Bugünkü (16 Kasım 2016) FETÖ haberleri

0

22Hatay’da 25 polise ByLock gözaltısı

Hatay’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında “ByLock” kullandıkları belirlenen 25 polis gözaltına alındı.
Alınan bilgiye göre, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütün şifreli mesajlaşma programı “Bylock”u kullanan kişilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında aralarında emniyet amirlerin de bulunduğu 25 polisin adreslerine Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince operasyon düzenlendi.

Gözalatına alınan 25 şüpheli, Antakya Devlet Hastanesi Ek Hizmet Binasına getirilerek sağlık kontrollünden geçirildi. İşlemleri tamamlanan şüpheliler ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

Kaynak: Hürriyet ve Sabah ve Star

21ByLock’çu tilki de kasette
Toygun ATİLLA

FETÖ mensuplarının kendi aralarında kullandığı kriptolu iletişim programı ByLock’un tasarımcısı ‘Tilki’ lakaplı Atalay Candelen, ‘kirli kaset kumpasları’ soruşturmasında da çıktı. MHP’lilere kurulan kaset kumpası sonunda elde edilen görüntülerin internete servis edilmesi sürecinin baş şüphelisi İbrahim Faruk Bayındır ile Atalay Candelen Tarkim Global Havacılık Sanayi A.Ş’ye ortaktı. Bayındır’ın ekonomik ilişkileri, ortaklıkları ve ortaklıkların FETÖ bağlantıları ortaya çıktı.

Darbe girişiminin ardından Hürriyet muhabiri İsmail Saymaz’ın FETÖ mensuplarının kendi aralarında kullandığı iddia edilen kriptolu iletişim programı ByLock’un sahibi David Keynes (sonradan ABD vatandaşlığına geçen Alparslan Demir) ile yaptığı röportaj 24 Ekim 2016’da Hürriyet’te yayınlandı. David Keynes, ByLock programının tasarımcısının FETÖ’cülerle bağlantılı ‘Tilki’ lakaplı eski ev arkadaşı olduğunu söylemişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tespitlerine göre ‘Tilki’ lakaplı kişi Atalay Candelen’di. ByLock’tan çıkan ‘Tilki’ lakaplı Atalay Candelen’in adı, ‘kirli kaset kumpası’ soruşturmasında da sıkça geçiyor.

TİLKİ VE BAYINDIR ORTAK
Soruşturmada firari işadamı İbrahim Faruk Bayındır’ın şirketleri mercek altına alındı. Buna göre; Bayındır, Sindel Havacılık Anonim Şirketi, Tarkim Global Havacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Altın Havacılık Eğitim Hizmetleri A.Ş, Havacılık Teknik Anonim Şirketi, Tarkim Uçuş Eğitim, Uçak Bakım Onarım Limited Şirketi ve Beejet Havacılık Şirket’lerinin ortağı ve yetkilisi gözüküyordu. Bayındır, Borajet’in de eski ortağıydı.
Soruşturma dosyasında Tilki lakaplı Atalay Candelen ile İbrahim Faruk Bayındır’ın ortaklığına da dikkat çekiliyor. Her iki isim, kayıtlara göre Tarkim Global Havacılık Sanayi A.Ş’nin ortağı.

FETÖ’YLE BAĞLANTILAR
Atalay Candelen, Baran Tarım ve Hayvancılık Sanayi Tic. A.Ş., tasfiye halindeki AHG İnşaat Dış Ticaret Limited Şirketi, Base Bilgi Teknolojileri Limited Şirketi, Sarıçay Resurant İşletmeciliği ve Ticaret Limited Şirketi, Kayacar Grup Proje Yapı ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile Datalink Ltd. Şirketi’nin ortağı ve yetkilisi durumunda.

Bu şirketlerden, Baran Tarım ve Hayvancılık Sanayi Tic. AŞ.’nin Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Akyar’ın Bank Asya’nın ortaklarından olması, yine şirket ortaklarından Recep Uzunallı Zaman gazetesinin eski genel müdürlerinden, İlhan İşbilen ise AK Parti eski milletvekili ve FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu olan bir isim. Dosyada, İbrahim Faruk Bayındır ortağı Atalay Candelen ve diğer ortaklık ilişkilerinin FETÖ’ye uzanan bağlantıları ekonomik ilişkiler çerçevesinde bu şekilde ortaya konuluyor.

ORTAKLAR
ANKARA Başsavcılığı’nın ‘kaset kumpası’ soruşturmasında İbrahim Faruk Bayındır’ın FETÖ bağlantıları incelenirken, ‘Tilki’ Atalay Candelen’le ortaklıkları da kayıtlara geçti. Her iki isim, Tarkim Global Havacılık Sanayi A.Ş.’nin ortağı. Bayındır, kaset soruşturmasından firarda. Candelen için de ByLock soruşturmasında yakalama kararı var.

‘HIRSIZLAR’ POLİS ÇIKTI OLAY KAPANDI
Kirli kaset kumpası kuran İstihbaratçı polislerin, ‘hırsızlık’ şüphesi ile meslektaşlarına yakalandıkları ve karakolluk oldukları iddiası daha önce Sabri Uzun’un ‘İn’ adlı kitabında ortaya atılmıştı. Bu olayın ayrıntıları da ortaya çıktı. 8 yıl gizli kalan, tutanak bile düzenlenmeden serbest kalan ‘kirli kaset kumpasçısı istihbaratçılar’ aleyhindeki deliller ise, 155 polis telsiz kaydı, o gün karakolda olaya şahitlik eden diğer polisler ve kumpasçı polislerin telefonlarının HTS kayıtları oldu.

23 Temmuz 2008 gecesi Süleyman Biroğul ve işadamı Yusuf Ziya Yağmur, Kızılay’daki bir cafeden birlikte çıktı. İşadamı Yusuf Ziya Yağmur, Turan Güneş Bulvarı’ndaki işyerinin ışıklarının yandığını fark etti. Kapıda duran bir kişi de etrafı kolaçan ediyordu. Yağmur, 155 polis ihbar hattını aradı. Saat 01.28’di. O günkü kayıtlara göre ihbarı H. Yiğit adında bir polis memuru aldı.

PKK PEŞİNDEYİZ DEDİLER
Çevredeki ekiplere hırsızlık ihbarı haber verildi. 5 dakika içinde olay yerine gelen ekipler, ellerinde alet çantaları ile kaçan 3 kişiyi yakaladı. Yakalanan kişiler polis olduklarını söyledi, kendilerini yakalayan meslektaşları şaşkındı. Yine de yakalananlar, Yıldızevler Polis Merkezi’ne götürüldüler. Karakola meslektaşlarının gözetimi altında giren ‘kumpasçı polisler’ kimliklerini göstererek İstihbaratçı olduklarını söylediler. Savunmaları hazırdı, PKK ile ilişkili bir işadamının işyerinde çalışma yapıyorlardı. Meslektaşları tutanak tutarak durum tespiti yapmak istedi. İstihbaratçı polisler ise buna engel oldu. Karakolun içinde polisler arasında başlayan tartışma, üst düzey polis şeflerinin karakola gelmesiyle sonlandı. ‘Kumpasçı polisler’ hakkında tutanak tutulmadı. Olay anında kapatıldı.

TV’YE GİZLİ KAMERA
8 yıl boyunca gizli kalan bu olay, tüm ifadelerinde ‘kumpas’ iddialarını reddeden polisler için dosyaya giren en büyük delilerden biri oldu. O gün yaşananları ise Yıldızevler Polis Merkezi Amirliği’ndeki, istihbaratçı polisleri yakalayan polis memurları Ferhat Y., Aziz D., Duran G., Lütfü İ. tüm çıplaklığı ile anlattı.

Olay yerindeki polislerin bıraktığı izler sadece kendilerini yakalayan meslektaşları değildi. Şüpheli polislerin HTS raporları da 23 Temmuz 2008’de, işyerindeki televizyonun içine gizli kamera yerleştirmek istedikleri Yusuf Ziya Yağmur’un adresini işaret ediyordu. O gece, yakalanan polisler Deniz Baykal’dan, MHP’lilere, bürokratlardan bankacılara kadar kurulan kumpaslarda rol oynayan istihbaratçı polislerdi.

Kaynak: Hürriyet

20‘ByLock’tan gözaltına alınan 2 öğretmen adliyede (2)

İKİSİ DE TUTUKLANDI
Marmaris’te, geçen cuma günü FETÖ/PDY’ye yönelik operasyonda örgütün kriptolu haberleşme sistemi ‘ByLock’ programını kullandıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 2 öğretmen, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Kaynak: Hürriyet

19Pakistan hükümetinden FETÖ okulu kararı

Pakistan hükümeti, ülkede FETÖ’ye ait 23 okulda çalışan 108 öğretmenin, aileleriyle beraber 20 Kasım’a kadar ülkeyi terk etmesini istedi.
Pakistan İçişleri Bakanı Çodri Nisar Ali Han, ülkede Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) ait 23 okulda çalışan 108 öğretmenin aileleriyle 20 Kasım’a kadar ülkeyi terk etmesini istediklerini duyurdu.

CANLI YAYINDA DUYURDU

Han, Pakistan’da bir televizyon kanalının canlı yayınında yaptığı açıklamada, FETÖ okullarında görevli 108 öğretmenin ailelerini de alarak ülkeden ayrılmasını resmen istediklerini açıkladı.

Pakistanlı Bakan, toplamda 400 kişiyi bulan bu kimselerin 20 Kasım’a kadar ülkeyi terk etmesini beklediklerini bildirdi.

FETÖ’CÜLER DE DOĞRULADI

Pakistan’daki FETÖ okulları “PakTurk” adı altında faaliyet gösteriyor.

“PakTurk” da kurumsal internet sitesinden yaptığı açıklamada, Pakistan hükümetinin bildirimini doğruladı.

ERDOĞAN YARIN PAKİSTAN’A GİDİYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın başlayacak Pakistan ziyaretinde, okulların Türk yetkililere devri konusunun da ele alınması bekleniyor.

Erdoğan, iki gün sürecek ziyaretinde Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin ve Başbakan Navaz Şerif ile görüşecek, Ulusal Meclis ve Senato ortak oturumuna hitap edecek.

Türkiye ve Pakistan’dan üst düzey şirketlerin yöneticileriyle düzenlenecek toplantıya Başbakan Şerif ile katılacak Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslamabad’ın ardından Lahor’a da gidecek.

Kaynak: Hürriyet ve Cumhuriyet ve Sabah ve Takvim

18Cahit Paksoy tahliye edildi

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) finansal destek sağladıkları iddiasıyla Akfa Holding ve alt şirketlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasına karar verilen İhlas Holding eski Üst Yöneticisi Cahit Paksoy’un, avukatının itirazı üzerine tahliye edildiği öğrenildi.

Kaynak: Hürriyet

17Ahmet Zeki Üçok’tan önemli açıklamalar

Eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Savcısı Albay Ahmet Zeki Üçok, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ihraçlarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Üçok, eski pilotların terörle mücadele bile etmediğini, PKK operasyonlarında dağı taşı bombaladığını söyledi. Üçok ‘ Şimdi etkisiz hale getirilen PKK’lı sayısı geçmişe göre 10 katına çıktı. Pilotlar azaldı ama daha etkin mücadele ediliyor.’ diye konuştu.
Eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Savcısı Albay Ahmet Zeki Üçok, yaptığı açıklamada, TSK’daki ihraç ve açığa alma işlemlerinin bazı kesimler tarafından “güvenlikte zafiyet oluşturuyor” şeklinde yansıtılmasını eleştirdi.

Kaynak: Hürriyet ve Takvim ve Türkiye

16Marmaris’te, ‘ByLock’tan gözaltına alınan 2 öğretmen adliyede

Doğuş Esat BERME/MARMARİS (Muğla), (DHA)- MARMARİS’te, geçen cuma günü FETÖ/PDY’ye yönelik düzenlenen operasyonda, örgütün kriptolu haberleşme sistemi ‘ByLock’ programını kullandıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 2 öğretmen, bu sabah adliyeye sevk edildi. Aynı operasyonda hakkında yakalama kararı bulunan 2 öğretmenin ise arandığı belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

15‘Oruçluyken yemek yiyebilirsiniz’

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan iki hakim, örgütün yargı sorumlularının, ramazanayında oruçluyken “deşifre olmamak” için katıldıkları toplantılarda gerektiğinde yemek yiyebilecekleri konusunda kendilerine izin verdiğini anlattı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında örgüt mensuplarının verdiği ifadeler, FETÖ’nün iç yüzünü ortaya koyuyor. FETÖ’nün yargıyapılanmasına yönelik operasyon kapsamında meslekten ihraç edilen Danıştay Tetkik Hakimi A.A. ve İdari Yargı Hakimi O.A’nın itiraflarında ilginç detaylar dikkati çekti. A.A. ve O.A’nın itiraflarında, FETÖ’nün yargı içerisinde kadrolaşması ve örgüt mensuplarının deşifre olmamak için kullandığı yöntemler yer aldı.

Kaynak: Hürriyet

14Emniyet Genel Müdürlüğü’nden “KHK” açıklaması

Emniyet Genel Müdürlüğü, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile daha önce görevden uzaklaştırılan 3 bin 181 emniyet mensubunun görevine iade edildiğini açıkladı.
Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, “667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 2’nci maddesinde zikredilen ve milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle daha önce görevden uzaklaştırılan, ancak durumu tekrar değerlendirilen 3 bin 181 EmniyetTeşkilatı mensubu görevine iade edilmiş, aynı kapsamda 2 bin 205 Emniyet Teşkilatı mensubu ise görevden uzaklaştırılmıştır” denildi.

Kaynak: Hürriyet ve Cumhuriyet ve Yeni Şafak ve Takvim ve Akit

13‘2010’da seçilen 160 Yargıtay üyesinden 120’si cemaat üyesiydi’

FETÖ soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp serbest kalan eski HSYK üyesi Kerim Tosun’un ifadesi ortaya çıktı. Tosun, 23 sayfalık ifadesinde yargıdaki cemaat yapılanmasına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tosun, 2010 yılında Yargıtay’a üye olarak seçilen 160 üyeden 120’sinin cemaat mensubu olduğunu iddia etti. Tosun, cemaat açısından önemli olan dosyalar için talimat geldiğini de söyledi. Tosun, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak ve Başsavcıvekili Hakan Pektaş koordinesinde süren soruşturmada, 12 Ekim’de ikinci kez ifade verdi. Üniversite 4. sınıftan itibaren Fetullah Gülen cemaatine dahil olduğunu söyleyen Tosun’un ifadesi özetle şöyle:
28 ŞUBAT’TA FAALİYET YOK
“Ben daha sonra Datça’ya atandım. O dönem 28 Şubat olayları olunca cemaat faaliyetlerde bulunmamaya başladı. 2001 yılında Yargıtay Savcılığı’na geldim. Benimle birlikte cemaat mensubu 25 kişi o dönemde Yargıtay Savcılığı’na geldi.

YARGITAY İÇİN GRUP KURULDU
Şubat 2011 tarihinde yapılacak Yargıtay üyeliği seçimleri için bir grubun kurulduğunu biliyorum. Bu grup Yargıtay üyesi seçilecek 160 kişiyi belirleyecekti. 160’lar olarak belirtilen Yargıtay üyelerinin yaklaşık 120’ye yakınının cemaat mensubu olduğunu biliyorum.

TALİMATLA HAREKET
Ben bu kişilerin tümünün daha önceden cemaat mensubu olduğunu bilmiyordum. Ancak cemaatin talimatıyla hareket tarzı belirlenmesi üzerine bu kişilerin cemaat mensubu olduğunu anladım. Yaklaşık 1-2 ay sonra Muharrem Karayol’un evinde toplandık. Karayol, cezacı olan Yargıtay üyelerinin grup sorumlusuydu. Benim içinde bulunduğum grubun sorumlusu ise Turgut Emiroğlu idi. Evdeki toplantıda Yargıtay üyelerini ceza daireleri ve hukuk daireleri olarak ayırdıklarını anladım. dosyalar

CEMAAT EVİNDE
Maaşımızın yüzde 10’unu himmet olarak vermeye başladık. Sohbetlerin yapıldığı toplantılar, grup sorumlusu Turgut Emiroğlu’nun evinde başladı. Bu toplantılarda dairede olan önemli dosyaların görüşülmesi, bu dosyalardan fotokopi çekilip Turgut Emiroğlu’na verilmesi de görüşülüyordu. Turgut Emiroğlu, sohbet toplantılarında daha önceden yazılan bir notu çıkarak bize bu notu okuyordu. Bu notta Yargıtay’da yapılan oylamalarda kime oy verileceği, nasıl hareket edileceği yazılıydı. Turgut Emiroğlu, kendisinin üstü olan sorumlulardan gelen talimatları bize bildirirdi. Dairemizde görülen bazı dosyalar için bu şekilde talimat geldiği doğrudur.

FETÖ’CÜ DAİRELER
Cemaatin talimatı üzerine hangi dairede hangi üyenin görev yapacağı belirlendi. Bu belirleme sırasında Fetullah Gülen cemaati mensubu olan kişiler 4. Hukuk, 18. Hukuk, 4. Ceza, 5. Ceza, 8. Ceza, 9. Ceza, 11. Ceza, 14. Ceza, 15. Ceza dairelerinde heyet çoğunluğunu sağlayacak şekilde dağıtım yapıldı.

HUKUK VE CEZA İMAMLARI
Ben HSYK üyesi seçildikten sonra Nazmi Dere’nin HSYK sorumlusu olduğunu gördüm. Hukuk Dairelerinin sorumlusu Yargıtay üyesi Ali Akın’dı. Ceza Daireler’inin sorumlusu Muharrem Karayol’du. Daha sonra Salih Sönmez ceza dairelerinin sorumlusu oldu. Bu Hukuk ve Ceza Daireleri’nin sorumlularının üstünde ise Yargıtay İmamı olan İlyas Şahin vardır.

YARGI İMAMI: İLYAS ŞAHİN
Aydın Boşgelmez bana Hüseyin Yıldırım, Nazmi Dere, Aydın Boşgelmez, Selahattin Atalay ve Önder Aytaç’dan oluşan bir kurul ile toplanıp karar verdiklerini söyledi. Bu kurulda sadece Yargıtay üyelerinin değil Danıştay’dan bazı üyelerin de olduğunu duydum. Ben İlyas Şahin’in bu nedenle sadece Yargıtay’dan değil Danıştay dahil olmak üzere tüm yargıdan sorumlu imam olduğunu biliyorum.

KİM NEREYE SEÇİLECEK
Yargıtay’da yapılan HSYK’ya, YSK’ya, Uyuşmazlık Mahkemesi’ne üye belirleme, boşalan daire başkanlarının belirlenmesinde kime oy verileceğini mutlak surette grup sorumlusu toplantılarda söylüyordu. Turgut Emiroğlu kime oy vereceğimizi belirtirdi.”

‘KARAMEHMET’İN YURTDIŞI YASAĞI İÇİN TALİMAT ABD’DEN’
“Benim hatırladığım dosyalar arasında Mehmet Emin Karamehmet’in yurtdışı yasağının olduğu Bankacılık Kanunu’na muhalefet suçuyla ilgili dosya bizim daireye gelince Emiroğlu, bana dairede, ‘Kartal abinin selamı var, bu dosyada Mehmet Emin Karamehmet’in yurtdışı kararını kaldıralım’ dedi, bu talimatın bizzat Amerika’dan geldiğini söyledi. Ben Turgut Emiroğlu’na Kartal isimli şahıs kimdir diye sordum o da bana Kartal 11. Ceza Dairesi üyemiz olan Yargıtay sorumlusu İlyas Şahin’dir dedi. Ayrıca bu talimatın ABD’den geldiğini de bizzat söyledi.

DAİRE ÖNCEDEN DEĞİŞTİRİLDİ
İstanbul Alay Komutanı Hüseyin Kurtoğlu hakkında Silivri Ceza Mahkemesi tarafından hürriyeti tehdit suçundan verilen cezaya ilişkin dosya Yargıtay’a gelmeden önce bu suçlara bakan daire önce değiştirilerek cemaatin etkin olduğu 14. Ceza Dairesi’ne bu yetki verildi.

ÜÇOK’UN DAVASI ONANDI
Ahmet Zeki Üçok isimli şahsın davasının da cemaatin girişimleri ile onandığını biliyorum. ‘Kayseri Hipnoz’ davası olarak nitelendirilen askeri yetkililer ile ilgili bir davadır. 8. Ceza Dairesi’nde başkan Sedat Bakıcı ve Bekir Özenir’in, Gülen cemaatine mensup olmadıkları halde bu dosyanın onanmasıyla sorumlu tutulmaları nedeni ile tutuklandıklarını zannediyorum.”

MUHALEFET YAZIN TALİMATI
HSYK’ya seçildikten sonra Nazmi Dere bize ‘cemaatin önem verdiği Balyoz, Ergenekon, Askeri Casusluk, MİT TIR’larının durdurulması gibi davalarda görev yapan cemaat mensubu hâkim ve savcılar hakkında yapılacak soruşturmalarda aleyhe kararlara muhalefet yazın. Arkadaşları küstürmeyelim. Cemaat mensubu olmayan hâkim ve savcılar hakkında istediğiniz şekilde karar verebilirsiniz’ dedi. Nazmi Dere’nin bu isteğini biz Fetullah Gülen cemaatinin isteği olduğunu anladık ve biliyorduk. Kararlarımıza da bunu yansıttık.

KURUMLARI ELE GEÇİRİN TALİMATI
Ben hâkimlik sınavına girdiğimde Gülen’in kurumları ele geçirin diye talimatı yoktu. Ancak 1998 sonrası Fetullah Gülen’in bu kurumları ele geçirmek   için cemaat mensubu olan kişilerin bu kurumlarda görev alması için yönlendirilmesi talimatı verildiğini biliyorum. Nitekim bu tarihten sonra cemaat mensupları bu kurumlara başvurarak buralarda çalışmaya başladılar.

ERGENEKON BALYOZ’A ÖZEL DAİRE
Daha sonra yapılan işbölümü ile cemaat için önemli olan davalar bu dairelere aktarıldı. Kamuoyunda bilinen cemaat için önemli olan Balyoz, Şike, Hipnoz, Kurdoğlu gibi davalar cemaatin güçlü olduğu dairelerin görev alanına girdi. İşbölümü bizzat üst seviyedeki kişilerden aldıkları talimatlar üzerine Muzaffer Özdemir, Salih Özaykut ve Önder Aytaç’ın belirleyip divan başkanlığına bildirdiğini biliyorum.

Kaynak: Hürriyet ve Cumhuriyet ve Sabah ve Akşam ve Yeni Şafak ve Takvim ve Türkiye ve Akit

12FETÖ’nün 57 imamı tutuklandı

İzmir’de FETÖ’nün 57 imamı tutuklanırken, Özel Harekât Daire Başkanlığı’nı bombalayan FETÖ’cü pilotun doktor eşi de gözaltına alındı. Konya’da gözaltına alınan pilot sayısı 45 oldu
FETÖ’nün darbe girişiminin ardından örgüte yönelik başlatılan operasyonlar yurdun dört bir yanında sürüyor .
İzmir: 25 Ekim’de gözaltına alınan 75 şüpheliden himmet, burs ve kurban bağışı adı altında örgüte para toplayan ve ışık evlerinde polis, asker ve üniversite öğrencilerini kendilerine bağlı olarak yetiştiren 57 örgüt imamı tutuklandı. Kapatılan Katip Çelebi Üniversitesi’ne yönelik operasyonda ise aralarında Ankara Özel Harekât Daire Başkanlığı’nı bombalayan pilotlardan Rafet Kalaycı’nın uzman doktor olan eşi Özlem Tuğçe Kalaycı’nın da bulunduğu 29 şüpheli ByLock kullandıkları gerekçesiyle gözaltına alındı. ByLock kullanan 7 özel güvenlik görevlisi de tutuklandı.

Kaynak: Sabah

11FETÖ’nün küresel ağı çökertilecek

Terör Örgütü FETÖ’nün yurtdışı faaliyetleri de sıkı takip altına alındı. FETÖ’nün Avrupa’da akademik, ibadethane adı altında faaliyet gösteren 2 binden fazla dernek ve vakfı tespit edildi. Hükümet ve Dışişleri Bakanlığı FETÖ’nün lobi çalışmalarına karşı harekete geçti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği’nin FETÖ’ye sahip çıkmasını sert dille eleştirirken, bu ülkeler kanıtların yetersiz olduğu bahanesiyle terör örgütünün faaliyetlerine karşı sessiz kalmayı sürdürüyor. Terör örgütünün yurtdışı bağlantılarına yönelik yapılan incelemelerde ilginç bilgilere ulaşılınca Türkiye FETÖ tarafından organize edilen olimpiyatlar, festivallerin yasaklanması, okulların kapatılması, dünyadaki yayın organlarının kapatılması, bankacılık işlemlerinin durdurulması, ticari faaliyetlerinin sonlandırılması, yurtdışı mal varlıklarının dondurulması konusunda diplomatik atak başlattı. Bu diplomatik ataklarda Avrupalı siyasetçileri maniple etmeye yönelik faaliyetler de bir bir ortaya konuldu. FETÖ’nün etkin olarak kullandığı platformlara ilişkin hükümet tarafından yapılan tespitler ve atılan adımlar şöyle:

2 BİN PLATFORM: FETÖ, Avrupa ülkelerinde 2 binin üzerinde akademik, sivil kuruluşu propaganda platformu olarak kullanıyor. Buralarda siyasetçilerden sanatçılara, akademisyenlerden gazetecilere kadar birçok kesimden konuşmacıya yer verilerek yeni ilişki ağları kurulmaya çalışılıyor. Örgütün akademi ve siyaset sahasındaki ilişki ağını korumak için Türkiye aleyhine faaliyet gösteren düşünce kuruluşları ile işbirliği yapılıyor.

GÖRÜNÜRDE İBADETHANE: İbadethane olarak gösterilen dernekler ve merkezlerde Türkiye aleyhine çalışmaya devam ediyorlar. Dinler arası ilişkiler gibi başlıklarla düzenlenen kurslarda terör örgütünün başı Fetullah Gülen propagandası yapmayı sürdürüyorlar. FETÖ, darbe girişimi sonrası da hükümetin aldığı önlemlerle ilgili dezenformasyon faaliyetleri yürütmeyi sürdürüyor.

AKADEMİK GÖRÜNÜM: Örgüt akademik kisve altında propaganda yaparken, düşünce kuruluşları aracılığıyla siyasetçilere kendi görüşleri doğrultusunda raporlar kaleme aldırıyor. İngiltere, Almanya gibi ülkelerde Müslüman nüfusun yoğun olduğu bölgelerde eğitim dernekleri adı altında öğrenci birlikleriyle çalışmalarını sürdürüp, örgüte bağış toplamaya devam ediyor.

 

AVRUPA GÖREVDEN ALINAN FETÖ’CÜLER İÇİN FON OLUŞTURDU!

İŞADAMI DERNEKLERİ: Türkiye’nin resmi taleplerine karşılık örgüte finans sağlayan işadamları dernekleri faaliyetlerini kesintisiz sürdürüyor. Terör örgütü ile bağlantılı bazı şirketler bu ülkelerde emlak, yatırım, madencilik alanında faaliyet göstermeye devam ediyorlar.
MEDYA FAALİYETLERİ: Terör örgütü, İngiltere, Almanya’da gazete çıkarırken, haber ajansları, internet üzerinden medya faaliyetlerini yürütmeyi sürdürüyor. Bu yayın organları, medya kurumlarının kapatılması için de diplomatik temaslar sürüyor.

‘Lobi faaliyetlerine göz yummayacağız’
Hükümetin FETÖ ile mücadele için yurtdışı seferberliği sürüyor. AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker başkanlığındaki heyet, ABD, İngiltere’nin ardından Almanya ve Belçika’ya gidiyor. Eker, terörist Fetullah Gülen’in terör örgütü lideri olduğunu muhataplarına belgelerle anlatacak. Meclis Dışişleri Komisyonu üyelerinden oluşan bir heyet de ülke ülke dolaşarak “FETÖ üyelerini barındırmayın” çağrısı yapıyor. Gidilen ülkelerde bu örgütün eğitim, ekonomi, medya faaliyetlerinin önlenmesi talep ediliyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eker, bu örgütle global mücadelenin zorunlu olduğunu vurgulayarak, Türkiye aleyhine yürütülen lobi faaliyetlerine göz yummayacaklarını söyledi.

Dışişleri Bakanlığı karşı atağa geçti
Dışişleri Bakanlığı, FETÖ’nün bu ülkelerde organize ettiği festival, yarışma, kültürel etkinliklerin yasaklanması için de atağa geçti. Eğitim, kültür yapısının çökertilmesi için de dört koldan çalışma yürütülüyor. İlgili bütün bakanlıklar muhataplarıyla birebir temasa geçerek örgütün tüm okullarının terör yuvası olduğuna dikkat çekerek kapatılması gerektiğini anlatıyor. Bu okullara, vakıflara örgüt sempatizanlarınca maddi kaynak aktarılmasının önünün kesilmesi isteniyor.

Kaynak: Sabah ve Takvim ve Akit

10FETÖ’cü polislerden FETÖ’ye baskın!

FETÖ imamlarından H.P., 1999’da Uşak’ta FETÖ’nün hücre evine polisin baskın düzenlediğini ancak baskını yapanların da FETÖ’cü olduğunu söyledi. Baskında ele geçirilen belgelerin kaybedildiğini anlattı

FETÖ’nün daha önce Ege Bölge sorumluluğu görevinde bulunduğunu söyleyen eski Colorado imamı H.P. 1999’da örgüt üyelerinin bulunduğu bir toplantıya polis tarafından baskın yapıldığını ve FETÖ’cü polisler tarafından bu baskına ait kayıtların sistemden silindiğini deşifre etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu baskında görev yapan emniyet personelinin kim olduğuna yönelik inceleme başlattı. Colorado imamı H.P. o dönem Uşak İl Eğitim Danışmanlığı görevinde bulunan İsmail Yazıcı ve birim sorumlularının bir evde yaptığı toplantı sırasında polisin baskınıyla yakalandıklarını söyledi. Üyelerin yakalanma sebeplerinin ise gizli toplantı yapmaları olduğunu söyleyen H.P., savcılığa verdiği ifadede olayı şu şekilde anlattı: “Her zaman toplantı öncesi kendilerine bilgi veren cemaatin emniyet mensubu, o gün sorulduğunda sıkıntı olmadığını ve toplantı yapabileceklerini söyledi. Bunun üzerine toplantıya başlamalarından yarım saat sonra baskın yapılmış ve bütün laptoplara el konulmuştur. Örgütün bütün rehberlik bilgilerinin yer aldığı laptopu götüren polislerin binlerce sayfa doküman çıkardıklarını ifade etmişlerdir.”

BELGELERİ KAYBETTİLER

“Fakat daha sonra bu olayla ilgili ne kanuni bir işlem yapılmış ne de bir soruşturma açılmıştır. Anlaşılan o ki cemaat kendi mensuplarına tatbikat mahiyetinde bir baskın yaptırmıştır. O dönemde emniyete intikal eden bu bilgiler ve daha başka onlarca ilde elde edilen, pek çoğu kriminal özellik taşıyan bilgilerin cemaat mensupları tarafından kaybedildiğini düşünüyorum. Rehberlik bilgileri daha sonra legal görünüme sokularak iki seri halinde kitaplaştırıldı. Ortaokul öğrencileri için kullanılan serinin adı 4 ciltlik ‘Altın Nesil’, liseli öğrenciler için ise 4 ciltlik ‘Diriliş Nesli’ oldu. Yazarı uydurmaydı. Bu kitaplardaki bilgilerde öğrenciler 5’lik derecelendirme sistemine göre ayrılır. Beşlik derece şöyledir; “1. derece, ilk ilgilenilen; 2. derece, dini değerlere ısınmış; 3.derece, 5 vakit namaz kılan; 4. derece, örgüt şuuru kazanmış; 5. derece militan dava adamı.” Bu derecelendirme yargı başta olmak üzere bütün birimlerde geçerli. 4. dereceye gelmeden hiçbir öğrenci kritik okullara müracaat ettirilmez.”

Kaynak: Sabah

9Adil Öksüz’ün kaçış haritasını yayınladı

A Haber’de yayınlanan Memleket Meselesi programında Adil Öksüz’ün kaçış haritası ilk kez yayınlandı..
A Haber İstihbarat Şefi Kübilay Gülbek Adil Öksüz’ün içine kapanık birisi olduğunu ailesinin bile çoğu yönünü bilmediğini dile getirerek kendisine Profesörlük teklif ediliyor ancak dikkat çekmemek için Yardımcı Doçent olarak kalmayı tercih ediyor. İşte ilk kez A Haber’de yayınlanan FETÖ’nün 1 numarası Adil Öksüz’ün sır dolu kaçış planı

Kaynak: Sabah

8Ceyhan Mumcu’dan çarpıcı açıklamalar!

Uğur Mumcu’nun ağabeyi Ceyhan Mumcu’dan Memleket Meselesi’ne gündeme dair çok çarpıcı açıklamalarda bulundu…

Kaynak: Sabah ve Takvim

7FETÖ Türk gemicileri Cezayir’de rehin bıraktı

15 Temmuz’dan sonra el konulan FETÖ’cü Vera Denizcilik Şirketi’ne ait yük gemisi, borçları sebebiyle 4’ü Türk 19 kişilik mürettebatıyla birlikte Cezayir’de rehin kaldı.

FETÖ/PDY soruşturması kapsamında el konularak kayyum atanan Vera Denizcilik Şirketi’ne ait ‘Sea Honust’ adlı geminin 19 kişilik mürettebatıyla birlikte borçları sebebiyle dört aydır Cezayir’de rehin olduğu kaldığı ortaya çıktı. Vira Haber’den Yaşar Özer’in haberine göre, geminin bağlı olduğu Vera Denizcilik Şirketi’nden kimseye ulaşamadıklarını belirten Sea Honust’un kaptanı Turgut Akdağ, “28 Haziran’da makine arızası nedeniyle limana girdik. Ana makinenin onarımı yapıldı, ancak geçen 4 aya rağmen şirket gemiyi kaldırmadı. Bir aydır iletişimimiz kesildi. Yiyecek, su ve elektrik yok” dedi.

Kaynak: Star ve Akit

6FETÖ’nün ‘kadın yapılanması’na yönelik operasyon: 33 tutuklama

Manisa merkezli 9 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında “örgütün kadın yapılanmasına” yönelik operasyonda gözaltına alınan 41 şüpheliden 33’ü tutuklandı, 8’i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kaynak: Star

5FETÖ’cülere özel sığınma

Terör örgütlerine kucak açan Almanya, FETÖ’nün arka bahçesi olmaya devam ediyor. Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde, aralarında FETÖ üyesi askerlerin de olduğu, yeşil pasaportu sahibi en az 43 kişi iltica talebinde bulundu.

Türkiye’deki 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Almanya’nın sadece Kuzey Ren-Vestfalya (KRV) eyaletine yeşil pasaportlu 43 kişinin geldiği bildirildi. Rheinische Post (RP) gazetesinin gizli belgelere dayandırdığı habere göre KRV eyaletinde iltica başvurusunda bulunanlar arasında diplomatlar ve ailelerinin yanı sıra askerler de bulunuyor.

İLTİCA BAŞVURUSU YAPTILAR

Söz konusu kişilerin iltica başvurularının kabul edilip edilmeyeceğinin ise belirsizliğini koruduğu belirtiliyor.  Gazete haberinde 43 kişinin haftalardır ilk kabul merkezleri ve eyalet hükümetine bağlı konaklama tesislerinde barındırıldıkları bildiriliyor. Şimdiye kadar Almanya genelinde Türkiye’den yeşil pasaportlu 35 kişinin iltica başvurusunda bulunduğu biliniyordu.

Kaynak: Akşam

Bakan Yılmaz: 30 bine yakın öğretmenin ilişiği kesildi

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 30 bine yakın öğretmenin ilişiğinin kesildiğini söyleyerek, “Sadece bankaya para yatırdı, okuluna gitti diye atmadık. Terör örgütü ile ilişiği yoksa görevine iade edilir” dedi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Milli Eğitim Bakanlığında 30 bine yakın öğretmenin ilişiği kesildi. Sadece bankaya para yatırdı, okuluna gitti diye atmadık. Terör örgütü ile ilişiği yoksa görevine iade edilir” dedi.

Bakan Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını cevapladı. Yılmaz, 15 Temmuz’da yüksek rütbeli iki askerin olduğunu söyleyerek, “Birisi ikinci ordu komutanı, diğeri eski Hava Kuvvetleri Komutanı Adem Huduti. 1974 yılında Piyade Okulu’nda asteğmen rütbesini takmış. Paralel midir? 1987’de kara Harp Akademileri’nden mezun olmuş. 1999 yılında tuğgeneral olmuş. En önemli Dönüşüm albay rütbesinden general rütbesine geçiştir. Binlerce albay var. 30 kişiden birini seçiyorsun. Bir insan aklını, vicdanını teslim eder? Akın Öztürk, 1970’te Hava harp okuluna giriyor. 1973’te teğmen oluyor. 1985-1987 yıllarında Harp Akademisi’ne giriyor. 1999-2000 arasında 6. Ana Jet Üssü Komutanı oluyor. 2000’de general oluyor. Toplumsal bir sorun. Benim görevde olduğum sürede bunların kaydı, kitabı yok’’ ifadelerini kullandı.

Kaynak: Akşam

4‘Bylock’ta kırmızı liste’ operasyonunda 3 tutuklama

Bursa’da FETÖ’nün kırmızı liste Bylock kullanıcısı oldukları tespit edilen 3 öğretmen tutuklanırken, 2 öğretmen adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bursa’da FETÖ soruşturması kapsamında, kurdukları İnegöl Köylerarası Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (İKEDER) ve İnegöl Eğitim Sevenler Derneği (İNESDER) vasıtasıyla FETÖ terör örgütü adına eleman temini, himmet, hizmet, bağış, fitre, zekat ve burs adı altında mali kaynak sağladıkları iddia edilen öğretmenlerin evlerine operasyon düzenlenmiş, kapatılan İNESDER Başkanı M.K. ile yönetim kurulu üyeleri İ.H.Ç., A.A., Y.Ç. ve E.D. gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınan 5 öğretmenin de Bylock kırmızı listede yer aldıkları tespit edildi. Gözaltına alınan 5 kişinin kapatılan Bank Asya hesaplarında 100 bin liranın üzerinde para hareketi olduğu öğrenildi. Mahkemeye çıkarılan zanlılardan İNESDER Başkanı M.K. ve Y.Ç. ile İ.H.Ç tutuklanırken, A.A. ve E.D. yurtdışı yasağı uygulanıp adli kontrolle serbest bırakıldı.

Kaynak: Akşam

3FETÖ’nün gangster satrancı

FETÖ onu, Ergenekon kumpası için önce gizli tanık yaptı, sonra da sattığı eroinden himmet aldı. İranlı zehir taciri Zindaşti’nin kalemi, küresel baronların ‘malını’ çalınca kırıldı. Suikast ekibi onu değil kızını öldürünce devreye FETÖ girdi. İşte, merkezinde FETÖ’nün olduğu o gangster satrancı…

Kaynak: Yeni Şafak ve Akit

2Gülen hapisten korkuyor

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında ilginç bir tespitte bulunuldu.
Ebru Karatosun ANKARA
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in karakterini deşifre eden bilgiler savcılığa ulaşan istihbarat raporlarında yer aldı. Soruşturma dosyasına da eklenen söz konusu rapora göre Gülen’in en büyük korkusu gözaltına alıp yargılanmak ve sonrasında hapse girmek. 12 Mart döneminden sonra 7 ay tutuklu kalan Gülen, 1974 yılında beraat etmişti. Raporlara göre, Gülen’in tutuklu kaldığı dönem içerisinde bu durumdan çok fazla etkilendiği ve bir yine aynı durumda olmaktan korktuğu kaydedildi.
Raporda, Gülen’in, yüksek dozda ‘diazem’ adında, sinir hastaları tarafından kullanılan bir ilaç kullandığı da belirtildi. İlacı sakinleştirici etkisinden yararlanmak ve uyuyabilmek için kullanan Gülen’in, bu sebeple sürekli halüsinasyonlar gördüğü ve etrafındaki insanların kendisine kumpas kurduğunu sandığı kaydedildi. Bir dönem Gülen’in yanında olan Nurettin Veren daha önce verdiği ifade de, Fetullah Gülen’in sabah birden kendisine ‘imdat imdat, sen buraya beni öldürmeye geldin’ diye bağırdığını, bu gürültüye herkesin koştuğunu, ‘FBI, CIA çağırın bunu öldürsünler, Arif bey sen de silahını çıkart bunu öldür’ dediğini anlatmıştı.

Kaynak: Türkiye

1Emre Uslu ortadan kayboldu

Her gün attığı tweetlerle Türkiye aleyhinde çalışan, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) tetikçisi Emre Uslu’nun, kendisi için uzun sayılabilecek bir süredir tweet atmaması dikkat çekti.

Her gün attığı tweetlerle Türkiye aleyhinde çalışan, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) tetikçisi Emre Uslu’nun, kendisi için uzun sayılabilecek bir süredir tweet atmaması dikkatlerden kaçmadı.

Casusluktan aranan ve en son ABD’nin Virginia eyaletinde görülen firari Uslu’nun son paylaşımını 29 Eylül’de yaptığı görüldü.

Kaynak: Akit

 

CEVAP VER