Motosiklet birçok sorunun çözümü mü?

6

 

Dünyanın en büyük motosiklet fuarı, şu sıralar Milano’da gerçekleşiyor. İtalyanca “Uluslararası Motosiklet ve Aksesuarları Fuarı” kelimelerinin baş harflerinden oluşan EICMA, 1914’ten beri her yıl düzenli olarak misafirlerini ağırlıyor. Bundan sekiz sene önce, 2008’de beş yüz bin motosiklet severe ev sahipliği yapmış. Zaten motosiklet firmaları da yeni modellerini tanıtırken EICMA’yı tercih ediyorlar. Bu seneki fuar, önceki senelere göre biraz daha hareketli geçti. Bunun sebebi de Avrupa Birliği üyesi ülkelerde artık EURO 4 standardına uymayan hiçbir motosikletin satılamayacak olması.

EURO 4 nedir?

EURO 4, Avrupa’da satılacak motorlu taşıtların hangi standartlara uyması gerektiğini belirleyen Avrupa Regülasyonlarının bir parçasıdır. Bu regülasyonlar arasında aracın sahip olması gereken güvenlik donanımları, çıkardığı sesin desibeli, aydınlatma standartları ve en önemlisi de egzoz borusundan çıkan gazların karbon değeri gibi insan hayatını etkileyen çeşitli unsurlar var.

Ülkemizde de 2018’den itibaren uygulanmaya başlayacak EURO 4 regülasyonları, bu standartlara uymayan motosikletlerin Türkiye sınırlarından içeri girmesini yasaklayacak. Bu konu neden önemli?

Motosiklet üreticileri, egzoz borularından çıkan karbon salınımlarını EURO 4 standartlarına uydurabilmek için motor hacmi ve ürettiği beygir gücü arasındaki oranı düşürmek zorunda kalıyorlar. Örneğin Yamaha’nın geçen sene Türkiye’ye getirdiği ve yoğun ilgi gören başarılı motoru R25. 250 cc’lik bir motor bloğu olmasına rağmen 36 beygir gibi yüksek bir güç üretiyor. Bu güç her ne kadar kullanıcıları cezbetse de maalesef R25’in EURO 4 standartlarının altında kalmasına sebep oluyor.

2016-yamaha-yzf-r250-eu-race-blu-studio-001

Yamaha R25, özellikle genç motosikletçiler tarafından çok seviliyor.

Böyle bir durumda motosiklet üreticisinin iki seçeneği var; ya motorun ürettiği beygir gücünü kısacak, ya da beygir gücünü sabit tutup motor bloğunu büyütecek. Bazı firmalar beygir gücünden kısmayı tercih ederlerken büyük firmaların çoğunluğu motor hacmini büyüterek beygir gücünden ödün vermemeyi seçtiler. Sırf bu yüzden, daha önceden 250 cc’lik birçok motosiklet, yeni yılda 300 cc’lik motor bloklarına sahip olacak.

Konunun Türkiye’yi bağlayıcılığı nerede başlıyor?

Ülkemizde otomobillerden alınan yüksek vergiler hepimizin malumu. 1600 cc’lik bir otomobil alırken aslında otomobilin kendi değeri kadar bir meblağı devlete vergi olarak ödüyoruz. Bu durum; 2000 cc’lik bir otomobilde neredeyse vergi bedelinin, aracın kendi değerinin iki katına kadar ulaşması şeklinde. Yani aslında kendisine 2000 cc’lik bir otomobil alan vatandaş, devletine de aynı arabadan iki adet hediye etmiş oluyor.

Motosikletlerde ise vergi oranları biraz daha düşük. 250 cc’ye kadar olan motosikletlerden %8’lik bir ÖTV alınırken, 250 cc üzeri motosikletlerde bu oran %37. 2011 yılında motosiklet sektöründe olumlu karşılanan bir vergi indirimi olmuştu. 2011’den önce 250 cc’ye kadar olan motosikletlere %22’lik bir ÖTV uygulanırken, sadece beş sene önce bu oran %8’e indirildi.

Şimdi yeniden bir düzenleme yapılması gerekiyor, çünkü yazımın başından beri anlattığım gibi; EURO 4 standartlarına uyabilmesi için 250 cc’lik çoğu motosikleti artık 300 veya 350 cc’lik yeni motor bloklarıyla göreceğiz. EURO 4’ün ülkemizde de uygulanacak olması son derece pozitif bir gelişme. Çünkü bu standartlar, motosikletleri daha güvenli ve daha kaliteli hale getirecek. Örneğin EURO 4’ün güvenlik açısından en öne çıkan özelliği, her motosikletin standart ABS frenleme sistemine sahip olması gerektiği. Ancak ülkemizdeki vergi dilimleri aynı kalmaya devam ederse, Türk motosiklet severler bu yeni çıkan ve her zamankinden daha güvenli, her zamankinden daha kaliteli 300 cc’lik motosikletlere her zamankinden daha zor ulaşacaklar. Bunun iki sebebi var; birincisi, motosiklet firmaları muhtemelen %8 oranda ÖTV ödeyeceklerine 50 cc’lik bir fark yüzünden tüketicinin birden %37’lik bir vergi ödemek zorunda kalacağının farkında olup bu segmente giren motosikletleri Türkiye’ye getirmeyecekler. İkincisi; getirseler bile, bu cc’ye sahip motosikletleri edinmek isteyenler neredeyse beş katı daha fazla ÖTV ödemek zorunda kalacaklar. Bu durum MTV’de ise her sene iki kat daha fazla tüketici yükü anlamına geliyor.

bmw-g310gs-adventure-tourer

BMW’nin ikonlaşmış R1200 GS modelinin yeni doğan küçük kardeşi G310 GS.

Motosiklet neden teşvik edilmeli?

Motosikletler, hacimleri gereği; standart bir otomobilden üçte bir veya dörtte bir oranında yer kaplar. Bu da trafiğin rahatlaması anlamına gelir. Hepimiz görürüz, beş kişilik otomobillerde tek başına trafikte debelenen sürücüleri. Bu sürücüler aslında ister istemez kendisi hariç diğer dört kişinin ulaşım hakkını amiyane tabirle gasp etmektedirler. Yolda gereksiz yer kaplamaktadırlar. Üstelik motosikletlerin motor hacimleri otomobillere kıyasla daha küçük olduğundan daha az yakıt harcarlar ve çevreye otomobillere nazaran daha az karbon salınımı bırakırlar. Yani motosiklet, ülke ekonomisi ve çevre için de otomobillerden daha faydalıdır. Ayrıca doğaları gereği, hafif ve küçük olduklarından; yollardaki asfalt kaplamalarına daha az zarar verip daha küçük park yeri işgal ederler. Otomobiller; park yeri bulabilmek için dünya çapında her gün toplam 1.500.000 km daha fazla yol kat edip, 180.000 litre daha fazla yakıt tüketirler. Sayıların büyüklüğünün farkında mısınız?

Sırf bu sebeplerden ötürü, motosikletle ulaşım Türkiye’de teşvik edilmeli. Bu hem yetersiz trafik altyapısını rahatlatacaktır hem de fahiş vergi bedellerine rağmen otomobillere olan yüksek rağbeti azaltacaktır. Standart bir otomobil, ulaşım için kullanılacak standart bir motosikletten neredeyse on kat daha pahalı olduğundan ve henüz ne otomobilde ne de motosiklette yerli üretime geçemediğimizden; yurtdışına çıkan toplam parayı azaltacak ve cari açığı da düşürecektir.

Konu ile ilgili devlet büyüklerimiz, Türkiye’deki motosiklet olgusunu yeniden düşünün derim.

6 YORUMLAR

  1. Ulaşım hakkını Gasp mı? Fazla heyecanlıyken yazdınız heralde… ayrıca yeni standart motorların güvenliği artırılmış olabilir ama bence hala arablara göre tehlikelidir. Arbayla birşeyler taşıyabilir, aile arkadaş binebilir. Motor için tabiki bu geçerli değil.

    • Mustafa Bey,

      Toplu taşıma araçlarını kullanabilecekken beş kişilik taşıma kapasitesine sahip bir otomobille zorunlu olmadıkça tek başına ulaşım sağlayan kişi, evet, başkalarının ulaşım hakkını gasp etmektedir.

      Medeni ülkelerde “car pool lane” denilen bir uygulama vardır. Eğer sürdüğünüz otomobilde yalnız değilseniz, sadece iki veya daha fazla kişinin bulunduğu araçların kullanabildiği bu şeritten trafiğe takılmadan ilerleyebilirsiniz.

      Benim yazımda anlatmaya çalıştığım nokta, motosikletler otomobillere kıyasla hayatı daha da kolaylaştırma potansiyeline sahip araçlardır. Herkesin faydası için motosiklet kullanmak isteyenlere devletin teşvik uygulaması gerekir. Bunlardan biri de düşük vergiden geçiyor.

  2. Merak ettim bir bakayım dedim, ne yazmiş diye.. “başkalarının ulaşım hakkını gasp” ifadesi bile herşeyi özetliyor, ve diğer anlamlı ifadeleri de ortadan kaldırıyor..
    Bence, ne anlattığınızdan ziyade, karşınızdakinin “ne anladığı” daha önemli..
    Zira, sizin bu anlattığınız karşınızdakinin anlayabildiği oranda “değer” bulacak..
    Bilmem anlatabildim mi..?
    Herkesin adına, peşin hüküm sahibi olabilmek için o alanda yetkin olmanız gerekir.. Bu da, ancak “uzman” işidir..
    Ve, karşı tarafın fikirlerine açık olmanızı öneriyorum sevgili dostum.. Ee yazayım da, ne olursa olsun..
    …………………

    • Merhaba,

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Burada kendi düşüncelerimi paylaşma imkanı bulduğum için son derece mutluyum. Karşımdakinin ne anlayacağını maalesef kontrol edebilmem çok mümkün değil. Ben inandığım doğruları ifade etmekte özgürüm, benim doğrularıma katılmayanlar da bu konuda özgür. Ne güzel ki aynı konularda aynı şeyleri düşünmek zorunda değiliz.

      Fikirlerime katılmayanlara bile zaman ayırıp yazılarımı okuyup yorum yaptıkları için teşekkür ederim.

  3. Motorsikletler konusunda fazlaca bilgim olmadığı halde yazınızı beğeniyle okudum,faydalı buldum.
    Yeni başladığınız bu yolda sizlere başarılar diliyor ve yarınki yazınızı merakla bekliyorum.
    Kolay gelsin.

CEVAP VER