Bugünkü (23 Kasım 2016) FETÖ haberleri

0

40Son dakika: İstanbul merkezli 13 (sonra 20) ilde operasyon

Fetullahçı Terör Örgütü’nün, “sözde yöneticileri”ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 13 ilde operasyon başlatıldı.
stanbul Kaçakçılık Şube Müdürlüğünce, Etkin Pişmanlık Yasası’ndan faydalanmak isteyen FETÖ üyelerinin verdiği bilgiler doğrultusunda yapılan teknik çalışma sonucunda, 17’si kadın 40 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.

Karar doğrultusunda, FETÖ içerisinde “abi” ve “abla” olarak bilinen “sözde örgüt yöneticileri”ni yakalamaya yönelik İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Kocaeli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Kırşehir, Ordu, Uşak ve Hakkari’de eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Operasyon çerçevesinde aramaların devam ettiği ve bazı şüphelilerin gözaltına alındığı öğrenildi.

Kaynak: Hürriyet ve Sabah ve Star ve Yeni Şafak ve Türkiye ve Akit

39FETÖ çatı davası başladı

FETÖ lideri Gülen’in de aralarında bulunduğu 73 kişi hakkında “Anayasayı ihlale teşebbüs etmek, silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, hükümeti yıkmaya teşebbüs etmek” suçlarından açılan davanın görülmesine başlandı
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Kazım Avcı, Dilaver Azim, eski milletvekili İlhan İşbilen, Ali Çelik, Abdülkadir Aksoy, Alaeddin Kaya katılıyor. Tutuklu sanıklardan Hidayet Karaca ile Silivri Cezaevinden telekonferans sistemiyle bağlantı kurulmak istendi ancak cezaevi görevlileri, Karaca’nın göz rahatsızlığı nedeniyle cezaevindeki sağlık merkezine götürüldüğünü ve ilerleyen dakikalarda hazır olacağını bildirdi.

Salondaki mağdur ve müştekiler arasında Poyrazköy’de bulunan mühimmata ilişkin soruşturma sırasında ikinci kez gözaltına alınmak istenirken intihar eden Yarbay Ali Tatar’ın ağabeyi Ahmet Tatar, emekli Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan ile 2002’de öldürülen yazar Necip Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hablemitoğlu’nun avukatı da bulunuyor.

Duruşmada Ankara Barosu CMK servisinin, sanıklardan Fetullah Gülen’i savunması için görevlendirdiği avukat Alihan Uncu’nun, Gülen’in avukatlığından çekilmek için yaptığı başvurunun baro tarafından reddedilmesi üzerine İdare Mahkemesine dava açtığı ve Gülen’in avukatlığını sürdürmesinin yürütmesini durdurduğu tutanağa geçirildi.

Sanık Cemal Uşak’ın avukatı Murat Emre Turhan söz alarak müvekkilinin vefat ettiğini söyledi ve müvekkili hakkındaki kamu davasının düşürülmesini istedi.

Mahkeme Başkanı Selfet Giray ise şu aşamada dosyayı ayıramayacaklarını belirtti.

Duruşma, hazır bulunan sanıkların kimlik tespitlerinin ardından iddianamenin özetlenmesiyle devam ediyor.
İDDİANAME

İddianamede Gülen’in de arasında bulunduğu sanıkların, “Anayasayı ihlale teşebbüs etmek” ve “hükümeti yıkmaya teşebbüs etmek” suçlarından 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının yanı sıra “silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek”, “siyasi ve askeri casusluk”, “hukuka aykırı olarak kişisel verileri ele geçirmek”, “hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek”, “nitelikli dolandırıcılık”, “zimmet”, “terör örgütü faaliyeti çerçevesinde resmi belgede sahtecilik” ve “suç gelirlerini aklamak” suçlarından 132 yıl 1’er aya kadar hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.

FETÖ çatı iddianamesinde, FETÖ/PDY’nin, devlet kurumlarını ele geçirmek, anayasal düzeni yıkarak yerine otoriter, totaliter bir “cemaat oligarşisi/zümre hakimiyetine dayanan devlet düzeni” kurmak ve hükümeti devirmeye teşebbüs etmek suçlarına ulaşmak için kurulduğu ifade ediliyor.

İddianamede, 2002’de öldürülen yazar Necip Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hablemitoğlu, emekli Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan, eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, eski Ankara ve Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir’in de arasında bulunduğu bazı kişiler, “mağdur” ya da “şikayetçi” olarak yer alıyor. 61. TürkiyeCumhuriyeti Hükümeti ve Maliye Hazinesi de “mağdur” olarak gösteriliyor.

Davanın sanıkları şunlar:

“Fetullah Gülen, Ekrem Dumanlı, Hidayet Karaca, Abdülkadir Aksoy, Abdullah Aymaz, Abdulletif Tapkan, Ahmet Can, Ahmet Kara, Ahmet Kirmiç, Ahmet Kurucan, Ahmet Şahinalp, Alaeddin Kaya, Ali Bayram, Ali Çelik, Ali Çelik, Ali Ursavaş, Bahattin Karataş, Barbaros Kocakurt, Bekir Baz, Cemal Türk, Cemal Uşak, Cemil Koca, Cevdet Türkyolu, Dilaver Azim, Faruk İlk, Halit Esendir, Hamdi Akın İpek, Hamdullah Bayram Öztürk, Harun Tokak, Hüseyin Kara, Hüseyin Saruhan, İbrahim Kocabıyık, İlhan İşbilen, İrfan Yılmaz, İsmail Büyükçelebi, İsmail Cingöz, İsmet Aksoy, Kazim Avcı, Kudret Ünal, Mahmut Akdoğan, Mehmet Ali Büyükçelebi, Mehmet Ali Şengül, Mehmet ErdoğanTüzün, Mehmet Hanefi Sözen, Muammer Türkyılmaz, Murat Karabulut, Mustafa Yeşil, Mustafa Muhammet Günay, Mustafa Özcan, Mustafa Talat Katırcıoğlu, Naci Tosun, Necdet Başaran, Necdet İçel, Nevzat Ayvacı, Osman Hilmi Özdil, Osman Karakuş, Önder Aytaç, Rahmi Bıyık, Recep Uzunallı, Reşit Haylamaz, Rıdvan Akovalı, Sadettin Başer, Sadık Kesmeci, Sait Aksoy, Selman Kuzu, Suat Yiğit, Suat Yıldırım, Süleyman Tiftik, Süleyman Uysal, Şerif Ali Tekalan, Talip Büyük, Tuncay Delibaşı ve Ziya Demirel.”

Kaynak: Hürriyet

38Ali Tatar’ın ablası ‘katiller’ diye bağırdı, salon karıştı

FETÖ çatı davasında Ali Tatar’ın ablası ‘Katiller’ diye bağırınca salondan çıkarıldı.
ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik yapılan soruşturma kapsamında açılan FETÖ çatı davasına, kumpas davaları nedeniyle intihar eden Yarbay Ali Tatar’ın ablası HürriyetÜnver damgasını vurdu.

Duruşma Mahkeme Başkanı’nın iddianame özetini okumasıyla devam ederken, duruşmaya tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden SEGBİS sistemi ile katılan tutuklu sanık Hidayet Karaca, söz alarak, ’Efendim rahatsızlığım nedeniyle sabah hastaneye gittim ve oradan geldim. Ara vermeyecek misiniz?’ diye sordu. Bu sırada müşteki avukatları arasında bulunan Ali Tatar’ın ablası Hürriyet Ünver, ayağa kalkarak, ’Ara verilmeyecek, bekleyeceksin. Katil bekleyeceksin’ diye bağırdı.

Mahkeme Başkanı Selfet Giray, Ünver’in dışarı çıkarılmasını istedi. Ünver, kardeşi Ahmet Tatar tarafından salondan çıkartılırken, diğer sanıkların üzerine yürüyerek, ’Ali’min katilisiniz. Katiller’ diye bağırdı. Hürriyet Ünver, kardeşi tarafından mahkeme salonundan dışarı çıkartıldı. Duruşmada, iddianame özetinin okunmasına devam edildi.

Kaynak: Hürriyet ve Sabah

37Bahçeli: ‘Siyasetteki FETÖ’cülere neden dokunulmuyor?’

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, “FETÖ’nün siyasi ayağı gizemini korumaktadır. Öğretmene güç yetiyor da siyasetteki FETÖ’cülere neden dokunulmuyor? Neden bunların üzerine gidilmiyor? Odacı, çaycı, çorbacı biliniyor da hatırlı mevkilerde bulunan FETÖ’cülere neden sıra gelmiyor? Bu gecikmenin sebebi nedir? Bilmediğimiz bir müdahale mi vardır?” diye sordu. Bahçeli, ‘cinsel istismar’ ile ilgili çok tartışılan ve bugün hükümetin komisyona geri çektiği tasarıyı da sert dille eleştirdi. Bahçeli, “Çocuktan gelin olur mu? Cinsel istismar suçlusundan mağdur mu çıkar? Bu önergeyi veren AKP’li milletvekillerinin hiç mi yüreği sızlamadı. Buradan AKP’ye çağrıda bulunuyorum. Bu önergeyi komisyona çekmekle kalmayın tümden geri çekin” dedi. Bahçeli, AK Parti’nin gönderdiği anayasa taslağının ise 12 maddeden oluştuğunu söyledi.
İşte Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:

Geleceğimizin güvencesi evlatlarımızı zehirleyenler yaptıklarının bedelini en ağır şekilde ödemelidir. Bu ister FETÖ olsun, ister PKK olsun fark etmeyecektir.

FETÖ ve PKK’lı oldukları gerekçesiyle açığa alınan öğretmenler emanete hıyanet etmişlerdir. FETÖ için çalışan bir öğretmen ya da memura en ufak bir acıma gösterilmemelidir. Bunlara acırsak tekrar acınacak hale düşmekten kurtulamayız.

‘DİLSİZ ŞEYTAN OLMAYACAĞIZ’

Asılsız ihbarlarla öğretmen ya da memurları işten atmak ise haksızlığa işaret edecektir. Biz asla dilsiz şeytan olmayacağız, haksızlık karşısında susmayacağız.

Yurtta sulh isimli çeteyi ağzına alan yoktur. Bu ihanet çetesi hakkında doyurucu bilgilendirme yapılmamıştır.

‘BUNLARI İDAM SEHPASINA NE ZAMAN ÇIKARACAĞIZ’

FETÖ’nün siyasi ayağı ise gizemini korumaktadır? Öğretmene güç yetiyor da siyasetteki FETÖ’cülere neden dokunulmuyor? Neden bunların üzerine gidilmiyor. Odacı, çaycı, çorbacı biliniyor da hatırlı mevkilerde bulunan FETÖ’cülere neden sıra gelmiyor? Bu gecikmenin sebebi nedir? Bilmediğimiz bir müdahale mi vardır?

Yurtta sulh isimli melanetin tepe kadrosunu ne zaman öğreneceğiz? Ve bunları şartlar tamam olursa idam sehpasına ne zaman çıkaracağız?

‘EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞIMIZI KONUŞMAK ZORUNDAYIZ’

Irak ve Suriye’deki olaylar manevra alanımızı daraltmaktadır. Son günlerde dövizkurundaki anormal oynaklıklar milletimizin hayat standardını düşürmektedir. Son 1 yıl içinde dolardaki fiyat artışı yüzde 19’u bulmuştur. ‘Başka ülkelerin paraları da değer kaybediyor’ diyemeyiz. Başka ülkelerin paralarının değer kaybetmesi Türk Lirası’nın değer kaybetmesine gerekçe oluşturamaz.

FED’in muhtemele faiz artırımı ve ABD’nin yeni başkanının ekonomi politikaları peşinen Türkiye’yi etkiliyor ise ekonomik bağımsızlığımızı konuşmak zorundayız. Türkiye aynı şartlardaki pek çok ülkeden olumsuz olarak ayrışmaktadır.

Başbakan’ın, ‘Size ne dolardan iner de çıkar da’ demesi yanlıştır. Açlık, yoksulluk rekorlar kırmakta devamlı yukarı tırmanmaktadır. Türkiye ekonomisinin temelleri sağlam demekle sorunlar bitmiş olmayacaktır. Dişten artan yoktur. Kapalı kaynayan tencerenin içinde hayal kırıklıkları, kabaran borçlar vardır.

24 Kasım’da toplanacak Para Politikası Kurulu çok şeye gebedir. Faiz artırımı bile dövizdeki artışı durduramayabilecektir. Biz, ‘Hükümet kaybetsin de nasıl kaybederse kaybetsin’ anlayışında değiliz. Türkiye ekonomisi fırtınaya yakalanırsa bundan hepimiz zarar görürüz. Ekonomik yenilgimizi gözleyenlere milletçe aynı tepkiyi göstermekten başka çaremiz yoktur. Milli ekonomi FED’e göre açılıp kapanmayan sağlam duran bir yapıdır.

Kaynak: Hürriyet

36Son dakika: İhsan Kalkavan için yakalama kararı

İş adamı İhsan Kalkavan hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan yakalama kararı çıkarıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında daha önce dinlenen H.P, Kalkavan’ın Gülen davaları için hakimlere milyonlarca lira rüşvet verdiğini iddia etmişti.
Ünlü işadamı İhsan Kalkavan hakkında FETÖ soruşturması kapsamında yakalama kararı çıkarıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcılığı hakimliğe başvurarak, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan Kalkavan hakkında yakalama kararı çıkarılmasını talep etti.

Talebi değerlendiren İstanbul 12. Sulh Ceza Hakimliği şüpheli İhsan Kalkavan’dan haber alınamadığı ve firari konumda olduğunu belirterek hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.
HAKİMLERE RÜŞVET İDDİASI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında daha önce dinlenen Colorado imamı H.P, İhsan Kalkavan’ın o dönem İstanbul imamı olan A.K ile birlikte Fethullah Gülen davaları için Ankara’daki hakimlere milyonlarca lira rüşvet verdiğini anlatmıştı.

 

İhsan Kalkavan kimdir?

1948 yılında İstanbul’da dünyaya gelen İhsan Kalkavan, İlk ve orta okul eğitimini İskenderun Lisesi’nde, lise eğitimini ise Mersin Tevfik Gür Lisesi’nde tamamlamıştır. Lise eğitiminin ardından İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Yüksek Okulu’nu kazanan Kalkavan, 1975 yılında bu bölümden mezun olmuştur. Üniversite eğitimine başlamadan önce, 1968 yılında ticari yaşama atılan Kalkavan, Yusuf Kalkavan ve Oğulları Şirketi’nde hissedarlık ve Yönetim Kurulu Üyeliği yapmıştır. 1975 yılında ekstradan bir eğitim daha alan İhsan Kalkavan, bunu Uzak Yol Güverte Zabiti, yani kaptanlık hususunda almıştır. 1978 yılında babasının trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesi üzerine, kardeşleriyle birlikte tekrardan bir şirket kurmuş ve eski şirketlerin yönetimini buraya bağlamıştır. Asya Finans, Işık Sigorta gibi şirketlerin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürüten Kalkavan, Türkiye’nin gemi sayısı ve tonajı baz alınırsa en büyük filolarından birisine sahiptir. Evli olan İhsan Kalkavan üç çocukbabasıdır.

Kaynak: Hürriyet ve Sabah ve Yeni Şafak

35Twitter fenomeni ‘Jeans Biri’ tutuklandı

Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında, sosyal medyada “Aksilahlanma” etiketini açarak kampanyaya dönüştürdüğü ve örgüt lehine faaliyette bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alınan “JeansBiri” adlı Twitter kullanıcısı Ahmet Kemal Aydoğdu, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklandı.
Sosyal medyada “Aksilahlanma” etiketini açarak kampanyaya dönüştürdüğü iddiaedilen “JeansBiri” adlı Twitter kullanıcısı, Ahmet Kemal A., emniyetteki 25 günlük sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Soruşturma savcısına ifade veren şüpheli öğretmen Ahmet Kemal A., “Silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan tutuklanma istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliği’ndeki sorgusu tamamlanan Aydoğdu, “Silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan tutuklandı.

SAVCILIK CUMHURİYET GAZETESİ SORUŞTURMASIYLA BİRLEŞTİRİLMESİNİ İSTEDİ

Soruşturma savcısı, Aydoğdu’nun “Aksilahlanma” etiketiyle başlattığı kampanyanın 22 Ekim’de Cumhuriyet Gazetesi’nde manşet yapıldığını belirterek, soruşturmanın Cumhuriyet Gazetesi soruşturmasıyla birleştirilmesini de talep etmişti.
OLAYIN GEÇMİŞİ

15 Temmuz darbe girişiminin ardından 1 milyon 600 bin takipçisi bulunan ‘Jeansbiri’ nickiyle Twitter’da ‘Aksilahlanma’ etiketi açan kişinin provakasyon yaptığı ihbarları üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmış, yapılan araştırmalar sonrası da söz konusu kişinin Elazığ’daki Fetullahçı Terör Örgütü’yle bağlantılı olduğu gerekçesiyle KHK ile kapatılan Özel Yavuz Selim Koleji’nde öğretmenlik yapan Ahmet Kemal A., olduğu ortaya çıkmıştı. 28 Ekim tarihinde Gaziantep’te FETÖ soruşturması kapsamında aranan Fatih A., ile birlikte yakalanan şüpheli öğretmen Ahmet Kemal A.’nın evinde yapılan aramada, 236 bin 755 ABD doları, 48 bin 910 Türk Lirası, 2 radar tespit cihazı ve çok sayıda dijital malzeme ele geçirilmişti.

Kaynak: Hürriyet ve Sabah ve Sabah ve Takvim ve Türkiye

34Kimse Yok Mu Derneği yöneticileri adliyeye sevk edildi

Fatih KARAÇALI/ADANA, (DHA) – ADANA’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan Kimse Yok Mu Derneği Şubesi yöneticisi 5’i kadın 19 kişi adliyeye sevk edildi.

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri FETÖ/PDY yönelik 16 Kasım’da şafak vakti operasyon başlattı. 20 adrese baskın yapan ekipler, Kimse Yok Mu Derneği Adana Şube yöneticileri tek tek gözaltına alındı. Aralarında dernek avukatı ve eşinin de bulunduğu 19 kişi yakalandı. Emniyet Müdürlüğü’nde sorgulanan şüpheliler ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Kaynak: Hürriyet

33Denizli’de FETÖ operasyonunda 33 tutuklama

Ramazan ÇETİN/DENİZLİ, (DHA)- DENİZLİ’de, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında iş dünyasına yönelik 20 gün önce düzenlenen 3’üncü dalga operasyonda gözaltına alınan 85 kişiden 34’ü adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden ‘Etkinlik Pişmanlık Yasası’ndan yararlanan biri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 33 şüpheli ise tutuklandı.
Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgüte finans desteği sağladığı ileri sürülen kişilere yönelik 20 gün önce 3’üncü dalga operasyon yaptı. Operasyonda işadamı, esnaf ve şirket yöneticilerinin de bulunduğu 85 kişi gözaltına alındı. Polisler, gözaltına alınan kişilerin ev ve işyerlerinde de arama yaptı. Bulunan bilgi ve kanıtlara el koydu. Şüphelilerden Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlanan 34 kişi, dün adliyeye sevk edildi. Önce savcıya ifade veren 34 kişi, daha sonra tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Gözaltına alınanlar arasında bulunan Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Halil Pekdemir’in oğlu işadamı Can Pekdemir, ‘Etkin Pişmanlık Yasası’ndan faydalanıp, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 3 ayrı salonda hakim karşısına çıkarılan şüphelilerden 33’ü ise tutuklandı. Tutuklananların arasında örgütün şifreli iletişim sistemi olan ‘ByLock’u kullananların da bulunduğu bildirildi. Emniyet’teki işlemleri süren diğer 51 kişinin ile ilgili soruşturmaya devam ediliyor.

Kaynak: Hürriyet

32Harran Üniversitesi’nde 9 personel ihraç edildi

ŞANLIURFA, (DHA) – ŞANLIURFA Harran Üniversitesi’nde, görevli 9 memur, son çıkarılan Kanun Hükmündeki Kararnameyle görevlerinden ihraç edildi.

Darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında; FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili oldukları belirlenen Harran Üniversitesi’nde görevli 9 personel görevlerinden ihraç edildi. Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan 677 ve 678 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamede FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi oldukları belirlenen ve aralarında Harran Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Yaşar, memurlar, Hasan Arslan, Hasan Tatlı, Mehmet Keşküş, Şef Hasan Yeğen, İbrahim Halil Tatlı, Hemşire İbrahim Halil Koyuncu, Özgür İnan ile Bilgisayar İşletmeni Mehmet Ali İnaltekin’nde bulunduğu personeller hakkında ihraç kararı alındı. Görevlerinden ihraç edilen personelle durumları resmi yazıyla bildirildi.

Kaynak: Hürriyet

31Şanlıurfa’da 6 belediye personeline ihraç

ŞANLIURFA, (DHA) – ŞANLIURFA Büyükşehir Belediyesi’nde, görevli 6 personel son çıkarılan Kanun Hükmündeki Kararnameyle görevlerinden ihraç edildi.

Darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında; FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili oldukları belirlenen Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli 6 personel açığa alındı. OHAL kapsamında çıkarılan 677 ve 678 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile belediyede görevli şube müdürü Canan Türkmen’in de bulunduğu personeller Mehmet Öncel, Mahmut Dartar, Bahri Erbil, Mehmet Ali Ünlü ve Hüseyin Alagöz, meslekten men edildi.

Kaynak: Hürriyet

30Türk Telekom’da FETÖ Operasyonu: 12 gözaltı

Ümit TÜRK – Çağatay KENARLI/İSTANBUL, (DHA) FETÖ’nün Türk Telekom’daki yapılanmasına yönelik 4 ilde düzenlenen operasyonda 12 kişi gözaltına alındı.

FETÖ’nün Telekom yapılanmasına yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 22 üst düzey Telekom yöneticisine hakkında gözaltı ve yakalama kararı çıkarıldı.

İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekipleri, Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) Türk Telekom yapılanmasına yönelik çalışma başlattı. Polis ekipler yaptığı çalışmada aralarında üst düzey yöneticilerinde bulunduğu 22 kişiyi belirleyerek operasyon düzenledin.

TEM ekipleri, sabah saatlerinde İstanbul merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda 12 kişi gözaltına alındı. 10 Türk Telekom çalışanının ise yakalanması için operasyonlar devam ediyor. Gözaltına alınan şüpheliler arasında Bylock kullananlar bulunduğu öğrenildi.

63 KİŞİ TUTUKLANMIŞTI

Soruşturma kapsamında daha önce 144 şüpheliden 63’ü terör örgütü üyeliği suçundan tutuklanmıştı. Tutuklananların 57’sinin Bylock kullandığı ortaya çıkmıştı.

Kaynak: Hürriyet

29Adana’da 13 gazeteciye FETÖ davası

Yusuf BAŞTUĞ/ADANA, (DHA) – ADANA’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 13 yerel televizyon ve gazete sahibi ile gazeteci hakkında ‘terör örgütü üyeliği’ suçlamasıyla 15’er yıl hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.
Darbe girişiminin ardından Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmalar kapmasında örgütün medya ayağı ile ilgili soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet savcısının, 2’si tutuklu 2’si firari 13 gazeteci hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırladığı iddianamede, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan FETÖ/ PDY raporuna da yer verildi. Adana 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen 59 sayfalık iddianame, tutuklu gazeteciler Aytekin Gezici ve Abdullah Özyurt, firari Zaman Gazetesi Adana Temsilcisi Bilal Öğütçü ve Hasan Ertaş ile tutuksuz Yüksel Evsen, Taner Talaş, Hakan Bülent Yardımcı, Rıfat Söylemez, Ali Pekmezci, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Adana Şube Başkanı Salim Büyükkaya, Abdurrahim Haklıkul, Mustafa Naim Yalçınel ve Osman Palamut’a çeşitli suçlamalar yöneltildi.
MESAJ ATMIŞ
İddianamede, FETÖ’nün medya yapılanması içinde yer aldıklarına vurgu yapılan sanıkların, Fethullah Gülen lehinde yazılar yazdıkları, görsel, sosyal ve yazılı paylaşım sitelerinde yorumlar yaptıklarına değinildi. İddianamede sanıkların kamuoyunu siyasi, hukuki, ekonomik ve güncel konularda örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirdiklerine de yer verildi. Tutuklu Cihan Haber Ajansı eski muhabiri Abdullah Özyurt’un da, darbe girişimi sonrasında, “Önemli! Tüm il, ilçe imamlarına, abilerine, ablalarına, kurum imamlarına iletin. Tüm hizmet mensupları darbeyi şiddetle kınayan açıklama yapsın, meydana inip kendini kamufle etsin. Resim çekilip sosyal medyada yayınlasın’ diye mesaj attığı da iddianamede yer aldı.
İddianame kabul edilirse sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

Kaynak: Hürriyet

28Yeni KHK ile belediye dershanelerine izin

Hükümetin 29 Ekim’de çıkardığı kanun hükmünde kararname (KHK) ile kapatılmalarına karar verilen belediyelere ait dershaneler için yeni hazırlanan KHK ile değişiklik yapıldı. İlk düzenlemedeki, ‘Belediyeler, sivil toplum kuruluşları’ ibaresi ‘Sivil toplum kuruluşları’ şeklinde değiştirildi, yeni düzenlemeye de ayrıca “Belediyeler ise il milli eğitim müdürlükleri ile yapılan ve Bakanlıkça onaylanan ortak işbirliği protokolleri çerçevesinde, örgün eğitim programlarına destek mahiyetinde ücretsiz kurslar açabilir” cümlesi eklendi.
FETÖ/PDY’nin 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra ilan edilen OHAL kapsamında geçen 29 Ekim’de çıkartılan 676 sayısı KHK ile belediyelerin ücretsiz kurs ve eğitim merkezleri, Özel Eğitim Kurumları Kanunu’na eklenen maddeyle kapatıldı. Dershanelerin kapatılma kararından sonra İzmir’deki ilçe belediyelerin bu şekilde hizmet veren birimlerinden yararlanan yaklaşık 20 bin öğrenci ve öğretmenin mağdur edildiği açıklandı. Bu dershanelerde eğitim gören öğrenci ve velilerin yanı sıra çalışan öğretmenler ile belediye yönetimlerinden de düzenlemeye eleştiriler geldi. Öğrencilerin mağduriyetinin giderilmesi için yeni bir düzenleme yapılması çağırısı yapıldı.

HÜKÜMET ÇAĞRILARA KAYITSIZ KALMADI

İzmir başta olmak üzere çeşitli illerden gelen talepler üzerine hükümet, belediyelere ait dershaneler konusunda yeni bir düzenlemeye gitti. Bir süredir üzerinde çalışılan düzenleme, bu sabah yayınlanan 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle ortaya çıktı. KHK’nin 34’üncü maddesi olarak yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle, belediyelerin ücretsiz eğitim merkezleri faaliyetlerine devam edilmesinin yolu açıldı. Yapılan değişikliğe göre, ilk düzenlemedeki, ‘Belediyeler, sivil toplum kuruluşları’ ibaresi ‘Sivil toplum kuruluşları’ şeklinde değiştirildi. Yeni düzenlemeye de ayrıca “Belediyeler ise il milli eğitim müdürlükleri ile yapılan ve bakanlıkça onaylanan ortak işbirliği protokolleri çerçevesinde, örgün eğitim programlarına destek mahiyetinde ücretsiz kurslar açabilir” cümlesi eklendi.

DÜZENLEMEYE OLUMLU TEPKİLER GELDİ
Dershanelerin yeniden açılmasına karar veren düzenlemeye olumlu tepkiler geldi. CHP’li Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, “Bu kararın yanlış olduğunu ifade ettik. Bu yanlıştan dönüleceğini düşünüyordum. ‘Belediyelerle ilgili bölüm yeniden değerlendirilebilir’ dedik. Sonyayınlanan KHK ile bu yanlıştan dönüldü” dedi. İlk düzenlemeden ‘belediyeler’ ibaresinin çıkarılmasını içeren kanun teklifini TBMM’ye sunan CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan da “Belediyelerin ücretsiz eğitim merkezleriyle ilgili olumlu sonuç almaktan mutluluk duyuyorum. Dar gelirli ailelerin çocuklarına yönelik eğitimde fırsat eşitliği sağlamak amacıyla okul müfredatına uygun ders veren, üstelik bunu kamu tüzel kişisi olarak bedelsiz yapan belediyelerin hizmete devam edecek olması hepimiz için memnuniyet verici. Çağrılarımıza kulak verip, verdiğimiz teklife destek olan tüm milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ederim” dedi. Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar da “Belediyelerin Atatürk’e, Cumhuriyet’e, devlete bağlı nesiller yetiştirmesinin, bu doğrultuda eğitim merkezleri açmasının yanlış bir şey olmadığını savunmuştuk. Kapatma kararının yanlış olduğunu söylemiştik ve KARGEM’i kapatmayacağımızı duyurmuştuk. Bu yanlıştan dönen ve sağduyuyla kararı düzelten herkese teşekkür ediyoruz” dedi.

MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ: BİZ DE ÇALIŞMAMIZI YAPACAĞIZ

Belediyeye ait dershanelerin yeniden açılmasına imkan veren düzenlemenin en önemli taraflarından birisi de, milli eğitim müdürlükleri oldu. Dershanelerin, il milli eğitim müdürlükleriyle yapılacak protokol ve bakanlık onayıyla açılmasına karar verildi. Düzenlemeye ilişkin açıklama yapan İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, kanun hükmünde kararname ile düzenlemenin net şekilde ortada olduğunu söyledi. Ömer Yahşi, “Yeni düzenleme İzmir’in çocukları için hayırlı olacak inşallah. Ancak şu anda düzenlemenin tam olarak formatı gelmedi. Bugün yarın gelmesini bekliyoruz. O düzenlemenin çerçevesi geldikten sonra biz de gerekli çalışmalarımızı yapacağız” diye konuştu.

Kaynak: Hürriyet

27Konya’da 16 akademisyene gözaltı

Konya’da Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) kapsamında haklarında yakalama kararı çıkartılan aralarında kadınların da bulunduğu 23 akademisyenden 16’sı gözaltına alındı.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe girişimi ardından FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Selçuk Üniversitesi ve Necmettin ErbakanÜniversitesi’nde görevli 23 akademisyen hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Polis, tarafından bu sabah belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonda 16 akademisyenİ gözaltına aldı. Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.

Kaynak: Hürriyet

26FETÖ’den kapatılan derneğin yöneticilerine 10 yıl hapis istemi

İZMİR’in Çeşme ilçesinde, kapatılan Özel Menbaa Hacı Vafir Ertan Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdu ve Yarımada Yeşeren Ümitler Derneği yöneticisi ve üyesi 11’i tutuklu, 9’u tutuksuz 2’si için yakalama kararı bulunan toplam 22 kişi hakkında, FETÖ/PDY’ye üye oldukları iddiasıyla 5 ila 10’ar yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Geçen 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Çeşme’de kapatılan dernek ve öğrenci yurdunun yöneticisi ve üyesi oldukları iddiaedilen kişilere yönelik operasyon düzenlendi. Aralarında eczacı, lokantacı ve market işletmecilerinin de bulunduğu 22 kişi gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 11’i tutuklanırken, 11 kişi hakkında denetimin serbestlik ve yurt dışına çıkış yasağı ile serbest bırakıldı. Olayı soruşturan Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine serbest kalan ve örgütün Çeşme imamı olduğu öne sürülen Abdurrahman A. ile Ali Y. hakkında yakalama kararı verildi.

Soruşturmayı tamamlayan İzmir Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya, hazırladığı 16 sayfalık iddianamede, 11’i tutuklu, 9’u tutuksuz, 2’si hakkında yakalama kararı bulunan toplam 22 şüpheli hakkında ‘Silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan 5 ile 10’ar yıl hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı.
Savcı Karakaya, Abdurrahman A.’nın ‘Çeşme imamı’, Ali T.’nin yurdun müdürü olarak görev yaptığını, yurdun revir kısmında 1 Amerikan dolarının ele geçirildiğini, Esin K. ve Rabia E.’nin kadın konuk evinden sorumlu olduklarını, diğer şüphelilerin ise terör örgütünün propagandasının yapıldığı sohbetlere katıldıklarını, maddi yardımda ve gıda yardımında bulunduklarını, ülke dışında bulunan örgüte ait okulları ziyaret ederek destek olduklarını, himmet adı altında para ve kurban derisi topladıklarını belirtti.
ÇEŞME İMAMI
Savcı Berkant Karakaya, iddianamede şüphelilerin ifadelerine de yer verdi. Hakkında yakalama kararı bulunan ‘Çeşme imamı’ olduğu belirtilen Abdurrahman A. ifadesinde, “2003-2012 yılları arasında Fethullah Gülen cemaatine bağlı Uşak ili Banaz ilçesinde faaliyet gösteren Uzem dershanesinde personel olarak görev yaptım. 2012 yılında İzmir ili Çeşme ilçesine gelerek Özel Menbaa Hacı Vafir Ertan Erkek Öğrenci Yurdu’nda öğrencilerin resmiyet ve gıda kısımlarından sorumlu oldum. Yurtta ve evlerde dini sohbetler düzenledik. Sohbete katılanlardan yurdun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla maddi yardımda, bazen ise gıda yardımında bulunmaları istedim. 2013 yılında Nijer’e ve Burkino Faso’ya, 2015 yılında Kırgızistan’a giderek Türk okullarını ziyaret ettim. Yaklaşık 10 yıldır Bank Asya’da hesabım bulunmakta. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

“ALDIĞIM PARALARA MAKBUZ VERMİYORDUM”
Tutuklu bulunan şüphelilerden Musab D. ise ifadesinde şunları söyledi:
“Abdurrahman A., beni gençlik merkezinde görevlendirdi. Bu yurdun ve Abdurrahman A.’nın Gülen cemaatine bağlı olduğunu biliyorum. Yeşeren Ümitler Derneği Gençlik Merkezi’nin yaklaşık 2 yıldır sorumlusuyum. Merkezde, ortaokul çağındaki öğrencilerle ilgileniyorum. Erkal G. ile birlikte cemaat adına topladığım paraları Abdurrahman A.’ya veriyordum. Nereden para alacağımızı bize Abdurrahman söylüyordu. Aldığım paralara karşılık makbuz vermiyordum. Darbe girişiminden sonra gençlik merkezini başka yere taşıdık. Abdurrahman A. ile birlikte Gülen’in yurt dışındaki okullarına ziyarete gittik. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”
“BYLOCK PROGRAMI OLAN TELEFONU KAYBETTİM”
Evinde yapılan aramada Fethullah Gülen’e ait çok sayıda kitap bulunan tutuksuz sanıklardan Rabia E. ise “2015 yılı Aralık ayında Çeşme’ye geldim. Gülen’e ait olduğunu tahmin ettiğim yurtta göreve başladım. Burada çocuklardan sorumluydum. Sohbettoplantılarına katıldım. Bank Asya’da hesabım var. İzmir’de 2014 yılında çalıştığım bir kurumda telefonuma ByLock yüklendi. ByLock kurulumu olan telefonumu bir su kanalına düşürüp kaybettim” dedi.
YURDU 500 LİRA BEDELLE VERMİŞ
Tutuksuz sanıklardan eczacılık yapan Mehmet T. ise “İş gezisi kapsamlı birçok yabancı ülkeye seyahat ettim. 2009-2013 yılları arasında İzmir Genç İş Adamları Derneği’nin başkanlığını yaptım. Dernek TUSKON’a bağlıydı. 2013 yılında dershanelerin kapatılması sürecinde ülkede yaşanan gerginliğin ardından derneğin üyeliği ve başkanlığından istifa ettim. Herhangi bir sohbete de katılmadım. Özel Menbaa Erkek Öğrenci Yurdu’nun arazisini 2008 yılında turizm amaçlı pansiyon yapmak amaçlı satın aldım. 1999-2000 yılları arasında Şifa Hastanesi’nin eczacılık kısmının müdürlüğünü yaptım. 2010-2015 yılları arasında Şifa Üniversitesi Mütevelli Heyetinde bulundum. Üniversitesinin Fethullah Gülen örgütü ile bağlantılı olduğunu bilmiyordum” diye konuştu.
Haklarında dava açılan 22 kişi önümüzdeki günlerde İzmir 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim önüne çıkacak.

Kaynak: Hürriyet

 

25Samsun’da 2 astsubaya ‘ByLock’ gözaltısı (2)

UZMAN ÇAVUŞ SERBEST
Samsun’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında ByLock kullandığı iddiasıyla daha önce gözaltına alınıp, polis tarafından adliyeye çıkartılan Uzman Çavuş Ahmet G., savcılık ifadesi sonrası sevk edildiği nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrol altında tutulmak kaydıyla serbest bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

 

24Gözaltına alınan Ali Uluşahin: Bizden FETÖ’cü çıkmaz, yolumuz bellidir

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Şube Başkanı Ali Uluşahin, darbe girişimini övdüğü ve Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği” iddiasıyla “FETÖ soruşturması” kapsamında gözaltına alındı.

Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı ve Bursa Akademik Odalar Dönem Sözcüsü Ali Uluşahin, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek, “darbe girişimini övdüğü ve Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği” iddiasıyla “FETÖ soruşturması” kapsamında gözaltına alındı. Uluşahin’in Nilüfer ilçesindeki evinde ve Kimya Mühendisleri Odası’nda arama yapıldı. Uluşahin, hakkında 5 gün avukat kısıtlaması getirildiği belirtildi.

Uluşahin: Bizden FETÖ’cü çıkmaz, yolumuz bellidir

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Uluşahin’in evine sabah 05.30’da giden polislerin evinde arama yaptığını, eşinin ve kendisinin telefonlarına el koyduğunu belirterek, “Ali, ‘Benim çocuklarımın adı İlke ve Deniz. Bizden FETÖ’cü çıkmaz, bizim yolumuz bellidir’ demiş. 7 polis evi tarumar etmiş daha sonra Ali’yi alıp gitmişler” dedi.

Sindirme, korkutma, yıldırma operasyonu

Yapılanın bir sindirme operasyonu olduğunu belirten Sarıbal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ali Uluşahin, Kimya Mühendisleri Odası Şube Başkanı ve Akademik Odalar Dönem Sözcüzüdür.Vali beye yapılanın büyük bir hata olduğunu, kendisinin parti üyemiz, meslektaşımız, yoldaşımız olduğunu, bir an önce salıverilmesi taleplerini ilettik. Bu sindirme, korkutma, yıldırma operasyonudur. Demokratik kitle örgütlerine gözdağıdır.FETÖ yakıştırması kabul edilemez. Demokrat insanlar için FETÖ gibi gerici faşist bir çete ile suçlanmak en ağırıdır” dedi. Uluşahin, hakkında Gezi direnişi sırasında hakkında soruşturmalar ve davalara açılmış, yasa dışı olarak dinlenmiş ve şikayeti üzerine dinlemeyi yapan polisler hakkında dava açılmıştı.

Oda’ya destek ziyaretleri

Kimya Mühendisleri Odası’nı ziyaret eden Bursa Demokrasi Güçleri bileşenlerinin yöneticileri, Uluşahin’ir FETÖ iddiasıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdiler.

Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, CHP Bursa İl Başkanı Şadi Özdemir, Makina Mühendisleri Odası (MMO) Bursa Şube Başkanı İbrahim Mart, KESK Bursa Dönem Sözcüsü Süleyman Ayılmaz,CHP Bursa İl Sekreteri Muharrem Or, Kimya Mühendisleri Odası (KMO) Bursa Şubesi’ne destek ziyaretinde bulundular.MMO Bursa Şube başkanı İbrahim Mart, “Kamu Kurumu niteliğindeki meslek odalarımızın, polis tarafından herhangi bir sebeple aranması olağan değildir, kabul edilemez. TMMOB’a bağlı Meslek Odaları’nın FETÖ (PDY) ya da herhangi bir terör örgütü ile işi olmaz, kapımızdan içeri giremez. Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şubemizle dayanışma içindeyiz” dedi.

Kaynak: Hürriyet

23Cahit Paksoy için verilen tahliye kararına savcı itiraz etti

Savcılık, geçtiğimiz hafta hakkında tahliye kararı verilen Cahit Paksoy ile ilgili verilen karara itiraz etti. Savcı, Paksoy hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılması isterken, tahliye kararını eleştirdi. Savcı, sulh ceza hakiminin yargılama yapma yetkisinin olmadığını belirtirken, kararı veren hakim ise, Anayasa’ya göre tutukluluk için makul şüpheden öte kuvvetli şüphenin olması gerektiğini vurguladı.
Cahit Paksoy, bir süre üst düzey yönetici olarak görev yaptığı Akfa Holding’e yönelik soruşturma kapsamında geçtiğimiz Ağustos ayı sonunda tutuklandı. Fetullahçı Terör Örgütü’nün mali yapısına  yönelik soruşturmada 218 kişi hakkında işlem yürütülüyor.

Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan şüphelilerden İhlas Holding eski CEO’su Cahit Paksoy ve Senih Tan için yapılan tahliye başvuruları geçtiğimiz hafta karara bağlanmıştı. İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliği, Paksoy ve Tan için tahliye kararı verdi. Karar, soruşturmayı yürüten savcılığa da tebliğ edildi.

TAHLİYE KARARINA İTİRAZ

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Kaçakçılık ve Mali Suçlar Bürosu savcısı Hüseyin Önelge, 15 Kasım’da, Paksoy ve Tan için verilen tahliye kararına itiraz etti. İtirazda, Paksoy ve Tan hakkında, tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılması istendi.

HAKİMLİK YASAYA AYKIRI KARAR VERDİ

Üç sayfalık itirazı kararının nedenleri şöyle sıralandı:

*Soruşturma kapsamındaki şirketler ve yöneticileri ile ilgili vergi müfettiş raporu ve MASAK Analiz Raporu kapsamında hakimliğiniz bir çok tutuklama kararı verdi.

*24 Ekim’de, İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliği tüm tutuklular için ‘tutukluluğun devamına’ kararı verdi.

*Yasal zorunluluk olarak itirazın, İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılması gerekir. Bu hakimliğin talebi reddetmesi halinde bir üst hakimlik olarak 2. Sulh Ceza Hakimliğine gidilmesi gerekir. İtirazın doğrudan doğruya 5. Sulh Ceza Hakimliğine yapılması usule aykırı.

DELİLLERİ DEĞERLENDİRME YETKİSİ YOK

*OHAL kapsamında çıkartılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği, itiraz dilekçesi ya hakimliğinizde bekletilmeliydi ya da, tutukluluğun incelenmesi ile birlikte değerlendirmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmesi gerekirdi. Hakimliğinizin yasaya aykırı karar vermesi usulsüzdür.

*CMK ve ilgili yasalar incelendiğinde  Sulh Ceza Hakimleri yargılama yapamazlar. Dolayısı delilleri değerlendirme yetkisi yok; son karar verir gibi karar verme durumunda değiller.

*Hakimliğinizin, beraat kararı verir gibi karar vermesi de usul ve yasaya aykırı olduğu gibi düşündürücüdür.*Kararınızda,  MASAK raporunun görülmediği gibi komik bir gerekçe sunulmuş. Böyle bir gerekçe kabul edilemez.

GEREKÇESİ ANLAŞILAMADI
*Beraat kararı yazar gibi tahliye dayanak gösterilmesi hukuki değil

*Kapsamlı bir soruşturmanın süresini belirlemek Sulh Ceza Hakimliğinin görevi değildir.

*Hakimliğini alelacele 6 sayfa kararı yazarak şüphelileri tahliye etmesinin nedeni ve gerekçesi anlaşılamamıştır.
USULE AYKIRI BİR DURUM YOK

İtirazın yapıldığı İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimi Hasan Akdemir ise 17 Kasım’da, itiraza ilişkin verdiği 5 sayfalık ret kararında şunları vurguladı:

*Tahliye talebinin hakimliğimizce değerlendirilmesinde usule aykırı bir durum yok.

*Şüpheliye ilişkin para hareketlerinde, örgüt üyeliği çerçevesinde gerçekleştiğine ilişkin savcılığın somut bir iddiası yok.

*Etkin soruşturma ilkesi yerine getirilmedi.

 

Kaynak: Hürriyet ve Cumhuriyet

22Devlet hainlere kapıları kapattı

Terör bağlantılı 16 bin personel ihraç edildi, suça bulaşmayan 155 kişi ise işine döndü. 550 dernek, 9 basın, 19 özel sağlık kuruluşu kapatıldı. TSK’dan 1988, Emniyet’ten 7586 kişi ihraç edildi
Devlete sızan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadele kapsamında temizlik operasyonu tüm hızıyla sürerken, bugün yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname ile yaklaşık 16 bin personel ihraç edildi. 155 personel de görevlerine geri döndü. Bugüne kadar kamu görevinden çıkarılanların sayısı 95 bine ulaştı açığa alınıp soruşturması sürenlerin sayısı da 50 bini aştı.

 

YENİ KHK’LARLA BİNLERCE KİŞİ İHRAÇ EDİLDİ
FETÖ soruşturması kapsamında bugüne kadar 131 bin kişi hakkında işlem yapıldı, 80 bin kişi açığa alındı. Son yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname ile dün de toplam 15 bin 653 kamu çalışanı meslekten ihraç edildi. İçişleri Bakanlığı’na bağlı kurumlardan 2696, TSK’dan 1988, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden 7586, YÖK’ten 1184, Sağlık Bakanlığı’ndan 752, Maliye Bakanlığı’ndan 526, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan 131, MEB’den 119, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan 94, Enerji Bakanlığı’ndan ise 73 kişi ihraç edildi. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan 52, TRT’den 45, Milli Savunma Bakanlığı’ndan 23, HSYK’dan 15, AFAD’dan 14, Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan 13, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan 11, TİKA’dan bir olmak üzere toplam ihraç edilen kamu çalışanı sayısı 5749 oldu.

 

DİĞER KAMU KURULUŞLARINDAN İHRAÇ EDİLENLER(KHK/677 OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA)

155 İHRAÇ İPTAL EDİLDİ
Daha önceki KHK’larla AFAD’da iki, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda 36, TİKA’da bir, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde bir, SGK’da 41, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda 10, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nda bir, Sağlık Bakanlığı’nda 18, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nda 31, yükseköğretim kurumlarında da 16 kamu çalışanı görevlerine iade edildi.

Kaynak: Sabah ve Yeni Şafak ve Takvim

21FETÖ artıkları temizleniyor

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında büyük kahramanlık örneği sergileyen emniyet teşkilatında FETÖ temizliği sürüyor. OHAL kapsamında FETÖ’cü oldukları gerekçesiyle ihraç edilen 7 bin 586 emniyet personelinin 5’i 1. sınıf, 7’si 2. sınıf, 55’i 3. sınıf, 199’u 4. sınıf olmak üzere toplam 266’sı emniyet müdürü, 178’i emniyet amiri, 51’i başkomiser, 477’i komiser, bin 550’si komiser yardımcısı, 195’i başpolis, 4 bin 778’i polis, 4’ü bekçi, 87’si ise sivil personel konumunda bulunuyor.

 

YENİ KHK’LARLA BİNLERCE KİŞİ İHRAÇ EDİLDİ

YÜZGÜLEÇ VE BAŞAK DA İHRAÇ EDİLDİ
İhraç edilenler arasında daha önce kritik görevlerde yer almış isimler de bulunuyor. Emniyet müdürleri arasında eski Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Kemal Yüzgüleç, eski Havacılık Daire Başkanı Hüseyin Başak ile eski Koordinasyon Daire Başkan Yardımcısı Salih Köken de yer alıyor. Başak, İzmir’de Polis Sandığı (POLSAN) bünyesindeki bir binanın FETÖ/PDY’ye bağlı bir derneğe usulsüz tahsisi gerekçesiyle açılan soruşturma kapsamında tutuklanmıştı. Yüzgüleç ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzası ile onaylanan kararname ile 26 Ekim 2016’da Dış İlişkiler Daire Başkanlığı görevinden alınarak polis başmüfettişliğine atanmıştı. Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde görev alan, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında etkisizleştirilen kişiler de ihraç listesinde yer aldı.

Kaynak: Sabah ve Türkiye

20Siber casuslukta kilit isim: Basri Aktepe

SABAH’ın ulaştığı istihbarat raporuna göre, TİB’de daire başkanlığı yapan ve halen FETÖ’den tutuklu bulunan Basri Aktepe’nin örgütle irtibatını sağlayanlardan biri de Murat Balaban’dı
SABAH’ın elde ettiği istihbarat raporunda Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nda (TİB) teknik daire başkanı olarak görev yapan Basri Aktepe’nin FETÖ ile ilişkisine dair önemli bilgiler yer alıyor. Buna göre FETÖ operasyonları kapsamında tutuklanan Aktepe’nin FETÖ ile irtibatını, Murat Balaban sağlıyordu.

KAMU VE ÖZEL SEKTÖRE SATIYOR
Raporda Endersys ve Inforcept’in, Surgate Lubs adlı elektronik posta filtreleme ve takip yazılımı programını pek çok kamu kurumu ve özel firmaya sattığı belirtiliyor. Bu yazılım, 6 Ağustos 2014’te Amerikalı Comodo firmasına satıldı. Bu satıştan Inforcept’in ortaklarına 393 bin 594 dolar aktarıldı. Şirket ortaklarının Comodo şirketinden 12 Ekim 2015’te hisse aldıkları tespit edildi. An itibariyle pek çok kamu kurumu ve özel firmanın Comodo firmasından hizmet almaya devam ettiği de saptandı.

TİB’DEKİ FETÖ’CÜLER

Raporda Basri Aktepe’nin yanı sıra FETÖ’cü teknik uzmanlardan Alper Özbilen, Ferat Saraç, Cenk İlker, Hamza Demirezen ve Ahmet Yazıcı ile ilgili de önemli bilgiler yer alıyor. Alper Özbilen, TİB Bilişim Sistemleri Daire Başkanıyken yine Murat Balaban ile birlikte çalışma yürüten isimlerden biri. Ferat Saraç, TİB’de iletişim uzmanı olarak görev yaptı. Saraç, tıpkı Balaban gibi Voitap adlı internet görüşmesi dinleme sisteminin teknik uzmanlarından. TİB’de sistem mühendisi olarak görev yapan Cenk İlker İzanlı, Hamza Demirezen, Ahmet Yazıcı da Voitap projesinde mühendis olarak çalıştı. FETÖ’cü şirketlerden Ölçü Bilişim’in sahibi olan Şükrü Süleyman Şehit, Endersys firmasında genel müdürlük de yaptı. İstihbarat raporuna göre şu an ABD’de.

STRATEJİK GÖREVLER…
Daha önce FETÖ’ye yakın Kaynak Holding’in şirketi olan Sürat Bilişim’de çalışan Hüseyin Harun Uyan da Ölçü Bilişim tarafından bir telekomünikasyon firmasında test database mühendisi olarak görev yapmış. Aynı holding bünyesindeki Sürat Teknoloji, MİT raporuna göre Sayıştay’ın teknik altyapısını kurmuştu. Serdar Özkan adlı FETÖ’cü bilişimci de 2008-2015 arasında yine stratejik bir telekomünikasyon firmasında operasyon müdürü olarak görev yapmış. Veysel Özdemir de aynı firmada çalışmış isimlerden biri.

MİT RAPORUNDAKİ KRİPTO YAZILIMCI
Raporda adı geçen bir diğer önemli isim ise Barış Şimşek. Şimşek, Ölçü Bilişim’in asıl sahibi. BS Bilgi Teknolojileri’nin kurucusu. Şimşek, Inforcept ile birlikte FETÖ’nün en önemli bilişim firması Endersys’de de ortaklık ve genel müdürlük yapmış. Şimşek’in Endersys’de Murat Balaban, İsmail Yenigül ve Ömer Faruk Şen ile ortaklığı var. Son üç isim aynı hisse paylarıyla Inforcept firmasında da ortak.

YURTDIŞINA KAÇTILAR
FETÖ’nün bilişim şirketlerini yöneten bu isimlerin çoğu 15 Temmuz darbe girişiminde rol aldılar ve sonrasında yurtdışına kaçtılar. Hatta Murat Balaban, darbe kalkışmasında Türksat’a izinsiz giren mühendislerden Aydın Yavuz’un genel müdürlüğünü yaptığı Vizyon Arge’nin sahibi. Barış Şimşek şimdi ABD’de, Balaban’ın da yurtdışına kaçtığı sanılıyor. Barış Şimşek’in Silikon Vadisi’nde yeni bir şirket kurduğu belirtiliyor. Barış Şimşek’in adı MİT raporunda da FETÖ’nün kripto yazılımcılarından biri olarak geçiyor. Barış Şimşek’in, Türkiye’deki tüm internet kullanıcılarının tamamının maillerini takip edebileceğini söylediği biliniyor.

WİKİLEAKS 2 ŞİRKETİN ADINI AÇIKLAMIŞTI
Endersys ve Inforcept’in adı WikiLeaks belgelerinde de teknik takip yapan şirketler olarak geçmişti. WikiLeaks’in ortaya çıkardığı haritaya göre Türkiye’yi izleyen şirketin adının Inforcept Networks olduğu belirtilmişti. WikiLeaks Türkiye’nin de içinde bulunduğu 25 ülkede dinleme ve takip sistemleri geliştirip satan 160 şirketi de açıklamıştı. Bunlardan İstanbul merkezli Inforcept, o dönemde dinleme sistemleri yaptıklarını doğrulamış ve “Neşter yanlış ellerde öldürücü silah olabilir” açıklamasını yapmıştı. SABAH’ın ulaştığı istihbarat raporu, dinleme sistemlerinin FETÖ’nün elinde olduğunu yani neşteri bir terör örgütünün tuttuğunu belgeleriyle ortaya koydu. WikiLeaks’e göre Barış Şimşek’in yönetim kurulu üyesi olduğu Inforcept, teknolojilerini aynı zamanda hükümetlere de satıyor.

Kaynak: Sabah ve Takvim

19ATO’da kılıçlar çekiliyor

FETÖ’ye Ankara Ticaret Odası’nda çifte kıskaç başlıyor. 3 Aralık’ta seçimi kazananın ilk işi örgütü temizlemek olacak. Mustafa Deryal’ın bu hafta adaylığını açıklaması bekleniyor
Kayyum yönetiminde olan Ankara Ticaret Odası’nın 3 Aralık’ta yapacağı başkanlık seçimi yaklaşıyor. Önceki dönemde FETÖ’cüleri yönetimine alarak seçime girdiği iddia edilen eski Başkan Salih Bezci’nin karşısına o dönem de aday olarak çıkan ve FETÖ’yü temizlemeye ant içen işadamı Mustafa Deryal’ın da adaylığını açıklaması bekleniyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in oğlu Beyaz TV’nin Genel Yayın Müdürü Osman Gökçek de ATO başkanlığı için adaylığını açıklayanlardan. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Bezci ve 11 yönetim kurulu üyesinden 9’unun istifasının ardından kayyum atanan Türkiye’nin en büyük ikinci ticaret odası. Seçimler için şu ana kadar sadece iki ismin adı geçiyor. Boya Satıcıları ve İmalatçıları Meslek Komitesi Üyesi ve Kardelen Boya’nın sahibi Mustafa Deryal’in de bu hafta adaylığını açıklaması bekleniyor.

ATO’DAKİ FETÖ MERCEK ALTINDA

FETÖ’CÜ YÖNETİME DİRENMİŞTİ
Deryal, FETÖ’nün ilk kumpası olan 17-25 Aralık öncesinde 2013’ün mayıs ayında gerçekleşen seçimlerde o dönem yönetimine FETÖ’cüleri alarak seçimlere girdiği iddia edilen Salih Bezci’nin karşısına dikilmiş ve 188 meclis üyesinin 73’ünün oyunu alarak, Bezci’ye 35 oy farkla mağlup olmuştu. Deryal, seçimlere FETÖ’cülerin yönetimi ele geçirmesini engellemek için aday olmuş ancak seçimleri kaybetmesiyle ATO’da FETÖ için altın çağ başlamıştı.

DURUŞUMUZU ORTAYA KOYDUK
Bu hafta adaylığını açıklaması beklenen ve meclis üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği Deryal, SABAH’a yaptığı açıklamada aday olup olmayacağına ilişkin şunları söyledi: “Geçen dönemden kalma meclis üyelerimizde bir beklenti söz konusu. Arkadaşlardan gelen yoğun bir talep var. FETÖ konusunda bizim duruşumuz bellidir. 2013 yılında duruşumuzu net bir şekilde ortaya koymuştuk.”

Kim seçilirse seçilsin FETÖ terörü bitecek
ATO başkanlığı için adaylığını açıklayan Osman Gökçek ile birlikte, Deryal’in de adaylığı ve başkan seçilme ihtimalleri iki türlü de FETÖ’yü ATO’da bitirecek. Osman Gökçek adaylığını açıklarken FETÖ ile etkin mücadeleye dikkat çekmişti. Deryal’in de en başından bu yana FETÖ karşıtı bir çizgide olması ATO’da FETÖ’cülerin sonu anlamına geliyor. ATO’da 3 Aralık Cumartesi günü oda yönetim kurulu başkanı ile eksik olan asıl ve yedek üyelerin seçimi gerçekleştirilecek.

Kaynak: Sabah

18“Gülen’i acil iade edin”

Adalet Bakanlığı bütçe görüşmelerine FETÖ ile mücadele damgasını vurdu. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ FETÖ ve PKK gibi terör örgütlerinin savunduğu görüşlerin AB Türkiye İlerleme Raporu ile önlerine geldiğini belirtti. ABD’ye “Gülen’i acil iade edin” çağrısı yapan Bozdağ, aksi takdirde ilişkilerin bozulacağı uyarısında bulundu. ABD’ye zaman daralıyor mesajı veren Bozdağ, “Çağrımızı yineliyoruz. Terör örgütü liderinin iadesi terörle küresel mücadele açısından sembol haline gelmiştir. İade olmazsa iki ülke ilişkileri büyük zarar görür” dedi. Bozdağ, ihraç edilenlerden sonra yargının ihtiyaç duyduğu hâkim ve savcı rakamlarını da paylaştı. Bozdağ, ÖSYM’nin 24 Aralık’ta yapacağı sınavla toplam 3 bin 800 hâkim ve savcı adayını almayı planladıklarını söyledi. Bozdağ, “Yani yargıda söylendiği gibi bir boşluk oluşmayacak. Bugün itibariyle yargı mensubu sayısı 15 bin 718’e çıkarıldı” dedi. Bozdağ, 2017 yılı içinde Adalet Bakanlığı olarak yaklaşık 16 bin yeni personel alımı yapacaklarını da kaydetti. Bozdağ FETÖ soruşturmaları kapsamında ise bugüne kadar 96 bin 254 kişi için işlem yap

Kaynak: Sabah

17KOSGEB’in kredileri FETÖ’ye aktı

FETÖ’nün KOSGEB’deki yapılanmasına ilişkin iddianamede çarpıcı tespitler yapıldı. Örgütün il müdürleri hızla değiştirilerek, kredilerden FETÖ ile irtibatlı şirketlerin yararlanması sağlandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturması kapsamında, aralarında Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) eski Bilgi Yönetimi ve Karar Destek Dairesi Başkanı, eski Bilgi İşlem Daire Başkanı, çalışanlar ve bazı firma görevlilerinin de olduğu 14 kişi hakkında hazırladığı iddianame, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

ELE GEÇİRME 2008’DE HIZLANDI

Şüpheliler hakkında “FETÖ üyesi olmak, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırmak ve edimin ifasına fesat karıştırmak” suçlarından iddianame düzenlendi. İddianamede, başka bir soruşturmada tutuklu bulunan eski KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan’ın 2008’de başkan olmasından sonra FETÖ’nün KOSGEB’i hızlı bir şekilde ele geçirmeye başladığı kaydedildi. FETÖ’nün kurumda yapılanırken, ihale yapmaya yetkili olan birimler ile Bilişim Daire Başkanlığı’na öncelik verdiği belirtilen iddianamede, “Daha sonra hızla il müdürleri değiştirilerek, KOSGEB kredilerinden FETÖ ile irtibatlı olan şirketlerin maksimum derecede faydalanması sağlanmıştır. Destek alan şirketler aracılığı ile de örgüt kendi finansmanını yapmıştır. Mustafa Kaplan başkan olduktan sonra şüpheli Ali Kadir U’nun Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, şüpheli İhsan Ö’nün ise KOBİ Finansman Daire Başkanlığı görevlerine getirmiştir” ifadelerine yer verildi.

İHALEYE FESAT KARIŞTIRILDI

İddianamade, Kaplan’ın başkan olduktan sonra şüpheli Mehmet Ç’nin sahibi olduğu bilişim şirketine, bilişim alanındaki tüm satın almalar ile ihalelerin verilmesinin sağlandığı belirtildi. Şüpheliler Mehmet Ç, ve Doğa G’nin KOSGEB Sincan Hizmet Merkezi Müdürlüğünden 2010-2014 yılları arasında destek programı adı altında 704 bin lira, Ar-Ge, inovasyon ve endüstriyel uygulama kredisi aldıkları ve verdikleri bilgilerin gerçeği yansıtmadığının belirlendiği bildirildi. Ali Kadir U. ve İhsan Ö’nün, Mustafa Kaplan’ın ekibinden olduğu kaydedildi.

Kaynak: Sabah

16Kripto pilotlara 3’üncü operasyon

Konya’da, FETÖ’nün Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki yapılanmasına yönelik soruşturmanın 3. dalgasında, 35’i üsteğmen 5’i pilot 60 subay hakkında gözaltı kararı çıkartıldı. Aralarında kurmay yarbay ve kurmay binbaşıların da bulunduğu şüphelilerden 35’i gözaltına alındı. Yurtdışındaki 2 üsteğmenin de dahil olduğu 25 subay ise aranıyor.

79 PİLOT İTİRAFÇI OLDU
Operasyonun ilk iki dalgasında gözaltına alınan 122 şüpheliden itirafçı olan 79’u yurtdışı çıkış yasağıyla serbest bırakılırken, biri kadın 36 pilot tutuklanmıştı. Konya’daki 3’üncü Ana Jet Üssü’nde daha önce düzenlenen operasyonlarda, aralarında pilotların da bulunduğu 70 asker tutuklanmıştı.

Kaynak: Sabah

15FETÖ’cü savcıya yasadışı dinleme talimatı: Okumadan imzala geç

TBMM Darbe Komisyonu’na Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü İnsan Hakları Daire Başkanlığı tarafından yazılı olarak sunulan “Fethullahçı Terör Örgütü ve 15 Temmuz Terörist Darbe Kalkışması” adlı bilgi notunda Ankara, Bursa ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından hazırlanan iddianameler, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yürütülen soruşturmalarla ilgili bil

Genelkurmay Başkanı Hulisi Akar’ın ifadesinin de yer aldığı Adalet Bakanlığı’nın bilgi notunda, özetle şunlar yer aldı:

Referandum sonrası yargıya sızdılar: FETÖ, 12 Eylül 2010 günü yapılan anayasa referandumu sonrasında, yeni oluşturulan HSYK’nin seçimle gelen üyeliklerini elde etmiştir. Bu dönemden sonra örgüt üyesi hâkim savcıların öncelikle Yargıtay ve Danıştay üyelikleri olmak üzere etkili görevlere atanmaları hız kazanmıştır. FETÖ/PDY’nin, büyük çoğunluğu kendi mensuplarından olan adayların seçimde oy kullanmasını sağlamak amacıyla ByLock üzerinden kendi mensuplarına talimat verdiği sabittir.

Başsavcı vekili kızıyor: İtirafçı ya da gizli tanık olarak ifadeleri alınan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının beyanatları örgütün nasıl yargıyı ele geçirdiği gözler önüne serilmektedir. HSYK’nin ihraç kararındaki gerekçelerde ilgili kısım şöyle: “2011 yılı Haziran ya da Temmuz ayında Beşiktaş Adliyesi’nde Özel Yetkili Savcı olarak göreve başladım. 1.5 – 2 ay kadar burada çalıştım. Hiç iddianame yazmadım. Sadece bir kez bir hafta nöbet tuttum. Arama, elkoyma, gözaltına alma, telefon dinleme, teknik araçlarla izleme, vb. tüm talepleri TEM Şube Müdürlüğü görevlileri flash bellekle hazır olarak getiriyordu. Ben de imzalıyordum. Gelen yazıları okumak istediğimde birlikte çalıştığımız Cumhuriyet Savcısı … “Başsavcı vekili … kızıyor, onun talimatı var, okumadan imzala geç” diye söylüyordu. Ben de tatsızlık çıkmasın diye imzalıyordum.

Akar’ın ifadesi: H.A, Genelkurmay Başkanı, ifadesinde; “FETÖ/PDY’nin Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki yapılanması ile ciddi mücadele yürütüldüğünü, 2016 yılı Ağustos ayında yapılacak Yüksek Askeri Şûra toplantısında ciddi kararların alınmasının gündemde olduğunu, terör örgütünün bunun muhtemel sonuçlarını öngörerek silahlı kalkışmada bulunduğunu belirtmiştir. Ek olarak, 15 Temmuz 2016 tarihinde darbeci askerler tarafından rehin alındığını ve bildiri imzalatılmak istendiğini, ancak buna direndiğini, rehin alanlardan, Tuğgeneral H. E’nin; ‘Dilerseniz sizi kanaat önderimiz Fethullah Gülen ile görüştürürüz’ dediğini, darbe teşebbüsünü planlayan ve yapanların FETÖ/PDY üyesi olduklarını” belirtmiştir.

Kaynak: Cumhuriyet

14Sanık savcı İnam duruşmada yok

Cumhuriyet’i susturmaya yönelik soruşturmayı yöneten savcı Murat İnam, dün sanığı olduğu Selam Tevhid kumpas davasına katılmadı. İnam’ın da aralarında olduğu 54 hâkim ve savcının yargılandığı Selam Tevhid yasadışı dinleme davasında sanıklar “örgüt üyeliği”, “hükümeti devirmeye teşebbüs”, “casusluk” gibi suçlardan yargılanıyor.

Selam Tevhid/Kudüs Ordusu soruşturmasında verdikleri usulsüz dinleme kararları nedeniyle haklarında “örgüt üyeliği”, “Hükümeti devirmeye teşebbüs”, “Casusluk” gibi suçlardan dava açılan 54 hâkim ve savcının yargılanmasına devam edildi. Sincan Cezaevi Kampusu içerisindeki duruşma salonunda görülen duruşmaya, Cumhuriyet gazetesine operasyon yapan sanık İstanbul Cumhuriyet Savcısı Murat İnam’ın katılmaması dikkat çekti.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin baktığı Selam Tevhid yasadışı dinleme davasının Sincan Cezaevi’ndeki duruşma salonunda görülen 2. duruşmasına 16 tutuklu hâkim ve savcı ile 3 tutuksuz sanık katıldı. Şüphelilerin, Selam Tevhid soruşturması kapsamında 251 kişi hakkında usulsüz dinleme kararı verdiği anlatılan iddianameye göre, sanıklar Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 12 görüşmesini başbakanlığı dönemindeki danışmanları Sefer Turan ve Mustafa Varank üzerinden dinledi. Erdoğan’ın Turan ve Varank’ın telefonundan Somali Cumhurbaşkanı, Filistin Devlet Başkanı, Hamas Lideri İsmail Haniye, bakanlar Taner Yıldız, Mehti Eker, Efkan Ala, Mehmet Şimşek, Fatma Şahin ile Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü ile yaptığı görüşmeler dinlenerek kayıt altına alındı.

Delilsiz dinlemiş

İddianameye göre MİT Müsteşarı Hakan Fidan da eski AKP’li vekil Faruk Koca ile yaptığı görüşmeleri dinlendi ve kayda alındı. Fidan’ın yine basın danışmanı ile yaptığı görüşmeler, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın danışmanı Adnan Boynukara’nın da HDP’li Pervin Buldan ile yaptığı görüşmeler usulsüz şekilde dinlendi. İddianamenin Murat İnam ile ilgili bölümünde, sanığın terör örgütü üyeliği suçuyla ilgili somut delil olmadan matbu dinleme kararı verdiği anlatıldı.

İlk olarak savunma yapan eski İstanbul Hâkimi Osman Kaya, sözlerine “15 Temmuz darbe girişimi ve bu darbeye sebep olanları lanetliyorum, şehit olanların ailesinin acılarını paylaşıyorum” diyerek başladı. FETÖ suçlaması nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu söyleyen Kaya, verdiği dinleme kararlarının tuttuğu iki nöbet sırasında imzala

Kaynak: Cumhuriyet

13‘Allah’ın cezası Pensilvanya şeytanı’

‘Tecrübe Konuşuyor İçimizdeki Kahramanlar’ projesi kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan dizi ve sinema oyuncusu İsmail Hakkı Ürün, FETÖ elebaşı Gülen için ‘Allah’ın cezası Pensilvanya şeytanı’ dedi.

Manisa’da Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ‘Tecrübe Konuşuyor İçimizdeki Kahramanlar’ projesi kapsamında düzenlenen etkinlikte, programın moderatörlüğünü yapan dizi ve sinema oyuncusu İsmail Hakkı Ürün, FETÖ elebaşı Fethullah Gülen için “Allah’ın cezası Pensilvanya şeytanı ve satılık ruhları birileri tarafından yetiştirildi, kiralandı, satın alındı ve üzerimize salındı” dedi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın “Tecrübe Konuşuyor İçimizdeki Kahramanlar ” projesi kapsamında 15 Temmuz kahramanları Manisalılar ile buluştu. Kültür Merkezi Lale Salonu’ndaki programa, Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdür Vekili Hatun Sarıkaya, ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı. Programda, Abdullah İrgin, Yaşar Yaldız, İsmet Doğan ve Rukiye Dağ, o gece yaşadıklarını, hislerini ve duygularını paylaştı.

Programın moderatörlüğünü yapan dizi ve sinema oyuncusu İsmail Hakkı Ürün, FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’e ağır eleştirilerde bulundu. Ürün, “Bunlarda vicdan yok. Akıl da yok. Tarihten hiç ders almamışlar. Bunlar çok çabuk unutmuş olacaklar ki; daha yüz sene evvel Çanakkale’de dedelerini tekme tokat kovduğumuzu, tekrar geldiler, saldırdılar. Şunu hiçbir zaman başta kendim, sonra genç kardeşlerim bütün herkes hiçbir zaman unutmayalım, bu saldırı, sonuncu saldırı değildir. Bunlar kıyamete kadar bize saldırmaya devam edecekler. Zira almaları gereken intikamlar var. Bunlar Bedir’in, Uhud’un intikamını almak zorundalar. Kosova’nın, Mohaç’ın intikamını almak zorundalar. Öyle ya bunlar Çanakkale’nin intikamını almak zorundalar. O yüzden saldırıyorlar bize. İstanbul’u tekrar Konstantinopolis yapar mıyız diye saldırıyorlar bize. Bu saldırılar sadece FETÖ ile sınırlı saldırılar değil. O Allah’ın cezası Pensilvanya şeytanı ve satılık ruhları birileri tarafından yetiştirildi, kiralandı, satın alındı ve üzerimize salındı. Allah muhafaza başarılı olamadılar. Bir fitne tohumu ektiler üzerimize insanları bölüp parçalamaya çalıştılar. Bizi tam tersine daha da bir kıldılar” dedi.

Gecenin sonunda kum resim sanatı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resminin yapılması büyük alkış aldı.

Kaynak: star

12Erzurum’da FETÖ/PDY operasyonu

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nca FETÖ / PDY soruşturması kapsamında son 10 gün içerisinde aralarında öğretmen, polis ve askerlerin de bulunduğu 44 kişinin gözaltına alındığı, 26 kişinin tutuklandığı açıklandı.

Edinilen bilgiye göre, hakkında gözaltı kararı verilen 3 avukattan 1’i hakkında tutuklama kararı verilirken, 2’si hakkında adli kontrol kararı verildi. Erzurum avukatlarının ‘imamı’ olduğu iddia edilen 2 öğretmenin ise gözaltına alındığı ve haklarındaki işlemlerin devam ettiği öğrenildi.

Gözaltına alınan 5 adliye personeli hakkında adli kontrol kararı verilirken, Erzurum ve doğudaki 10 ilden oluşan bölge adliye personellerinden sorumlu ‘bölge imamı’ olduğu iddia edilen bir öğretmen gözaltına alındı.

32 polis memuru hakkında yapılan işlemlerde 13 adli kontrol kararı, 19 tutuklama kararı verildi. Gözaltına alınan 4 subay ve astsubay hakkında adli kontrol kararı verildi.

Bunun dışında FETÖ / PDY hakkında yapılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 16 kişiden 9’u hakkında adli kontrol, 7’si hakkında tutuklama kararı verildi.

Kaynak: Star ve Akşam

11FETÖ’nün cezaevi köstebekleri gözaltında

Paralel İhanet Çetesinin cezaevi yapılanmasına yönelik soruşturmada, Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Hasan Topaloğlu ve 19 gardiyan gözaltına alındı. 5 gardiyan ise aranıyor.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) cezaevi yapılanmasına yönelik İstanbul merkezli 8 ilde gerçekleştirilen operasyonda, Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Hasan Topaloğlu ile 19 gardiyan gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında firari şike savcısı Mehmet Berk’in referansıyla gardiyan olan 12 isim de var. 5 gardiyan ise aranıyor. İstanbul, Ankara, Bursa, Çanakkale, Kırıkkale, Tokat, Ordu ve Rize’de gözaltına alınan Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Hasan Topaloğlu ve gardiyanların evlerinde arama yapıldı.

İLETİŞİMİ SAĞLIYORLARDI

Gözaltına alınanların FETÖ’nün şifreli mesajlaşma programı ByLock’u kullandıkları belirlendi. Sorguları devam eden H.T. ve gardiyanların, FETÖ’nün cezaevlerindeki köstebekleri olduğu, tutuklu ve hükümlü örgüt üyeleri ile dışarıdakiler arasındaki iletişimi sağladıkları ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında daha önce 230 cezaevi personeli gözaltına alınmış, bunlardan 17’si tutuklanmıştı.

FETÖ/PDY çatı davası başladı

FETÖ/PDY’nin elebaşı Fetullah Gülen’in de aralarında bulunduğu 73 kişi hakkında açılan davanın görülmesine başlandı. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın sanıkları arasında Hidayet Karaca, Ekrem Dumanlı, Dilaver Azim, Önder Aytaç, Mehmet Hanefi Sözen, Akın İpek’in de bulunuyor. Davanın 22 Temmuz’da kabul edilen iddianamesinde ‘Bütün terör örgütlerinden daha tehlikeli bir yapı’ ifadesi yer alıyor.

Kaynak: Star ve Akit

10Trump FETÖ’yü iade edecek mi? Saygın Şimşek’ten çarpıcı açıklama

Herkes merak ediyordu! Trump FETÖ’yü iade edecek mi diye. ABD yeni Başkanı Donald Trump’ın kampanyasında üst düzey görev yapmış Saygın Şimşek 15 Temmuz darbe girişiminin ardındaki Fetullahçı Terör Örgütü ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

24 TV’ye konuşan Saygın Şimşek Trump’ın FETÖ elebaşının iadesi konusuna nasıl yaklaşacağına dair dikkat çekici ipuçları verdi. Şimşek yaptığı açıklamada ‘Biz cihatçılara karşıyız ve bu Fetullah Gülen’i de cihatçı olarak görüyoruz açıkçası. Ayrıca Fetullah Gülen’in ABD’deki en büyük sözleşmeli okul sistemine sahip olduğunu biliyoruz. Nerden baksanız 160-170 okul konuşulmaktadı. Büyük bir servet ortadadır. Tabii Fetullah Gülen Türkiye’de çok büyük suçlar işlemiştir. Biz burada da işlenmiş suçların incelenmesini istiyoruz’ dedi.

Şimşek yaptığı açıklamada FETÖ terör örgütünün seçim döneminde Demokrat aday Hillary Clinton’a da destek verdiğini hatırlattı ve aralarındaki maddi bağlantıya dikkat çekti. Şimşek ‘Biz bu seçimlerde Başkanlık Sarayı’nı aldık, senatoyu aldık güç bizdedir artık. Koruma kalkanının altındaki bazı unsurların koruma kalkanı kalkmıştır. Tabii ki bunda Sayın Trump’ın ilerde izleyeceği politika da önemlidir. Ama benim şahsi görüşüm Clinton seçim kampanyasıyla Fetullah Gülen’in örgütünün arasındaki maddi ilişkilerin araştırılması gerektiğini düşünüyorum’ dedi.

Kaynak: Star ve Akşam ve Akit

9Emniyetteki FETÖ yapılanmasına operasyon

FETÖ’nün emniyet yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında, aralarında 1. ve 2. sınıf emniyet müdürlerinin de bulunduğu 32 şüpheliyi yakalamaya yönelik İstanbul merkezli 7 ilde operasyon başlatıldı.

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) emniyet yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında, aralarında 1. ve 2. sınıf emniyet müdürlerinin de bulunduğu 32 şüpheliyi yakalamaya yönelik İstanbul merkezli 7 ilde operasyon başlatıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca yürütülen soruşturma çerçevesinde, 23’ü emniyet personeli 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, karar doğrultusunda şüphelileri yakalamak için İstanbul, Gaziantep, Kastamonu, Erzurum, Kayseri, Osmaniye ve Ankara’da eş zamanlı operasyon başlattı.

Haklarında gözaltı kararı bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Şükrü Balcı Polis Meslek Yüksek Okulunda görevli 23 emniyet personeli arasında, 1, 2, 3 ve 4. sınıf emniyet müdürleri, bir emniyet amiri, 3 komiser, 5 komiser yardımcısı ve 7 polis memuru bulunduğu öğrenildi.

Ayrıca gözaltı kararı verilen sivillerin, yayınevi sahibi, turizmci, gayrimenkul danışmanı, mali müşavir, öğretmen ve esnaf olan ve FETÖ’nün “sözde imamı” olarak görev yapan şüpheliler olduğu ifade edildi.

Operasyonların devam ettiği ve bazı şüphelilerin gözaltına alındığı belirtildi.

Kaynak: Star ve Yeni Şafak

8Trabzon Emniyeti’nde 49 polis ihraç edildi

Edinilen bilgiye göre, aralarında 4. Sınıf Emniyet Müdürleri Ali Ü. ve Metin Y.’nin de bulunduğu 49 personel İçişleri Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu Kanun Hükmünde Kararname ile birlikte meslekten ihraç edildi. İhraç edilenler arasında komiserlerinde bulunduğu öğrenilirken, ihraç sebeplerinin ise; EAGLE ve BYLOCK mesajlaşma programı olduğu öğrenildi.

Öte yandan Büyükşehir Belediyesi’nde görevli bir itfaiye eri de FETÖ/PDY örgütüne üye olma şüphesi ile gözaltına aldı.İHA

Kaynak: Akşam

7Kastamonu’da “ByLock” kullanan 14 kişi tutuklandı

Edinilen bilgiye göre, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Kastamonu merkezli Kırıkkale, Ankara, İstanbul, Samsun, Konya, İzmir, Bursa, Tokat, Trabzon, Manisa, Sakarya, Bitlis, Kayseri, Denizli ve Düzce’de eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. 667 sayılı OHAL kapsamında alınan tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararname kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı bulunmaları sebebiyle kapatılan şirketlere yönelik yürütülen soruşturmada toplam 80 şüpheli şahıs hakkında terör örgütüne üye olmak suçundan gözaltı kararı çıktı.

Yapılan çalışmalar neticesinde 32 şüpheli yakalanarak Kastamonu’ya getirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 32 kişiden 14’ü tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 18 şüpheli ise adli kontrol şartı kararıyla serbest bırakıldı. Haklarında yakalama kararı bulunan diğer şahıslara yönelik soruşturma ise devam ediyor.

Kaynak: Akşam

6‘Uyuşturucu paraları himmet oldu’

22 Kasım 2016, Salı A Haber’de yayınlanan Memleket Meselesi programına konuşan eski Narkotik Amiri Fatih Mehmet Çolak FETÖ’nün uyuşturucu trafiği ile ilgili çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çolak, 17-25 Aralık’tan sonra darbe yiyen FETÖ’nün maddi gücünü arttırmak için PKK ile uyuşturucu ticaretine girdiğini belirtirken uyuşturucu baronlarından da haraç aldığını söyledi. İşte narkotik amirinin o çok çarpıcı açıklamaları…

Kaynak: Takvim

5FETÖ’cü sanığa CHP’li avukat

FETÖ’nün çatı davasının ilk duruşması dün yapıldı. Duruşmada FETÖ’cü eski vekil İlhan İşbilen’in avukatlığını CHP’li eski milletvekili Atilla Kart’ın yapması dikkat çekti

Fetullahçı Terör Örgütü çatı davası kapsamında terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen’in de arasında bulunduğu 73 kişi hakkında açılan davanın ilk celsesine dün başlandı. Duruşmaya kumpas davaları nedeniyle intihar eden Yarbay Ali Tatar’ın ablası Hürriyet Ünver damgasını vurdu. Terörist Gülen’in ‘1 numara’ olduğu duruşmaya Silivri Cezaevi’nden bağlanan Hidayet Karaca’nın “Rahatsızlığım var. Ara vermeyecek misiniz?” sorusu ortamı gerdi. Hürriyet Ünver, “Beklemek zoruna mı gitti? Ben 7 yıldır bekliyorum. Hesap vereceksiniz katiller” diye bağırdı.
CHP’li Atilla Kart, FETÖ sanığı İlhan İşbilen’i savundu.

GÜLEN’İN AVUKATI KATILMADI
Daha önce savcılığa gönderdiği dilekçe ile FETÖ’den istifa ettiğini bildiren Zaman gazetesinin eski sahibi ve FETÖ’nün kasası Alaaddin Kaya ise, aylık gelire yönelik soru üzerine de “Gelirim yok. Ancak eşimin aylık 20 bin TL civarında kira geliri var” şeklinde yanıt verdi. Ankara Barosu tarafından Fetullah Gülen’in avukatı olarak atanan Alihan Uncu, görevlendirme işleminin yürütmesini idare mahkemesinden aldığı karar ile durduğu için duruşmaya katılmadı. Duruşmada ilk ifade veren sanık olan İlhan İşbilen’in avukatlığını ise CHP eski Konya Milletvekili Atilla Kart’ın yapması dikkat çekti..

Kaynak: Takvim ve Akit

4F şıkkı

FETÖ’nün jandarma yapılanmasında ‘abi ‘ olarak görev alan A.D. örgütün bilinmeyenlerini itiraf etti: Sınav soruları Turgut Özal Üniversitesi’nden gelirdi. Sadece KPSS değil ÖSYM’nin de tüm sınavları mevcuttu…

FETÖ’nün Jandarma Genel Komutanlığı’na yönelik yapılanması kapsamında gerçekleştirilen soruşturmalarda, örgütün alt yapısındaki bazı şüphelilerin ifadelerinde A.D.’nin adı yer aldı. Jandarma ekipleri yaptığı operasyonla A.D.’yi yakaladı. Buradaki işlemlerinin ardından 2010 KPSS soruşturması kapsamında emniyete sevk edilen A.D., çalınan sınav sorularına ilişkin önemli bilgiler verdi. ÖSYM’nin yaptığı tüm sınavların sorularının Turgut Özal Üniversitesi ile Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği’ne geldiğini belirten A.D., bu soruların örgütün içindeki herkese verilmediğini belirtti. A.D., şunları söyledi: “Çalınan sorular, örgüte olan sadakati nedeni ile ‘mahrem hizmetler’ kategorisinde bulunmayı ‘hak etmiş’ kişilerin eşleri, yakınları başta olmak üzere Gülen’e sadık ve itaatkar militanlara servis edildi. Soruların verileceği kişiyi tanıyan ‘abi’lerin referansı da çok önemliydi.”

JANDARMA BİRİMİNİ DEŞİFRE ETTİ
A.D., üniversitelerdeki akademik kadrolara örgüt üyelerini yerleştirmek için ALES, TUS; yabancı dil şartı arayan kurumlarda etkinliği sürdürebilmek için KPDS sorularının verildiğini de itiraf etti. A.D. örgütün jandarmadaki yapılanmasına ilişkin de önemli bilgiler verdi. Jandarma okullarına gönderilecek çocukların örgüt evlerinde yetiştirildiğini belirten A.D., FETÖ’nün Kara Harp Okulu’nda istedikleri kişileri jandarma sınıfına ayırıp orada örgütlenmeyi sağladıklarını ifade etti. Her grubun ‘öğretmen’, ‘doktor’ denilen aracılar ile okul bitene kadar takip edildiği, daha sonra atandıkları yerlerde 2-3 kişiden oluşan gruplara çoğunlukla mesleği öğretmen olan ‘serdoktorların’ ağabeylik yaptığını belirten A.D., kendisinin de ‘grup abisi’ olduğunu itiraf etti.

KAZANMA GARANTİLİ DERSHANELERİ VARDI
FETÖ’nün tüm ÖSYM sınav sorularına ulaşması akıllara örgüte ait kapatılan Körfez Dershanesi’nin kampanyasını getirdi. Dershane kapatılmadan önce ülke çapında tüm şubelerinde kazanma garantili kampanya yapmıştı. Kampanyaya katılan öğrenciler tercihlerini yapıyor, bu tercihlerden birini kazanamayan öğrenciye tüm parası iade ediliyordu. Bu sayede daha önce sınavı kazanamamış öğrencilerin İTÜ gibi yüksek puanlı üniversitelere girdiği görülmüştü.

P2 MASON LOCASI GİBİ
İzmi r’de , Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Ömer Doğruöz, ByLock’çu FETÖ üyesi polis memuru Emin Tahtalı hakkında iddianame hazırladı. İddianamede kimlik kartı taşımamaları, kod ismi kullanmaları ve üyeliklerini gösteren F serisi 1 dolar dağıtılması nedeniyle örgüt İlluminati, Opus Dei ya da İtalya’daki P2 Mason Locası’na benzetildi.

Erkam ÇOBAN.

Kaynak: Takvim

3İhaleye MİT süzgeci

MİT ve Emniyet’in ‘terör örgütü ile bağı olduğunu’ bildirdiği hiçbir firma veya kişi kamu ihalelerine giremeyecek.
Yücel Kayaoğlu ANKARA
FETÖ ve PKK’ya yakın yapıların kamu ihalelerinden yasaklanması konusunda önemli bir adım atıldı. Hükümetin, dün Resmi Gazetede yayınladığı yeni kanun hükmünde kararname kapsamında kamu ihaleleri ile ilgili yeni sınırlamalar getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ‘terör örgütü ile bağı olduğunu’ bildirdiği hiçbir firma veya kişi kamu ihalelerine giremeyecek. Terör örgütü ile bağı olanların aldıkları ihaleler iptal edilecek.
Mevcut düzenlemede, terör suçundan hüküm giyenler kamu ihalelerine katılamıyordu. Yeni sisteme göre ise, bir kişi veya firmanın kamu ihalelerinden yasaklanmasında, terörle bağı olduğu gerekçesiyle hakkında açılan davanın sonucu beklenmeden, MİT ve Emniyet’in görüşü yeterli olacak. Bu durumdaki firma ve kişiler doğrudan veya dolaylı veya alt yüklenici olarak, kendileri ve başkaları adına da hiçbir şekilde kamu ihalelerine katılamayacak.

ESKİ İHALELERE İPTAL
KHK ile getirilen bir başka düzenleme ise, kayyım atanan belediyeler ile bağlı şirketlerinin daha önce yaptıkları ihalelere yönelik. Buna göre, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre imzalanan her türlü mal veya hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin sözleşmelerdeki yüklenicilerin, terör örgütlerine iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğunun Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilmesi ya da imzalanan bu sözleşmeler nedeniyle belediye menfaatinin önemli ölçüde ihlal edildiğinin belirlenmesi halinde bu sözleşmeler resen feshedilecek.

Kaynak: Türkiye

2‘Zaman’ın FETÖ’ye ait olduğunu bilmiyordum’

FETÖ çatı davasında ifade veren eski vekil İlhan İşbilen, Zaman’da çalışmaya başladığında gazetenin FETÖ’ye ait olduğunu bilmediğini iddia etti.

İlhan İşbilen, çapraz sorgusunda hayatının akışını samimiyetle anlattığını söyleyerek, “Fetullah Gülen ile ilgim yok ama ben Fetullah Hoca’yı tanıyan, bilen birisiyim.” dedi.

FETÖ’ye tabi olduğu belirtilen Akyazılı Vakfının yönetimi için vakıftan kendisine teklif geldiğini kaydeden İşbilen, geçmişte Manisa’da vakıf müdürlüğü yaptığını, bu sebeple tanındığını, vakıf büyüyüp, gelişince “kariyerinden ötürü” kendisine teklifte bulunulduğunu anlattı.

DALGA GEÇER GİBİ CEVAPLAR

FETÖ’nün tayin heyetinde ya da istişare kurulunda yer alıp almadığı sorusuna İşbilen, “Böyle bir tayin heyetinde varsam kimleri tayin etmişim?” diye yanıtladı.

“FETULLAH HOCA’YI STV VE ZAMAN YÖNETİMİNDE HİÇ GÖRMEDİM”

“Görev yaptığınız Samanyolu kanalının ve Zaman gazetesinin Fetullah Gülen ile alakası yok mu?” sorusunu İşbilen, “Bunların yönetim kurullarını da mütevelli heyetini de biliyorum. Fetullah Hoca’nın oraların yönetiminde olduğunu, görev aldığını hiç görmedim.” diye cevapladı.

“ZAMAN VE SAMANYOLU’NUN ‘HİZMET HAREKETİ’NDEN OLDUĞUNU BİLMİYORDUM”

“Gülen’in rızası olmadan bunların başına gelinebilir mi?” sorusuna, “Ben oldum işte.” karşılığını veren İşbilen, buralarda görev aldığında sahiplerinin “hizmet hareketi”nden olduğunu bilmediğini öne sürdü.

Mahkeme Başkanı Selfet Giray, duruşmaya yarın saat 10.00’da devam edileceğini duyurdu.

ZAMAN VE SAMANYOLU’NDA GENEL MÜDÜRLÜK YAPMIŞTI

İddianamenin İlhan İşbilen ile ilgili kısmının sonuç bölümünde, “Fetullahçı Terör Örgütü içerisinde siyasi işlerden sorumlu imam olarak faaliyet yürüttüğü, 24. Dönem İzmir AK Parti Milletvekili olduğu fakat 17-25 Aralık sonrası partisinden istifa ettiği, Fetullah Gülen’in operasyon ekibi içerisinde yer aldığı, FETÖ içerisinde üst düzey sorumlulardan olduğu, Samanyolu TV ve Zaman Gazetesi Genel Müdürü olarak görev yaptığı, çeşitli tarihlerde örgüt mensupları ile aynı otel, konaklama yerlerinde bir araya geldiği, Fetullah Gülen’e yakınlığı ile bilindiği, örgüt içerisinde halen İstişare Heyeti Üyesi olarak faaliyetlerine devam ettiği anlaşılmaktadır.” ifadeleri yer alıyor.

Kaynak: Akit

1“TSK, polis ve yargı içinde bunlar hala var” (VİDEO)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, FETÖ’nün TSK, polis ve yargı ile devlet kurumları içinde hala olduğunun altını çizerek, ihanet çetesinin tamamen temizlenmediğini belirtti.

Kaynak: Akit

 

CEVAP VER