Bugünkü (1 Aralık 2016) FETÖ haberleri

0

44MGK bildirisinde Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması vurgusu

ANKARA, (DHA)- MİLLİ Güvenlik Kurulu Toplantısı’nda kamu düzeninin ve vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması amacıyla yürütülen faaliyetlerle birlikte, milli güvenliği tehdit eden sorunlar görüşüldü. Toplantının ardından MGK’nın yaptığı yazılı açıklamada, Suriye ve Irak’taki askeri varlığın amacının, bölgedeki terör unsurlarının ortadan kaldırılmasından ibaret olduğu vurgulanırken, PKK/PYD-YPG, FETÖ/PDY VE DEAŞ terör örgütleri ile topyekün mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.
Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yapılan yazılı açıklamada bazı ülkelerin PKK/PYD-YPG VE FETÖ/PDY lehine çifte standart uyguladıkları ve bu ülkelerin tutumlarını değiştirilmeye davet edildiği ifade edildi. Fırat Kalkanı Harekatı’nın temel hedefinin, Türkiye’nin hudut güvenliğinin sağlanması, Türkiye’ye yönelik saldırıların önlenmesi, DEAŞ ve diğer terör örgütlerinin bölgeden tamamen temizlenmesi olduğu na vurgu yapıldı.

Kaynak: Hürriyet

43Defne Joy davasında ‘abi’ kuşkusu

Defne Joy Foster’in ölümüyle ilgili davayı mercek altına alan terör savcılığı, takipsizlik kararıyla bırakılan Kerem Altan’a yurtdışı yasağı koydu. Gerekçe, FETÖ tutuklusu baba Ahmet Altan’ın, ‘abi’ler vasıtasıyla davayı etkilemiş olabileceği…
Sunucu ve oyuncu Defne Joy Foster’ın, 2 Şubat 2011’de Kerem Altan’ın evinde ölü bulunmasıyla ilgili soruşturmayı, İstanbul Terörle Mücadele Savcılığı mercek altına aldı. FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci yazar Ahmet Altan’ın, oğlu Kerem Altan’la ilgili soruşturmanın üzerini emniyet ve yargıdaki ‘abiler’ eliyle örttürdüğüne yönelik iddiaları ve bu konuda çıkan haberleri dikkate alan terör savcılığı, takipsizlik kararı ile sonuçlanan soruşturma dosyasını yeniden açtı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturmaları Bürosu savcılarından Can Tuncay’ın talebi üzerine, Kerem Altan hakkında yurtdışına çıkış yasağı koyuldu.

‘ÇELİŞKİLİ, EKSİK SORUŞTURMA’
Savcı Can Tuncay’ın mahkemeye ilettiği talepte, Foster’ın ölümüne ilişkin soruşturmanın, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca kovuşturmaya (dava açılmasına) yer olmadığı kararıyla kapatıldığı ifade edildi. Ancak soruşturma kapsamında birtakım çelişki ve eksiklikler bulunduğunun tespit edildiğini kaydeden Savcı Can Tuncay, Terörle Mücadele Şube’de hazırlanan açık kaynak ve soruşturma evrakı tespit tutanağının yeni delil vasfında değerlendirilebileceği gerekçesiyle, soruşturmanın yeniden açılmasına karar verildiğini belirtti.

TERÖR BOYUTU ARAŞTIRILACAK
Savcı Tuncay, tespit tutanağı içeriğine göre atılı suçu işlediğine dair şüphe bulunması, olayın terör faaliyeti yönünün ayrıntılı olarak ortaya koyulabilmesi, şüphelinin yurtdışına kaçma ihtimali ve delillerin eksiksiz olarak toplanması gerekçeleriyle, Kerem Altan hakkında yurtdışına çıkış yasağı koyulmasını talep etti.

Kaynak: Hürriyet ve Yeni Şafak ve Takvim

4215 yıl hapis istemi

ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, kapatılan Zaman gazetesi muhabiri Ayşenur Parıldak hakkında ‘Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliği’ suçlamasıyla iddianame hazırlandı.

İddianame, Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Halen tutuklu bulunan Parıldak’ın FETÖ üyesi olduğu öne sürüldü ve 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.

Kaynak: Hürriyet

41Ergenekon hâkimlerine MİT savcılarına kesin ihraç

Oya ARMUTÇU / ANKARA

HSYK, FETÖ soruşturmasında tutuklanan Ergenekon hâkimleri ile MİT TIR’larının durdurulması soruşturmasında tutuklanan savcılarının da aralarında bulunduğu 3 bin 165 hâkim ve savcının ihraç kararlarına yaptığı itirazları reddetti. Böylece ihraç kararları kesinleşmiş oldu.
HÂKİMLER ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Kurulu, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilen hâkim ve savcılardan 3 bin 165’inin itirazını oybirliğiyle reddetti. Bu hâkim ve savcıların HSYK Başkanvekili ve Kurul üyelerine dönük ret talepleri de yine oybirliğiyle reddedildi. Kararda, ret taleplerine inandırıcı delil gösterilemediği, HSYK Başkanvekili ile Kurul üyeleri arasında husumet veya tarafsızlığı şüpheye düşürecek bir halin de mevcut olmadığı vurgulandı.

24 EKİM’DEN İTİBAREN
FETÖ soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilip sonra tutuklanan eski HSYK 2. Daire Başkanı Nesibe Özer, Ergenekon Davası’na bakan dönemin İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hasan Hüseyin Özese, aynı mahkeme üyesi Hüsnü Çalmuk ile MİT TIR’larının durdurulması soruşturmasında tutuklanan eski Adana CumhuriyetBaşsavcısı Süleyman Bağrıyanık ve eski savcı Aziz Takçı’nın da aralarında bulunduğu hâkim ve savcıların ihraç kararları kesinleşti. İhraç kararlarının altında imzası bulunan HSYK 3. Daire Başkanı Metin Yandırmaz’ın, Ergenekon şüphelisi olarak dinlenip hakkında takipsizlik kararı verildiği ortaya çıkmıştı. Dönemin Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcısı olan Yandırmaz, 2014 HSYK seçimlerini adli yargıda 5 bin 836 oyla ilk sırada kazanırken, dönemin Ergenekon hâkimi Hüsnü Çalmuk 35 oyla son sırada tamamlamıştı.

HSYK Genel Kurulu’nun konuya ilişkin dünkü Resmi Gazete’de yayımlanan 29 Kasım tarihli kararına göre, Kurul meslekten ihraç edilen hâkim ve savcıların yeniden inceleme taleplerini değerlendirdi. Bu gündemle 24 Ekim’den itibaren toplanmaya başlayan HSYK Genel Kurul’u, 29 Kasım’a kadar belirli gün ve aralıklarla yeniden inceleme taleplerini görüştü. Savcı Seyfettin Yiğit’in yeniden inceleme talebinde bulunduktan 7 gün sonra tutuklu bulunduğu cezaevinde intihar ettiği, yeniden inceleme talebinin reddedildiği ve dosyasının ölüm nedeniyle kaldırıldığı kaydedildi. HSYK, hâkim ve savcıların eş, anne, baba ve ağabeyleri kanalıyla yapılan itirazlarını da incelenmeksizin usül yönünden reddetti. Bazı itirazlar ise süre yönünden reddedildi. Böylece, meslekten ihraç edilen hâkim ve savcılardan 3 bin 165’inin itirazı değerlendirilip reddedilmiş oldu. OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 3. maddesinin HSYK Genel Kurulu’na verdiği yetki uyarınca FETÖ ile irtibatı ve iltisakı tespit edilen hâkim ve savcılar önce meslekten uzaklaştırılmış sonra da ihraç edilmişti.

Kaynak: Hürriyet

40Kılıçdaroğlu’nun kardeşine kesin ihraç talebi (2)

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kardeşi Celal Kılıçdaroğlu, MYK toplantısında kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilmesinin ardından partisinden istifa ettiğini açıkladı. Yazılı bir açıklama yapa Celal Kılıçdaroğlu, “FETÖ’nün Didim Belediyesi ile olan ilişkisini ortaya çıkarmak için yaptığım yürüyüşten kaynaklı CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl beni kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmiş. Onur duydum. Çünkü ben mücadelemde haklıyım ve haklılığım ilerleyen günlerde ortaya çıkacaktır” dedi.
Karara tepki gösterdiği için istifa ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, “CHP Genel Merkezi, Atatürk ilke ve inkılaplarına sahip çıkan, FETÖ’ye ve yardakçılarına karşı duran, ülkesine, milletine, partisine bağlı olan beni disipline sevk etmiş ancak FETÖ’nün belediyeler imamı olduğu kesinleşen Erkan Karaaslan ile içli dışlı olan, CHP’ye 2014 yerel seçimlerden 3 ay önce kayıt ettirilmiş olan, siyasi geçmişi belli olmayan, FETÖ’cülerle kol kola olan Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ı içine sindirebilmiş. Böyle bir kişiyi içine sindirebilen bir parti ile benim zaten işim olmaz” dedi.
“CHP TALİMATI PENSİLVANYA’DAN MI ALIYOR?”
CHP yönetiminin Atatürk’ün fotoğrafını kaldırıp çöpe atanı değil, bunu açığa çıkaranı partiden attığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Atatürk anıtını söküp Didim Belediyesi çöplüğüne atan Deniz Atabay’ı değil, beni partiden atıyor. FETÖ’nün okullarına yardım eden Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ı değil, Atatürkçü vatanına milletine sadık Birgül Ayman Güler’i atıyor. Ve daha neler neler… Bunca olanlardan sonra aklıma gelen soru şu; acaba CHP Genel Merkez yöneticileri beni ve Atatürkçüleri partiden atmak için talimatı Pensilvanya’dan mı alıyor? Bu saatten sonra ben zaten CHP’de durmam. Hiç zahmet etmesinler, istifamı veriyorum” açıklamasında bulundu.

Kaynak: Hürriyet

39Adana’da Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne FETÖ operasyonu: 26 gözaltı

Fatih KARAÇALI/ADANA, (DHA)- ADANA merkezli 4 ilde Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/ PDY) yönelik düzenlenen operasyonda Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nde görev yapan memurların da aralarında bulunduğu 26 kişi gözaltına alındı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında polis ekipleri, Aile ve Sosyal Politikalar (ASP) İl Müdürlüğü görevlileri ile başka illere tayini çıkan bazı memurların örgüt ile bağlantısı olduğunu belirledi. 4 ilde Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne yönelik eş zamanlı başlatılan operasyonrda, 31 adrese baskın düzenlendi. Müdürlükteki bilgisayar, hard disk ve evraklara el kondu. İl müdür vekili İdris Dal ve eski müdür İsmail Kılıç ile müdür yardımcısı Hamide Nurgül Kaya’nın da aralarında bulunduğu 26 kişi gözaltına alındı.
Adana Emniyet Müdürlüğü’nün Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube

Kaynak: Hürriyet ve Akşam

38Üniversitedeki masonik bina iddiaları Rektör Bağ’ı harekete geçirdi

Osman Nuri BOYACI/DENİZLİ, (DHA) – DENİZLİ’deki Pamukkale Üniversitesi’nde binaların bazılarının masonik işaret olan 1 doların arkasındaki piramide benzediği yolundaki yorumlar üniversite yönetimini harekete geçirdi. Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağ, masonik bir işaret olduğu ileri sürülen ve gücü temsil ettiği söylenen boğa heykelini başka bir yere kaldırtırken, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu ile İlahiyat Fakültesi’nin önüne yapılması planlanan kantin yapımından vazgeçtiklerini, 1 doların arkasındaki piramit şeklinin oluşturulmayacağını söyledi.
Pamukkale Üniversitesi’nde binalarla ilgili projelerin Fethullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturmaları kapsamında tutuklanan Prof.Dr. Hasan Kaplan’ın rektör yardımcılığı döneminde hazırlandığı, projeyi de Mimarlık ve Tasarım Bölümü’nde görevli bazı öğretim üyelerinin çizdiği ileri sürüldü. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu ile İlahiyat Fakültesi’ni kapsayan 3 okulun oluşturduğu L ve önüne yapılacak kantin ile piramit şeklinin tamamlanacağı, yapıların üzerindeki ışıklı dairenin de 1 dolardaki piramidin tepesinde yer alan herşeyi gören gözü temsil ettiği ileri sürülüyor.
REKTÖR BAĞ: İŞİN GERÇEĞİ BEN DE İNKAR EDEMİYORUM
15 Temmuz süreci sonrası yürütülen FETÖ/PDY soruşturmaları sırasında bazı sosyal medya hesaplarında ve yerel internet haber sitelerinde Pamukkale Üniversitesi’nde masonik yapılanmanın olduğu, üniversitede inşa edilen bazı binaların masonik simgeler içerdiği, 1 ABD dolarının arkasında bulunan masonik işaretlerden piramide benzeyen yapının üniversitede inşa edildiği yolundaki paylaşımlar üniversite yönetimini harekete geçirdi. Üniversite yönetimi harekete geçerek kantin inşaatını iptal etti. Pamukkale Üniversitesi’nin yeni Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağ, konudan basında ve sosyal medyada yapılan paylaşımlarla haberdar olduklarını söyleyerek, “Biz de basından bunu öğrenmiş olduk, ilgi alanımızda değildi. Masonik yapılanmanın Türkiye boyutunda çok ciddi bir yapılanma gerçekleştirdiğini biliyoruz. Bu da Türkiye’nin gündeminde sadece PAÜ’de değil. Bu masonik yapılanma ile FETÖ’nün yakın işbirliği içinde olduğu da basında ifade ediliyor. Şekillere baktığımızda işin gerçeği ben de inkar edemiyorum, şekiller benziyor. Niyet neydi onu bilemem. O L şeklindeki binayı T’ye mi dönüştürürüz, başka bir şeye mi dönüştürürüz, ek ilaveler mi yaparız bilmiyorum. Bina eksiklerimiz var, o yapıları değiştirmek için gerekli tespitler noktasında çalışmalar yapmak gerekiyor” dedi.
“KANTİN YAPMAYACAĞIZ, O ŞEKLİ TAMAMLAMAYACAĞIZ”
Rektör Prof. Dr. Hüseyin Bağ, kendilerinin üniversitedeki masonik yapılanmalar konusunda tespit yapmalarının söz konusu olmadığını söyleyerek, “Bu tür yapılanmalar noktasında yönetim olarak bizim tespit yapmamız söz konusu değil. Kendisini belirgin bir şekilde gösteren sembollerle görebiliriz. Bu sembollerin de burada gerçekleştirilmiş olması bizde de kaygı uyandırıyor. Neden öyle bir şekil yapılmıştı? Proje tamamlandığında oluşacak şeklin o şekli andırdığını görüyoruz. O şekli tamamlamayacağız. O şekli bozmak için de L’yi, bir doların üstünde oluşacak üçgeni biz şu anda L olarak görüyoruz ama üçgenmiş, üst tarafındaki yapıya baktığımızda da gözü andıracak olan bir yapıyı görüyoruz. Işık saçılmayı andıracak olan yuvarlağı bir üst bakışıyla görebiliyoruz. Biz o eksik projeyi tamamlamayacağız ve şekli değiştirmek için bir proje geliştireceğiz” diye konuştu.
BOĞA HEYKELİNİN YERİ DEĞİŞTİRİLDİ
Pamukkale Üniversitesi’nde masonik işaretlerden biri olduğu ve gücü temsil ettiği belirtilen boğa heykelinin de yeri değiştirildi. Daha önce Rektörlük binası önünde bulunan boğa heykeli Rektör Bağ, tarafından Gölbahçe’ye fazla dikkat çekmeyen bir noktaya taşındı. Rektör Bağ, heykelin depoya kaldırılacağını belirterek, “Boğayı da ilk gün kaldırtmıştım. İlimizi temsil eden bir şey değil, matadorlarımız, arenamız yok. Tam da benim fakültemin köşesinde bir boğa, heybetli. Horoz olsaydı anlam verirdik, ilk gün de onu bizim Gölbahçe var, oraya taşıttım. Onu da bir depoya kaldırtmamız gerekiyor. Şekilleri de değiştireceğiz” dedi.

Kaynak: Hürriyet

37Telefon açılmadan polis harekete geçecek

FETÖ MAĞDURUYUM AMA ONLARA ADİL OLACAĞIZ
İzmir İl Emniyet Müdürü Aşkın, kendisinin FETÖ mağduru olduğunu, sahte isimle uyuşturucu kaçakçısı olarak dinlendiğini belirtti. Buna karşın hiçbir gün adaletten ayrılmadığını belirten Aşkın, “Onlara yaptığımız soruşturmalarda hep adil oldum. Onlar bize haksızlık yaptılar ama biz onlara karşı adil olacağız” dedi.

Kaynak: Hürriyet

36Gaziantep’te, açık alan etkinliklerine yasak

GAZİANTEP, (DHA) – GAZİANTEP Valiliği, terör örgütlerinin provokatif girişimlerde bulunacağı istihbaratı üzerine kentte her türlü eylem, basın açıklaması ve açık yer toplantılarını geçen bu ay da yasaklandığını duyurdu.
Gaziantep Valiliği’nden yapılan açıklamada, yasağın Aralık ayı süresince de devam edeceği ifade edilerek şöyle denildi:
“Başta DEAŞ, PKK/KCK, DHKP-C ve FETÖ/PDY terör örgütleri olmak üzere, terör örgütlerince etnik yapı ve mezhep temelli toplumsal hassasiyetler üzerinden gerilim ve kaos oluşturmaya yönelik, terör amaçlı provokatif girişimler olabileceği yönünde alınan istihbari bilgiler doğrultusunda; 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 11/m ve 14/C maddeleri ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11/C maddesi gereğince; 01-31 Aralık 2016 tarihleri arasında, il genelinde açık alanlarda yapılacak; açık yer toplantısı, basın açıklaması, stant kurma, imza kampanyası, bildiri dağıtma, pankart asma, çadır kurma, oturma eylemi ve benzeri etkinlikler, genel asayiş ve kamu düzeninin korunması amacıyla yasaklanmıştır.”

Kaynak: Hürriyet

35Bahadır Yenişehirlioğlu : Gençlerin zihinlerine darbe yapıyorlar

SAMSUN,(DHA) SAMSUN’un İlkadım Belediyesi tarafından düzenlenen konferanstakonuşan yazar Bahadır Yenişehirlioğlu, “Gençlerin zihinlerine darbe yapıyorlar. FETÖ, 40 yıl önce temelleri atılan Vatikan uzantılı, ABD ve Batı destekli terör örgütüdür” dedi.

İlkadım Belediyesi “Yazar Okullarda” projesi kapsamında edebiyatçı yazar Bahadır Yenişehirlioğlu’nu öğrencilerle buluşturdu. Gün içinde iki farklı okulda “Darbeler Tarihi ve 15 Temmuz” konulu söyleşide bulunan Bahadır Yenişehirlioğlu, öğleden önce Samsun İbrahim Tanrıverdi Sosyal Bilimler Lisesi, öğleden sonra ise Samsun Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerine konferans verdi.

Bahadır Yenişehirlioğlu, “Darbeler Tarihi ve 15 Temmuz” konferansında 15 Temmuz Darbe girişiminin 27 Mayıs, 12 Eylül darbelerinin farklı olduğunu söyledi. 27 Mayıs ve 12 Eylül Darbelerinin ihtilal olduğunu ifade eden Yemişehirlioğlu, FETÖ ihanet çetesinin Vatikan uzantılı, ABD ve Batı destekli küresel güçlerin planı olduğunu ifade etti.

40 yıl önce temelleri atılan FETÖ yapılanmasının sözde din temelli, insanları mankurtlaştıran, zihinleri iğdişleştiren, körü körüne bağlanma, sorgulama ve muhakemede bulunmayan insan yetiştirme üzerine kurgulandığını dile getiren Bahadır Yenişehirlioğlu, küresel güçlerin Türkiye üzerinde oynadıkları oyunların yerli işbirlikçisi olan bu ihanet çetesi tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti.

Egemen güçlerin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de çeşitli oyunlar kurduğunu kaydeden Yenişehirlioğlu, “Türkiye üzerinde oynanan oyunlar bitmedi. Darbe tehdidi sürekli var. Küresel güçlerin hedefinde Türkiye’nin gençliği var. Sizler varsınız. Sizler bizim geleceğimizsiniz. Onlarda gençleri dizilerle, sinema filmleriyle, içi boş, ahlaki yapımızı bozan kitaplarla zihin alt yapımıza virüsler bırakıyor. Zihinlere darbe yapıyor. Bu tür yayınlarla toplumun ve gençlerin ahlaki yapılarını bozmaya çalışıyor. Toplumu ve özellikle gençleri sosyal medya ile vakitlerini alıyor. Sürekli bombardıman altına tutuyor. Teknolojinin esareti altında bırakıyorlar. Sağlıklı düşünmelerine fırsat vermiyorlar. Bu da kürsel güçlerin zihinlere yaptığı darbedir” diye konuştu.

15 Temmuz’da millet olarak kahramanlık destanı yazıldığına vurgu yapan Yenişehirlioğlu, “Tankların paletleri altına kendini atan, mermilere göğsünü siper eden milletin içinden küresel güçlerin yerli işbirlikçilerinin çıkmasını 40 yıl önce temelleri atılan sözde İslam adına dava şuuru ile yetiştirilen, mankurtlaştırılan düşünmeyen sorgulamayan insanlardan oluşan ihanet guruplarıdır. Nasıl oluyor da uçaktan insanlar üzerine besmele ile bomba yağdırabiliyor, Nasıl oluyor da tanktan çıkan üniformalı ihanet çetesi su içerken sünneti yerine getirerek çömelerek üç yudumda su içiyor. İşte bunlar zihinleri boşalttılar. Bu ihanet şebekesi Vatikan bağlantılı içimizdeki hainlerin yerli işbirlikçileridir” dedi.

Konferansın ardından yazar Bahadır Yenişehirlioğlu’na İlkadım’ın simgesi Saathane tablosu ve çiçek takdim edildi.

Kaynak: Hürriyet

34100 sorudan 90’ı FETÖ üyesi polis adaylarına verilmiş

Özkan ARSLAN / ANKARA, (DHA) – FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2010, 2011 ve 2012 Polis Akademisi yazılı giriş sınavlarına yönelik yapılan incelemede, 2012’deki sınavda ele geçirilen 100 sorudan 90’ınının örgüt üyesi polis adaylarına verildiği belirlendi. Sınavı kazanan 200 adaydan 198’inin ‘kuvvetli şüpheli’, 2 adayın da ‘şüpheli’ olduğu belirtildi.

2012’deki Polis Akademisi Yazılı Giriş Sınavı’nda usulsüzlük yapıldığı ihbarı üzerine, Ankara Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu Başsavcı Vekili Necip Cem İşçimen’in koordinesinde 2010, 2011 ve 2012 yılındaki sınavlara yönelik soruşturma başlatıldı. Sınava giren ve soruları aldıklarını itiraf eden 2 polis adayının ifadeleri doğrultusunda soruşturmayı genişleten savcılık, 2012 yılındaki sınav öncesi soruların FETÖ/PDY üyeleri tarafından ele geçirildiğini ve İstanbul’da örgüte ait bir yurtta FETÖ üyesi polis adaylarına dağıldığını belirledi.

BİLİRKİŞİ RAPORU SONUCU OPERASYON BAŞLATILDI

Soruşturma aşamasında hazırlanan 2 ayrı bilirkişi raporu incelemesinde, sınavı kazanan 200 adaydan 198’inin kuvvetli şüpheli, 2’sinin de şüpheli olduğu belirlenirken, sınavı yedek listeden kazanan 200 adaydan 55’inin kuvvetli şüpheli, 14 adayın ise şüpheli olduğu tespit edildi. Bunun üzerine kasım ayının başında, şüpheli olarak tespit edilen kişilere yönelik 16 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyon sonucunda, soruları aldıktan sonra sınava girdikleri belirlenen 33 polis adayı gözaltına alındı. Bu kişilerden 9’u tutuklanırken, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen 24 kişi adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı.

SORULARIN ÇALINMASINI VE DAĞITILMASINI ORGANİZE EDEN KİŞİLERE OPERASYON

Savcılık tarafından sorgulanan polis adaylarının ifadeleri doğrultusunda, sınav sorularını veren, aracılık eden ve okula yerleştikten sonra öğrencileri takip altında tutarak, örgüt bünyesinde hareket etmelerini sağlayan kişiler tespit edildi. Aralarında 2 öğretmen, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli 1 pilot teğmen ve SGK denetmen yardımcısı 1 kişinin de bulunduğu 31 kişiye yönelik operasyon yapıldı. Bu kişilerden gözaltın alınan 15 kişiden 11’i tutuklanırken, 4’ü adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı. Soruşturmanın sürdüğü belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

33Elmastaşı: Kandil’e atmaya kıyamadıkları bombaları buraya attılar

Nursima KESKİN/ANKARA, (DHA) – DARBE Komsiyonunda dinlenen Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanı Uygar Elmastaşı, 15 Temmuz gecesi atılan bombaların MK-84 olduğunu anımsatarak “Bombaların biri 50 metre sağıma, diğeri 50 metre soluma denk geldi. Zamanında Kandil’e atmaya kıyamadıkları bombaları buraya attılar” dedi.
Komisyon toplantısında Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Servet Yılmaz, Özel Harekat Daire Başkanı Selami Türker, darbe girişimi gecesi Özel Harekat Daire Başkanı olan ve şu anda Sivas İl Emniyet Müdürü görevini yürüten Turan Aksoy, Havacılık Daire Başkanı Uygar Elmastaşı üyeleri bilgilendirdi.
TBMM 15 Temmuz ve FETÖ/ PDY Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, darbeciler tarafından bombalanan ve 44’ü özel harekatçı toplam 51 şehit veren Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığını ziyaret etti. Komisyon heyeti özel harekat anıtına karanfil bıraktıktan sonra o gece yaşananları dinledi. Özel Harekat Daire Başkanlığı Eğitim Şube Müdürü Korhan Güler, yaptığı sunumda 15 Temmuz gecesinden 18 Temmuz’a kadar yaşananları ve alınan önlemleri dakika dakika anlattı. Güler, darbe girişimi gecesi 44’ü özel harekatçı olmak üzere 51 şehit verildiğini belirterek “Saat 21.45 civarında 23.08’de ilk bombalama gerçekleşti. Havacılık Daire Başkanlığında. Oradaki yangını söndürmek ve destek olmak için buradaki arkadaşlarımız görevlendirildi. Kendi imkanlarıyla da giden personel oldu. Zırhlı araçlarımız Güneydoğu Anadolu’da görevli olduğu için fabrikada olan zırhlı araçların hazırlanması için talimat verildi ve yerleşkeye getirildi. İkinci bombalama 00.03’te daire başkanlığımıza yapıldı. Burada 44 arkadaşlarımız şehit edildi. Birisi bizim cami imamımız. Cumhurbaşkanlığı külliyesi, Türk Telekom ve Akıncılar Üssü’ne personel sevkleri yapılmıştı. Buradan giden personel burada görev almaya başlamıştı. 21.45’te başlayan bir olay sabaha kadar ve ertesi güne kadar devam etmişti. Polis okullarında temel özel harekat kursunda bulunan eğitimci ve kursiyerin daire başkanlığına gelmeleri için 4 bin öğrencimizin Ankara’ya getirilme talimatı verildi” diye konuştu.
“PERSONELİMİZİN EŞİ, KOCASININ ŞEHİT OLDUĞUNDAN HABERSİZ, ÖZEL HAREKATA GELİP DARBEYE ENGEL OMAK İSTEDİ”
Korhan Güler, Özel Harekata yapılan saldırıda şehit olan polislerin ayrı ayrı hikayesinin olduğunu kaydederek şöyle devam etti:
“Saldırıyı hedef alan özel hakerata gelen bir bayan; eşi burada özel harekat polisi, silahlanıp görev almak istiyor ve kocasının orada şehit olarak yattığını bilmiyor. Burada arkadaşlarımız yine itfaiye ve diğer araçlara binerek buradaki yangına müdahale ettiler. Diğer yerlerden gelen araçlarla yangınlar söndürüldü. 01.00’de Meclis’in bombalandığı haberi. Halkımız bizleri dahi engellemeye çalıştılar. Kendimizi megafonla tanıttık. Yolun üzerine bırakılan araçları kendi imkanlarıyla çektiler. 07.00’de Akıncılar Hava Üssü kuşatıldı. Şırnak’taki arkadaşımız operasyonu bırakıp buradaki müdahaleye katılmıştır. Akıncılarda pistte delikler açıldı ve diğer uçaklar engellendi. 3 kere. 12.00-18.00 Genelkurmay Başkanlığındaki güvenlik tedbirleri alındı. 17.00’de Akıncılar tamamen kontrol altına alındı. 17 Temmuz’da Akıncılarda kapatılması aranması gereken tüm yerler inceleme yapıldı.”
“ZEYNEP KOMİSER SAYESİNDE DİĞER KOMİSERLER HAYATTA”
Korhan Güler, 6 kadın özel harekatçının saldırıda şehit olduğunu kaydederek şöyle dedi:
“Zeynep Sağır, evli ve iki çocuk annesi. Normalde kadrosu başka bir ilde; sırf eğitimlerde faydalı olmak için daire başkanlığımıza gelmişti. O gece de yanında olan diğer komiserler onun sayesinde hayatta. Şehit olan diğer özel harekatçılar Gülşah Güler, Kübra Doğanay, Seher Yaşar, Cennet Yiğit, Demet Sezen.”
“SIKIYÖNETİM İLANI OLDUĞUNU SÖYLEDİLER, KÜFREDEREK TELEFONU KAPATTIM”
15 Temmuz gecesi Özel Harekat Daire Başkanı olan şu anda Sivas İl Emniyet Müdürlüğü görevini yürüten Turan Aksoy, 17-25 Aralık sonrası bin 200 özel harekat polisinin idari olarak görevden uzaklaştırıldığını bildirdi. Aksoy özetle şu ifadeleri kullandı:
“Ben Giresun’da görevdeydim. 21.30 sularında Genelkurmay Başkanlığı üzerinden bilinmeyen bir numaradan arandım. Bunun bir sıkıyönetim ilanı olduğunu, kışlalarımızda kalmamız gerektiğini söylediler. Çok affedersiniz, küfür ederek kapattım. Bütün trafik kurallarını altüst ederek Ankara’ya geldik. Arkamızdan sayısız ceza geldi. Akıncılar’a 07.00’de geçtik. 7 bin 500 idi sayı. Bin 200 kişi gönderildi 17-25 Aralık’tan sonra farklı birimlere. Ocak ayı sonunda 14 bin civarına ulaşacağız.
“ŞEHİT OLAN İKİ ARKADAŞIMIZ KANSER HASTASIYDI”
“Arkadaşlarımız kanser hastasıydı, çok çalışarak hastalıklarını unutmaları gerektiğini söylemiştik. Öner Bey kanser hastasıydı. Emir komuta zincirini buradan tesis ettik.”
“Üç kez pisti bombalattık. İçerdeki rehinleri de dikkate alarak iyice yerleştik. İçeri girdiğimizde tüm acımıza rağmen çatışmaya da girilmedi. Çatışmaya girmeyişimizin nedeni orada kullanılan eratlar. Pek çok noktada çatışmaya girmememizin nedeni karşımızda erler vardı. Çünkü teröristi tanımlayamıyorsunuz. Aynı dili konuşuyorsunuz. Bunların çoğuyla Güneydoğuda birlikte görev yaptık. Helikopterlere ateş açarken milli servete ateş açıyor olmanın ızdırabını yaşadık. Arkadaşlara onarılabilir kısımlarına ateş açın diye emir verdik hatta. Elde ettiğimiz belgeleri sunmak için askeri savcımıza gittiğimizde o savcının bir gün sonra gözaltına şahit olduk. Bu kişiler bu kadar kirli, kripto ve bir dolardan bile medet umacak bir zihniyetteler. Emir komuta zinciri hiç bozulmadı. Alanımızın bombalanmasından sonra Tunceli şube müdürlüğü üzerinden bütün illerimizde kuvvetin İstanbul ve Ankara’ya kaydırılması talimatını verdik.”

“BU YAPININ KÖKÜ İLE BİRLİKTE KAZINMASI GEREKİR”

“Güçlerini bizim değerlerimizi kullanarak büyüten bir yapı ile karşı karşıyayız. Bu yapı çok iyi araştırılarak bu yapının kökü ile birlikte kazınması gerekir. Türk milletinin gönlünü rahatlatacak olan esas husus budur. Komisyondan talebimiz budur.“

“KENDİLERİNE SÜREKLİ İŞLEM YAPILIYORDU, BÖYLE BİR BEKLENTİLERİ VARDI”

“Bylock bank asya bursa şirketler grubu, egla gibi adli kayıtlar 17-25 Aralık sonrası çok yok. Adeta güç zehirlenmesinin verdiği rahatlıkla karşımızda hareket eden bir grup var. Altında adli olarak bunları destekleyebileceğimiz bir şey yok. İdari karar verdik. 15 Temmuz sonrası çoğunluğun tamamına yakını ihraç oldu gönderdiklerimizin. 15 Temmuz sonrası da ayrılanlar oldu. 180 kişilik grup ayıldı. Bunlar da kripto. Emniyet bu mücadele diğer kurumların daha önünde sanki. Daire başkanlığındaki yönetim kademesi tamamen değişmişti. Evraka hakim olan personel yapının temelinde bunlar var. Tim personeli dediğimiz personel değil. 17-25 öncesi teşkilatın tamamına hakim oldukları için kritik yerlerin tamamı bunların elindeydi. Kritik birimleri temizlendi. Baskı altında kaldılar. Bu baskıdan bir beklenti içerisindeydiler, böyle bir beklenti vardı. Kanun dışına çıkma gibi bir işleri yoktu kendilerine sürekli işlem yapılıyordu sürekli.”

“ÖZEL HAREKATTAKİ FETÖ’CÜLER DAHA ÖNCEDEN GÖNDERİLMESEYDİ DARBE BAŞARILI OLURDU”

(FETÖ ile mücadele nasıl yapılmalı konusunda,) Devlet içinde ehliyet, liyakat, sadakatin dışına çıkılmaması, TC bayrağı altında ona biat edecek kişilerin dışında yapılanmalara asker ve polis içine hiçbir ayrışmayı sokmamak gerektiğine inanıyorum. Darbe başarılı olurdu bunlar gönderilmeseydi. 3 yılda kat ettiğimiz mesafe var bizim. Bir de psikolojik olarak üstünlüğümüz var. Onu alamamış olsaydık o gece polis sokakta bu kadar cesareti gösteremezdi. Bu gibi olaylarda psikolojik üstünlük çok önemli. Biz sokakta olmasaydık bu darbenin başarı olabileceğini düşünüyoruz. “

“12 BİN KİŞİ İÇİNDE 100 KİŞİNİN BUNLARDAN OLMASI SONUCU ETKİLEMEZ”

Özel Harekat Daire Başkanı Selami Türker, FETÖ’cüleri çok iyi tanıdıklarını kaydederek “Yapıyı zaten biliyoruz. Kendi aramızda sadece konuşabiliyorduk. Kimin ne olduğunu hepimiz çocukluktan beri biliyoruz. 14 yaşından beri tanıyoruz. ‘Aa bu da mı’ diyorlar ama biz şaşırmıyoruz. Yönetim kademesi doğru ve devletine sadık insanlardan oluşursa 11 bin kişi içinde 100 tane bunlardan bulunması sonucu etkileyemez. Öyle bir şey yapmaya kalktığı zaman yanındaki arkadaşının ne yapacağını biliyordu.”

“KANDİL’E ATMAYA KIYAMADIKLARI BOMBALARI BURAYA ATTILAR”

Havacılık Daire Başkanı Uygar Elmastaşı, 15 Temmuz gecesi atılan bombaların MK-84 olduğunu anımsatarak “O gün buradaydım.Bombaların biri 50 metre sağıma, diğeri 50 metre soluma denk geldi. MK 84 atılan bombalar. Bazen, zamanında Kandil’e atmaya kıyamadıkları bombaları buraya attılar” dedi.

“TERÖRÜN ARŞİVİ SULAR ALTINDA KALDI”

Komisyon üyeleri daha sonra Yenimahalle’deki Ankara Emniyet Müdürlüğüne bağlı Özel Harekat Şube Müdürlüğünü ziyaret etti. Ankara İl Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan, darbe girişimi gecesi Ankara Emniyetinin bombalandığını daha sonra sular altında kaldığını kaydederek “Bombalandı sular patladı. Cumhuriyetle yaşıt olan terörün arşivi sular altında kaldı, yüzde 99’unu kurtardık. TEM Şubesinin arşiviydi. İfade ve çok sayıda bilgi vardı. Dediğim gibi cumhuriyetle yaşıt arşiv. Ancak çok önemli bir bilgi kaybı söz konusu değil. Kağıt arşivdi. Arkadaşlarımız tek tek ütüleyerek kurtardılar o arşivi. Arşiv kurtarılmasaydı terörle mücadele hafızası biterdi”

“ÜNİFORMALARI ÜZERİNDEN ÇIKARTIN, HAK ETMİYORLAR”

Babası Güneydoğu’da şehit olan Özel Harekat polisi Ali Er’in oğlu olan Özel Harekat Şube Müdürü Eraslan Er, darbe girişimi gecesi Jandarma Genel Komutanlığını darbecilerden temizlemek için emir aldıklarını anımsatarak o anları şöyle anlattı:

“Hisarcıklıoğlu Camii’ye gittik ve Arif Çetin Paşa ile görüştük. İçerinin durumu hakkında bilgi aldım, değerlendirmede bulunduk. En ağır silah olarak otomatik tüfeklerimiz vardı. Megafon ile teslim olmaları yönünde bir çağrıda bulunduk. Bunun karşılığında ateşle karşılık verildi. Hainlerden pervasızca gelen ateş gibi ateş etseydik orada çok ciddi sivil kayıplarımız olabilirdi. Keskin nişancılarımız ile birlikte ufak ufak hainleri avlamaya başladık. Asker üniformasını çalmış hainler, artık son noktaya geldiklerini anladılar ki kalan bir grup elleri havada apar topar indiler. Yere yatırdık. Buna ben daha sonra razı olmadım. Türk askeri üniformasının yere yatmasını, şerefli üniformayı çalan hırsızların üniformadan arındırılması talimatını verdim. Yerden kaldırdık ve ‘Bu şerefli Türk ordusunun üniformasıdır, aynen üzerlerinden çıkartın’ dedim. Yarı çıplak olarak yere yatırdık, o üniformayı taşımayı hak etmiyorlar. “

“HİÇ BU KADAR SARILIP, ÖPÜLMEMİŞTİM”

Eraslan Er, o gece ekibinden 5 kişinin gazi olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

“Yaralanan gazilerimiz hastaneden çıkarak tekrar operasyon bölgesine geldiler. Öleceksek bugün öleceğiz dediler. 40 kişi ile operasyona başladık. Ama sabah olunca tüm Türkiye bizimleydi. Sabah olunca insanlar sarılıp öptü. Herhalde hiç bu kadar sarılıp öpülmemiştim.”

“ÖZEL HAREKATÇILAR 2’NCİ KEZ GAZİ OLDU”

Eraslan Er, darbe girişimi gecesi yaralanan emniyet amirleri Muttalip Aslan ve Mehmet Özdemir’in daha önce de Şırnak’ta gazi olduklarını belirtti. Eraslan Er, o gece gazi olan Mehmet Acar’ın daha önce konsolosluğa yapılan baskınla Musul’da IŞİD tarafından rehin alındığını ve 100 gün tutsak tutulduğunu söyledi.

Kaynak: Hürriyet ve Sabah ve Akşam

32OTİAD yeniden açıldı

ANKARA,(DHA)- OLAĞANÜSTÜ Hal (OHAL) kapsamında ‘sehven’ kapatılan Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği (OTİAD), 22 Kasım 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yeniden açıldı.

Olağanüstü Halin Uygulanmasına Yönelik 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 23 Temmuz 2016 tarihinde faaliyetleri durdurulan Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği (OTİAD), 22 Kasım 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 677 sayılı KHK ile yeniden açıldı.

Yapılan incelemeler sonucunda FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığına hükmedilen OTİAD, faaliyetlerine kaldığı yerden devam edecek.

YILLIK 1 BUÇUK MİLYAR DOLARLIK TEKSTİL

OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Karataş, “Kurulduğu 1999 yılından bu yana tüzüğünde belirtilmiş amacının dışına çıkmadan, sadece Osmanbey’in ticaret olanaklarının geliştirilmesine odaklanan OTİAD’ın yapılan tetkik ve incelemeler sonucu aklanacağını ve faaliyetlerine kaldığı yerden devam edeceğine inancımız tamdı. Bugüne kadar kendini siyasal temelli faaliyetlerin dışında tutmaya azami hassasiyet ve gayret gösteren OTİAD, herhangi bir iradenin veya grubun etki alanına hiçbir zaman girmemiş, bundan sonra da girmeyecektir. 15 Temmuz 2016 tarihindeki menfur darbe teşebbüsünü takiben ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamında kapatılan dernekler arasında yer alan Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği (OTİAD), 22 Kasım 2016 tarihinde yeniden açılmış bulunmaktadır. Tam 123 gün sonra gelen bu adalet, gerek Osmanbey’de gerekse OTİAD’da sevinçle karşılanmıştır” dedi.

“VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Yaklaşık 4 ay boyunca derneğin kapalı kaldığını dile getiren Karataş, “4 ay gibi uzun sayılabilecek bir süre kapalı kalmasına rağmen derneğimizin yeniden açılması ile Türkiye’nin geleceğine yönelik samimi duygularımızı ve güvenimizi perçinlemiş ve sağlamlaştırmıştır. Türkiye’nin mevcut şartları doğrultusunda uygulanmakta olan OHAL sürecinde biz de iş dünyası olarak her zamankinden daha fazla ve azimli bir şekilde çaba harcamaya, var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Sonuç olarak; derneğimizle ilgili böylesine büyük bir yanlıştan makul bir süre içinde dönülmesinde katkısı ve emeği olan herkese en derin teşekkürlerimizi sunarken bu kararın ülkemiz ve Osmanbeyimiz açısından hayırlara vesile olmasını diliyoruz” dedi.

Kaynak: Hürriyet

..

31CHP’li Biçer: Eğitimin bütün cemaatlerden temizlenmesi gerekir

Nermin UÇTU/MANİSA, (DHA) – CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Adana Aladağ’da 10 kız öğrenci, 1 küçük yaşta çocuk ve 1 eğitmen olmak üzere 12 kişinin ölümü, 22 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan yurt yangınıyla ilgili, “Acı haberle ciğerlerimiz yandı. Bu yurt Süleymancıların ülke genelindeki 1300 yurdundan sadece birisiydi. Fethullahçılarla ters düştünüz FETÖ oldu. Süleymancılarla ters düştüğünüzde de SÜTO mu olacak?” dedi. Biçer, “Eğitimin bütün cemaatlerden temizlenmesi gerekir” diye konuştu.
Manisa’da partisinin il başkanlığında basın açıklaması yapan CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Adana Aladağ’da kız öğrenci yurdunda 12 kişinin yaşamını yitirmesinden hükümeti sorumlu tuttu. Yurdun Süleymancılar olarak bilinen bir cemaate ait olduğunu söyleyen Biçer, eğitimin tüm cemaatlerden ve tarikatlardan temizlenmesi gerektiğini söyledi. Biçer, “Adana Aladağ’dan gelen acı haberle ciğerlerimiz yandı. Dün gece yaşı küçük çocukları harami saltanatın zihniyeti öldürdü. Bu yurt Süleymancıların ülke genelindeki 1300 yurdundan sadece birisiydi. Süleymancıların ülke genelinde tahsil çağındaki talebelere yardım derneği adı altında yurt işleten imtiyazlı bir siyasi İslamcı grup olduğunu biliyoruz. Bu yapı özel yurtlar yönetmeliğinin 5’inci maddesini tamamen çiğnemiştir. Ülkeyi tarikat ve cemaatlere cennet haline getiren AKP sayesinde ölüm mekanları kurulmuştur. AKP’nin kamu hizmetlerini yerine getirmemesinin bedelini çocuklarımız ödemişlerdir. Ülkemizi tarikatların çöplüğüne çevirenler, devlette tarikat cemaat açanlar, kaçak yurt açtıranlar yanan bedenlerin sorumlusudur” diye konuştu.
‘SÜLEYMANCILAR DA SÜTO MU OLACAK?’
Kanunlara göre ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde özel yurt açılamayacağını açıklayan Biçer, bu maddenin ihlal edilerek merdiven altı yurtlar açıldığını savunup, şöyle konuştu:
“Yükseköğretim kurumlarında 600 bin öğrenciden 200 bini vakıf ve cemaatlere ait yurtlarda kalıyor. Süleymancılar devletin içine yerleşen korunup kollanan bir grup. Zaman içinde maddi olarak çok güçlendiler. Adana’daki yurt da devletin yurduyken yıkılmış, öğrenciler Süleymancıların yurdunda kalıyor. Yani neden CHP’ye vermiyorlar. Elbette Süleymancılara verecekler. Atatürkçü Düşünce Derneği’ne, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne verecek halleri yok, bu karanlık zihniyetin! Hazine arazileri peşkeş çekilerek Fethullahçıların yurtları yapılmıştı. Bizim zeytin ağacı dikmemize izin verilmeyecek arazilere bu okullar yapılmıştı. Şimdi yıllarca besleyip büyüttükleri Fethullah Gülen cemaatiyle çıkar çatışmasına girdikten sonra, çıkarları çakışınca FETÖ oldu. Merak ediyoruz, şimdi birlikte yürüdükleri Süleymancılarla da çıkarları çatışınca Süleymancılar SÜTO mu olacak? Bütün tarikat vakıfları derhal kapatılmalı.”

Kaynak: Hürriyet

30Görmez: FETÖ/PDY en büyük zararı yüce dinimize vermiştir

Malik GÖDELİNER/ADANA, (DHA)- DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “FETÖ/PDY samimiyet, ihlas ve hayırseverlik gibi dini değerleri, imam, vaiz ve cemaat gibi İslam’ın en temel kavramlarını istismar ederek en büyük zararı maalesef yüce dinimize vermiştir. FETÖ/PDY ile mücadele edilirken başka hak ihlalleri ve mahrumiyetlerin yaşanmaması için de büyük özen gösterilmesi gerektiği izahtan varestedir”dedi.
Adana’da gerçekleştirilen 33’üncü istişare toplantısı sona erdi. Sheraton Otelinde gerçekleşen toplantıya Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, başkan yardımcıları ve 81 il müftüsü katıldı. 3 gün süren toplantıda ’15 Temmuz Süreci ve Din Hizmetlerine Etkisi (Sorunlar ve Çözüm Önerileri)’ ana başlığı altında çalıştaylar ve özel oturumlar düzenlendi. Merkez birimlerinin planladığı çalışmaların sahadaki yansımaları değerlendirildiği toplantı sonunda sonuç bildirgesi Mehmet Görmez tarafından açıklandı. Görmez, Adana’da gerçekleştirilen terör saldırısında ve dün gece meydana gelen yangın faciasında hayatını kaybeden öğrencilerin yakınlarına başsağlığı diledi.
SONUÇ BİLDİRGESİ
15 Temmuz darbe girişiminin din kisvesi altında menfaat devşiren, ayrıştıran ve sinsi planlarıyla toplumumuzun bilincinde derin yaralar açan din istismarcılarına karşı etkin mücadele yürütülmesinin kaçınılmaz olduğu belirtilen sonuç bildirgesinde şu görüşlere yer verildi:
“FETÖ/PDY, samimiyet, ihlas ve hayırseverlik gibi dini değerlerimizi; imam, vaiz ve cemaat gibi İslam’ın en temel kavramlarını istismar ederek en büyük zararı maalesef yüce dinimize vermiştir. FETÖ/PDY, halkımız arasında şüphe, kuşku ve endişe ortamı oluşmasına neden olmuş, milletimizin arasındaki güveni tahrip etmiştir. Ailelere acı, anne babalara hüsran, aldatılmışlara hayal kırıklığı ve pişmanlık yaşatmıştır. Şimdi millet olarak hepimize düşen görev, bu kaygı ve şüphe ortamını ortadan kaldırmak, güveni yeniden her düzeyde tesis etmek için basiretle, var gücümüzle çalışmaktır. Yürütülen hukuki süreçlerde, hak, hukuk, adalet ve masumiyet ölçülerinin ihlal edilmemesi için azami gayretin gösterildiği açıktır. FETÖ/PDY ile mücadele edilirken başka hak ihlalleri ve mahrumiyetlerin yaşanmaması için de büyük özen gösterilmesi gerektiği izahtan varestedir. Toplumun din güvenliğini tehdit eden oluşumların önlenmesi için milletin vicdan hürriyetini güvence altına alacak düzenlemelerin yapılması ertelenemeyecek bir zorunluluktur. Ülkemizde son dönemde görünümleri ve etki alanları giderek artan bir takım türedi dini hareketler dikkat çekmektedir. Şahıs merkezli gelişen bu tür oluşumlar, kendileri dışındaki herkesi karalayarak hatta tekfir ederek çarpık bir din anlayışı oluşturmaya çalışmakta, İslam’ın evrensel değerlerinden uzak kişisel ve hizipsel menfaatleri öncelemektedir. Alternatif Cuma namazları, çarpık fetvaları, sözde eğitim faaliyetleri, ilkesiz radyo ve televizyon yayınları ile taraftar toplamaya çalışan bu grupların toplumsal hasarlarını önlemek için gerekli tedbirler alınmalıdır.
Batı dünyasında Müslümanlara yönelik ayrıştırıcı tutum ve davranışların artması, camilere yönelik saldırıların çoğalması, yurt dışındaki millet varlığımızın sorgulanmaya başlanması kaygı vericidir. Yabancı düşmanlığının radikal bazı siyasiler ve ırkçı söylemlerle tırmanışa geçtiği, İslam ve Müslüman karşıtlığının bazı ülkelerde iç siyasi mülahazalarla sistematik hale getirildiği görülmektedir. Sürecin küresel barış ve güvenliği tehdit edecek bir noktaya doğru çevrildiği esefle müşahede edilmektedir. İletişim araçlarının ve teknolojik imkanların sınır tanımadığı günümüzde, genç kuşaklar birtakım yayın ve telkinlerle bedensel ve ruhsal istismara maruz kalmakta, milli ve manevi değerlerimizden uzaklaşmaya itilmektedir. Bu gidişatın doğuracağı olumsuzlukların önlenebilmesi için gençliğin zihin dünyasını koruyacak, maneviyatlarını güçlendirecek, kimlik ve aidiyet bilinçlerini pekiştirecek çok boyutlu çalışmalar yürütülmelidir.
Camilerin toplumu kucaklayan, vaaz ve hutbeleriyle insanlara yön veren, huzur, güven, birlik ve bütünlük aşılayan manevi merkezler olması, Başkanlığımızın öteden beri üzerinde özenle durduğu asli hedeflerindendir. Bu kapsamda gençlerin, kadınların, çocukların camiyle buluşması daima teşvik edilmeli, engelli vatandaşlarımızın camiye erişimi konusunda yapılan çalışmalar artırılarak devam ettirilmelidir.
Gerek ülkemizdeki muhtaçların gerekse misafir olarak ağırladığımız milyonlarca sığınmacı kardeşimizin yaralarını sarmada, hayata tutunmalarını kolaylaştırmada milletimizin hayır, hasenat, sadaka, zeka gibi bağışların önemli bir payı ve katkısı olduğu açıktır. Zenginlerin malları üzerindeki fakir ve ihtiyaç sahiplerine ait payın dağıtılması, fakirlik, yoksulluk ve yoksunluk içinde yaşayan kesimlerin sorunlarının çözümü için de büyük bir imkandır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu kabil hayri ibadetlere rehberlik yapması görevlerinden bir tanesidir. Başkanlığın bu tür mali ibadetlerin ifasında da halkımıza rehberlik etmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.”

Kaynak: Hürriyet ve Takvim

29FETÖ’den aranan avukat teslim oldu

Ali KADI/NİĞDE, (DHA) – NİĞDE’de FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan avukat Ali Eroğul teslim oldu.
Eroğul’nun avukatı Erkan Şahin yaptığı açıklamada, “Ali Eroğul bugün kendi isteği ve rızasıyla teslim olmaya geldi. Kesinlikle yurt dışına kaçmadı. Niğde’deydi, sürecin durulmasını, sakinleşmesini bekledi. Daha öncede biliyorsunuz Balyoz ve Ergenekon davalarında hepimizin yaşadığı olaylar var. Yani yurt dışından gelen insanlar dahi tutuklandı. 4-5 yıl cezaevinde kaldı. Sonra beraat etti. Yoksa kaçmak gibi bir amacı olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Kaynak: Hürriyet

28Rize’de FETÖ’den 14 polis tutuklandı

Muhammet KAÇAR / RİZE, (DHA) – RİZE’de Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında gözaltına alınan 31 kişi arasında bululan 14 polis tutuklandı.
Rize Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube ekiplerinin 6 ilde gerçekleştirdiği FETÖ operasyonunda, gizli ve örgütsel görüşmelerde ‘ByLock’ programı kullanıcısı olduğu gerekçesiyle 1 komiser, 5 komiser yardımcısı, 14 polis memuru, 3 astsubay, 1 uzman çavuş, 2 özel güvenlik görevlisi ve 5 özel sektör çalışanı gözaltına alındı. Savcılık sorgularının ardından mahkemeye sevk edilenlerden 14 polis tutuklandı, diğerleri adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

27FETÖ’den ihraç edilen 33 öğretmenden 11’i tutuklandı

Mustafa KOZAK/ANTALYA, (DHA) – ANTALYA’da FETÖ soruşturması kapsamında ihraç edildikten sonra gözaltına alınan 33 öğtetmenden 11’i, sevk edildikleri nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Fetullahçı Terör Örgütü ve Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında meslekten ihraç edilen çoğunluğu çiftlerden oluşan 33 öğretmen, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerce gözaltına alındı.
Adliyeye sevk edilen 33 öğretmenden 7’si savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Bir kısmının ByLock kullandığı, bir kısmının ise kapatılan Aktif Sen Eğitim Sendikası üyesi olduğu iddia adilen 26 şüpheli ise savcılık sorgusundan sonra tutuklama talebiyle Antalya 1’inci Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
Şüphelilerden G.Ö., S.A., H.Ö., L.K., G.D., M.A., M.C., Ö.D., O.A., F.A. ve A.S. hakkında tutuklama kararı verildi. 15 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Öte yandan yine FETÖ’ye yönelik soruşturma kapsmında hakkında yakalama kararı bulunan özel güvenlikçi bir kadın da Antalya Adliyesi’ne gelip teslim oldu. Bank Asya’da hesabı olduğu, ByLock kullandığı iddia edilen özel güvenlikçi kadın tutuklandı.

Kaynak: Hürriyet

26Polis ÖSYM’nin kozmik odasında arama yapıyor

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’ndaki (ALES) usulsüzlük iddialarıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının (ÖSYM) “kozmik odası” olarak bilinen Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığında arama başlatıldı.
Usulsüzlük iddiaları nedeniyle Türkiye genelinde özellikle son 5 yıldır yapılan merkezi sınavları mercek altına alan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ALES ile ilgili iddialar üzerine de soruşturma başlatmıştı. ALES ile ilgili soruşturma, KPSS soruşturmasından ayrı yürütülüyor.

ALES’in, 2009-2014 arasındaki oturumlarında kopya çekildiğinin tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı Ender Coşkun’un talimatıyla, bugüne kadar hiç girilmeyen ve ÖSYM’nin “kozmik odası” olarak nitelenen Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığında arama başlatıldı.

Alınan bilgiye göre, aramalarda, soruların hazırlandığı ve yüklendiği sunucularla veri kaybı ve sızıntı önleme programlarının kurulu olduğu sunucu bilgisayarların imajları alınacak. ÖSYM’de soru hazırlama biriminde toplanan sorular, matbaaya giderken TÜBİTAK’ın geliştirdiği “sır cihazı” adı altında bir cihaza kaydediliyordu. Sınavlarda soruların “sır cihazı”na yüklenirken Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından yedeklenerek dışarıya sızdırıldığı tespit edilmişti.

Kaynak: Hürriyet ve Yeni Şafak

25Tekirdağ’da FETÖ operasyonu; 12 mühendis gözaltında

TEKİRDAĞ,(DHA) -TEKİRDAĞ merkezli 4 ilde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 12 mühendis gözaltına alındı.
Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın FETÖ/PDY soruşturması kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından örgütün mühendis yapılanmasına yönelik operasyon gerçekleştirildi. Tekirdağ, Ankara, Bursa ve İstanbul’daki operasyonlarda 12 mühendis gözaltına alındı. Gözaltına alınan mühendisler Tekidağ’a getirilerek geçirildikleri sağlık kontrolünün ardından İl Emniyet Müdürlüğü’nde soruşturmalarına başlandı.

Kaynak: Hürriyet

24Eski Ak Parti Bergama İlçe Başkanı Durmaz FETÖ’den tutuklandı

Bahri KARATAŞ/İZMİR, (DHA) – İZMİR ve Balıkesir’de 10 gün önce FETÖ/PDY operasyonunda göaltına alınan 1’i kadın 42 kişi adliyeye sevk edildi. Sevk edilen şüphelilerden, aralarında eski AK Parti Bergama İlçe Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi olan Mustafa Durmaz’ın da bulunduğu 28 kişi tutuklanırken, 14 kişi ise adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı ile serbest bırakıldı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü suçlar Bürosu Cumhuriyet Savcısı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, ‘Yeğen’ kod adlı gizli tanığın verdiği bilgiler doğrultusunda, 44 kişi hakkında yakalama kararı verdi. Savcılığın talimatıyla geçen 21 Kasım’da polis İzmir ve Balıkesir’de, 1’i kadın 42 şüpheliyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında, geçen eylül ayında AK Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından istifası istenince yönetim kurulu üyeleri ile birlikte istifa eden eski AK Parti Bergama İlçe Başkanı Mustafa Durmaz da yer aldı. Aynı zamanda AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olan Durmaz, diğer şüpheliler ile birlikte Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
Şüphelilerin, FETÖ/PDY’nin toplantılarına katıldıkları, örgüte finans sağladıkları, kurban adı altında vatandaşlardan para toplandıkları ve bunları da yurt dışı seyahatlerinde kullandıkları belirtildi. Emniyet Müdürlüğünde işlemleri tamalanan 42 şüpheli dün adliyeye sevk edildi. Sağlık kontrollerinin ardından, şüpheliler olayı soruşturan cumhuriyet savcısı tarafından dosya üzerinden adli kontrol ve tutuklanma istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Sabaha kadar süren ifade alma işleminin ardından, nöbetçi sulh ceza hakimi aralarında Mustafa Durmaz’ın da bulunduğu 28 kişiyi ‘Silahlı terör örgütü üyesi olmak’ suçlamasıyla tutukladı. Diğer 14 şüpheli hakkında ise yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.

Kaynak: Hürriyet

23Sağlık çalışanlarına FETÖ operasyonu : 41 gözaltı

Hasan BÖLÜKBAŞ/AKSARAY, (DHA) – AKSARAY merkezli 7 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında 41 sağlık çalışanı gözaltına alındı.
Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Aksaray merkezli, Konya, Adana, Sivas, Muğla, Eskişehir ve Kayseri’de, bugün sabah saatlerinde sağlık çalışanlarına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda 13 doktor, 10 sağlık memuru, 8 hemşire, 6 ebe, 2 sağlık teknikeri, 1 şoför ve 1 laborant gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler, sorgulanmak üzere Aksaray Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi.

Kaynak: Hürriyet

22Arınç olaylı Manisa ziyaretinde komutandan bunu istemiş

Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu, yeni piyasaya çıkan kitabında, ManisaGarnizon Komutanı olduğu dönemde şehit ailesi ziyaretine kente gelip protestolarla karşılaşan Bülent Arınç’ın kendisinden isteğini ve bu isteği neden reddettiğini anlatıyor.
Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu’nun yeni kitabı “Beni Hatırlayınız – Cumhuriyet’in Sonbaharı” Asi Kitap’tan yayımlandı.

FETÖ’nün TSK içindeki yapılanmasına karşı nasıl mücadele ettiğini kitabında anlatan Babüroğlu, Bülent Arınç ile ilginç bir anısını da aktardı.

2007’de Manisa’da bir şehit ailesini ziyaret etmek isteyen ve o dönem TBMM Başkanı olan Arınç, protestolarla karşılaşmıştı.

İşte o günlerde Manisa Garnizon Komutanı olan Babüroğlu’nun kaleminden yaşananlar:

YOĞUN PROTESTO

“4 Ağustos 2006’da Yüksek Askeri Şura kararları gereği tuğgeneral rütbesine yükseltildiğimi ve Manisa’ya Tugay Komutanı olarak atandığımı öğrendim, 14 Ağustos 2006’da da Tugay Komutanlığını törenle devraldım.
Tugay komutanlığımın birinci yılı dolmadan, 11 Haziran 2007’de Şırnak’ta şehit düşen Yarbay Melih Gülova için Manisa’da yapılan törene izdiham derecesinde yoğun bir katılım oldu. Camide ve şehit cenazesinin konulduğu top arabasının arkasından yürüyüşte hükümete ve Manisa milletvekili ve Meclis Başkanı Bülent Arınç’a karşı yoğun bir protesto gösterisi yapıldı. ‘Manisa seninle rezil oluyor’, ‘Meclis Başkanı devlet düşmanı’, ‘Arınç dışarı’, ‘AKP, PKK omuz omuza’ sloganları atan kalabalığın tepkisinin büyümesi üzerine, Arınç cenaze kortejinden ayrılmak zorunda kaldı. Şehidin ailesi de Arınç’ın taziyesini kabul etmedi.

Camide, Bülent Arınç bana dönerek, ‘Camide bu şekilde protestonun uygun olmadığını halka siz söylerseniz sizi dinlerler’ diyerek, camideki protesto eden halka duyuru yapmamı istedi. Vali bey yanımızdaydı, Emniyet Müdürü ise üç-dört adım uzağımızdaydı.

OLUMSUZ HABERLER ÇIKTI

Vali Bey ve Emniyet Müdürü dururken Garnizon Komutanı olarak General rütbesiyle böyle bir duyuru yapmam elbette uygun değildi. Ben de Emniyet Müdürüne Arınç’ın bu isteğini ilettim, o da emniyet tedbirleri ile ilgilendiğinden halka böyle bir uyarıyı yapamadı.

Arınç haklıydı elbette, muhtemelen halk beni dinleyecekti; ancak o ortamda , Vali, Belediye Başkanı ve Emniyet Müdürü vardı ve bu duyuruyu yapmak onlara düşerdi. Bu cenaze töreninin ardından, gelecek günlerde sık sık basında benimle ilgili olumsuz haberlerin çıkacağı ve manşet olacağım aklıma gelmemişti.”

Kaynak: Hürriyet

21Bartın’da FETÖ’den 15 akademisyene gözaltı

Ayhan ACAR/BARTIN, (DHA) – BARTIN Üniversitesi’nde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 15 akademisyen gözaltına alındı.
Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada haklarında gözaltı kararı çıkarılan 15 akademisyenin adreslerine polis ekipleri baskın yaptı. Bartın ile birlikte�Karabük, Kocaeli ve Isparta’da yapılan eş zamanlı operasyonlarda 15 akademisyen gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde ve üniversitedeki odalarında da arama yapıldı. Aramalarda delil niteliği taşıyan belge ve dökümanlara el konuldu.

Kaynak: Hürriyet

20FETÖ’nün Telekom yapılanması soruşturması: 6 yönetici tutuklandı

Ümit TÜRK/İSTANBUL, (DHA) FETÖ’nün Telekom yapılanmasına yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 22 üst düzey Telekom çalışanı hakkında gözaltı kararı çıkarılmış, 13 kişi yakalanarak gözaltına alınmıştı. Emniyette 8 gün gözaltında kalan 13 şüpheliden S.E., O.T., R.K., C.Ö., O.C. ve K.K. isimli 6 kişi çıkarıldıkları Nöbetçi Hakimlik tarafından “Terör örgütü üyeliği” suçundan tutuklandı. Diğer 7 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

TUTUKLU SAYISI 69’A YÜKSELDİ

Soruşturma kapsamında daha önce 144 şüpheliden 63’ü terör örgütü üyeliği suçundan tutuklanmıştı. Tutuklananların 57’sinin Bylock kullandığı ortaya çıkmıştı. Son tutuklamalarla birlikte tutuklu sayısı 69’a yükseldi. 9 kişinin aranmasına devam edildiği belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

1915 Temmuz Darbesi’nin iddianameye yansıyan kronolojisi

Ümit TÜRK/İSTANBUL, (DHA) FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin askerlere yönelik açılan ilk iddianamede, darbe girişiminin kronolojisine yer verildi. İddianameye göre darbe girişiminin ayak sesleri 15 Temmuz’da, Ankara’da 22.05 sıralarında savaş uçaklarının alçak uçuş yapmaya başlamasıyla belirdi. 22.10 : Boğaziçi Köprüsü işgal edildi. 23.10: Başbakan konuştu. 00.37 : Cumhurbaşkanı konuştu. 01.40’da Boğaziçi Köprüsü’nde darbeye direnen göstericilerin üzerine ateş açıldı.
İLK İŞARET ANKARA’DA ALÇAK UÇUŞ ARDINDAN BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ’NÜN ELE GEÇİRİLMESİ
İddianamede, darbe girişiminde bulunan TSK içerisindeki bir grup askerin ilk olarak Ankara’da 22.05 sıralarında savaş uçaklarına alçak uçuş yaptırdıkları, 22.10’da ise bir grup askerin Boğaz Köprüsü’nü tek yönlü trafiğe kapatarak darbe girişimini başlattıkları kaydedildi. Bu dakikalarda Türkiye genelinde birçok kamu binası önünde asker ve polisin karşı karşıya gelmeye başladığı takip eden dakikalarda ise Ankara’da MİT binası ve Genelkurmay Başkanlığı Karargahına helikopterden ateş açıldığı, saat 22.35 sıralarında ise Atatürk Havalimanı’na askerlerin tankla gelerek kontrol kulesine girdikleri belirtildi.
MECLİSTEKİ TÜM PARTİLER DARBE GİRİŞİMİNİ KINADI
23.10’da Başbakan Binali Yıldırım’ın yaşananları “Kalkışma” olarak niteleyerek, “Türk ordusu içerisindeki bir grubun darbe girişiminde bulunduğunu” duyurduğu, Mecliste grubu bulunan tüm partilerin darbe girişimini kınadıkları anlatıldı. Saat 23.25 sıralarında darbecilerin sosyal medyaya erişimi engellendiği, ancak erişim engelinin kısa bir süre sonra kaldırıldığı, saat 23.45 sıralarında ise darbe girişimi yapan grubun TSK’nın akredite gazetecilerle iletişim için kullandığı e-posta hesabından, “Kontrolün tam olarak ele alındığına” dair mesaj gönderildiği belirtildi.
“TEPKİ GÖSTEREN VATANDAŞLAR SOKAĞA DÖKÜLDÜ”
Saat 23.50 sıralarında Ankara’nın dört bir yanından güçlü patlama sesleri geldiği, darbe girişimine tepki gösteren vatandaşların sokaklara dökülmeye başladığı, 00.15 sıralarında ise darbe girişiminde bulunan askerler tarafından TRT binasının basılarak bir spikere, “Yurtta Sulh Konseyi” adına bildiri okuttukları, akabinde Milli Savunma Bakanı’nın bildiriyi korsan bildiri olarak nitelendiren bir açıklama yaptığına yer verildi.
“CUMHURBAŞKANI FACETİME ÜZERİNDEN CNN TÜRK KANALINA DEMEÇ VERDİ”
Saat 00.37 sıralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, FaceTime üzerinden CNN Türk’e demeç verdiği ve darbe girişiminin, “Silahlı güçler içerisindeki küçük bir azınlığın kalkışması” olarak nitelediği ve vatandaşlardan hükümete destek için sokağa çıkmalarını istediği anlatıldı.
“MECLİSE 4 BOMBA ATILDI”
İddianamede yer alan bilgilere göre, saat 01.00’dan 04.00’a kadar ise şu olaylar yaşandı:
“Saat 01.10 sıralarında Sikorsky tipi askeri helikopter TÜRKSAT uydu istasyonunu vurdu. Saat 01.21 sıralarında İçişleri Bakanı Efkan ALA, Genelkurmay Başkanlığı, TSK ve polisin ülkedeki darbe girişimine müdahale ettiğini açıkladı ve darbe planlayıcılarını “Çete” olarak tanımladı. Saat 01.40 sıralarında Boğaziçi Köprüsü’nü geçmeye çalışan protestocuların üzerine ateş açıldı, camilerden sela okunarak halka darbe girişimine karşı sokaklara çıkma çağrısı yapıldı. Saat 02.21 sıralarında Ankara Emniyet Müdürlüğü’nü de vuran ve en az 17 polisin şehit olmasına neden olan askeri helikopter Gölbaşı’nda düşürüldü. Saat 02.25 sıralarında Taksim Meydam’nda mevzilenen bir grup asker giderek sayıları artan protestocuları dağıtmak için havaya ateş açtı. Saat 02.50 sıralarında F-16’lar ve askeri helikopterler TBMM binasını vurmaya başladı. Meclisin giriş kapıları yakınlarına sabaha kadar toplam 4 bomba atıldı. Milletvekilleri ve basın mensupları sığınağa geçti. Saat 03.23 sıralarında Hürriyet Gazetesi otoparkına inen bir grup havaya ateş açmak ve güvenlik görevlilerini yere yatırmak suretiyle binaya girdi. Bir subay, “Ateş etmekten çekinmeyin” diye bağırdı. Hurriyet.com.tr çalışanları da dahil olmak üzere herkes zorla dışarı çıkarıldı. CNN Türk stüdyolarına ve rejiye müdahale edildi”
“CUMHURBAŞKANI HAVALİMANI’NDA KONUŞMA YAPTI”
Saat 04.07 sıralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk Havalimam’nda kendisini karşılayan kalabalığa bir konuşma yaptığı ve “Bu bir ayaklanma, ihanet, vatana ihanet hareketidir. Bunun bedelini çok ağır ödeyecekler” dediği aktarılan iddianamede, 05.02 sıralarında Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamayla “Tehlike henüz geçmiş değil. Millet sokaklarda olduğu ve vatanına sahip çıktığı müddetçe darbeci hainler bu aziz millete diz çöktüremeyecek” denildi.
08.11 SIRALARINDA İSTANBUL’DA HAYAT NORMALE DÖNDÜ
“Saat 05.10 sıralarında Doğan Medya Center’ı basan askerler polis tarafından gözaltına alındı. Çalışanlar, binaya dönmeye başladı. 06.26 sıralarında Cumhurbaşkanlığı külliyesi çevresinden dumanlar yükseldi. 06.42 sıralarında Boğaz Köprüsü’ndeki askerler teslim oldu. 07.52 sıralarında Genelkurmay karargahından çıkan bir tanktan, barikat olarak bekleyen kamyonlara ateş açıldı. 08.04 sıralarında Harbiye Ordu Evi ve TRT Radyo binası polis tarafından kontrol altına alındı. 08.11 sıralarında İstanbul’da uçak, metro ve vapur seferleri yeniden yapılmaya başlandı. 08.16 sıralarında gece boyunca tanklarla kapatılan Boğaziçi Köprüsü, askerlerin teslim olmasının ardından kısmen trafiğe açıldı. 08.43 sıralarında Boğaziçi köprüsü terkedilen tankların çekilmesi için çift yönlü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ise Avrupa yakası istikametine trafiğe kapatıldı”
“GENELKURMAY BAŞKANI VE CUMHURBAŞKANI GENEL SEKRTERİ KURTARILDI”
Saat 08.55 sıralarında rehin alınan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga kurtarıldı. 09.33 sıralarında Kuleli Askeri Lisesi’nde 80 öğrenci gözaltına alındı. 09.45 sıralarında Genelkurmay Karargahındaki 200’e yakın silahsız er-erbaş teslim oldu. 09.56 sıralarında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü trafiğe açıldı. 10.07 sıralarında Genelkurmay Başkanlığından çıkan 700’e yakın silahsız er ve erbaşın polise teslim oldu.
ORGENERAL ÜMİT DÜNDAR: DEMOKRASİNİN YANINDA YER ALARAK DARBE GİRİŞİMİ ÖNLENMİŞTİR
11.01 sıralarında Genelkurmay Başkanı Vekili Orgeneral Ümit Dündar, “Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Bakanlarımız ve TBMM, TSK ile tam birdayanışma içinde demokrasinin ve hukukun yanında yer alarak bu darbe girişimini önlemiştir” şeklinde bir açıklama yaptı. 12.10 sıralarında İstanbul’u da kapsayan Marmara Bölgesi üzerindeki hava sahası tüm sivil hava araçlarının uçuşuna kapatıldı.

Kaynak: Hürriyet

18Karacabey’de FETÖ operasyonu: 7 gözaltı

Yasin KESKİN/KARACABEY (Bursa), (DHA)- BURSA’nın Karacabey İlçesi’nde, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 7 kişi gözaltına alındı.
Karacabey’deki soruşturma kapsamında, 5 eve operasyon düzenlendi. Operasyonda öğretmenlikten ihraç edilen Birol A., Emine A., Bünyamin D., Ümmühan D., Ahmet G., Ender Mesut B. ve Tuncay B., ‘terör örgütüne üye olmak’ suçlamasıyla gözaltına alındı.
Gözaltına alınan Birol A., Emine A., Bünyamin D., Ümmühan D. ve Ahmet G. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, FETÖ ile bağlantılı Aktif Eğitim-Sen Karacabey Temsilcisi Ender Mesut B. ve Tuncay B.’nın ise sorgulanmasına devam ediliyor.

Kaynak: Hürriyet

17Çorum’da 30 öğretmene FETÖ gözaltısı

ÇORUM,(DHA)-ÇORUM’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, bir süre önce görevden uzaklaştırılan 30 öğretmen gözaltına alındı.
Çorum İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri FETÖ/PDY soruşturması kapsamında öğretmenlere yönelik bir operasyon başlattı. Bir süre önce görevden uzaklaştırılan 30 öğretmen, polis tarafından gözaltına alındı. Şüphelilerin bazılarının Bylock kullandıkları belirtilirken, aralarında bulunan 3 kişinin de ‘Asker imamı’ oldukları belirlendi. Soruşturma sürüyor.

Kaynak: Hürriyet

16Siirt merkezli 9 ilde FETÖ operasyonu; 18 gözaltı

SİİRT, (DHA) – SİİRT Emniyet Müdürlüğü’nün yürüttüğü ve Siirt merkezli 9 ilde düzenlenen FETÖ/PDY operasyonu kapsamında 18 kişi gözaltına alındı.
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile Siirt merkezli, Adana, Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis ve Mersin’de FETÖ/PDY operasyonu kapsamında tespit edilen adreslere eş zamanlı baskınlar yapıldı. Siirt Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:
“Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzce FETÖ/PDY terör örgütüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Siirt merkezli Adana, Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis ve Mersin’de 29.11.2016 günü operasyon gerçekleştirildi. FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı, iltisak ve bağlantısı olduğu değerlendirilen şüpheli 18 şüpheli eş zamanlı yapılan operasyonlarda gözaltına alındı. Firari bir şüphelinin yakalama çalışmaları devam etmektedir.”

Kaynak: Hürriyet

15FETÖ’den aranan memur yakalandı

Soner GÜLEZER/GÖLCÜK (Kocaeli), (DHA) – KOCAELİ’nin Gölcük İlçesi’nde, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında aranan memur yakalandı.
Bir kuruluşta memur olarak çalışan M.F.D. görevinden ihraç edilirken, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında aranması üzerine jandarma memurun baba evine baskın düzenledi. M.F.D. Gölcük Örcün Mahallesi’nde oturan babasının evinde gözaltına alındı. M.F.D. Gölcük Jandarma Komutanlığı’na götürüldü.
M.F.D. ifadesinin alınmasının ardından adliyeye sevk edildi. M.F.D. daha sonra hakkındaki soruşturma nedeniyle Düzce’ye gönderildi.

Kaynak: Hürriyet

14Burdur’da FETÖ’den 2 tutuklama

Mesut MADAN/BURDUR, (DHA) – BURDUR’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 2 kişi tutuklandı.

Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Burdur Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 3 şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 2’si sulh ceza hakimliğince ‘terör örgütü üyesi olmak’ suçundan tutuklanırken, diğeri adli kontrolle bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

13Hatay’da FETÖ/PDY operasyonu: 31 polis gözaltına alındı

Ramazan ÇELİK/HATAY, (DHA) – HATAY’da Fethullahçı Terör Örgütü’nün şifreli haberleşme programı ByLock kullandıkları iddia edilen 31 polis gözaltına alındı.
Hatay Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen EFTÖ soruşturması kapsamında, haklarında yakalama kararı bulunan 31 kişinin adreslerine eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonda daha önce meslekten ihraç edilen polislerin de bulunduğu 31 polis gözaltına alındı. Gözaltına alınan polisler sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Daha önce de FETÖ’nün gizli haberleşme programı Bylock kullandıkları iddiasıyla savcılığa sevkedilen 29 polisten 26’sının da tutuklanmış, 3 polis ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı

Kaynak: Hürriyet

12Erdoğan’ı öldürmeye gittiler

Marmaris iddianamesi: Baskını yöneten Tümgeneral Sönmezateş, “Teslim ol deyin… Direnirlerse çatışın” dedi. Ancak sanıklar suikast planlıyordu, beyanları samimi değil
15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaldığı Marmaris’teki oteli basarak 2 polisi şehit eden suikastçılara 6’şar kez ağırlaştırılmış müebbet istenen 221 sayfalık iddianamede, suikast timinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a suikast hazırlığı içinde oldukları, sağ teslim alma konusundaki beyanlarında samimi olmadıkları ifade edildi.

‘SEN EKİBİ KUR, SİLAHLARI BEN BULURUM’
İddianameye göre, baskını planlayıp yöneten Gökhan Şahin Sönmezateş, 14 Temmuz’da Ankara’da, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli olan ve suikastçıların komutanlığını yapan Binbaşı Şükrü Seymen’e, “Sen dahil 12 kişilik tim hazırla. Silahı, teçhizatı, helikopteri ben tedarik edeceğim. TSK yönetime el koyacak” dedi.
Suikast timindeki Özel Kuvvetler personelini Binbaşı Şükrü Seymen, MAK personelini Taner Berber, SAT personelini de Özay Cödel seçti. Şükrü Seymen gruba “Cumhurbaşkanı’nın yanında 3-4 kişilik bir koruma ekibi var ve tatil modundalar. Operasyonu Özel Kuvvetler yapacak, MAK ekibi geri emniyeti alacak” dedi. Gökhan Şahin Sönmezateş de, “Teslim ol çağrısı yapılacak. Silahlı mukavemet olursa çatışılacak” dedi.

ERDOĞAN’IN YERİNİ YAVERİ SÖYLEDİ
Suikastçılar, Çiğli 2. Ana Jet Üssü’nde hazırlık yaparken, saat 00.05’te üsse gelen Cumhurbaşkanlığı başyaveri Ali Yazıcı, Erdoğan’ın yerini haber verdi.
2’si Cougar, biri de Sikorsky 3 helikopterle saat 03.30’da otel bahçesine giren suikastçılar, “Tayyip’in villaları nerede” diyerek, Cumhurbaşkanını aramaya başladı. Binbaşı Şükrü Seymen, koruma polisi Mehmet Çetin’i şehit etti. Seymen, Emniyet Amiri Murat Bayrak’ı da, “Nerede o hırsız? Nereye gittiğini söyle yoksa bacağına ateş ederim” diye tehdit etti. Şükrü Seymen ayrıca polislere, “Silahsız olarak dışarıya çıkın yoksa içeriye roket atacağım” diye bağırdı.

PİLOTTAN, GÜLEN BEDDUASI ÇIKTI
Zekeriya Kuzu kaçarken, polislerden Mustafa Üstündağ, Metin Yılmaz ve Hamza Eroğlu’nun kimlikleri ile cüzdanlarını da gasp etti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı bulmayan darbeciler, Sönmezateş’in helikopterden verdiği talimatla polisleri, “Arkanızı dönerseniz ölürsünüz” diye tehdit edip otelden ayrıldı.
Sikorsky helikopterden koruma polislerine ateş açan Haldun Gülmez’in üzerinden çıkan, el yazısı ile yazılmış “H.E. Duaları” (Hoca Efendi Duaları) başlıklı kâğıtta, “Kulun Tayyip Erdoğan’ın şerrinden, ordularının, etbaının ve taraftarlarının şerrinden, cin ve insanların şerrinden kendinden başka ilah olmayan ve semayı, yerin üzerine izni olmaksızın düşmekten alıkoyan Allah’a sığınırım (…)” şeklindeki Fetullah Gülen bedduası çıktı.

Kaynak: Sabah ve Yeni Şafak

11‘Gülen için, elimdeki bombayı patlatırım’

İstanbul’daki ilk 15 Temmuz iddianamesinde itirafta bulunan cuntacılar “Darbe emrini Gülen verdi” dedi. “Gülen için elimdeki bombanın pimini çekerim” diyen subay ile suikast timinin detayları da iddianameye girdi
1 5 Temmuz darbe teşebbüsüne katılan İstanbul’daki askerler hakkında hazırlanan ilk iddianamede, 2 kez Gülen’le yüz yüze görüşen albaydan, “Hoca Efendi için elimdeki bombanın pimini bile çekerim” diyen subaya kadar onlarca delil sıralandı. 189 sayfalık iddianamede ifade ve itiraflarına yer verilen pek çok isim, darbe girişimi emrini veren kişinin Fetullah Gülen olduğunu açıkladı.

ÖKSÜZ, PLANI GÜLEN’E GÖTÜRDÜ

Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız:
Üsteğmenken FETÖ’ye katıldım. 15 Temmuz öncesi 9 günlük bayram tatilinde Ankara’da bazı askerlerle birlikte darbe planlamasına ilişkin toplantı yaptık. Bu toplantıya Adil Öksüz de katıldı. Öksüz, “Ben bu çalışmaları ABD’ye gidip Fetullah Gülen hocama sunacağım” dedi. Darbeye karşı olan generalleri rehin alma görevi bana verildi. Bunlardan ikisini rehin aldım.

Adana’da gizli tanık Sel:
Askeri lise sınavlarına girme teklifini yapan abi bana, “Hoca efendiyi korumak için elinde bir el bombası olsa onun pimini çeker misin, kendini feda eder misin” diye sordu. Ben de “Evet” dedim. Kuleli sınavına girmeden 2 gün önce çıkabilecek 50 soruyu verdiler.

Jandarma Albay Arif Kalkan:
Askeri lisede FETÖ’ye katıldım. Gülen’le 2 kez yüz yüze görüştüm. Birinde Gülen bana ‘Baki’ kod adını verdi. Toplantıda, Güvercinlik’teki bir kısım generalleri rehin alıp Akıncılar’a götürme görevi verildi. Darbenin talimatını bize Türkiye’de bulunan örgüt yöneticileri aracılığı ile Gülen verdi.

Tutuklu astsubay Rifat Çelik:
15 Temmuz’da 3 kişi helikopterle yükseldik. Binbaşı Ahmet Güzel helikopterdeki üçüncü kişiye devamlı “Abi” diye hitap ediyordu. Bu kişi sivil kıyafetliydi ve tabanca taşıyordu. Hiç konuşmuyordu. Yeşilköy Askeri VIP Apronu’na indik. Binbaşı, “Sıkıyönetim ilan edildi, bundan sonra her emir sorgusuz yerine getirilecek” dedi.

‘CEHENNEMİ YAŞATACAĞIZ’

Cumhurbaşkanı koruma polisi Murat Bayrak:
Otele saldıran teröristler, “Hani lan inlerimize girecektiniz, biz sizin inlerinize girdik. Nerde o? Çabuk söyleyin nereye gitti” diye sordular. Bir polis memuru teröristleri Cumhurbaşkanı’nın kaldığı villaya götürdü. Villayı otomatik silahlarla taradılar.

Marmaris suikast timinden Serkan Elçi:
Zekeriya Kuzu Cumhurbaşkanı’nı bulamayınca koruma polislerine “Size cehennemi yaşatacağız, daha yeni başlıyor” deyip küfretti. “Hani inlerimize girecektiniz, hırsızın evlatları, kafanızı kaldırdığınızda sizleri öldürürüz. Nerede o hangi helikopterle gitti, hangi havalimanına inecek” dedi.

İLK İŞ HAPİSTEKİLERİ ÇIKARMAKTI

İzmir’de Şapka kod adlı gizli tanık:
Telefonuma kurulan program üzerinden sorumlularım olan Cihan ve Osman abileri görebiliyordum. Adil Öksüz bir konuşmasında, 15 Temmuz’da yapılacak ilk işlerden birinin tutukluları çıkarmak olduğunu söyledi. Ayrıca, ‘Arkadaşlar biraz önce içerideki odadan büyüğümüzle görüştüm. Sizlere selamı var” demişti. Büyüğümüz dediği kişinin Fethullah Gülen olduğunu düşünüyorum.

Paşa kod adlı astsubay Zekeriya Kuzu:
FETÖ yapılanmasında faaliyet yürüttüm. Sadece kod adını bildiğim bir abi ile sürekli görüşüyordum. Bana 1 dolarlık banknot vererek, bu parayı Gülen’ingönderdiğini ve her zaman cüzdanımda taşımamı söyledi.

Akar’ın yaveri Yarbay Levent Türkkan:
Örgütün talimatıyla Genelkurmay Başkanı ve 2. Başkanı’nın odasına dinleme cihazıyerleştirdim.

Başbakanlık Özel Kalem Görevlisi Muhammet Uslu:
Dinleme cihazlarını Türkkan’a ben verdim.

Helikopter pilotu Beniz Aldemir:
Ankara Emniyeti’ni bombalayan helikopter pilotları Yarbay Erdal Başlar ve Binbaşı Sadullah Abra ile MİT’e ateş eden Yarbay Murat Karataş ve Binbaşı Taha Fatih Çelik de benim gibi FETÖ mensubu.

Ankara’da sivil hedeflere atış yapan Kara Pilot Yarbay İlkay Ateş:
Küçük yaşlardan itibaren FETÖ bünyesinde yer aldım.

Kaynak: Sabah ve Takvim

10FETÖ’ye ‘kelepçe’

Adli kontrol şartıyla salınan 218 FETÖ’cü dahil 2 bin 902 kişi elektronik kelepçe ile izleniyor. Şüpheli, adli kontrolü ihlal ederse de sistem başkentteki merkeze sinyal yolluyor
Adalet Bakanlığı, mahkemelerin adli kontrol altında tutulmasına karar verdiği 218 FETÖ’cüyü, elektronik kelepçe ile izlemeye aldı. Şüpheli, belirlenen alanı terk ederse sistem Ankara’daki merkeze sinyal gönderiyor. SABAH, 2013’ten itibaren uygulanmaya başlanan elektronik izleme sisteminin yönetildiği merkezi görüntüledi. Şimdiye kadar 22 bin kişinin izlendiği merkezden halen bileğinde elektronik kelepçe olan 2 bin 902 kişi takip ediliyor. 24 saat süren izleme işlemini, 46 personel gerçekleştiriyor. Sistemin yönetiminden sorumlu olan Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, aralarında eski HSYK üyeleri Ahmet Hamsici, Mustafa Kemal Özçelik ve Kerim Tosun’un da bulunduğu 218 FETÖ şüphelisinin bu şekilde izlendiğini kaydetti. Yıldırım sistem hakkında da şu bilgileri verdi:
Mahkemeler, şartlı salıverilme sonrasında izlenmesinde yarar görülen şüphelilerle tutuklular hakkında; cezanın konutta infazı, belirli yerlere gitmeyi yasaklanma, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmeme, mağdura yaklaşmama ve evde alkol kullanımının yasaklanması gibi yöntemler içeren “izleme” kararı alıyor. Bu kararlar, Adalet Bakanlığı’na bildiriliyor.
Bakanlık, izlenecek kişinin ayak bileğine, kol saati şeklinde elektronik kelepçe takıyor ve kendisine cep telefonu büyüklüğünde “el takip cihazı” veriyor.
Kişi, hakkındaki izleme kararını çiğnerse sistem Ankara’daki merkeze sinyal gönderiyor.
Sinyali alan personel, aynı zamanda konuşma özelliği de bulunan el takip cihazını arayarak izlenen kişiye, “Geri dönün” uyarısında bulunuyor. Kişi çağrıya uymazsa, bölgedeki polis veya jandarma ile şüphelinin konum bilgileri paylaşılıyor.

Kaynak: Sabah

9İhanetin itirafı

FETÖ/PDY soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade veren ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan itirafçı asker İ.C., TSK’nın istihbarat bilgilerini örgüt lehine kullandığını itiraf etti
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade veren ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan asker, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) istihbarat bilgilerini örgüt lehine kullandığını itiraf etti. FETÖ’nün darbe girişiminin ardından gözaltına alınan İ.C, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada, örgütle nasıl tanıştığını, askeriyeye girişini, örgütle temasını, üyelerin kullandığı cep telefonlarının özelliğinin yanı sıra askeri istihbarat bilgilerini FETÖ lehine kullanmak için temin ettiği, terfi alacak askerleri örgüte kazandırmak için yaptıkları çalışmaları anlattı. İtirafçı İ.C: “(ByLock) Uygulamayı, 2015 yılının ocak ayına kadar kullandım. Vedat, bu program üzerinden Urfa’da jandarmanın yaptığı önemli operasyonları, ele geçirilen mühimmatları veya terör olaylarını bildirmemi istiyordu. Ben de bu program üzerinden 8-10 ayrı sansasyonel nitelikte terör ve istihbari konuları bildirdim” dedi. FETÖ ile irtibatının ücretsiz olarak gittiği dershane yıllarında başladığını anlatan İ.C.’nin itirafları: 6 İLDE FETÖ OPERASYONU

 

BYLOCK ÖNCESİ KİŞİYE ÖZEL TELEFON
İC.C. Şanlıurfa’da görev yaptığı sırada kod adını “Vedat” olarak bildiği örgüt “abisinin” bu tarihten sonraki bir görüşmede eski tip telefonu alarak, akıllı telefonuna ByLock uygulamasını indirdiğini, kullanıcı adı ve parolayı tanımladıktan sonra da kendisine verdiğini anlattı. İfadesinde örgütle temasından eşinin bile haberi olmadığını, 17-25 Aralık’tan sonra da mesafeli durduğunu belirterek, yaptıkları için pişman olduğunu belirtti.

Kaynak: Sabah

8‘Kocam firarda ama mesleğe geri alın’

HSYK FETÖ ile bağlantıları nedeniyle meslekten çıkarılan 3 bin 390 hâkim-savcının yaptığı itirazları reddetti. HSYK’nın kararı dün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ret kararında ilginç bir detay yer aldı.

34’ÜNÜN EŞİ BAŞVURDU
HSYK’nın usul hatası nedeniyle reddettiği başvuruların sahiplerinin kaçak oldukları belirlendi. Kaçak durumdaki hâkim-savcılardan 34’ü, HSYK kararına itiraz başvurularını eşleri aracılığıyla yaptı. Bazıları da anne-babaları ile başvuru yaptı. Bu şekilde başvuruda bulunan 38 firari hâkim-savcı arasında eski Yargıtay üyeleri Yüksel Hız, Sefa Mermerci, Murat Ferat, Ali Akın, Danıştay Üyesi İbrahim Arslan ve Selam Tevhid soruşturmasını yürüten eski Savcı Adnan Çimen de yer alıyor.

Kaynak: Sabah

İzmir merkezli 6 ilde FETÖ operasyonu

İzmir merkezli 6 ilde gerçekleştirilen FETÖ operasyonunda 48 kişi gözaltına alındı.

Kaynak: Star

7Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast için radar sistemini kapatmışlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele, saldırı düzenleyen darbecilerin dost-düşman tanıma sistemi IFF’yi kapattıkları tespit edildi.

Hilal YILDIRIM – Mustafa İNCİ

15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele, saldırı düzenleyen 47 darbeci asker hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. Darbecilerin o gece deşifre olmamak için dost-düşman ayrımının yapılmasını sağlayan ‘IFF’ sistemini kapattıkları ortaya çıktı.

Darbeci albay devrede

IFF sistemi kapalı olduğu için helikopterin kim olduğu tespit edilemedi. Darbeci Albay Cenk Bahadır Avcı, helikopterin harekata karışanlardan olmadığına ikna ederek yakıt yüklenmesi talimatını verdi. Erdoğan’ın koruma ekibinin kaldığı odaya atılan bombanın TNT patlayıcı olduğu tespit edildi. Gökhan Sönmezateş ile Şükrü Seymen’in 14 Temmuz tarihinde Ankara’dan İstanbul’a uçakla birlikte geldikleri ortaya çıktı.

Yerini söyle yoksa sıkarım

İddianamede, Seymen’in emniyet amiri Murat Bayrak’a “Cumhurbaşkanının nereye gittiğini çabuk söyle yoksa bacağına ateş ederim” şeklinde tehdit ettiği kaydedildi. Murat Köse’nin, Gökhan Şahin Sönmezateş’e korumaların çok olduğu, kendilerinin yetersiz olduğunu ve Cumhurbaşkanı’nın nasıl sağ salim alınacağını sorduğu, Sönmezateş’in cep telefonudan ülke yönetimine el koyulduğu mesajını göstererek, emrin yerine getirilmesini istediği aktarıldı.

Kaynak: Akşam

6Çalıntı sorular savcıdan

2012’deki Polis Akademisi sınav sorularının sızdırılmasına ilişkin soruşturmada, sınav sorularını sızdıran ve öğrencileri yetiştiren 8 kişilik yapı deşifre edildi. Yapının liderliğini ise FETÖ’nün sözde abisi “Tarık” kod adlı tutuklu eski savcı Aykut Coşar’ın yaptığı belirlendi.

Ankara Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosundan sorumlu Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Necip Cem İşçimen’in koordinatörlüğünde yürütülen ve Polis Akademisi yazılı giriş sınavı öncesi soruların FETÖ’ye mensup şahıslar tarafından edinilip, sınava giren adaylara verilerek sınavda yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada operasyonların büyük kısmı tamamlandı. Gerçekleştirilen soruşturmalar kapsamında soruları sızdıran ve öğrencileri yetiştirenlerin bulunduğu 8 kişilik yapının içerisinde örgütün sözde abileri ve öğrencilerin yer aldığı tespit edildi.
KOD ADI TARIK
Örgütün Polis Akademisi sınavına ilişkin yapısını 9 Kasım ve 28 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında tutuklanan şüpheliler oluşturdu. Söz konusu yapının başında ise 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmalar kapsamında meslekten ihraç edilen ve tutuklanan “Tarık” kod adlı eski Gaziantep Cumhuriyet Savcısı Aykut Coşar’ın bulunduğu belirlendi. Yapıda örgütün sözde abileri Hamza Öztürk, Abdurrahim Metin, Hamit Barışan ile öğrenciler Ahmet Özlü, Erkin Eren, Volkan Özkan ve Samet Özkürkçü yer aldı.
YURTTA DAĞITTILAR
Coşar’ın yapı içerisinde aktif rol aldığı ve bu kapsamda örgütün faaliyetleri çerçevesinde öğrencileri yetiştirip sınav sorularının dağıtımını sağladığı öğrenildi. Coşar’ın lise döneminde, üniversite sınavında da dereceye girdiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında, ifadesine başvurulan örgüt mensupları beyanlarında, FETÖ mensuplarınca, 2012 Polis Akademisi sınav sorularının, sınav öncesi ele geçirilerek, aynı yapılanmaya mensup adaylara İstanbul’un Bahçelievler semtindeki “Hafızali” adlı öğrenci yurdu ile aynı ildeki başka bir öğrenci yurdunda verildiği tespit edildi.
Asıl listeden kazanan 198 şüpheli
Sınavda sorulan 100 sorudan 90’ının önceden sızdırıldığı tespitinin yapıldığı soruşturmada, sözde cemaat abisi kişilerin öğrencilere, “Sizin yeriniz Polis Akademisi, Harp Okulları. Buralara kafirler mi yerleşsin, siz oralara yerleşin ki İslam’a hizmet edin” şeklinde telkinde bulundukları belirlendi. Soruşturma kapsamında, sınavı asıl listede kazanan 200 kişiden 198’inin kuvvetli suç şüphelisi, 2 kişinin ise şüpheli olduğu tespit edildi. Sınavı yedek listede kazanan 200 adaydan ise 55’inin kuvvetli şüpheli, 14’ünün şüpheli olduğu belirlendi. Kuvvetli şüpheli olduğu tespit edilen sınava giren adaylardan gözaltına alınan 33 kişi, 9 Kasım tarihinde Ankara’da adliyeye sevk edilmiş, 9 şüpheli tutuklanmıştı, 24 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan şüphelilerden 21’i ise gözaltında bulundukları sırada itiraflarda bulunmuşlardı. Soruşturma kapsamında başlatılan başka bir operasyonda ise 15 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 11 şüpheli tutuklanmıştı.

Kaynak: Yeni Şafak ve Takvim ve Türkiye

515 Temmuz gecesinin telsiz konuşmaları kan dondurdu

Darbe girişimi iddianamesine, 15 Temmuz gecesi üst rütbeli şüphelilerin ’Irmak’ kod adlarını kullanarak yaptıkları telsiz konuşmalarını kaydetmekle görevlendirilen uzman çavuşun notları yansıdı.

İddianamede, 1. Tank Tabur Komutanı Şakir Çınar’ın, özellikle zimmeti olmayan piyade tüfekleri dağıtılan askerlerle yaptığı toplantıda, “Direnen polis, asker veya sivil kim olursa vurulacağı” şeklindeki sözlerine yer verildi.

İddianamede, Maltepe 2’inci Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda 15 Temmuz 2016 günü karargah nöbetini ifa eden Uzman Çavuş Fatih Yayabaşı’nın, vardiya Amiri Süleyman Akgün’ün emri ile telsiz başına geçirildiği ve yine emir üzerine telsiz konuşmalarını not alarak parafladığı kağıtları kendi rızası ile bizzat görevlilere teslim ettiği anlatıldı. Teslim edilen 3 sayfalık notun ve 1 adet kodların bulunduğu listede yapılan incelemede, darbe kalkışmasının İstanbul ayağında aktif olarak görev alan şüphelilerin önceden planlanan görev dağılımına göre kod isimleri kullandıkları hatırlatıldı.

“IRMAK 81” kodunu kullanan Kurmay Yarbay Şakir Çınar’ın Sabiha Gökçen Havalimanı’nın kontrolünün sağlanmasında görevli olduğu ve telsiz konuşmalarının bu durumu teyit ettiği belirtilen iddianamede, “IRMAK 1” kodunu kullanan Tuğgeneral Özkan Aydoğdu’nun kalkışmaya 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı’ndan katılan unsurları koordine ettiği kaydedildi.

“HALK DİRENİNCE ‘TAKVİYE SEVKİ’ ANONSU”
İddianamede, “Tutulan notlara göre ‘IRMAK 5’ telsiz kodunu kullanan Kurmay Yarbay Fatih Karakaya ile ‘IRMAK 121′ telsiz kodunu kullanan Kurmay Binbaşı Zafer Gümüş’ün, muhtemelen darbe kalkışmasının olumsuz yönde seyir etmesi ve intikal edilen bölgelerde sivil halkın direnci ile karşılaşılması üzerine takviye amaçlı unsurların sevk edilmesi hususunda telsiz anonsları yaptıkları” vurgulandı.

“BASIP GEÇİN”
“IRMAK 81” kodunu kullanan ve Sabiha Gökçen Havalimanının kontrolünün sağlanmasında görevlendirilen Kurmay Yarbay Şakir Çınar’ın, “IRMAK 1” kodunu kullanan Tuğgeneral Özkan Aydoğdu’ya “Trafik kapalı, polisler tarafından kapatıldı, Jandarma çatışın emri almış” şeklinde anons yaptığı, buna karşılık Aydoğudu’nun “Basıp geçin” şeklinde talimat verdiği, bu talimat üzerine Çınar’ın “Yolu açıp geçeceğiz” şeklinde cevap verdiği anoslar iddianamede yer aldı.

“ACIBADEM TAMAM” DEDİ 6 VATANDAŞ ŞEHİT EDİLDİ
Anonslara göre, “IRMAK 8 kodunu kullanan ve Acıbadem Türk Telekom’un kontrolünün sağlanmasında görevlendirilen Kurmay Yüzbaşı Mehmet Karabekir’in 16 Temmuz 2016 saat 04.06 sıralarında telsizden kime hitap ettiği anlaşılmayacak şekilde “Acıbadem tamam” şeklinde anons yaptığı, bu anonsa göre Karabekir’in Acıbadem Türk Telekom’ un bulunduğu bölgede konuşlanmayı başardığı anlaşılmıştır” denildi.

İddianamede, devam eden süreçte Karabekir’in görev aldığı Acıbadem semtinde halkın direnç göstermesi üzerine, verilen talimatlara uygun olarak silah kullanıldığı ve yapılan son tespite göre 6 vatandaşın şehit edildiğinin tespit edildiği anlatıldı.

TOPLANTI YAPIP MÜHİMMAT DAĞITTI
2. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıda, 15 Temmuz 2016 tarihinde yapılacak kalkışma için stratejik noktalardan olan Sabiha Gökçen Havalimanını kontrol altında tutma görevinin Kurmay Yarbay Şakir Çınar’a verildiği belirtilen iddianamede, “Kalkışmaya iştirak edecek asker kişiler tarafından askeri araçlara Özkan Aydoğdu’nun talimatı ile mühimmat yüklendiği, saat 16.00 sıralarında Tabur Komutanı olan ve hakkında soruşturma yürütülmekte olan Kurbay Yarbay Fatih Karakaya’nın tüm bölük komutanları ile bir toplantı yaptığı, adı geçenin cephanelikten asker başına 100 tüfek mermisi, makineli tüfekler için 250 şerit mermi, bin uçak savar mermisinin temin edilmesi ve zırhlı araçlarla birlikte 1. Tank Taburu, 2. Tank Bölüğü’nün emrine girilmesi talimatını verdiği” vurgulandı.

ASKERLERE ÖZELLİKLE ZİMMETLİ OLMAYAN PİYADE TÜFEKLERİ VERİLMİŞ
Verilen emir doğrultusunda görevlendirilen askerlerin hücum yeleklerini, kompozit başlıklarını aldıkları, kendilerine özellikle zimmetli olmayan piyade tüfeklerinin verildiğine değinilen iddianamede, “1. Tank Tabur Komutanı Şakir Çınar’ın askerlere yaptığı toplantıda, ‘Sıkıyönetim ilan edildiğini, Sabiha Gökçen Havalimanının güvenliğinin sağlanacağını, silah kullanma yetkilerinin bulunduğunu, buna direnen olursa polis, jandarma, sivil veya asker kim olursa etkisiz hale getirileceğini, gerekirse vurulacağını, asker içinden de direnen olursa onlar içinde aynı şekilde davranılacağını’ söylediği anlatıldı. İddianamede, Çınar’ın daha sonra askerlere elinde bulunan plastik kelepçeleri gösterip, cep telefonunu işaret ettiği ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ isimli WhatsApp grubunu anlattığı, kendisinin de bu grubun içerisinde olduğunu belirttiği ifade edildi.

WHATSAPP GRUBU KURULDU
Kurmay Albay Muzaffer Düzenli’nin Ankara’dan getirdiği talimatlar çerçevesinde darbe girişimine başlandığı ve saat 22.18 sıralarında askeri araçların görevlendirilen bölgelere intikal etmek üzere kışladan çıkış yapmaya başladıkları hatırlatılan iddianamede, “Organize olmak ve görev yerlerindeki son durum hakkında bilgi aktarımı yapmak amacıyla Düzenli’nin talimatları doğrultusunda Kurmay Binbaşı Mehmet Murat Çelebioğlu tarafından WhatsApp Grubu kurularak darbe girişiminin İstanbul ayağında görevlendirilen rütbelilerin bu gruba eklendiği” belirtildi.

HALKA BASKI KURMAK İÇİN ÜZERİLERİNE ATEŞ EDİLMESİ TALİMATI
İddianamede, Muzaffer Düzenli’nin Ankara’ dan bu gruba dahil olduğu ve ‘özellikle halk üzerinde baskı kurmak ve mukavemet edenlerin dirençlerini kırmak amacıyla halk üzerine ateş edilmesi’ yönünde emir ve talimatlar gönderdiği, tugay komutanlığından bölgelere sevk edilen rütbelilerin sevk ve idaresinin bu şekilde gerçekleştirildiği” kaydedildi.

Kaynak: Takvim

4CHP’liler yine FETÖ ve PKK tutuklularına sahip çıktı

CHP’li 5 milletvekili Türk, Demirtaş ve Cumhuriyet gazetesi tutuklularını ziyaret ettiler

CHP, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yürütülen FETÖ ve PKK operasyonları kapsamında tutuklanan HDP milletvekilleri ve Cumhuriyet Gazetesi yazarlarının serbest bırakılmasını istedi. Aralarında Fikri Sağlar’ın da olduğu 5 milletvekili Ahmet Türk ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Cumhuriyet gazetesi yazarlarını cezaevinde ziyaret etti. Ziyaretlere ilişkin bilgi veren Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, tutuklu milletvekilleri ve Cumhuriyet gazetesi yazarlarının serbest bırakılmasını istedi.

CHP’li Sağlar, birlikte cezaevi ziyaretinde bulunduğu İstanbul Milletvekilleri Ali Şeker, Eren Erdem ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’la birlikte Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Adalet Bakanlığı’ndan aldıkları izinle Edirne ve Silivri’de cezaevi ziyaretleri gerçekleştirdiklerini belirten Sağlar, Ahmet Türk, Selahattin Demirtaş ve Cumhuriyet gazetesi yazarlarıyla yaptıkları görüşmelere ilişkin “Uygulanan tecrite rağmen sağlık durumları ve moralleri iyi. Hatta bizden bile moralleri iyi” ifadesini kullandı. Milletvekillerine yapılan operasyon ve tutuklanma yöntemlerinin hukuki değil siyasi bir operasyon olduğunu öne süren Sağlar, “Milletvekilleri derhal serbest bırakılmalıdır. 74 yaşındaki Ahmet Türk’ün tutuklanması, tıpkı seçilmiş milletvekillerinin tutuklanması gibi terör ve şiddeti besler, Türk derhal serbest bırakılmalıdır. Yüzbinlerce insan KHK’lar ile haklarında hiçbir yargılama yapılmadan görevden uzaklaştırılmış, cezaevlerine atılmıştır. KHK’lar yük hükmünde sayılmalıdır. OHAL derhal kaldırılmalıdır” diye konuştu. Sağlar, CHP’nin dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde oy kullandığının hatırlatılarak Demirtaş’la bu konuların konuşulup konuşulmadığı sorusu üzerine “Demirtaş’la geçişle ilgili değerlendirmemiz olmadı” dedi. Sağlar HDP’li milletvekillerinin cezaevi ziyaretine izin verilmemesiyle ilgili de “Biz talep ettik, Adalet Bakanlığı izin verdi. Yerinde gözlemde bulunduk” diye konuştu.
.

Kaynak: Takvim

3FETÖ’nün tabancası

Teröristbaşı Gülen’in ‘En sevdiğim öğrencimdir’ dediği Mehmet Tabanca, İzmir’deki evinde kıskıvrak yakalandı. Tabanca’nın ByLock ile Eagle kullandığı ve büyük işadamlarına ‘abilik’ yaptığı öğrenildi

FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen, Pensilvanya’daki evine saklandı. Binlerce kilometre uzaktan ülkemizi hedef aldı. Aklını bu sahtekara satmış hainler de yıllarca hizmet adı altında devletin her kurumuna sızdı. 15 Temmuz’da FETÖ’nün eğittiği bu teröristler, ülkemizde darbe yapmaya kalktı. Ancak milletin tokatını yedi. Bu tarihten itibaren örgüte üye olduğu belirlenen çok sayıda hain tutuklandı.

BÜYÜK İŞADAMLARININ ABİSİ
İzmir Aliağa Emniyet Müdürlüğü ekipleri de geçtiğimiz gün kanlı örgüte yönelik operasyon yaptı. Bayraklı İlçesi’nde bir adrese baskın yapan ekipler, teröristbaşı Gülen’in ‘En sevdiğim öğrencimdir’ dediği Mehmet Tabanca’yı evinde yakaladı. Evinde yapılan aramalarda çok sayıda örgütsel dokümana ulaşıldı. Tabanca’nın örgütün Türkiye genelinde en üst düzey kişilerden oluşan grubuna dahil olduğu ve örgütün şifreli yazışma programı ByLock ve Eagle isimli programı kullandığı ortaya çıktı. Büyük işadamları ile gizli şekilde toplantılar yaptığı, işadamlarını yönettiği, defalarca Pensilvanya’da örgüt liderinin yanına gidip geldiği ve uzun süre yanında kaldığı anlaşıldı..

Kaynak: Takvim

2“ByLock” sistemini terör örgütü PKK da kullanmış

FETÖ’nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanı Petek, FETÖ’nün iletişim ağı olarak görülen ‘ByLock’ sistemini PKK’nın da kullandığının ortaya çıktığını belirtti.

FETÖ’nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanı Reşat Petek, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) iletişim ağı olarak görülen “ByLock” sisteminin FETÖ örgütü mensuplarıyla beraber PKK’nın da kullandığının ortaya çıktığını belirterek, “Bu da gösteriyor ki şer güçler arasında ciddi bir ittifak var.” dedi.

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimini, darbelerin ve gizli oluşumların siyaset üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu üyeleri, FETÖ darbe girişimi sırasında uçaklar tarafından bombalanan Gölbaşı Polis Özel Harekat Daire Başkanlığını ziyaret etti.

Komisyon üyeleri, Petek başkanlığında, ilk önce Özel Harekat Anıtı’na karanfil bıraktı ve şehit özel harekat polisleri için dua etti.

Komisyon üyeleri, Özel Harekat Eğitim Şube Müdürü Recep Korhan Günel’den, 15 Temmuz’daki saldırıdan zarar gören alanlarla ilgili bilgi aldı. Günel daha sonra özel harekat binasında düzenlenen toplantıda komisyon üyelerine saldırılar, sonrasında yapılanlar ve şehitlerle ilgili ayrıntılı brifing verdi. Brifingin ardından dönemin Özel Harekat Daire Başkanı olan Sivas Emniyet Müdürü Turhan Aksoy da darbe girişiminin ardından yapılan çalışmaları aktardı.

Komisyon üyelerinden AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ’ın, “17-25 Aralık’dan sonrası içinizdeki tasfiyeler olmasaydı o gece nasıl sonuçlanırdı?” sorusu üzerine Aksoy, darbe girişiminden önce bu terör örgütünün tasfiyeye yönelik yoğun mesai harcadıklarına değinerek, “17-25 Aralık öncesi hava olarak teşkilatın tamamına hakimdiler. Kritik birimlerin tamamı bunların elindeydi. Benim şasi görüşüm, 17-25 Aralık öncesi tasfiyeler olmasaydı, darbe girişimi başarılı olurdu. Çünkü, bu 3 yılda emniyet teşkilatı içerisinde ve birimlerimizde katettiğimiz bir mesafe var. Bir de psikolojik olarak üstünlüğümüz var. Eğer bu üstünlüğü yakalamamış olsaydık o gece polis sokakta o kadar cesaretle hareket edemezdi.” diye konuştu.

Petek, komisyonla ilgili bilgi vererek, Meclis dışındaki ilk çalışmanın Özel Harekat Daire Başkanlığına yapıldığını bildirdi.

Darbe girişiminde bulunanlara fiilen müdahale ederek hayatını ortaya koyan tüm polis ve askerlerin tarihe geçtiğini ifade eden Petek, şöyle devam etti: “Biz kahramanlarımızla tıpkı Çanakkale Savaşı’nda olduğu gibi, Dumlupınar’da olduğu gibi, İstiklal Savaşımızın aziz şehitleri gibi 15 Temmuz şehitlerimizi de asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Ancak asker elbisesi giymiş beyinlerinden bir terör örgütüne satılmış vatan hainlerini de her vesileyle lanetliyoruz ve onların kökünün tüm kurumlarımızdan temizlenmesi için de gereken her şey yapılıyor.”

“ŞER GÜÇLER ARASINDA CİDDİ BİR İTTİFAK VAR”
Toplantının ardından çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Petek, bir gazetecinin toplantıda konuşulan “Belki de Kandil’e atılmayan bomba buraya atıldı.” sözüne ilişkin sorusu üzerine, FETÖ-PKK işbirliğiyle ilgili son zamanlarda önemli bilgilerin gündeme geldiğini söyledi.

Petek, “ByLock” ile ilgili çalışmalar yapılırken savcılıkların çok önemli bilgilere ulaştığına işaret ederek, “ByLock sistemini FETÖ örgüt mensuplarıyla beraber, PKK terör örgütü mensuplarının kullandığı ortaya çıkıyor. Bu da gösteriyor ki şer güçler arasında ciddi bir ittifak var. Kuklalar benzer merkezlerden uluslararası odaklardan üzerimize salınmış, idare ediliyor, benzer iletişim sistemlerinin de kullandığı anlaşılıyor.” ifadesini kullandı.

Kaynak: Takvim

1FETÖ mağduru işadamından ‘BozDoları’ kampanyasına 1.5 milyon dolarlık destek

15 Temmuz kanlı kalkışmasının Genelkurmay imamı firari Adil Öksüz’ün kumpasıyla tutuklanan İşadamı Serhat Serbes üst aklın ekonomik darbesine karşı başlatılan “#BozDoları kampanyası”na destek olmak için harekete geçti. Önceki gün 1 buçuk milyon dolar bozduran Sakaryalı genç iş adamı 5 trilyonluk makbuzunu sosyal medyada hesabından “’Döviz bozdur oyunu boz. Vatan millet Sakarya” sloganıyla paylaştı.

15 Temmuz kanlı kalkışmasının Genelkurmay imamı firari Adil Öksüz’ün kumpasıyla tutuklanan İşadamı Serhat Serbes üst aklın ekonomik darbesine karşı başlatılan “#BozDoları kampanyası”na destek olmak için harekete geçti. Önceki gün 1 buçuk milyon dolar bozduran Sakaryalı genç iş adamı 5 trilyonluk makbuzunu sosyal medyada hesabından “’Döviz bozdur oyunu boz. Vatan millet Sakarya” sloganıyla paylaştı. Serbes, “17-25 Aralık yargı operasyonuyla başaramadıklarını, 15 Temmuz askeri darbesiyle denediler. Olmadı, bu milletin evlatları canlarını feda etti ama ülkesini bu haçlı zihniyetine teslim etmedi. !5 Temmuzla başaramadıklarını şimdi ekonomimizi batırmayı deneyerek yapmaya çalışıyorlar. Dün canımızı vermek üzere sokağa çıkıp darbeyi engelledik. Bugünde gücümüz nispetinde paramızı vererek bir darbeyi engellemeye çalışıyoruz” dedi.

Vatansever bütün iş adamlarını elini taşın altına koymaya çağıran Serbes, “Herkes gücü nispetince bu seferberliğe katılsın. 10 doları olan, 10 dolarını Türk lirasına, 1 milyon doları olan 1 milyonu Türk lirasına çevirsin. 1 dolar kıymet verdikleri adamlara darbe yaptıranlara milyonlarca doları bozdurarak cevap verme zamanıdır.” şeklinde konuştu.

Kaynak: Akit

CEVAP VER