Bugünkü (19 Kasım 2016) FETÖ haberleri

0

15 Temmuz darbe girişimi yorumu: Karargah nasıl bilmez

Meclis’te Milli Savunma Bakanlığı’nın 2017 bütçesi görüşülürken 15 Temmuz da tartışıldı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “150 general darbeye teşebbüs eder de karargâh nasıl bilmez? Bunu A Genelkurmay başkanına, B Genelkurmay başkanına fatura edip işin içinden çıkamayız” dedi. Işık özetle şunları söyledi:
BİR MECZUP İŞİ DEĞİL

“Bunun bir sıradan iktidar mücadelesi olmadığı ve gerçekten emperyalist güçlerin bu noktadaki rolü araştırılıyor. Ümit ederiz ki başka güç çıkmasın. Ama ortadaki veriler, bunun tek başına bir meczubun yapamayacağı hareket olduğunu da ortaya koyuyor. FETÖ’nün TSK’da en çok yuvalandığı dönem 28 Şubat öncesi ve bu sırada. Meczup işi değil kesinlikle, bunu bilmemiz lazım.

8 ER FETÖ KURBANI OLABİLİR

Eğer bu darbeye teşebbüs etmeselerdi, 30 Ağustos Şûrası’nda çok ciddi sayıda bugüniçeride olan FETÖ’cülerin çok önemli bir kısmı zaten ordudan atılacaktı. Bunu onlar da biliyorlar. Dolayısıyla bir günde tespit edilmiş değil. 8 tane erimiz var, bunların durumunu tek tek inceleyip sonuçlandıracağız. Gerçekten darbeciler tarafından vurulduysa elbette ki onlara şehit unvanını vereceğiz.

TSK YARALI İFADESİ

‘TSK’da uçacak pilot yok’ derseniz bu haksızlık olur. Acil ihtiyacı karşılayacak pilotumuz var, ama standardın altındayız. Bununla ilgili çalışmayı çok ciddi yapıyoruz. ‘TSK yaralı’ ifadesine katılmıyorum. Aslında TSK içindeki bu hainlerin temizlenmesinden sonra çok daha güçlü.
m (Hükümet darbe girişimini biliyor muydu) Bir milletvekilinin, herhangi birinin (Türkiye gazetesi yazarı) yazdığı şeyi buraya getirmesi, bu konuya en azından katıldığı gibi bir ifade, bu anlama gelir. Hiçbir hükümet bir darbeyi önceden bilip de ona yönelik tedbiri almamazlık edemez. Sayın Cumhurbaşkanımız defalarca televizyona çıktı, o gece neler yaşadığını dakika dakika anlattı. Toplum da çok büyük oranda Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda samimi olduğunu ifade ediyor.

PRUSYA MODELİ BİTİYOR
TSK, Prusya modeli bir yapıdır, Prusya modelinde de çok katı bir emir-komuta zinciri vardır. Asker de sivil de çok katı bir şekilde ayrılmıştır. Prusya modelini Almanlar bile 1900’lerde terk ettiler. Modeli katı bir şekilde uygulayan sadece Türkiye var. Yani ‘Bu yapı AK Parti iktidarı döneminde TSK’ya çöreklendi’ dersek, bu büyük bir yanlış olur. Yani TSK’nın işleyişi tamamen kendi içinde. Elinde silah olan kişiye bütün yetkiyi verdiğiniz zamankendinde insanüstü güçler vehmedebilir. Yarın oraya çetö, metö ne gelirse, bunları buraya getirmeyecek tedbirleri almak zorundayız.

SABİHA GÖKÇEN SATILABİLİR

Sivil Savunma Müsteşarlığı’ndan sorumlu bir bakan olarak; ‘Biz bu Sabiha Gökçen’i değerinde satalım, oradan gelen kaynağı da TSK’nın modernizasyonunda yeni projeler için kullanalım’ diye düşüncemiz var. Sayın Başbakanımıza da sunduk.”

S-400 YANITI: RUSYA İLE YOĞUN ÇALIŞIYORUZ

TÜRKİYE’nin, S-400 hava savunma sistemi almak için Rusya ile görüştüğü haberini Milli Savunma Bakanı Fikri Işık da doğruladı. Işık dün ROKETSAN’daki güdümlü füze teslimi töreni sonrası yaptığı açıklamada, Türkiye’nin bir hava savunma sistemine ihtiyacı olduğunu, bu ihtiyacın giderilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü belirterek, şunları söyledi: “Bu tek boyutlu sürdürülmüyor. Sadece Rusya ile S-400 için görüşmüyoruz, bunun dışında bu konuda elinde sistem olan diğer ülkelerle de görüşmeler yapılıyor. Rusya’nın şu andaki tavrı olumlu. Bu noktada ümit ederiz ki özellikle NATO üyesi ülkeler daha ciddi bir gayret gösterirler ve NATO’yla uyumlu bir füze savunma sistemimiz olur ama biz hiçbir zaman Rusya’nın bu teklifini de gözardı etmiyoruz. Bunun üzerinde de yoğun şekilde çalışıyoruz.”

MECLİS RUSYA’YLA YENİDEN DOST

TBMM, Rusya ile yeniden ‘dost’ oluyor. Rusya, uçak krizi sonrası Meclis’in parlamentolararası dostluk grubu kurduğu ülkeler listesinden çıkarılmıştı. Rusya ile gelişen olumlu ilişkiler Meclis’e de yansıdı. Rusya ile yeniden parlamentolararası dostluk grubu kurulması için çalışma başlatıldı. Son aşamaya gelen çalışmayla üyelerin de belirlenmesiyle Rusya ile dostluk grubunun önümüzdeki hafta kurulması bekleniyor.

Kaynak: Hürriyet

FETÖ’nün eski okulunda gizli kameralar bulundu

Eskişehir’de Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile ilişkisi olduğu iddiasıyla bir süre önce kapatılan ve daha sonra Milli İrade İlkokulu adıyla eğitime başlayan eski ’Özel Samanyolu Ümit İlkokulu’nun müdür odası duvarındaki 2 lamba içerine konulmuş gizli kameralar bulundu.

Muttalip Orta Mahalle’deki Mili İrade İlkokulu’nda bugün akşam saatlerinde temizlikgörevlileri müdür odasının duvarına asılı aplik tipi 2 lambanın içerisinde gizli kameranın olduğunu gördü.

Durumun polise bildirilmesinin ardından Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi ile Terörle Mücadele Şubesi ekipleri kameraların olduğu okul müdürü odasında inceleme yaptı.

Lamba içerisindeki kameralar daha sonra sökülerek Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Yetkililer olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.

Kaynak: Hürriyet ve Sabah ve Akşam ve Takvim ve Türkiye

FETÖ’nün Marmara ve İstanbul Emniyet imamları yakalandı

FETÖ’nün Marmara bölge imamı ve İstanbul emniyet imamı yakalandı. Din kültürü öğretmeni oldukları ortaya çıkan sözde imamların Bylock kullandıkları tespit edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında “Bylock” kullandığı tespit edilen bazı polislerin ifadeleri doğrultusunda FETÖ’nün İstanbul il emniyet imamı M.A., ile Marmara bölge imamı H.D., yapılan operasyonlarda yakalandı. İl emniyeti imamı M.A.’nın Esenler’de bir okulda Din Kültürü öğretmeni olduğu, Marmara imamı H.D’nin de Kocaeli’de yine Din Kültürü öğretmeni olduğu ve İstanbul’daki Arnavutköy ve Şükrü Balcı ile Karabük ve Bilecik Polis Meslek Okulları’ndan sorumlu olduğu ortaya çıktı. Emniyetteki sorguları süren her iki şüphelinin de Bylock kullanıcısı olduğu belirtildi. Söz konusu şüphelilerin ev sohbetleri, gezi ve piknik gibi etkinlikler düzenleyerek, FETÖ’nün emniyet yapılanmasında yer alan polislere talimatlar verdikleri, bu talimatları alan polislerin de örgütün amaçları doğrultusunda hareket ettikleri iddia edildi.

Öte yandan örgütün İstanbul’daki emniyet yapılanmasına ilişkin tespit edilen 12 imamın olduğu, şuana kadar 10 imamın gözaltına alındığı, imamların ortak özelliklerinin ise öğretmen oldukları ifade edildi.

Kaynak: Hürriyet ve Takvim ve Türkiye

Ödemiş’te FETÖ’YE 12 gözaltı

Faruk ÇARK/ÖDEMİŞ (İzmir), (DHA) – İZMİR’in Ödemiş İlçesi merkezli toplam 10 ilde FETÖ/PDY’ye yönelik düzenlenen ‘Gölbaşı 7’ adlı operasyonda, 12 kişi gözaltına alındı.
Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında bu sabah, Ödemiş merkezli Ankara, Antalya, Kocaeli, Yozgat, Manisa, İstanbul, Giresun, Aydın ve Ağrı’da ‘Gölbaşı 7’ adlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, haklarında yakalama kararı bulunan 20 kişiden 12’si yakalandı. Şüphelilerin ev, araç ve işyerlerinde yapılan aramalarda 161 adet 1 dolar, ruhsatsız av tüfeği ve buna ait 6 kartuş, örgütsel doküman ve dijital materyaller ele geçirildiği belirtildi. Şüphelilerden 7’sinin örgütte abla olarak görev yaptığı, aralarında doktor, işadamı ve öğretmenlerin de bulunduğu belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

FETÖ’nün Marmara Bölge İmamı ve İstanbul Emniyet İmamı yakalandı

FETÖ’nün Marmara bölge imamı ve İstanbul emniyet imamı yakalandı. Din kültürü öğretmeni oldukları ortaya çıkan sözde imamların Bylock kullandıkları tespit edildi.

 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında “Bylock” kullandığı tespit edilen bazı polislerin ifadeleri doğrultusunda FETÖ’nün İstanbul il emniyet imamı M.A., ile Marmara bölge imamı H.D., yapılan operasyonlarda yakalandı. İl emniyeti imamı M.A.’nın Esenler’de bir okulda Din Kültürü öğretmeni olduğu, Marmara imamı H.D’nin de Kocaeli’de yine Din Kültürü öğretmeni olduğu ve İstanbul’daki Arnavutköy ve Şükrü Balcı ile Karabük ve Bilecik Polis Meslek Okulları’ndan sorumlu olduğu ortaya çıktı. Emniyetteki sorguları süren her iki şüphelinin de Bylock kullanıcısı olduğu belirtildi. Söz konusu şüphelilerin ev sohbetleri, gezi ve piknik gibi etkinlikler düzenleyerek, FETÖ’nün emniyet yapılanmasında yer alan polislere talimatlar verdikleri, bu talimatları alan polislerin de örgütün amaçları doğrultusunda hareket ettikleri iddia edildi.

Kaynak: Hürriyet

FETÖ itirafcısından ilginç ifade: Evlenmezsen cehenneme gidersin

Zonguldak’ta, 69’u tutuklu 84 şüpheli için ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istenen FETÖ iddianamesinde, itirafçı Z.Ç. adlı kadın öğretmenin ifadesi de yer aldı. Örgüt içinde daha önce evlenip boşanan K.D. ile zorla nişanlandırıldığını söyleyen Z.Ç., “Ben nişanı atma konusunda ısrar edince, ’İnsan münafık olduğunu bilemez, ayrılırsanız cehennemlik olursunuz’ dediler” dedi.
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcı vekili Ahmet Yıkılmaz’ın hazırladığı 200 sayfalık FETÖiddianamesi ile aralarında iş adamları, kamu çalışanları ve dernek yöneticileri bulunan 69’u tutuklu, 1’i adli kontrolle serbest, örgüt lideri Fethullah Gülen ile birlikte 14’ü firari 84 şüpheli hakkında dava açıldı.

2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede sanıklar için, ’Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’, ’Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık’, ’Terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet’, ’Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’, ’Silahlı terör örgütüne üye olma’ suçlarından ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istendi.

İTİRAFÇI İFADELERİ

200 sayfalık iddianamede itirafçıların ifadelerine de yer verildi. Güvenlik görevlisi şirketi sahibi M.B. ifadesinde, cemaat ile 2009 yılında arkadaşları aracılığıyla tanıştığını belirterek, “Cemaatin Zonguldak temsilcisi Hasan isimli şahıs yanında 2-3 kişi ile evime geldiler. Bana bir cübbe ile Kuran-ı Kerim hediye ettiler. Ben onlara bu hediyenin ne manaya geldiğini sordum. Bana, ’Seni mütevelli yaptık’ dediler. Mütvellinin, toplayıcı, toparlayıcı, düzenleyici anlamına geldiğini söylediler. Toplantılara katılanlardan ’himmet’ adı altında para alınıyordu. Toplantıya katılan esnaf-işadamların isimlerinin bulunduğu isim listesi ve yapacağı yardım miktarı duvara yansıtılıyordu. Yapılacak himmet paralarının miktarını kendileri belirliyordu. Ben tüm bu yardımları dini duygularımın istismar edilmesinden dolayı yaptım” dedi.

’EVLENMEYE ZORLANDIM’

Cemaate yakınlığıyla bilinen Fatih Koleji’nde sınıf öğretmeni olan Z.Ç. adlı kadın ise bölge imamı M.A. tarafından, Fethullah Gülen’in annesi tarafından yetiştirildiği söylenen K.D. ile evlenmeye zorlandığını söyleyerek, şöyle dedi:

“Okul müdürü ve yöneticileri, bu evlilik olayına beni zorla ikna edip nişanladılar. Ben bu nişan olayını kabul etmediğim için 2 ay kadar sonra bitirmek istedim. Bana sürekli baskı yaparak nişanı atmamak için beni ikna etmeye çalıştılar. Hatta nişanlandığım bu şahsın, çok önceden boşandığını bana söylediler ama şahıs bana 2015’de boşandığını söyledi. Bu şahıs 3 ay çalıştığım okulda kaldı. Okulda odası vardı ve burada kalıyordu. Ben bu şahıs ile aynı ortamda bulunmak istemediğimi söyleyerek ’Ya onu ya da beni bu okuldan gönderin’ dedim. Bana böyle bir yetkileri olmadığını söylediler. Ben nişanı atma konusunda ısrar edince, ’İnsan münafık olduğunu bilemez, ayrılırsanız cehennemlik olursunuz’ dediler.”

Z.Ç. ayrıca seçimlerde muhalefet partileri adına çıkarılan görevli kartlarıyla sandıklarda görev aldıklarını söyleyerek, “Görevimiz gereği bize verilen kartları yanımızda bulundurarak, soran olduğunda gösterecektik. Sandıklarda seçim sonuçlarını takip ederek, sonuç listesinin fotoğrafını çekip kolejde görev yapan müdür yardımcısına verdik. Her iki dönem seçimlerde bu şekilde çalışmalar oldu. 7 Haziran 2015’de yapılan seçimlerde belirttiğim şekilde görev aldım. Partilere ait bu kartları kim nereden temin etti bilmiyorum. Bu olay bize zorunlu olarak yaptırıldı” dedi.

Kaynak: Hürriyet

1,5 milyon doların çalınmasında FETÖ şüphesi

Gaziantep’te 9 gün önce terör örgütü DEAŞ operasyonu bahanesiyle Suriyeli iş adamının evine gece vakti baskın yapan polis kıyafetli şüphelilerin, ailefertlerinin ellerini kelepçeleyip kasadaki 1,5 milyon doları çaldığı iddiasıyla, aralarında 2 polis memuru ve FETÖ operasyonu kapsamında açığa alınan bir komiserin de bulunduğu 7 kişi yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, 9 Kasım’da Suriyeli iş adamı Hasan Cafer’in Şehitkamil ilçesi Değirmiçem Mahallesi’ndeki evine gece vakti gelen polis kıyafetli şüpheliler tarafından kasadaki 1,5 milyon doların gasp edilmesiyle ilgili çalışma başlattı. Suriyeli ailenin ifadesine başvuran ekipler, şüphelilerin eşkallerini belirleyip bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyerek şahısların kimliğini belirledi.

Kentteki çeşitli adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, Gaziantep Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Cengiz B, FETÖ soruşturması kapsamında açığa alınan komiser Ahmet K. (33) ile şoförü polis memuru Yılmaz T, Suriyeli iş adamının damadı Basri G, ağabeyi Mustafa G, Ünal T. ve Ahmet K’yi (28) gözaltına aldı.

FİKİR DAMATTAN ÇIKMIŞ

Şüphelilerden Suriyeli Mustafa ile kardeş Basri G’nin, emniyetteki işlemler sırasında, FETÖ soruşturması kapsamında açığa alınan komiser Ahmet K’ye, kayınpederinin evinde yüklü miktarda para bulunduğunu söyleyerek, hep birlikte gasp planı yaptıkları ve polis kıyafetleriyle terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyon yapıldığı süsü verilerek gece geç saatlerde eve girip, aile fertlerinin ellerini kelepçeleyerek kasadaki 1,5 milyon doları silahla gasbettiklerini itiraf ettikleri öğrenildi.

Kaynak: Hürriyet ve Sabah

Atatürk Havalimanı’nda büyük şok! Tam 9,5 milyon dolar

Atatürk Havalimanı’da gözaltına alınan 7 şüphelinin bavullarında bildirimi yapılmamış 9,5 milyon dolara el konuldu. Operasyonda 7 kişi detaylı inceleme için gözaltına alındı.
İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekipleri, Atatürk Havalimanı’nda yaptıkları çalışmalarda aynı uçakla yurtdışından gelen 7 kişinin davranışlarından şüphelenerek havalimanında bulunan risk analiz odalarına götürerek incelemeye aldı. TEM ekipleri yaptığı ilk incelemede şüphelilerin arasında, Özbekistan ve Kırgızistanuyruklu kişilerin de bulunduğunu belirledi. Şüphelilerin valizlerinde yapılan aramalarda, bildirim yapılmamış 9.5 milyon dolar ele geçirildi.

PARAYI NEDEN GETİRİKLERİ ARAŞTIRILIYOR

TEM ekipleri konuyu Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine devretti. Gözaltına alınan A.U., H.Ö., H.A.K., Z.K., B.S., D.T. ve T.K. isimli şüpheliler, VatanCaddesi’nde bulunan Mali Suçlarla Mücadele Şubesi’ne getirtilerek sorguya alındı. Polis ekipleri, paranın Türkiye’ye neden getirildiğini araştırıyor. Gözaltına alınan 7 şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Kaynak: Hürriyet ve Sabah ve Akşam ve Türkiye

O davada sürpriz isim

Başsavcı İrfan Fidan’ın, FETÖ’den yargılanan Cumhuriyet savcısı Murat İnam’ın yargılandığı davada tanık olduğu ortaya çıktı.
Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik FETÖ üyeliği suçlamasıyla açılan ve dokuz gazetecinin tutuklandığı soruşturmanın savcısı Murat İnam’ın Selam Tevhit soruşturması kapsamında 44 hakim ve savcıyla birlikte FETÖ üyeliğinden yargılandığı ortaya çıkmıştı. Yargıtay’da görülen bu davanın iddianamesinde, tanık olarak ifadesi alınanlar arasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan ile Cumhuriyet Gazetesi soruşturmasına İnam ile birlikte bakan Savcı Mehmet Akif Ekinci’nin de olduğu öğrenildi.

Cumhuriyet’e yönelik soruşturmayı açan Savcı Murat İnam’ın aralarında olduğu 44 hakim ve savcının FETÖ üyeliği iddiasıyla yargılandığı davada tanık sıfatıyla dinlenen dört savcı ve bir emniyet müdürü arasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan ile Savcı Mehmet Akif Ekinci’nin de olduğu öğrenildi. Fidan, halen Savcı İnam’ın amiri olarak İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görev yapıyor. Ekinci ise İnam’ın FETÖ’den yargılandığı öğrenildikten sonra atanan dört savcıdan biri.

Fidan, iddianamede yer alan, Selam Tevhit kapsamında Defne Samyeli, Ertuğrul Özkök, Hakan Albayrak ve Numan Kurtulmuş ile Adalet Bakanlığı’na ait telefon dökümlerini fark ettiğini belirterek, “Mahkeme kararıyla 280 kişinin dinlendiğini, bu kişilerin devlet yönetiminde, medyada, sanat dünyasında, iş dünyasında tanınan bilinen insanlar olduklarını, bu insanların etrafındakilerin de alınan kararlar nedeniyle dolaylı olarak dinlenilmiş olabileceklerini” ifade etti. Fidan, isim sayısının çokluğu, iddia edilen örgütün ismi ve amacıyla örtüşmeyen nitelikteki düşünce yapısına sahip olmayan insanların bir araya getirilmesi göz önünde bulundurulduğunda bu soruşturmanın genel işleyişin dışında olduğunu” söyledi.Savcı Ekinci de “Kamile Yazıcıoğlu’nun ifadelerinden yola çıkılarak eşi Hüseyin Avni Yazıcıoğlu’nun yasadışı terör örgütü eylemi içerisinde olduğu algısı oluşturularak, soruşturma dosyasında iletişimin tespitine dair  hukukî gerekçe yaratılmaya çalışıldığı izlenimi edindiğini” ifade etti.

Kaynak: Hürriyet


Çad FETÖ okullarını Türkiye Maarif Vakfı’na devretti

Afrika ülkesi Çad’da Fetullahçı Terör Örgütü’ne ait tüm okulların TürkiyeMaarif Vakfı’na devredilmesine karar verildi.
Maarif Vakfı Kanunu Tasarısı, Meclis’te kabul edilerek yasalaşmıştı. Kanuna göre vakıf, örgün, yaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmek amacıyla okul öncesi eğitimden, üniversite eğitimine kadar tüm eğitim süreçlerinde burs verecek, okul, eğitim kurumu ve yurt gibi tesisler açacak.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfı Kanunu’nu onaylamıştı.

Haziran ayında 8 maddelik “Maarif Vakfı Kanunu”na göre, merkezi İstanbul’da olan bir vakıf kurulacak. Bu vakıf yurt dışında okul öncesi eğitimden, üniversite eğitimine kadar tüm eğitim süreçlerinde burs verecek; okul, eğitim kurumu ve yurt gibi tesisler açacak.
Yurt içinde de dahil olmak üzere bu kurumlarda görev alabilecek eğitmenleri yetiştirecek olan vakıf, araştırma, geliştirme çalışmaları yapacak, yayınlar, metotlar geliştirecek.

Kaynak: Hürriyet ve Sabah ve Takvim

Cumhurbaşkanı Erdoğan Amerikan kanalına konuştu

Erdoğan, CBS kanalında yayınlanacak program için verdiği özel mülakatta, Türk-Amerikan ilişkilerinden FETÖ elebaşı Gülen’in iadesine kadar pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Amerikan CBS kanalında yayınlanan “60 Dakika” programına özel mülakat veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk-Amerikan ilişkilerinden Suriye’ye, Fetullahçı Terör Örgütü’nden (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine kadar birçok konuda önemli açıklamalar yaptı.

Erdoğan, programda Steve Croft’un Türk-Amerikan ilişkilerine dair sorularını yanıtladı.

Son dönemdeki bazı Amerikan politikalarından dolayı “hayal kırıklığına uğradığını” söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD başkanlığına seçilen Donald Trump yönetimine dair beklentilerini de anlattı.

GÜLEN’İN İADESİ

Darbe girişiminde bulunan FETÖ’nün elebaşı Fetullah Gülen’in ABD’de herhangi bir soruşturmaya tabi olmadan yaşamını sürdürmesi nedeniyle bu ülkenin yönetimini eleştiren Erdoğan, Gülen’in hala ABD’de kalmasının tüm Türk halkını rahatsız ettiğini vurguladı.

Barack Obama yönetiminin Suriye’deki krizi ele alma biçiminin de rahatsızlık kaynağı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bu politikaların, Türkiye’nin güney sınırlarında güvenlik tehditlerinin ortaya çıkmasında rol oynadığına işaret etti.

“OBAMA VE BİDEN’A AKTARDIM AMA…”

Suriye ile ilgili konuları hem ABD Başkanı Obama’ya hem de Başkan Yardımcısı Joe Biden’a aktardığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak bu konuları ciddi bir şekilde ele almada başarısız oldular ve bu bizi rahatsız etti.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuk olduğu program, ABD doğu saatiyle pazar akşamı 19.30’da (TSİ 21 Kasım Pazartesi 03.30) yayınlanacak.

Kaynak: Sabah

İhraç kriterlerine yeni düzenleme

FETÖ nedeniyle uzaklaştırılanların yaptığı itirazları 4 komisyon inceliyor. İhraç kriterleri esnetilirken, 8 bin kişi de göreve iade edildi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “At izi it izine karışmasın” uyarısınınardından FETÖ ile mücadelede mağduriyetlerin yaşanmaması için titiz bir çalışmayürütülüyor. Terör örgütü ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle kamudan uzaklaştırılanlardan 8 bin kişi göreve iade edilirken, ihraç kriterleri daraltılarak, asılsız ihbarda bulunanlara da ceza getirildi.

4 KOMİSYON İNCELİYOR
FETÖ soruşturmaları kapsamında 131 bin kişi hakkında işlem yapıldı, 80 bin kişi açığa alındı. Bugüne kadar Adalet Bakanlığı’ndan Emniyet’e kadar birçok kamukurumundan işe iade için 80 binin üzerinde başvuru geldi. Olağanüstü hal kapsamında çıkarılan KHK’larla görevinden ihraç edilen, açığa alınanların itirazları 4 ayrı komisyonda tek tek inceleniyor. İtiraz dilekçeleri, delil belgeler, MİT ve Emniyet’ten gelen istihbarat kayıtları dikkate alınarak bir hata varsa düzeltiliyor.
İncelemelerde, FETÖ ile bağlantılı kuruluşlarda üyelik ya da yöneticilik, ByLock kullanılıp kullanılmadığı, 17-25 Aralık sonrası Bank Asya’daki işlemlerin niteliğigibi kriterlere bakılıyor.
Kamu görevinden çıkarılanların sayısı 80 bine ulaşırken, açığa alınıp soruşturması sürenlerin sayısı da 57 bini bulundu. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yaklaşık 29 bin 800 kişi, 10 bin Emniyet personeli, 3 bin 300 hâkim ve savcı, 3 bin 700 Milli Savunma Bakanlığı çalışanı, Sağlık Bakanlığı’ndan 2 bin 845 kişi, üniversitelerden de 2 bin 781 kişi görevden alındı.

3400 ÖĞRETMEN DÖNDÜ
3 bin 200’i Emniyet’te, eğitim, sağlık, adalet başta olmak üzere kamu kurumlarında işe iade edilenlerin sayısı 8 bine ulaştı. ByLock kapsamında açığa alınan 3 bin 400 öğretmen de göreve iade edildi.

15 TEMMUZ’A AF YOK
Aktif Eğitim-Sen’e kısa bir süreliğine üye olan, örgütle organik bir bağı olmayanlar iade edilirken, 15 Temmuz’a kadar üyeliği süren ya da yönetici olanlar hiçbir şekilde iade edilmiyor. Görevden almalarda Bank Asya’ya yönelik kriterler de yumuşatıldı. İkinci taramada evini, arabasını satıp Bank Asya’ya yatıranlar meslekten ihraç ediliyor. Asılsız ihbarda bulunanlara da ceza uygulaması getirildi.

Kaynak: sabah ve Takvim ve Akit

İmamla irtibatlı SPK’lılar tutuklandı

Fetullahçı Terör Örgütü’nün Sermaye Piyasası Kurulu’ndaki (SPK) yapılanmasına ilişkin yürütülen soruşturmada örgütün eski emniyet imamlarından Osman Hilmi Özdil ile irtibatı tespit edilen Mustafa Taşdemir’in de aralarında bulunduğu iki kişi tutuklandı. SPK, FETÖ’yle irtibatı olduğu iddia edilen Talha Şahin, Mustafa Taşdemir, C. P., M. B. N. ve A. U. adlı isimleri kurumdan uzaklaştırırken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na da adli soruşturma yapılması için ihbarda bulundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından 5 şüpheli hakkında başlatılan soruşturma çerçevesinde geçtiğimiz günlerde operasyon düzenlendi. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanması sonrasında dün adliyeye çıkarıldı. Savcılık sorgusu ardından kırmızı listede Bylock kullanıcısı olduğu belirlenen Talha Şahin ve FETÖ/PDY’nin eski emniyet imamlarından Osman Hilmi Özdil ile yoğun irtibatı belirlenen Mustafa Taşdemir tutuklanmak üzere Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Diğer 3 şüpheli hakkında adli kontrol kararı veril istendi.

Kaynak: Sabah

KPSS’de kilit isim firari Sözen

2010 KPSS’ye yönelik iddianameye göre, 3 bin 227 şüphelinin yüzde 61’i, ABD’ye kaçan Mehmet Hanefi Sözen’le bağlantılı. İtirafçı karı koca da FETÖ imamının talimatıyla sınava girdiklerini ve soruların flaş bellekle getirildiğini anlattı
FETÖ’nün soru hırsızlığına yönelik hazırlanan KPSS iddianamesinde karı-koca itirafçıların ifadeleri dikkat çekti. Soruları örgüt imamının talimatıyla aldıklarını itiraf eden Hakan ve Hüsne Yeter Aytekin çifti, “İmam ‘Sınava girin’ diye talimat verdi. Sorular flaş bellekle eve geldi” itirafında bulundu.

HER YOL SÖZEN’E ÇIKIYOR
Ankara Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman’ın yürüttüğü KPSS soruşturmasında, önceki gün 91 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Fetullah Gülen’in itirafçı olan yeğeni Muhammet Sait Gülen’in ‘1 numara’ olduğu iddianamede, ÖSYM’den sızdırılan soruların servis edildiği Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği’nin firari genel sekreteri Mehmet Hanefi Sözen’in rolüne dikkat çekildi.

GÜLEN: HER YOL MUBAH
3 bin 227 şüphelinin telefon bağlantılarını inceleyen uzmanlar, bunlardan yüzde 61’inin, Mart 2014’te gerçekleşen ilk operasyondan önce ABD’ye kaçan Sözen’le bağlantı kurduklarını tespit etti. Sözen’in örgütün tüm eğitim imamlarıyla bağlantılı olduğu belirlendi.
Tanık Fatma Nur Gümüşkaya ifadesinde, Fetullah Gülen’in, “Bizim Milli Eğitim’e girmemiz lazım. Milli Eğitim’in suyu çıkmış, amaca giden her yol mubahtır, girin de nasıl girerseniz girin” talimatı verdiğini kaydetti.
Tutuklanan Hakan – Hüsne Yeter Aytekin çiftinin itirafları da örgütün kirli tezgâhını ortaya koydu. Hüsne Yeter ile örgüt tarafından tanıştırıldığını aktaran Hakan Aytekin, “Karabük’te görev yaptığım dönemde Batı Karadeniz Bölgesi askerleri ile ilgilenen imam Önder Kavakoğlu evime geldiğinde, Karabük jandarmada görevli 3 subay ve eşlerini evime çağırıyordum. Bunlardan topladığım himmeti Kavakoğlu’na veriyordum” diye konuştu.
Önder Kavakoğlu’nun, “Eşin ve sen de 2010 KPSS’ye gir” dediğini kaydeden Aytekin, “Sınavdan 2-3 gün önce soruları flaş bellekle bize getirdi. ‘Kurumlara yerleşmemiz gerekiyor, kamuda bizim gibi insanlara ihtiyaç var’ dedi. Eşimle girdiğimiz sınavda, soruların tamamı çıktı” diye konuştu.

SORULAR FLAŞ BELLEKTE
Hüsne Yeter Aytekin ise şunları anlattı: “2010 KPSS sınavından 2-3 gün kadar önce Ramazan kod isimli şahıs evimize geldi. Soruları flaş bellekle verdi. Doğru şıklar koyu olarak işaretlenmişti. Soruların çoğu sınavda çıktı.”

“GÜLEN’İN MESAJLARI BYLOCK’LA GELİYORDU”
FETÖ’nün kriptolu haberleşme programı ByLock’un kendi telefonunda yüklü olduğunu kabul eden itirafçı Hakan Aytekin, “Bilecik’te çalıştığım kurumlardaki öğretmenlerle buradan mesajlaşıyorduk. Program üzerinden Gülen’in özel sohbet ve kısa notları gönderiliyordu. 2013-2014’te 1 yıl kadar kullandım. Sonra gizli bir program olduğunu anlayarak sildim” itirafında bulundu.

Kaynak: Sabah ve Türkiye

Sinemaya FETÖ ayarı

Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017’de sinemada dağıtacağı 60 milyon liralık desteğe başvuracak şirket ve kişilerin FETÖ ile bağlantıları olup olmadığını araştıracak
Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) ait 101 yayınevi, müzik ve film yapım şirketinin kapatılmasının ardından, örgütün sanat ve kültürel yayın maskesi arkasında faaliyette bulunmasının önüne geçmek için yeni bir adım daha atılıyor: Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uzun ve kısa metraj film, belgesel, animasyon film, senaryo yazımı ve tiyatro desteklerine 2017’de başvuracak şirket ve kişilerin, FETÖ ile bağlantıları olup olmadığı araştırılacak. 2016’da film projelerine 28.5 milyon lira; sinema alanında 32’si yurtdışında olmak üzere toplam 104 etkinliğe de 17.5 milyon TL destek verildi. Bakanlık verdiği bu desteklerin hangi firma ve kişilere gittiğinin tespiti için geriye dönük soruşturma yapacak. Bakanlık önümüzdeki yıl yapacağı desteklemeler için de FETÖ kriteri uygulayacak. FETÖ ile bağı olduğu gerekçesiyle kapatılan şirketlerde çalışan kişilerin yeni işletmeler kurduğu ihbarı üzerine şirketler ve sahiplikleri ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutularak, FETÖ ile herhangi bir bağlarının olup olmadığına bakılacak. 2017’de beyazperdeye 60 milyon liralık destek verilmesi planlanıyor. Bakanlık, 2016-2017 sezonunda destek miktarını 5 milyon liraya çıkardığı özel tiyatrolarla ilgili de aynı süreci işletecek.

15 TEMMUZ’U ANLATANA DESTEK VAR
Bakanlık FETÖ’nün hain darbe girişimini tüm dünyaya anlatacak nitelikli filmlere de destek verecek. Cannes, Berlin, Venedik ve Busan gibi önemli uluslararası festivallerde ödül alabilecek nitelikte filmler hazırlanmasına katkı verilerek tüm dünyanın dikkatini darbe girişimine bir kez daha çekmek amaçlanıyor.

Kaynak: Sabah ve Takvim

‘Ya tamamen yok olacağız ya da…’

Darbe girişiminin ardından İstanbul’da FETÖ’ye açılan 50 soruşturmada, 89’u tutuklu 137 kişi hakkında 50 ayrı iddianame hazırlanmıştı. İddianamelerde yer alan jandarma imamlarından itirafçı Ö.B. ifadesinde, FETÖ’nün 15 Temmuz öncesi hazırlıklarına dair bilgiler yer aldı. E.D.’nin, jandarmanın Anadolu yakası sorumlusu olduğunu anlatan itirafçı, “Geç saatlerde Çekmeköy’de buluştuk. Kural gereği şahsi cep telefonlarımızı yanımıza almadık. ‘Uzman Çavuş M.Ö. ve Astsubay A.A.’ya söyle, 13 veya 14 Temmuz’da birisi arayacak. Arayan kişiye karşı olumlu olsunlar’ dedi. Ben de kendi altımda bulunan sivil personeller Baki kod adlı R.Ş. ve Asım kod adlı E.P.’ye mesajı ilettim” dedi. 15 Temmuz gecesi yaşananları TV’den gördükten sonra hemen Tango programı üzerinden E.D.’ye ulaştığını anlatan Ö.B. şöyle devam etti: “Nedir bu durum, bizimle bir alakası var mı diye sorduğumda kendisi ‘Ya tamamen yok olacağız ya da…’ diye mesaj yolladı. Bu mesajı aldıktan sonra korkmaya başladım.”

Kaynak: Sabah

Başkentte 9 polise gözaltı Konya’da 6 abla tutuklandı

Ankara’da FETÖ şüphelisi 2’si komiser 9 polis gözaltına alındı. Konya’da 6 örgüt ablası, Kocaeli’nde ise ByLock kullandığı tespit edilen 11 öğretmen tutuklandı
Ankara: Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki 2’si komiser, 8’i memur 10 FETÖ zanlısından 9’u yakalandı. Zanlıların ByLock kullandığı belirtildi.
İstanbul: Emniyet imamı oldukları belirtilen tamamı öğretmen 10 şüpheli gözaltına alındı.
Antalya: ByLock kullandıkları belirlenen 22 şüpheli tutuklandı.
Kocaeli: ByLock kullanan 11 öğretmen tutuklandı.
Bilecik: Aralarında işadamı, esnaf ve din görevlilerinin bulunduğu 9 şüpheli tutuklandı.
Konya: Örgütün “Kadın ve öğrenci evleri” yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan ve örgüte kız öğrenci kazandırıp himmet topladıkları belirlenen 6 örgüt ablası tutuklandı. 4 ablanın ByLock kullandığı, eşlerinin de örgütün bölge ağabeyleri olduğu bildirildi.
Kastamonu: 8 şüpheli tutuklandı. Polisin aradığı ve daha önce meslekten ihraç edilen öğretmen çift ise Samsun’da yakalandı.
Çorum: Bayat ilçesinde 7 şüpheli tutuklandı.
Karaman: 6 şüpheli tutuklandı.
Aydın: Bir emekli emniyet amiri, daha önce açığa alınan 2 polis ile bir örgüt ablası ve ziraat mühendisi eşi tutuklandı.
Bolu: Matematik öğretmeni İlkan Demirbaş ve Mimar İzzet Baysal Endüstri Meslek Lisesi Bilgisayar Öğretmeni Mehmet Akif Tekin tutuklandı.

MERİÇ’TE YAKALANDI

Edirne: 2 öğretmen tutuklandı. 29 Temmuz’da açığa alınan İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Zeyyat Bandeoğlu, Meriç Nehri’nden Yunanistan’a geçmek isterken yakalandı.
Manisa: 7 ilde düzenlenen operasyonda, ByLock kullandıkları ve ders sohbet hocalığı yaptıkları belirlenen 26 öğretmen gözaltına alındı. 17 öğretmen de aranıyor.
Adıyaman: SODES projelerinde usulsüz işlem yapan 15 şüpheli gözaltına alındı.

YALOVA’DA 8 POLİS GÖZALTINA ALINDI

Malatya: Aralarında adliye çalışanlarının da bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alındı.
Yalova: 3 ilde düzenlenen operasyonda 8 polis gözaltına alındı.
Elazığ: Polislerle sohbet toplantıları düzenlediği, örgüt üyelerine ByLock ve Eagle yüklediği belirlenen il emniyet abisi eczacı Naim S. gözaltına alındı.
Kırıkkale: MKE kurumu işyerlerinde çalışan ya da emekli 21 kişi, adliyeye sevk edildi.

Kaynak: Sabah

Malatya’da FETÖ operasyonu

Gözaltına alınan aralarında özel öğrenci yurtları ile bazı okul yöneticilerinin de bulunduğu 20 kişiden 19’u tutuklandı
Malatya merkezli 17 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda gözaltına alınan aralarında özel öğrenci yurtları ile bazı okul yöneticilerinin de bulunduğu 20 şüpheliden 19’u tutuklandı.

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin başlattığı çalışmalar doğrultusunda 8 Kasım’da 17 ilde gözaltına alınan 20 kişinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Adliyeye sevk edilen zanlılar, savcılıktaki sorgularının ardından tutuklanmaları talebiyle mahkemeye çıkarıldı.

Şüphelilerden 19’u tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zanlılardan biri ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kaynak: Sabah

Elazığ’da 20 kişi FETÖ’den tutuklandı

Elazığ merkezli 3 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda gözaltına alınan 31 şüpheliden 20’si tutuklandı.

Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca, Elazığ, Adıyaman ve Diyarbakır’da bazı adreslere düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında sağlık çalışanları ve eczacıların bulunduğu 31 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Savcılıktaki ifadelerinin ardından mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 20’si tutuklandı, 11’i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında aralarında doktor, eczacı ve hemşirelerin bulunduğu 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi koordinesinde Elazığ, Adıyaman ve Diyarbakır’da 9 Kasım’da düzenlenen operasyonda 31 kişi gözaltına alınmıştı.

Kaynak: Sabah

Valiliğe FETÖ ihbarı yapan sahte MİT’çi yakalandı

Sakarya Valiliği’ne, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) adını kullanarak gönderdiği yazıda bir kişinin Fethullahçı Terör Örgütü üyesi olduğu ihbarında bulunan pazar esnafı Levent Akçay yakalandı. Üzerinden sahte MİT kimliği çıkan Levent Akçay’ın ihbar mektubunda yazdığı kişi ile aralarında husumet bulunduğu belirlendi.

Sakarya Valiliği’ne, PTT Kargo aracılığıyla gelen bir ihbar mektubunda Milli İstihbarat Teşkilatı’nın ismi ve logosu kullanılarak Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevli bir kişinin FETÖ üyesi olduğu ileri sürüldü. Yazının sahte olduğunu belirleyen Sakarya Valiliği, olayı Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletti. Savcılık talimatıyla Sakarya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi konuyla ilgili inceleme başlattı. İhbar mektubunun gönderildiği PTT Şubesi’ndeki kameraları inceleyen polis, mektubu 34 yaşındaki Levent Akçay’ın gönderdiğini tespit etti. Polis, bunun üzerine şehir merkezinde düzenlediği operasyonda şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı. İl genelindeki pazar yerlerinde esnaflık yaptığı öğrenilen Levent Akçay’ın üzerinde MİT adına düzenlenmiş sahte kimlik bulundu. Levent Akçay polis sorgusunda Milli İstihbarat Teşkilatı’na 2010 yılında başvurduğunu, ancak kabul edilmediğini ve daha sonra kendisine sahte kimlik hazırladığını söyledi.

Levent Akçay’ın ihbar mektubunda yazdığı kişi ile aralarında husumet olduğu öğrenildi. Polisin yaptığı sorgulamada Levent Akçay’ın daha önceden sahtecilik suçundan kaydı olduğu tespit edildi. Emniyetteki sorgusu tamamlanan Levent Akçay adliyeye sevk edildi.

Kaynak: Akşam ve Yeni Şafak

Asım Safitürk: Oğlumu FETÖ denen mahluk şehit etti

Derik’te PKK’lıların hain tuzağıyla şehit edilen Kaymakam Safitürk’ün acısı hâlâ taze. Oğlunun cenaze namazını kıldıran baba “Evladımı FETÖ denen yaratık şehit etti” dedi.

Derik’te hainlerin kurduğu tezgâh ile makamında şehit edilen Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün babası Asım Safitürk, AKŞAM’a özel açıklamalarda bulundu: Çocuğum şehit oluncaya kadar benim evladımdı şehit olduktan sonra ise bütün Türkiye’nin evladı oldu. 80 milyon ayağı kalktı. Bu bizim kanayan yaramıza şifa olmuştur. Bomba İstanbul’dan geliyor. FETÖ denen yaratık ve ona bağlı olanların işidir bu.

Hainler abd ile dans ediyor

Benim yavrum Derik’e hizmet götürdü devletin bütün imkânlarını oraya seferber etmişti.  Buna rağmen çevresindeki insanlar bu kalleşliği yaptılar. Bu işe parmağı olan en ufak bir desteği olanları Allah’a havale ediyorum. Çocuğum üç günlüğüne Ankara’ya gelmişti. O bomba nasıl oraya kadar geldi. Bu kargo nasıl oraya kadar gelebilir. Ben bunun içerisinde ABD ile dans eden FETÖ denen bir mahlûk var ona bağlı olanların planı olduğunu düşünüyorum.
Ağabey Ali Haydar Safitürk de şehit kaymakamın bölge için hedeflerini şöyle anlattı:

KADERİMLE OYNAMAYIN

Kardeşim Derik’te 1,5 yıl ondan önce de Bingöl Kiğı’da kaymakamlık yaptı. Bölgede görev yaparken biz kendisine artık biraz da batıda da biraz görev yapsın diye baskı yaptığımızda ‘ ‘kaderime dokunmayın’ derdi. Ben onun fevkalade bir belediyeci gibi hareket ettiğine bizzat şahit oldum. 3 ayda 5 tane çocuk parkı yapmış, yolları birinci sınıf parke taşlarıyla döşemişti. Devletin teşvik sistemini bölgenin zenginlerine anlatıyordu. Bunların üzerine projeler düşünüyordu.

Teşvikleri anlatıyordu

Devletin açıklamış olduğu teşvik paketini iş başarır nitelikte olan insanlara uygulatıyordu. Kardeşim müteşebbislerin devletten teşvik alabilmesi için gerekli olan dosyalarını bizzat ilgileniyordu.

Son kez eşlik ettim

Acılı baba cenaze namazını niye kıldırdığını şöyle anlattı: Cenazemize sağ olsunlar devletimizin üst düzeyi geldi. Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız başta olmak üzere devlet orada hazır bulundu. Biricik evladımı son yolculuğunda diledim ki kendim bizzat ona eşlik edeyim dedim.

3 bin kişiye istihdam

Ağabey Ali Haydar Safitürk, “Kardeşim şehit olmasaydı yıl sonuna doğru 3 bin kişiyi istihdam edecekti” dedi.

Çocuğunuzu dağa göndermeyin ben işe yerleştireceğim

“Derik’te istihdam sağlamak onun en önemli amacıydı” diyen Ağabey Safitürk şöyle konuştu: Bölgenin terör örgütünü eleman kazandırmaması için istihdamın çok önemli olduğunu sürekli vurguluyordu. Bir zeytinyağı fabrikası kurulmasına vesile oldu. İlk şartı ise orada çalışan herkesin Derikli olmasıydı. Kardeşim ‘çocuklarınızı dağa göndermeyin ben hepsini iş sahibi yapacağım’ derdi. Belediyelerde dağdaki teröristin yakınları çalışır başka kimse giremezdi. O da diyordu ki siz dağ ile olan irtibatı kesin herkesin çocuğuna iş vereceğim bunu slogan yapmıştı.

Utanmadan cenazeye geldiler

Kardeşim çevresindeki o ekibe güvendi, o kadar vicdansızlar ki bu hainler cenazeye bile geldi. Adam bizimle gözyaşı tokuşturuyordu. Cenaze aracına biz binemedik geldi o bindi.

Kaynak: Akşam ve Akit

FETÖ’cü 3 işadamı tutuklandı

Sivas merkezli 5 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen 8 işadamından 3’ü tutuklandı.

Sivas Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından 2 hafta önce Sivas merkezli Antalya, Afyonkarahisar, Ankara ve İstanbul’da düzenlenen operasyonda FETÖ/PDY’ye finansal kaynak sağladıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 30 işadamından 8’i daha emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden Celil Ç., Yakup U. ve Ali H., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı, E.T., A.A., A.K., S.G. ve M.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Böylece soruşturma kapsamında tutuklu işadamı sayısı 15’e yükseldi.

Kaynak: Akşam

488 subayın eşi soru çalmış

2010 KPSS’de soruların çalınmasıyla ilgili hazırlanan iddianamede, 488 subayın eşinin Eğitim Bilimleri alanında soru çaldığı tespit edildi. Bu subaylardan 111’inin de 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında tutuklandığı belirtildi.

Tarihin en büyük soru hırsızlığının yaşandığı 2010 yılındaki Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) ilişkin hazırlanan 5’inci iddianamenin detayları ortaya çıkıyor. Ankara Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman’ın 91 şüpheli hakkında hazırladığı iddianamede, önemli tespitler yer aldı. 2010 KPSS Eğitim Bilimleri alanında 488 subayın eşinin şüpheli olduğu belirtildi. Bu subaylardan 111’inin de 15 Temmuz darbe girişimi soruşturmasında tutuklandığı, toplamda ise eşleri KPSS şüphelisi olan 174 subaya darbe girişimi sonrası adli işlem yapıldığı kaydedildi.
KAVAKOĞLU DA SANIK
İddianamenin şüphelileri arasında, dosyada ismi “tanık” olarak geçen ancak darbe girişimi soruşturmasında tutuklanan Yüzbaşı Cemil Çetin’in eşi Dudu Çetin, Cemil Çetin’in ağabeyi öğretmen Hakan Aytekin ve eşi Hüsne Yeter Aytekin ile o dönem örgütün Batı Karadeniz Bölgesi askerlerinden sorumlu imamı Önder Kavakoğlu da yer aldı. Bu şüphelilerin ifadeleri, darbe girişimine karışan ve örgüt mensubu olan askerlerin eşlerine de soruların dağıtıldığını ve bunun da “mahrem imamlar” üzerinden gerçekleştirildiğini ortaya koydu. İddianamede ayrıca, 2010 KPSS’ye girdiği belirlenen Dudu Çetin, Hakan Aytekin ve eşi Hüsne Yeter Aytekin’in ifadeleri doğrultusunda ve yapılan fotoğraf teşhisiyle örgütün mahrem yapılanmasında üst sıralarda yer alan Kavakoğlu’na ulaşıldığı belirtildi.
AYNI SORULAR ÇIKTI
Tanık Cemil Çetin ve şüphelilerin ifadeleri de iddianamede yer aldı. Cemil Çetin, şunları anlattı: “2008’de göreve başladıktan kısa bir süre Batı Karadeniz Bölgesinde askerlerle ilgilenen imam olduğunu düşündüğüm 40 yaşlarında, 1.70-75 cm. boylarında, kumral tenli, siyah saçlı, sürekli gülümseyen ve kendisini görse tanıyacağı bir erkek şahıs, bana ‘bundan sonra Karabük ilinde seninle ilgilenecek kişiyle tanıştıracağım’ dedi ve beni Hakan Aytekin ile tanıştırdı. Aytekin 2010 KPSS’den 2-3 gün önce ikindi vakti beni evine çağırdı. Eve gittiğimde yanında beni Aytekin ile tanıştıran kişi bulunuyordu. Bu şahıs yanında bulunan dizüstü bilgisayarını açtı, bana ve Hakan Aytekin’e yemin ettirdikten sonra flash bellek içerisinde 2010 KPSS sorularını verdi. Sınav sonrası eşime soruların sınavda çıkıp çıkmadığını sorduğumda eşim tamamının çıktığını söyledi” ifadelerini kullandı.
2009’U DA DAĞITMIŞ
O dönem Karabük jandarmada görevli 3 subayla ilgilendiğini söyleyen Hakan Aytekin ise, 2009 KPSS sorularını da Ramazan kod adlı Önder Kavakoğlu’nun dağıttığını, ancak kendisinin bu sınava girmediğini kaydetti. Önder Kavakoğlu’nun “2010 KPSS’ye eşin ve sen de gir” demesi üzerine müracaat yaptıklarını anlatan Aytekin, “Sınavdan 2-3 gün önce beraberindeki sınav sorularıyla geldi. Jandarma subay Cemil Çetin’in de bulunduğu sırada yemin metnini okuduktan sonra soruları flash bellek içerisinde bize verdi” dedi.
BYLOCK KULLANICISI ÇIKTI
İddianamede, son olarak Denizli’de öğretmen olarak çalışan Önder Kavakoğlu’nun söz konusu itiraflara rağmen örgütsel tavır takınarak hakkındaki tüm iddialarla ilgili susma hakkını kullandığı belirtildi. İddianamede ayrıca, Hakan Aytekin ve örgüt hiyerarşisinde daha üst sırada yer alan Kavakoğlu’nun örgütün kriptolu haberleşme programı ByLock’u kullandığı tespit edildi.

Kaynak: Yeni Şafak

Kripto çocuklar

Terör örgütü FETÖ’nün kendilerinden olan bin 598 çocuğu, kripto olarak askeri okullara yerleştirmek için yurt dışında gösterip Türkiye’de eğittiği ortaya çıktı. Bu çocukların FETÖ okullarında bulunan gizli odalarda eğitim aldığı tespit edildi. Askeri liselerde her 4 çocuktan birinin bu yöntemle eğitim aldığı belirlendi.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ), Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) başta olmak üzere kritik yerlere sızmak için çocuk yaşındaki öğrencileri yurt dışındaki okullarda eğitim görmüş gibi gösterdiği ancak çocukları kendi özel okullarında kaçak eğittiği ortaya çıktı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın, “Biz yaptığımız çalışmalarda şunu gördük: Askeri liselere giden öğrencilerin 2000 – 2007 arasında bin 598’inin orta 1’inci sınıf kaydı Türkiye’de gözükmüyor” şeklindeki açıklamalarının detaylarına Yeni Şafak ulaştı. FETÖ’nün sınav sorularını çalarak kamuya yerleşmek amacıyla yürüttüğü faaliyetlerle ilgili geniş kapsamlı araştırmalar, örgütün başta TSK olmak üzere devlette kritik kadrolara kendi elemanlarını yerleştirmek üzere başvurduğu yöntemi daha deşifre etti.
YURT DIŞINDA GÖSTERİP KAMPA ALDILAR
Buna göre FETÖ, kripto eleman olarak seçtiği öğrencileri, resmi kayıtlarda yurt dışındaki okullarda eğitim alıyormuş gibi gösterdi. Ancak FETÖ, resmi kayıtlarda yurt dışında okuyor görünen çocukları, Türkiye’deki kamplarında özel olarak eğitti. Yurt dışındaki FETÖ okullarında okuyormuş gibi gösterilen bu gençlerin sadece pasaportlarına giriş-çıkış damgası vurulduğu, bu sürede yurt içinde eğitime tabi tutulduğu belirlendi. Örgütün devlette kritik kademelere yerleştirmek üzere yetiştirdiği belirtilen bu gençlerin, FETÖ okullarında yapılan aramalarda ortaya çıkan gizli bölmelerde kamplara alındıkları değerlendiriliyor.
ÜSTÜN NİTELİKLİ SERVİS
Askeri liselerde, her 4 öğrenciden birinin, bu yöntemle eğitim sürecini tamamladığı belirtiliyor. Bu şekilde eğitilen çocukların, çalınan sınav soruları verilerek istenen okulları veya sınavları kazanmaları sağlandı. Yurt dışında eğitimde gösterilmek suretiyle de SBS, TEOG gibi sınav kıstaslarını sorunsuz atlayan FETÖ’nün kriptoları, abi ve ablalarının da yardımıyla eğitimlerinin tüm safhalarını önlerine hiç engel çıkmadan ve üstün başarıyla tamamladılar. Üstün niteliklerle donatılan bu gençler, başta TSK olmak üzere devletin kritik noktalarında üst düzey görevler üstlendiler. Bu yönteme, yurt dışından öğrenci alımında titizlik gösteren Askeri liselere girişlerde, Ortaokul 1. sınıfı yurt dışındaymış gibi kamplarda eğitilip Orta 2 ve 3. sınıflarda TSK’nın tercih ettiği okullara kanalize edilen gençlerin yerleştirilmesi suretiyle başvurulduğu belirtiliyor.
FETÖ ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle kapatılan birçok okulda kütüphanelerin arkasına saklanmış gizli odalar bulunduğu tespit edilmişti.
FETÖ ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle kapatılan birçok okulda kütüphanelerin arkasına saklanmış gizli odalar bulunduğu tespit edilmişti.
AİLELERİ ARAŞTIRILIYOR
Halen bu çocukların ailelerine ilişkin araştırmalar sürüyor. Bu çocukların neden yurt dışında okudukları, ailelerinin görevlendirmesi nedeniyle mi bu ülkelerde bulundukları, gurbetçi ailelerin çocukları olup olmadıkları, ailelerinden koparılarak örgütün kucağında büyüyen çocuklar olup olmadıkları detaylı olarak araştırılıyor.
İkametgahlar sorgulandı
2010 yılı KPSS’ye ilişkin araştırmalarda da ilginç bir bulguya rastlandı. Çalışma kapsamında 2010 yılı KPSS’de tam puan veya tam puana yakın puan alan kız çocuklarının 2009 ve 2014 yerel seçimlerindeki sandık seçmen listeleri üzerinden ikametleri sorgulandı. 2009 yılında 3’erli ya da 5’erli gruplar halinde aynı evlerde oturdukları tespit edilen kız çocuklarının çok büyük kısmının 2014’te subay lojmanlarında ikamet ettiği ortaya çıktı.

Kaynak: Yeni Şafak ve Akit

Kovgeneral!

Trump, “Gülen Türkiye’nin Bin Ladin’idir ” diyen emekli Korgeneral Michael Flynn’ı Beyaz Saray’a Ulusal Güvenlik Danışmanı yaptı. Pensilvanya’da panik başladı.

ABD’nin 20 Ocak 2017’de göreve başlayacak olan 45. Başkanı Trump, kolları sıvadı. Ekonomi, dış politika ve kriz bölgelerinde köklü değişikliklere imza atacak ekibini oluşturmaya başladı.

CIA’yı Cumhuriyetçi vekil Mike Pompeo’ya emanet edeceği ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı’na Senatör Jeff Sessions’ı, Ulusal Güvenlik Danışmanlığına ise Michael Flynn’ı getireceği anlaşıldı.

İşte bu son isim, şimdiye kadar ABD’de at oynatan FETÖ’cü hainlerin uykularını kaçırdı. Bütün yatırımını Hillary’ye yapan Pensilvanya’daki teröristbaşı Gülen, ne yapacağını şaşırdı.

Çünkü emekli asker Flynn, kısa süre önce şu açıklamayı yapmıştı: Maskeli terörist Gülen, Türkiye’nin Bin Ladin’idir. Bin Ladin, Türkiye’de güzel bir köyde yaşasaydı biz ne yapardık!.

Kaynak: Takvim ve Akit

Desteğe gelmeyen BM, kösteğe geldi.

Türkiye’de ifade özgürlüğünü değerlendirmek üzere 20 yıl sonra ilk kez raportör gönderen Birleşmiş Milletler (BM), FETÖ’nün darbe girişimi sonrası Türkiye’ye vermediği desteği, FETÖ’cülere verdi. Avrupa Birliği’nin ikiyüzlü tutumunun ardından bu kez de aynı tavrı BM gösterirken, gelen BM Özel Raportörü David Kaye, FETÖ’cülerin kamudan uzaklaştırılmasını haksız bulduğunu ifade ederken, mahkeme süreçlerinde kendilerini savunamadıklarını ileri sürdü.

“Türkiye’de ifade özgürlüğü kaygı verici durumda” diyen Kaye, ihanet bildirisine imza atan akademisyenlere de sahip çıktı. HDP’lilerin tutuklanmalarının da “ciddi endişeler yarattığını” belirten Kaye’in bu sözleri hem terör örgütü FETÖ’ye hem de PKK’ya destek olarak yorumlandı.
Hükümetin davetiyle Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğü durumunu değerlendirmek üzere bir haftadır Ankara ve İstanbul’da temaslarda bulunan BM Özel Raportörü Kaye, düzenlediği basın toplantısıyla terör ve teröristin ifade özgürlüğü olamayacağı ilkesini bir kenara bırakarak, PKK ve FETÖ’cülerin ifade özgürlüklerini savunmaya kalktı.

“MEDYA ÜZERİNDE BASKILAR ARTTI”
FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye’ye yeterli destek vermemekle eleştirilen BM, bu kez de Türkiye’nin darbecileri bertaraf etmek için yaptığı çalışmaları sabote etmeye girişti. David Kaye, darbe girişimi sonrası hükümetin medya, akademisyenler ve muhalif siyasetçiler üzerinde baskı kurduğunu ileri sürerek, “Darbe girişimi sonrası medya üzerindeki baskılar daha da arttı. Bağımsız gazetelerin kapatıldığını, gazetecilerin hapsedildiğini gördük. 3 bini aşkın gazeteci işsiz kalmış durumda. Barış için bildiriye imza atan akademisyenler baskı altına alındı” diyerek terör örgütleriyle işbirliği içerisinde olduğu iddia edilen kişilere destek verdi. Kaye, güvenlik nedeniyle sosyal medyaya kısmi zamanlı olarak uygulanan erişim engellerini de eleştirdi.

FETÖ’NÜN DERNEK VE VAKIFLARINA SAHİP ÇIKTI
Kaye, aynı zamanda hükümetin FETÖ’ye ait dernek ve vakıfları KHK ile kapatmasının da doğru olmadığını savunarak, “Hükümetin 370 kadar sivil toplum kuruluşunu kapattığını öğrendim.

Bunların bazı temsilcileri ile konuştuk, onlar da neden kapatıldıklarını anlayamadıklarını söylediler. Görevim kapmasında önümüzdeki yıl bahar aylarında BM’ye sunacağım ana raporda bunlara da değineceğim” dedi.

TERÖRE DESTEK
Kaye, HDP’lilere yönelik terör operasyonlarını değerlendirirken de, “HDP ve bazı diğer yapılar terörle ilişkili olmakla suçlanıyor. Birçok HDP yöneticisi terör propagandası yapmakla suçlandı ve hapsedildi. Bunlar ciddi endişeler yaratıyor” diyerek, yargı kararını eleştirdi. Kaye, terörle kesintisiz mücadelesini sürdüren Türkiye’yi terör tanımını değiştirmeye de davet etti.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN GELDİ, BAŞKANLIK’A CEVAP VERDİ
Kaye, Türkiye’ye ifade özgürlüğü kapsamındaki durumları değerlendirmek için gelmesine rağmen, Türkiye’nin iç meselelerini ilgilendiren konularda görüş beyan etmekten de geri durmadı. Başkanlık sistemine ilişkin soruyu yanıtlayan Kaye, “Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi, Avrupa insan hakları hukukunu Türk hukukuna entegre etmekten büyük gurur duyuyor. Başkanlığa geçilse bile bu hukuk Türkiye’yi bağlıyor olacak” diye konuştu.

“TUTUKLULARIN DURUMU İYİ”
Türkiye’de “muhalif seslerin çok ciddi darbelerle karşı karşıya olduğunu” ileri süren Kaye, Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin hapishanelerdeki durumlarına ilişkin de bilgi verdi. Yazarları ziyaret ettiklerini anlatan Kaye, “3’er kişilik koğuşlarda kalıyorlar, beraberler, ayrı yatakları var. Yemeğe ulaşma konusunda şikayette bulunmadılar. Koşulları ve sağlıkları iyi görünüyor” dedi..

Kaynak: Takvim

Cumhuriyet yöneticilerinin tahliye taleplerine ret!

Cumhuriyet Gazetesi yöneticilerinin FETÖ ve PKK terör örgütleri adına suç işlediği gerekçesiyle gerçekleştirilen operasyonda tutuklanan 10 şüphelinin tutukluluklarına yapılan itiraz reddedildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 1 Kasım günü Cumhuriyet Gazetesi yönetimine yönelik FETÖ ve PKK adına suç işledikleri gerekçesiyle operasyon gerçekleştirmişti.

Operasyon çerçevesinde gözaltına alınan 14 kişiden önce Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’nun da aralarında olduğu 9’u, sonradan ise yurtdışından dönem İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

‘Terör örgütü üyesi olmadan örgüt adına suç işlemekle’ itham edilen şüpheliler, sorgularında iddiaları reddetmelerine rağmen Nöbetçi hakimlikçe verilen tutuklama kararında , Cumhuriyet Gazetesi’nin yayınlarından örnekler verilerek FETÖ ve PKK lehine yayınlar yaptığı belirtilmişti.

Şüpheli avukatları ise 14 Kasım’da tutuklamalara itiraz ettiler.

İtirazı değerlendiren İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği bugün kararını açıkladı. Şüpheliler hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tahliye taleplerini reddetti.

Cumhuriyet gazetesi icra kurulu başkanı Akın Atalay ve genel yayın yönetmeni Mehmet Murat Sabuncu’nun da aralarında bulunduğu şüpheliler Silivri Cezaevi nde bulunuyor. Bu arada hakimlik tarafından verilen red kararında Cumhuriyet Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’nun FETÖ tarafından tertip edilen ABANT toplantılarına katıldığı belirtildi.

Kaynak: Takvim

NATO örgütü

Suriyeli mültecileri ülkelerinden atmak için türlü taklalar atan Avrupa ülkeleri, FETÖ’cü hainleri misafir etmek için elinden geleni yaptı. İltica talebinde bulunan FETÖ’cü NATO askerleri için NATO “Bu konu bizi ilgilendirir” dedi

Alman SWR yayın kuruluşunun bildirdiğine göre, Rheinland-Pfalz Eyaleti’nin Kaiserslautern kenti yakınlarındaki Ramstein kasabasında bulunan NATO Üssü’nde görevli Türk askerleri, Almanya’ya iltica başvurusunda bulundu. SWR, Türk askerlerinin iltica başvurusu yaptığının Kaiserslautern Kaymakamlığı tarafından da doğruladığını yazdı. İltica başvurusu yapan askerlerin görev süresinin yakında dolacağına vurgu yapılan haberde, kaç askerin iltica başvurusunda bulunduğu konusunda ise “verilerin korunması zorunluluğu” nedeniyle bilgi verilmediği belirtildi. SWR’e konuşan Kaiserslautern Kaymakamlığı’ndan bir yetkiliye göre, iltica başvurularının Federal Göç ve Mülteciler Dairesi BAMF’da incelendiği öğrenildi. Askerlerin sığınma taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği ve ne zaman cevap alacakları ise belirtilmedi. İltica başvurusu için askerlerin Türkiye’deki siyasi durumu gerekçe gösterdiği öğrenildi. 500 dolayında NATO askerinin görev yaptığı Ramstein Üssü’nde 30-40 arasında Türk askerinin görev yaptığı belirtildi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO’da görevli bazı Türk ordu mensuplarının iltica başvurusunda bulunduğunu açıkladı. İltica başvurularının ilgili ulusal mercilerin konusu olduğunu vurgulayan Stoltenberg, diğer yandan insan hakları konusunu İstanbul’daki temaslarında gündeme getireceğini kaydetti. Stoltenberg, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasındaki tutuklamalara atıfla, Türkiye’yi hukuk devleti ilkelerine saygılı olmaya da çağırdı..

Kaynak: Takvim

Pakistan mahkemesinden itiraz eden FETÖ’cüler hakkında karar

FETÖ’cülerin “ülkeyi terkedin” kararına karşı İslamabad Yüksek Mahkemesi’ne yaptıkları başvuru reddedildi.

İslamabad Yüksek Mahkemesi, FETÖ’cülerin hükümet tarafından alınan “20 Kasım’a kadar ülkeyi terketmeleri” kararı hakkında yaptıkları itiraz başvurusunu, “yetkisiz olduğu” gerekçesiyle reddetti.

Yüksek Mahkeme, Pakistan’daki “PakTurk” adı altında faaliyet gösteren FETÖ okullarında çalışan Türklerin “vize uzatma” talebinin yargının alanına girmediğini gerekçe göstererek iade etti. Mahkeme, FETÖ’cülere adres olarak daha önce vize bşvurularını yenilemeyen İçişleri Bakanlığını gösterdi.

Duruşmada hazır bulunan İçişleri Bakanlığı yetkililerinin, “PakTurk mensuplarının vizesinin 9 Eylülde sona erdiği, ancak kendilerine bir vize uzatma talebi gelmediğini” söylediği öğrenildi.

AA muhabirinin hükümet kaynaklarından aldığı bilgiye göre, “İçişleri Bakanlığı’nın aldığı kararın bir ‘kamu tasarrufu’ olduğu ve bu konuda yargının yetkisinin bulunmadığı” ifade edildi. Pakistan kanunlarına göre, bir yabancının vizesi bittikten sonra, sürenin uzatılıp uzatılmayacağına yargı karar veremiyor.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çarşamba günkü Pakistan ziyareti öncesi, FETÖ okullarında görevli 108 öğretmenin aileleriyle ülkeden ayrılması istenmişti.

İçişleri Bakanı Çodri Nisar Ali Han, toplamda 400 kişiyi bulan bu kimselerin 5 gün içinde ülkeyi terk etmesini beklediklerini açıklamıştı.

Kaynak: Akit

Belarus’tan FETÖ’ye kötü haber!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Belarus ziyaretini AA muhabirine değerlendiren Belarus’un Ankara Büyükelçisi Andrei Savinykh, Türkiye ile Belarus’un birçok ortak noktası bulunduğunu ve iki ülkenin birbirini tamamladığını ifade etti.

Büyükelçi, FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimiyle ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Bu bizde şok etkisi yarattı. Ertesi gün ise Türk halkının bu suçlulara karşı güçlü bir şekilde Cumhurbaşkanı ve resmi hükümetin yanında olduğunu ve darbe girişiminin de tamamen başarısızlığa uğradığını gördük. Bu, Türkiye’deki güçlü sivil toplumun ve Türk halkının ulusal çıkarlarını çok iyi anladığının net bir göstergesi. Bu ayrıca, Türkiye’nin son derece istikrarlı bir ülke olduğunu da bize kanıtladı. Türkiye politik, ekonomik ve sosyal anlamda çok parlak bir geleceğe sahip. Kesinlikle eminiz ki bu zorluklar geride bırakılacak ve Türkiye daha iyi bir geleceğe çok başarılı bir şekilde yol alacak.”

FETÖ ile mücadeleye yönelik bir soruya Savinykh, Türkiye’yi çok iyi anladıklarını ve endişeleri paylaştıklarını belirtti. Savinykh, bu konuda mümkün olan bütün desteği sağlayacaklarını vurguladı.

Savinykh, ayrıca Belarus hükümetinin 4 yıl önce FETÖ’nün ülkede okul açma talebini kabul etmediğini, “Şunu gururla söylemeliyim ki Belarus belki de bu örgütün okul açma talebini 4 yıl önceden reddeden tek ülke. O zamanlar bunu tuhaf bulduk, arkasında gizlenmiş bir şeyler olduğunu düşündük. Bu yüzden de okul açmalarına izin vermedik.” sözleriyle anlattı.

Türkiye ile bu konuda da iş birliği halinde olduklarını dile getiren Savinykh, ne gerekiyorsa etkili bir şekilde ve zamanlıca yapılacağını söyledi.

Belarus’ta FETÖ’ye bağlı “Dostluk Eğitim Kültür Kurumu”na ilişkin ise Savinykh, bu kuruluşun Türkiye’yle istişare içerisinde sıkı bir şekilde incelendiğinin ve Türkiye’nin bu konuda Belarus tarafından herhangi bir zorlukla karşılaşmayacağının altını çizdi.

Kaynak: Akit

Gülen’den darbe itirafı: Uyandığında yapacak bir şeyi kalmayacak

FETÖ soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede FETÖ lideri Fetullah Gülen’in “Devletin paçasından şöyle bir tutacağım, devlet uyandığında yapacağı hiçbir şey kalmayacak” şeklindeki ifadesine yer verildi.

Edirne’de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 16’sı tutuklu 22 sanığın, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlarından 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle hazırlanan iddianame, Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Edirne Cumhuriyet Savcısı Fatih Aslan tarafından hazırlanarak mahkemeye sunulan 12 sayfalık iddianamede, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla sanıklar için 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

“Devletin paçasından bir tutacağım”

FETÖ/PDY silahlı örgütünün, ilk zamanlarda eğitim alanında faaliyet göstermeye başladığı, ardından ise örgütün emniyet, askeriye, adliye, mülki idare ve maliye alanlarına yayılmak suretiyle bu alanlarda kurduğu dernek ve şirketlerle de sistemli örgütlemeye gidildiği ifade edilen iddianamede örgütün nihai hedefine ulaşmada her türlü cebir, şiddet ve yasal olmayan yöntemleri mübah saydığına dikkati çekildi.

Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak, görevini yapmasını kısmen/tamamen engellemek, devlet otoritesini baskı altına almak, zaafa uğratmak, alternatif bir otorite olarak ortaya çıkmak, devlet otoritesini ele geçirmek olan örgütün amacını ortaya koymak adına iddianamede Ankara’da Necatibey Caddesi’ndeki bir evde söz konusu terör örgütü üyelerini toplandığı sohbet esnasında, örgütün kurucusu ve lideri konumunda ana soruşturmada hakkında yakalama kararı bulunan Fetullah Gülen’in “Devletin paçasından şöyle bir tutacağım, devlet uyandığında yapacağı hiçbir şey kalmayacak” şeklindeki ifadesine de yer verildi.

Kaynak: Akit

 

CEVAP VER