook, Google ve Amazon ana ürünleri ve sattığı hizmetler sebebiyle teknolojik altyapıya, hızlı ve güvenilir internetin daha fazla insana ulaşmasına fazlasıyla ihtiyaç duymaktalar. Bu şirketlerin ve kurucularının ise daha fazla insanın İnternet’e erişmesi gibi sosyal hedefleri de var.

Bu hedeflere daha hızlı ulaşabilmek ve daha güvenilir ve hızlı internet servisinin makul fiyatlarda kullanıcılara ulaşmasını sağlamak için güçlü motivasyonları var.

Ne yazık ki günümüz telekom şirketlerinin bu servisleri daha makul fiyatlara vermeleri için o kadar güçlü bir motivasyonları yok. Hatta fiyatların düşüyor olması ve telekom şirketlerinin servislerinin müşteri gözündeki ekonomik algısının düşmesi, bugüne kadar müthiş kar marjları ile çalışmaya alışmış, çok büyük ve hantal organizasyonlar haline gelmiş telekom şirketlerini derinden korkutuyor.

Buna ek olarak, birçok telekom şirketinin ise geçmişte yüksek kar marjları ile sattığı SMSlerin ve telefon konuşmalarının büyük bir kısmı günümüzde internet servisleri tarafından sağlanmakta. Facebook tarafından satın alınan Whatsapp ve Facebook Messenger üzerinden gönderilen iletiler, SMS’in yerini birçok ülkede aldı, yine bu iki servis telefonla aramayı da sağlayabilmekte. Neredeyse bütün akıllı telefonlarda Skype, Viber gibi internet üzerinden arama yapabilen uygulamalar da mevcut.

Apple ise Facetime ve iMessage ile iletişimi olabildiğince internet üzerinden yaparak telekom servis sağlayacılarının arama ve SMS hizmetlerini en azından Apple kullanıcıları özelinde internet kullanımına aktarabildi.

Gün geçtikçe daha fazla telekom şirketinin SMS ve telefon konuşmalarını daha düşük fiyatlara verdiğini, faturanın büyük bir bölümünün ne kadarlık veri kullanılacağına bağlı olması da bu sebeplerden. Çünkü geriye son kullanıcıya satılabilecek tek bir ürün kalıyor: Internet. Internetin daha hızlı ya da daha ucuz olması dışında telekomların oynayabileceği çok değişken kalmamış oluyor bu durumda. Daha hızlı olabilmesi için, altyapıda pahalı olabilecek geliştirmeler yapılması ve dolayısıyla hızlı internet için daha fazla ücret talep edilmesi gerekiyor. Zaten pahalı olduğunu düşündüğümüz internet hizmetine dünyada muhtemelen kimse çok isteyerek daha fazla para vermeyecektir.

Telekom şirketleri bu sebeplerle uzunca bir süredir, altyapı servisinden bir tık öteye geçmeye çalışıyorlar. En büyük avantajları ise kasalarında olan ya da olması gereken para ve devasa iş güçleri. Türkiye’de de görebileceğimiz, operatörlerin uygulamalar yapması ve içerik üretmesi, hatta içerik üreten şirketleri satın alması uzun vadede riskli olabilecek altyapı servislerine bir B planı oluşturma çabasının sonucu.

Buna en güzel örnek yakın zamanda dünyanın en büyük telekom şirketlerinden AT&T’nin yine dünyanın en büyük medya şirketlerinden Time Warner’ı yaklaşık 109 milyar dolara satın alma planları. Time Warner’i: Game of Thrones ve Westworld gibi dünyaca ünlü dizilerle tanıdığımız HBO, Warner Bros, Time Inc., Cartoon Network, CNN gibi ünlü medya markalarından tanıyoruz.

Neden AT&T’nin böyle bir medya devini satın almaya niyetlendiğini anlayabiliriz. Kaliteli içerik ve kuvvetli içerik markaları özellikle önümüzdeki dönemde inanılmaz bir ekonomik güç vadediyor (Kaynak: Forbes).

Google, Amazon ve Facebook gibi teknoloji devleri ise bu yarışa şöyle giriyorlar:

Facebook yaklaşık iki senedir Avrupa ve Kuzey Amerika’daki gelişmiş marketlerde ciddi bir şekilde büyümüyor. Bunun en büyük sebebi, yeni jenerasyonların Facebook kullanımının diğer networklere kayması ve bu ülkelerdeki internet kullanıcılarının büyük bir kısmının zaten Facebook kullanıcı olması.

Dünyada Facebook kullanıcı sayısının artışının son yıllarda azalması ve Facebook CEO’su Mark Zuckerberg Facebook’un hızlı büyüyebilmeye devam edebilmesi için toplam internet kullanıcılarının artması gerektiğini söylemişti, Geçtiğimiz senelerde başlayan Internet.org projesi ile dünyada daha fazla insanın internete ulaşmasını sağlamayı hedefleyen Facebook bugüne kadar 40 milyon insanı bu proje üzerinden internete bağlamayı başardı. Bir sonraki hedef ise Afrika kıtası.

Bu insanların bir noktada Facebook ya da ürünlerinin kullanıcıları olacağını tahmin etmek çok da yanlış olmaz. (Kaynak: TechCrunch)

Internet.org, internet erişiminin olmadığı bölgelerde, solar güçle çalışan droneların ve uyduların bölge bölge internet erişimi sağlamayı hedeflediği çılgın bir proje.

Amazon ise bulut servisleri ile dünyadaki en büyük servis sağlayıcılardan biri haline geldi. Amazon, Facebook ve Google gibi kendi veri merkezlerini kurmuş ve internet kullanımını, telekom şirketlerini by pass ederek, dark fiber denilen, hali hazırda kullanılmayan fiber altyapıyı değerlendirerek yapmakta. Bu özel fiber internet altyapısının çok yakın zamanda telekom şirketleri tarafından kullanılan fiber internet altyapısını kullanım sıklığı ve yaygınlık açısından geçeceği öngörülüyor.

Amazon gelecekte internet kullanımını ve internet üzerinden verdiği servisleri de, veri merkezi servisleri gibi, bu özel fiber altyapı üzerinden sağlayabilecek. Google-fiber projesi ile, Google dark fiber yapısını kullanarak, dünyanın birçok şehrine var olan internetten 100 kat daha hızlı bir interneti benzer fiyatlarla ulaştırabileceğini iddia ediyor. Google fiber şu anda Amerika’nın 9 şehrinde aktif olarak hizmet vermekte. (kaynak: Google Fiber)

Google, Google fiber’a ek olarak, Google-fi ile farklı telekom servis sağlayıcıları arasında verimlilik, hız ve maliyete göre sorunsuz geçişi sağlayan ve bunu son kullanıcıya yansıtmayan bir projeyi de yürütüyor. Google-fi ile ortak bir giriş yapıyorsunuz ve bulunduğunuz bölgeye ve telekom servislerinin gücüne ve hızına göre Türkiye örneğinde Turkcelli Vodafone ve Turk Telekom’dan biri üzerinden internete bağlanıyorsunuz. Bu servis ise var olan faturanız üzerinden size yansıyor. Bu proje başarılı olursa ilk sonucu, tahmin edilebileceği gibi, telekom servis sağlayıcılarını fiyat üzerinden rekabete girmek zorunda kalacak toptancı servis satıcıları haline getirmesi. (Kaynak: Google Project Fi)

Teknoloji devlerinin bütün bu adımları, bir yandan çok şikayet edilen telekom şirketlerinin tahtını sallarken, bir yandan da “gelen gideni aratır” deme riskimizi de barındırıyor tabii. Internet sağlayıcımızdan, kullandığımız telefona, her gün girip çıktığımız uygulamalara ve içeriklere kadar bütün ürünlerin aynı şirkete ait olması riski de son kullanıcı açısından büyük olabilir.

Kaynak: The End of Telcos

CEVAP VER